* İLÂHİ KANUN *

Cenâbı Hakkın peygamberleri ve kitapları vasıtasıyla kullarının uymak zorunda olduğunu bildirdiği ilâhî emir ve yasaklar. İlâhî kanunlara, ayrıca şeri kanun, Şerîat da denir.Kuran ve Sünnette, ilâhî kanun anlamında Sünnetüllah tabiri de kullanılmaktadır. Meselâ
* Biz bunu senden evvel gönderdiğimiz peygamberler için de sünnet kanun yapmışızdır. Sen bizim sünnetimizde hiç bir değişiklik bulamazsın *
Kâdı Beydâvî bu ayetteki sünnet kelimesinin, âdet ve kanun anlamına geldiğini söylemektedir .Bir başka ayette
* Allahın bundan önce geçenler hakkındaki kanunuki, Allahın kanununu değiştiremezsin *
buyurulur. Elmalılı Hamdi Yazır, bu ayetteki Sünnetüllah tabirinin ilâhî kanun anlamına kullanıldığını yazmaktadır.Diğer bir ayette Sünnetüllah, kanun anlamında şu şekilde kullanılmıştır ...
* Ya onlar daha evvelki ümmetler hakkında geçerli olan kanundan başkasını mı bekliyorlar? Hayır sen Allahın kanununda sünnetinde asla bu değişiklik bulamazsın *
Nesefi, bu ayeti tefsir ederken tebdil zata, tahvil vakte aittir yani Allahın emirlerine isyan edenlere, İlâhî kanun gereğince, azaptan başka bir şey terettüd etmez. Azaba herhangi bir şey bedel olmaz. Azabın vakti de başka vakitlere çevrilmez demektedir
* Allahın öteden beri süregelen kanunudur bu Allahın kanununda bir değişme bulamazsın *
Beydâvî ve Nesefî bu ayeti şöyle açıklıyorlar Yani, Allah Teâlâ geçmiş ümmetlere gönderdiği peygamberlerinin behemehal galip gelmelerini eski bir kaide ve kanun olarak koymuştur Elmalılı, beşerî kanunla ilâhî kanunu şöyle mukayese ediyor İlâhî kanunun, kanun koyucusu Allah olduğundan, sağlamdır, doğrudur. Beşerî kanunlar, yani insanların yaptığı kanunlar, ne ilim ne de din açısında hiç biri sağlıklı olamazlar. Bunlar ilim yönünden batıl, din yönünden şer teşkil ederler ve doğru değildirler. Bunun için beşerin hakkı gerek ilimde gerek dinde kanun koymak değil, Allahın kanunlarını arayıp bulmak ve keşfedip ortaya çıkarmaktır. Arşimed, denge kanunun Newton, cazibe kanununu Aristo, tenakuz kanununu koydu demek doğru olmadığı gibi, Ebû Hanife hazretleri de fıkhî kıyas kanununu koydu demek doğru değildir. Bunlar onların koyucusu olsaydı, eğri ve yalan olurlardı, doğru olmaları, ilâhî kanunu keşfetmeye mazhar olmalarından dolayıdır. Bunun için alimler, mucit değil, kâşiftirler. Çünkü ilâhî kanunun gizli olanları da vardır .İlâhî Kanuna, fıtrî kanun de denir Sünnetüllah ifadesinden
* Allahın Resulüyle savaşan kafirleri Allah rezil ve perişan eder bu Allahın değişmez kanunudur şeklinde izah edildiği de görülmektedir *
İlâhî Kanun, yüce Allahın yolu metodu ve âdetidir. Bir çok ayette bu yolun en doğru yol olduğu dile getirilmektedir. Meselâ Enâm Sûresinin 145-153. ayetleri incelendiğinde, ilâhi kanunla, insan yapısı kanunlar arasındaki farklılık açığa çıkmaktadır. Aynı sûrenin 146-148. ayetlerinde de Yahudiler ve Müşrikler helâl ve haramlarla ilgili yaptıkları kanunlar nedeniyle terslenmekte ve bundan sonraki ayetlerde ise, iki hukuk arasındaki farklılığı göstermek için ilâhı kanun, ortaya konmaktadır. Sonra, 154. ayette Hz. Peygambere verilen aynı kanunun Musaya da verildiği belirtilerek, ..
* Öyleyse bu kanuna uyun *
denilmektedir.Sümme kelimesi, daima zaman bakımından bir sonralık ifade etmez. Bu kelime zaman zaman 154. ayette olduğu gibi bir anlatımı pekiştirmek için de kullanılır ve özellikle konuşulan Arapçada buna dikkat edin ki.. anlamına gelir. Bu ayette,
* Yine dikkat edin ki, İlâhî kanun Musaya da gönderildi...*
denmektedir.

Kaynak :
* İslam Ansiklopedisi
* İsrâ, 17/77
* MecmautTefâsîr, IV, 59 V, 193
* Ahzâb, 33/62
* Hak Dini Kuran Dili, V, 3926-3930
* Fatır, 35/43
* Nesefî, a.g.e, VI, 22
* a.g.e, I, 126-127-197
* TefhimulKuran V, 391

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 545
favori
like
share
elma kurdu Tarih: 02.11.2007 19:26
yararlı bilgiler için saol
matrakSsS Tarih: 12.05.2007 08:12
eyvallah
canpolat56 Tarih: 07.05.2007 10:32
Çok teşekkürler kardeş
aloneman09 Tarih: 19.04.2007 12:42
Faydalı ve güzel bilgilerin için çok teşekkürler. Allâh (cc) razı olsun KONAMI