Daıdo yazıları - Psikolojık Algılar - Tahamülleri Zorlayan Yanımız
Hayatımızın hangi anında yerleşiyor acaba eğer bizden istenenleri yapmazsak sevilmeyeceğimiz korkusu. Hayatımızı "becermek" ve "başarmak" üzerine kurgulamamız gerektiğine inanmamızı sağlayan o an olmasaydı eğer hayat bu kadar da yorucu olmazdı belki de. Her şeye tahammül ede ede tahammül kimyamızı tüketip, yıllarca içimize tıkıştırdığımız ne varsa günün birinde kusmaz ve cipram,lustral,prozac denen eczayla da tanışmazdık muhtemelen. Neye yarar bu ecza? İniş çıkışları dengelemeye, serbest düşüşe geçip yerin dibine batmamana... Şahsi tesPitimdir (bu ilaçlardan kullanmış biri olarak) yerin dibine batmanı engellese de asıl yaptığı tuhaf bir aralıkta yani arafta bırakıyor insanı. Ne gülmen gülmek ne üzülmen üzülmek ne heyecanın heyecanlanmak ne sıkıntın sıkılmak... gibi değil. Yani sen sen gibi değilsin, var mısın yok musun belli değil. Ruhunu pelteye dönüşürüp tahammül kimyanı artırıyor bu ecza, inan bana. Ama ruhunda peltek peltek dolaşmaya bir yere kadar tahammülü var. Bir an geliyor "eee yeter ama" diyor. O zaman da, kimse seni beğenmiyor, hiç böyle değildin diyor.Sana, sen olduğun için tahammül edilemez hale geliniyor yani. İşte bu ecza buna yarıyor; hem senin tahammülünü hem sana tahammülü artıyor kısaca.
Seçim yine de sana ait en nihayetinde...

DAIDO

Etiketler:
Beğeniler: 2
Favoriler: 1
İzlenmeler: 168
favori
like
share