* MAHŞER *

İnsanların toplandığı yer anlamında Ha.şe.re fiilinden ismi mekân. İkinci sûra üflendikten nefhai saniyeden sonra insanların hepsinin diriltilerek kabirlerinden kalkıp muhakeme edilmeleri için toplandıkları yer anlamına gelir. Mahşere mevkıf insanların muhakeme olunmak üzere toplanacağı yer zamana da Yevmül haşr denilir. Şöyleki Birinci nefhada sûra ilk defa üflendiğinde Allahın kalmasını dilediği melekler müstesna, canlıların hepsi ölecek, yerin ve göklerin nizamı bozulacaktır. Sonra göklerin ve genişletilen yerin nizamı başka bir şekilde sağlandıktan sonra ikinci nefha esnasında sûra ikinci defa üfürülünce her insan ve cinnin ruhları, diriltilen bedenleri ile birleşir. Yani ruhları, diriltilen bedenlerine taallûk eder. Birinci defa sûra üflenince,
* Allahın diledikleri müstesna olmak üzere, göklerde olanlarla yerde bulunan kimselerin hepsi düşüp ölecektir. Sonra ona bir daha üfürülecek. O anda görürsün ki ölüler diriltilip ayakta bakınıp duruyorlar *
Herkes, diriltildikten sonra, mahşer denilen yere sevkedilir ve burada toplanır .
* Artık sûra üfürülmüştür. Bu suretle hepsini mahşerde toplamışızdır *
* O gün haşir günü yer başka bir yere, gökler de başka göklere döndürülecektir. İnsanlar kabirlerinden kalkıp bir ve kahhâr olan Allahın huzurunda toplanacaklardır *
Diriltilen mahlukatın toplandıkları mahşer fevkalâde geniş, düz, binasız ve yapısız yepyeni bir yer olacaktır. Peygamberimiz
* Kıyamet günü insanlar, halis undan yapılmış dümdüz ekmek gibi esmere yakın beyaz bir yer üzerinde toplanacaklardır *
buyurmuştur
* İnsanlar, mahşere yürüyerek, binek üzerinde ve ateş azabı içerisinde olmak üzere üç grub halinde sevk edileceklerdir *
İnsanlar ve cinler, mahşerde toplandıktan sonra muhakeme olunmak için çeşitli korku ve sıkıntılar içinde uzun müddet bekletileceklerdir. Bu müddetin bin ila ellibin yıl arası olduğu söylenir. Mahşer yerine Peygamberimiz
* Hz. Muhammedin eline Livâül hamd sancağı verilecektir. Başta Hz. Âdem olmak üzere bütün peygamberler, Resulullahın sancağı altında toplanacaklardır *
Mahşerde, insanların muhakeme ve muhasebesinin bir an önce yapılması için, şefaatta bulunacak zat, büyük Peygamberimiz Hz. Muhammeddir. Onun bu şefaatine şefaati uzma denilir. Hayız olduğu bu mertebe ve makamda Makamı Mahmud denir. Şöyle ki mahşerde, mevkıfın güneşi insanların tepelerine yaklaşacaktır. İnsanlar, dayanamayacakları ve tahammül edemeyecekleri son derece sıkıntı ve zorluklara maruz kalacaklar, şiddetli korku ve dehşetler içinde çok fazla bekleyeceklerdir. Kendilerinin bu güç durumdan kurtulmaları için şefaat edecek birini arayacaklardır. Bazı kimseler, bir kısım in. sanlara Âdem a gidin diyeceklerdir. Hz. Âdem, yasak ağaçtan yemesini hatırlayacak, onları Nuha gönderecek Hz. Nuh da onları Hz. İbrahime gönderecek, Hz. İbrahim Hz. Musaya yollayacak, Hz. Musada Hz. İsaya gönderecektir. Hz. İsa da son peygamber Hz. Muhammede gönderecektir. Hz. Muhammedde secdeye kapanacak, kendisine ilham edilen en güzel hamd ve senalarla Allah Teâlâya hamd ve senalarda bulunacaktır. Sonra Cenabı Allah ona
* Ey Muhammed başını kaldır, işte, istediğin verilecek, şefaat et, şefaatın kabul olunacaktır *
buyuracaktır. O da yüce Allaha dua edecek, Allah Teâlâ da onun duasına icabet edecektir. Bundan sonra kullar arasında muhakeme ve muhasebe başlayacaktır. Büyük bir adalet mahkemesi kurularak herkese dünya da yaptığı her iş sorulacak, amel defterleri verilecek ve mizan konulacaktır. Herkes küfr ve dalâletteki veya iman ve hidayetteki rehberleriyle birlikte çağırılacaktır. Bu konuda Kuran da şöyle buyuruluyor
* O gün insan sınıflarından her birini rehberleriyle izinden gittiği kimselerle birlikte çağıracağız. Artık kimin kitabı defteri, sağından verilirse, onlar kitablarını, en küçük haksızlığa uğratılmayarak okuyacaklardır *
* Herkese amel defterini oku denilecek *
* Her insan da amel defterinde neler yazılı olduğunu anlayacaktır. Yüce Allah, kula bu gün şahid olarak nefsin ve şahidler olarak Kirâmen Kâtibin melekleri kâfidir, der ve sonra ağzı mühürlenir ve azaları da dünyada neler yaptıklarını anlatır *
* O gün onların ağızlarını mühürleriz. İşleyip kazandıklarını bize elleri söyler, ayakları da şehâdet eder *
İnsan öldükten sonra, bedeni dağılarak, molekül ve maddeleri başka hayvan ve insanlara geçiyor. Allah, insanı ahirette diriltirken başka insanlara aslî cüz DNA Deoksiribonükleik asit olmaktan koruduğu ve altın zerresi gibi kaybolmaktan muhafaza ettiği ve onun bedeninin planını tamamen içeren bir molekülden yaratacaktır. Ve onu bu molekülden aynen yaratırken de diğer maddelerini ilâve edecektir. Zaten insanın bedeni dünyada iken de ölen ve dökülen hücrelerinin yerine yenisi yaratılarak beş ile altı senede tamamen yenileniyor. O halde insanın mahşerdeki bedeni ve organları, dünyadaki azalarının aynısı değildir. Nasıl oluyor da eskisinin tam benzeri olsa da yeni maddelerden yaratılmış insanın azaları, eski organlarının işlediği suçlarına şahidlik yapacaktır diye sorulursa bunun doğru cevabı şudur
* İnsan ruhuyla insandır. İnsanın ruhu değişmez ve ölmez. Bozulmadan aynen kalır. İnsanın dünyada şuurlu olarak işledikleri amellerinin hepsinin bilgisi onun ruhunda aynen mahfuz kalır. Allah Teâlâ mahşerde insanın ağzını mühürleyerek, ruhundaki işlediklerine ait bu bilgileri onun el ve ayak gibi organlarına harikulâde bir yolla söyletecektir. *
Mahşerde Peygamberimize
* Gayet büyük bir havuz ihsan buyrulacak ki bunun büyüklüğü boyu Medine ile Sana arası kadar, veya Şamın bir kasabası olan Eyle ile Sana arası kadar bir mesafedir. Suyu sütten daha ak, kokusu miskten daha güzel ve baldan daha tatlıdır. Kupaları da gökteki yıldızlar kadardır. Ondan bir defa içen bir daha susamaz *
Böylece müminler Cennete girmeden önce bu havuzun suyundan içerek mahşerin dehşetinden ileri gelen hararetlerini gidereceklerdir.Yine Peygamberimiz bir hadisinde,
* Havuzun başına gelenlerin bir kısmının döndürüldüğü anda Onlar, benim ümmetim, diyeceğim. Onların senden sonra ne işler yaptığını dinlerinden döndüklerini bilemezsin, denilecek. Ben de, bundan sonra dinlerini değiştirenler helâk olsun, diyeceğim *
Mahşerde insanların muhakeme işleri bitirildikten sonra mahşerle Cennet arasında Cehennemin üzerine sırat köprüsü kurulacaktır. İnsanlar, bölük bölük Cehenneme bir kısmı da Cennete sevk olunacaktır .

Kaynak :
* İslam Ansiklopedisi
* Şerhul Makasıd, II, 222-223
* Lakkâni Şerhü Cevheretit-Tevhid 231-234
* Mefâtihul Gayb 1308
* Zümer, 39/68
* Kehf 18/99
* İbrahim 14/48
* Tac V, 365 - 364 - 385 - 372 - 379
* İsrâ, 17/71-14
* Yâsin, 36/65

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 714
favori
like
share
exel@ns-MS- Tarih: 11.06.2007 19:46
ellerine sağlık konami abim engin bilgi paylaşımın için
Gönülce Tarih: 06.06.2007 12:53
Allah razı olsun
GÜLSiMA Tarih: 01.06.2007 21:17
Allah (c.c) razı olsun
matrakSsS Tarih: 12.05.2007 08:23
Allah razı olsun
aloneman09 Tarih: 19.04.2007 12:24
Faydalı bilgilerin için çok teşekkürler. Allâh (cc) razı olsun KONAMI
HaKoMaN Tarih: 17.04.2007 18:02
[COLOR=coral]teşekkürler derin bilgilerinle bizi aydınlattığın için Dostum..paylaşımın için tesekkürler...