Günümüzde obezite ve sıfır beden tartışmaları yapıla dursun, yemek yiyebilmek ve 34 beden olabilmek uğruna hayatını tehlikeye atan insan sayısı gün geçtikçe artıyor! Gelişim çağındaki gençlere kötü örnek olması nedeniyle sıfır beden mankenlerin podyumlarda boy göstermesinin yasaklandığı İngiltere, İspanya, İtalya gibi ülkelerde aşırı zayıflığa karşı önlem alınırken, terazinin diğer ucundaki şişmanlık hastalığının dünya üzerindeki seyri de endişe duyulacak rakamlarla karşımıza çıkıyor. Dünya Sağlık Örgütünün yaptığı araştırmaya göre Türkiye şişmanlık sıralamasında 194 ülke arasında yüzde 57lik bir oranla 54., Yunanistan yüzde 68.5 ile 16. ve Amerika 74.1 ile 9. sırada yer alıyor. Birincilik ise yüzde 94.5 ile Nauruda. Peki bunun bir orta noktası yok mu? Önce küçük evinizi; "vücudunuzu" tanıyın Hepimiz kataloglarda, reklamlarda gördüğümüz modeller gibi olmayı isteriz. Kim vitrinde görüp iç geçirdiği giysilerin içinde pamuk prenses olmak varken, ruhu bedenine dar gelen bir kahramanı oynamak ister ki? Peki hayalimizdeki ölçülere kavuşurken, sağlıklı yaşamdan diskalifiye olmamak için neler yapmalıyız? Yanlış yapılan diyet ile hayatımızı tehlikeye atmamak ve ömrümüzün geri kalanını kalıcı sistematik hastalıklarla mücadele ederek geçirmemek için yapmamız gereken tek şey; vücudumuzu tanımak ve işin uzmanlarına kulak vermek.

Doç Dr. Mesut Başakın yaptığı açıklamalara göre vücudumuzun yüzde 60ını su, geri kalan yüzde 40lık bölümünü ise çokluk sırasına göre karbonhidratlar (KH), yağlar ve proteinler oluşturuyor. Bu son 3lüyü Redkitteki "Dalton Kardeşlere'" benzetmemiz mümkün. En uzun olanı karbonhidratlar, ortanca olanı yağlar ve en küçük olanı da proteinler.

Bu üç temel yapı taşı, en önemli enerji kaynağımızdır. İnsan vücudundaki toplam enerjinin yüzde 50si KHlardan, yüzde 35i yağlardan ve yüzde 15i de proteinlerden oluşur. 1 gr KHdan ve proteinden 4 kalori, 1 gr yağdan ise 9 kalori enerji elde edilir. Alınan enerji ile harcanan enerji arasında terazi şeklinde bir denge vardır, eğer bu dengede alınan taraf ağır basarsa kişi kilo alır, tersi olur da harcanan taraf ağır basarsa kişi zayıflar. Yani aslında en önemli görevimiz, aldığımız kadarını yakmak, daha fazlasını değil. Günlük hiç bir aktivite yapmadan ihtiyacımız olan enerjiye bazal metabolizma enerjisi denir. Dengeli bir beslenmede ağırlığımızın her yarım kilosu için 10 kalori almamız bazal metabolizma ihtiyacımızı karşılar, ayrıca bu kalorinin üzerine günlük aktivitemize göre ihtiyacımız olan 400-700 kaloriyi de almamız gerekir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 399
favori
like
share
*LoneLy* Tarih: 12.04.2007 12:00
5 senedir hala 55 kilodayım sükür

emeginize saglık