* ZULÜM *

Herhangi bir şeyi kendi yerinden başka bir yere koymak, ziya, ışık ile nurun aksi. Dinî anlamdaki manası ise, hak yemek, eziyet, işkence ve baskı kullanmak, adaletsizlik yapmak, hadda aşmak söz ve fiilde aşın gitmek demektir.Zulüm, arapça bir kelimedir. Zaleme fiilinin masdardır. Aynı kökten türemiş bir isim olarak da kullanılır. Aslı zulm olup Türkçede zulüm diye kullanılır. Çoğulu zulümattır.Kelime olarak zulüm, azgınlık, gadr, karanlık, azab ve ezâ ile eş anlamlıdır. Zıddı ise, nur, aydınlık ve adalettir.Kurânın üzerinde en çok durduğu kavramlardan biri şüphesiz zulümdür. Aynı kökden gelen kelimelerle birlikte, Kurânda üç yüze yakın yerde geçmektedir.
Alimler zulmü üç kısım halinde incelemişlerdir
* 1- İnsanın Allaha karşı işlediği zulüm, şirk ve küfürdür.
* İmân edip de imânlarına zulüm karıştırmayanlar var ya işte korkudan emin olmak için onların hakkıdır ve doğru yolu bulanlar da onlardır *
âyeti inince, bu âyetin ifâde ettiği, imâna zulüm karıştırma meselesi ashabın nefsine ağır geldi ve, Hangimiz nefislerine zulmetmez? dediler Bunun üzerine Yüce Allah
* Şüphesiz ki, şirk büyük bir zulümdür *
âyetini indirdi. Böylece yakandaki âyette söz konusu olan zulüm kelimesinden şirk kastedildiği anlaşılmıştır .Âyetteki Şirk büyük bir zulümdür ifadesi ile de, şirke düşen insanların hikmet ve akıl yönünden ne kadar zavallı olduklarına ve ahmaklık içinde bulunduklarına işaret edilerek şirkin çirkinliği dile getirilmiştir .Yüce Allahın varlığını, birliğini inkâr etmek zulüm olduğu gibi, imân esaslarından herhangi birini inkar etmek de zulüm ve küfürdür. Bütün bu hususlarda ilgili çeşitli âyetler vardır
* Onlardan her kim, Allahın ilâhlığını inkâr ederek İlâh o değil, benim derse, biz onu cehennemle cezalandırırız. İşte biz, zalimlere böyle ceza veririz *
Bu âyette, Yüce Allahın ilâhlığını inkâr ederek, ilâhlık iddiasında bulunanların durumu dile getirilmiştir. Nemrûdun Allahın varlığını inkâr etmenin neticesinde, düştüğü küfür ve zulmünü haber veren bir âyetin meâli de şöyledir
* Âllah kendisine hükümdarlık verdi diye şımararak Rabbi hakkında İbrâhimle tartışanı görmedin mi? İşte o zaman İbrâhim, Rabbim dirilten, yaşatan ve öldürendir deyince, Ben de yaşatır ve öldürürümdedi. Bunun üzerine İbrâhim, Bil ki Allah güneşi doğudan getirir, sen de onu batıdan getir dedi. İnkâr eden o adam şaşırıp kaldı söyleyecek söz bulamadı, dili tutuldu. Allah, zalim kimseleri doğru yola iletmez *
İsrâiloğullarının, Musaın sözünü dinlemeyerek buzağıya tapmalarının zulüm olduğu hususunda da, Yüce Allah şöyle buyurmuştur
* Musa ile kırk gece için sözleşmiştik, sonra siz onun ardından buzağıyı ilâh edinmiştiniz. Kendinize böylece zulmediyordunuz *
* Andolsun Musa, size açık delillerle gelmişti. Sonra onun ardından tuttunuz buzağıya taptınız. Siz öyle zalimlersiniz işte *
Kurânda, Allahın âyetlerini inkâr etmek ve Allahın daha önce indirdiği vahiyleri değiştirmek de zulüm olarak haber verilmiştir
* Ayetlerimizi yalanlayanlar ve kendilerine de zulmeden topluluğun durumu ne kötüdür *
* Peygamberliğe ve peygamberlere inanmamak da zulümdür *
* Şüphesiz ki, onlara kendilerinden bir elçi geldi. Onu yalanladılar. Bunun üzerine onlar zulümlerine devam ederken, azab onları yakalayıverdi *
* Biz onların, seni dinlerken ne sebeple dinlediklerini, kendi aralarında gizli konuşurlarken de o zalimlerin Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz! dediklerini gayet iyi biliyoruz *
* 2- İnsanlar arasındaki zulüm. Bu da, insanların kendi hemcinslerine karşı işledikleri suçlar, günahlar ve haksızlıklardır. Bilindiği gibi zulüm kavramı, Kurânda çok geniş bir kullanım alanına sahiptir. İnsanla insan arasındaki zulüm de, bu geniş alanda büyük bir yere sahip bulunmaktadır. Zaten zulüm denince ilk olarak akla insanların birbirlerine karşı olan hareketlerindeki yanlış, kötü ve zararlı davranışları zulüm olarak tanıtılmış, bunların işlenmemesi istenmiş ve işleyenler tenkid edilmiştir. Bu çirkin hareketlerden bazılarını ve onların olumsuzluğunu bildiren âyet meallerinden bir kısmı şöyledir
* Adam öldürmek Onlara, Ademin iki oğlunun haberini gerçek olarak oku Hani birer kurban takdim etmişlerdi de birisinden kabul edilmiş, diğerinden ise kabul edilmemişti. Kurban kabul edilmeyen kardeş, kıskançlık yüzünden Ând olsun seni öldüreceğim dedi. Diğeri de, Âllah ancak sakınanlardan kabul eder. Andolsun ki sen, öldürmek için bana elini uzatsan bile, ben sana öldürmek için el uzatacak değilim. Ben, âlemlerin Rabbi olan Allahtan korkarım. Ben istiyorum ki sen, hem benim günahımı, hem de kendi günahını yüklenip ateşe atılacaklardan olasın. Zalimlerin cezası işte budur dedi *
* Hırsızlılık yapmak Onun hırsızlık yapmanın cezası, kayıp eşya, yükünde bulunan kimseye verilir. İşte ona el koymak, onun cezasıdır. Biz zalimleri böyle cezalandırırız, dediler *
* Erkeklerin erkeklerle temasta bulunması homoseksüellik ve yol kesip kötülükte bulunmak Lûtu da gönderdik, kavmine dedi ki Siz, sizden önce âlemlerden hiç kimsenin yapmadığı bir fuhşa gidiyorsunuz. Siz kadınları bırakıp erkeklere gidiyorsunuz, yol kesiyorsunuz ve toplantılarınızda edepsizce şeyler yapıyorsunuz ha? Kavminin cevabı, sadece Eğer doğrulardan isen, haydi Allahın azabını getir!.. demeleri oldu. Lût Rabbim, şu bozguncu kavme karşı bana yardım et dedi *
* Zina yapmak Yûsufun, evinde kaldığı kadın, onun nefsinden murad almak istedi ve kapıları kilitleyip Haydi gelsene. ! dedi. Yusuf Allaha sığınırım. Efendim bana güzel baktı Ben nasıl onun iyiliğine karşı hıyânet ederim. Zalimler iflâh olmazlar, dedi *
* Allahın indirdiği ahkâm ile hükmetmemek Ve kim Allahın indirdiğiyle hükmetmezse, işte zalimler onlardır *
Bundan önceki âyette de Yüce Allah,
* Allahın indirdiği ile hükmetmeyenlerin kâfirler olduğunu bildirmiştir Kim Allahın indirdiğiyle hükmetmezse, işte kâfirler onlardır *
Bu ayette geçen hükmetmemekten maksat Allahın emrini inkar etmek anlamındadır. Çünkü Allahın emrini yerine getirmeyen kafir olmaz.
* 3- Zulmün bir çeşidi de, insanın kendi kendine zulmetmesidir. Bu hususta da çeşitli âyetler vardır. Bu âyetlerden bazılarının meâli şöyledir
* Biz hiç bir peygamberi, Allahın izniyle itâat edilmekten başka bir amaçla göndermedik. Eğer onlar, kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler, Allahtan günahlarını bağışlamasını isteseler ve Rasûl de onların bağışlanmasını dileseydi, elbette Allahı affedici, merhametli bulurlardı *
* İnkâr edenler, ille kendilerine meleklerin gelmesini, yahut Rabbinin azab emrinin gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de öyle yapmıştı. Allah onlara zulmetmedi. Fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı *
Yukarıda sayılan çeşitlerden hangisi olursa olsun, zulüm, yaratılış düzeninde bozukluk ve sapmalara sebep olmaktadır. İnsanın dışındaki bütün varlıklar, yaratılış düzenini bozmamakta, nasıl yaratılmışlarsa, öyle hareket etmektedirler. Allahın emir ve yasaklarım dinlemeyen, zulüm yollarına düşen insanlar ise, insanın yaratılış gayesinin dışına çıkmaktadırlar. Bu halleriyle de, varlıklar arasında en büyük zalimlerden olma durumuna düşmektedirler. Onun için Allah ve Râsulü genel olarak zulmü yasaklamışlardır. Bir de, bütün peygamberler insanları Allaha inanmaya ve Onun emir ve yasaklarına uygun hareket etmeye çağırmışlardır. Bu davete kulak vererek imâna gelen ve ibadete sarılanlar huzur, saadet, mutluluk ve başarı elde etmişlerdir. Bu davete kulak vermeyerek peygamberlerin yoluna muhâlefet edenler ise, zalimlerden olmuşlar ve başlarına büyük musibetler gelmiştir. Kurânda, peygamberlerin emrini dinlemeyen nice toplulukların başına gelen felâket ve musibetler haber vermiştir. Bu bilgiler, zulüm işleyen zalimlerin sonu açısından son derece ibret vericidir.

Kaynak :
* İslam Ansiklopedisi
* Enâm, 6/82
* Lokman, 31/13
* Tefsirur Kuranil II,153
* Safvetut Tefâsîr II, 491
* Enbiyâ, 21/29
* Bakara, 2/258 2/51 2/92
* Araf, 7/177
* Nahl, 16/113 16/33
* İsrâ, 17/47
* Mâide, 5/27, 28, 29 5/45
* Yûsuf, 12/75 12/23
* Ankebût, 29, 30
* Nisâ, 4/64

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 674
favori
like
share
Sari Menekse Tarih: 10.04.2007 05:09
Allah razi olsun. Zulümsüz bir yasam diliyorum.