Sıkıldığınızda, üzüldüğünüzde bazen de çok mutluyken yemek yeme veya atıştırma alışkanlığınız var ve hızla kilo alıyorsunuz. İşte gereksiz yeme alışkanlığınızdan kurtulma önerileri.. Çoğu kişi sıkıldığında, üzüldüğünde bazen de çok mutlu iken yemek yeme veya atıştırmayı alışkanlık haline getirir. Keyif veren veya rahatlatan bu alışkanlık zamanla kilo almaya neden olabilir. Önemli olan hangi durumlarda yediğinizi ve atıştırdığınızı tespit ederek, soruna ilişkin çözüm geliştirmenizdir. Yerli yersiz atıştırma alışkanlığını değerlendiren NLP (Nöro-linguistik programlama) ve davranışsal tekniklerdeki engin deneyimlerine ve parlak başarılarına dayanarak, 'Diet Coach' adlı bir teknik geliştiren Marie-Rose Koro, "Aslında, bu yolda tehlikeli anlar her zaman için hep aynıdır ve çok dar bir zaman aralığından etkisini göstermektedir. Riskli davranışları ve bunların yemek yeme ihtiyaçlarınızla birbirine karışmasını önleyebilmek için, faklı aktivitelere veya düşünceyi başka yönlere çekecek yeni düşüncelere konsantre olmaktır" diye belirtiyor.

Yiyerek kendinizi avutmanın önüne geçebilirsiniz!
Tekrarlanabilir programında Marie-Rose Koro, yemekle kendini avutmanın önüne nasıl geçileceği hakkında şu önerilerde bulunuyor;

Yürüyüşe çıkın, köpeğinizi gezmeye götürün, rahatlama egzersizleri yapın.

Bir arkadaşınıza telefon edin.

Bir sonraki hafta sonunuzun veya gelecek tatilinizin organizasyonunu yapın.

Dansa veya müzik dinlemeye gidin.

Ortalığı toparlayın.

Diş doktorunuzun yapmanızı söylediği şeyi yapın: Dişlerinizi fırçalayın ve ağzınızı gargara yapın.

Alışverişe muhakkak önceden hazırlanmış liste ile çıkın ve alışverişinizi yemekten sonra yapın. Çünkü boş mide ile kendinizi alışverişe kaptırırsınız.

Yemeklerden tatma ya da atıştırma riskini azaltmak için mutfakta olabildiğince az zaman geçirmeye çalışın.

Artan yemekleri hemen atın yoksa akşama onları bitirmek istersiniz. Bu belki prensiplerinize aykırıysa da, amacın araçları geçerli kıldığı
bilinmelidir.

Yemeğinizi bitirdiğinizde, kibarlığı bir kenara bırakarak hemen masayı terk edin. Bu sayede, size tekrar servis yapılmasını veya kalan ekmek parçasını bitirmenizi önlemiş olursunuz.

Yemek porsiyonlarınızı azaltın fakat kendinizi tercih edilmiş gıdalardan yoksun bırakmayın Az, ama iyi! işte sağduyunun yolu budur.

Yemeğinizi tabağınıza alın ve sakın yemek tenceresini masaya koymayın. Hiç bilinmez... Belki de tabağınıza tekrar servis yapmamanız gerektiğini unutabilirsiniz.

Yemeğinizi her zaman ve yalnızca hep aynı yerde yiyin. Tüm yemeklerinizi mutfakta ya da yemek salonunda yiyin. Akşam yemeğinizi televizyonun önüne getirmeyin (televizyonu kapatırsanız daha da iyi olur).

Açlığınız geçtikten sonra, hayır teşekkür ederim diyebilmeyi öğrenin. Hiç kimse size kızmayacak ve sizin az iştahlı olmanıza alışacaklardır.

Ya hep ya hiç kuralını bırakın, küçük bir zevk bütün çabalarınızı yıkmayacaktır, fakat direk olarak karnınıza ya da kalçalarınıza yerleşecek olan pastanın tüm paketini de bitirmeniz yersizdir.

Kendinizi suçlu hissetmeyin. Olası kontrol dışına çıkışlarınızı dramatize etmeden gidermeye çalışın. Düşüncelerinizden suçluluk duygusunu çıkarıp atın.

Kilo kaygınızı unutun. Kilo (kadınlar için) hormon dönemlerine, vücutta su tutulma olaylarına ya da bağırsakların durumuna bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Düzenli olarak tartılın, fakat bu sizde bir kaygı oluşturmasın.

Kışkırtıcı şeyleri ortadan kaldırın, çünkü fıstık, çerez, cips, vb şeylerden arındırılmış bir ortamda sağlıklı olarak yemek yemek daha kolay olacaktır...

Masada yiyeceklere değil, tartışılan konuya konsantre olun.
Streslerinizden kurtulun ve beslenmeyi bir panzehir gibi kabul etmemek için, sizi yemek yemeye iten heyecanlarınızı ortaya çıkarın.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 399
favori
like
share