* KİTAPLARA İMAN *

Allahın bazı peygamberlere kitaplar indirdiğine, bunların hepsinin doğru ve gerçek olduğuna inanmak. Amentü olarak bilinen iman esaslarından birisidir. İman konusu olan kitaplara Allah tarafından indirilmiş kitaplar anlamında Kütübi ilahiye, Kütübi Münezzele, Kütübi Semâviye denir. İlahi kitaplar Allahın peygamberlerine gönderdiği vahiyler toplamından oluşur.
* Her topluma peygamber ve uyarıcı gönderildiğine *
ve bunlarla birlikte kitaplar indirildiğindegöre çok sayıda kitap indirilmiş olduğu söylenebilir. Ne var ki, bunlar Kuranda ayrı ayrı anılmaz. Anılanlar yalnız Hz. İbrahim ve Musaa indirilen Suhufla Tevrat, Zebur, İncil ve Kurândır. Kuran kitaplara inanmanın gerekliliğini çok değişik biçimlerde ortaya koyar. Bu konuya ilişkin âyetlerden bir bölümü kitaplara inanmayı buyruk halinde ifade eder Allaha, bize indirilene,
* İbrahime, İsmaile, İshaka, Yakuba ve torunlarına indirilene, Musa ve İsaya verilene ve diğer peygamberlere Rabbleri tarafından verilene inandık, onlar arasında bir ayrım yapmayız, biz Allaha teslim olanlarız deyin *
* Ey iman edenler, Allaha, elçisine indirdiği Kitapa ve daha õnce indirmiş bulunduğu Kitapa inanın *
Bazı âyetlerde kitaplara iman, müminlerin nitelikleri arasında sayılır
* Müminler sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar, ahirete de kesinlikle iman ederler *
Kitaplara inanmak Allaha, meleklerine ve peygamberlerine inanmanın bir gereğidir. Allah insanlara doğru yolu göstermek üzere, içlerinden seçtiği peygamberler aracılığı ile kitaplar gönderir. Kitaplar, melek aracılığı ile gelen vahiyler toplamıdır. Allaha inanmakla birlikte meleklere, vahiy olayına inanmayan, peygamberlik kurumuna karşı çıkan kişi, İslâmın öngördüğü inanç bütünlüğünden uzak düşmüş olur. Kitaplar yeryüzünde halife olarak yaratıları insana verilen emanetin, başka bir deyişle yeryüzünde Allahın egemenliği ilkesi üzerine kurulu ilahi düzenin gerçekleştirilmesi gõrevinin yerine nasıl getirileceğini gösteren, talimatlar, emir ve yasaklar toplamıdır. Bunlar insan hayatını en mükemmel biçimde düzenleyecek inanç esaslarını, ibadet biçimlerini, yapılması ya da yapılmaması gereken davranış ve eylemleri, güzel ahlâk ilkelerini, siyasal ve toplumsal hayat düzenleyecek temel ilke ve kuralları ihtiva eder. Bu nedenle kitaplara inanmak, insanın inanç ve düşünce dünyasını, bireysel ve toplumsal hayatını Kitapın öngõrdüğü biçimde yönlendirme ve düzenlemeyi kabul etmek anlamına gelir.Adı ne olursa olsun, nasıl nitelenirse nitelensin, bütün ilâhî kitaplar Allah kelamıdır. Kaynakları ve taşıdıkları mesaj açısından aralarında bir fark yoktur. Hepsi gerçektir ve gerçeği bildirir. Temiz yaratılmış melekler aracılığı ile indirilir, Allahın koruması altında oldukları için şeytânın ya da başka bir varlığın müdahalesinden uzaktır. Hepsi Allahın birliğini, yalnız Ona kulluk edilmesi gereğini bildirir
* Senden önce hiçbir peygamber göndermedik ki ona Benden başka ilah yoktur, bana kulluk edin diye vahyetmiş olmayalım *
* Andolsun biz her ümmet içinde Allaha kulluk edin tağuttan kaçının diye bir elçi gõnderdik *
* Ancak indirildikleri topluma göre dilleri Biz her elçiyi kendi kavminin diliyle gönderdik ki onlara açıklasın *
Kuranın andığı suhuflar günümüze ulaşmadı. Tevrat, Zebur ve İncil ise ancak tahrif edilmiş biçimde varlığını koruyabilmiştir. Kitabı Mukaddes adı altında birleştirilen bu kitaplardan Tevrat Ahdi Atik İncil Ahdi Cedid olarak anılmakta, Zebur ise Mezmurlar adıyla Ahdi Atik içinde yer almaktadır. Kuran, önceki kitapların muhatablarınca nasıl tahrif edildiğine kısaca değinir
* Oysa onlardan bir grup vardı ki Allahın sözünü işitirlerdi de düşünüp akıl erdirdikten sonra, bile bile onu değiştirirlerdi... Vay haline o kimselerin ki Kitabı elleriyle, yazıp az bir paraya satmak için Bu Allahtandır derler! Ellerinin yazdığından ötürü vay haline onların. Kazandıklarından ötürü vay haline onların *
Buna karşılık Kuran bozulmaktan, değiştirilmekten korunmuş, vahyin tek ve gerçek ifadesidir. Bu özelliğiyle önceki kitapları içermekte, tahrif edilmiş biçimlerinde bulunan yanlışları düzeltmekte, eksik yanlarını tamamlamakta, eklemeleri iptal etmektedir.Kitaplara iman, Kuranla birlikte eldeki muharref Tevrat, Zebur ve İncilde de gerçekliğini, doğruluğunu kabul anlamına gelmez. Mümin onların asıllarının Allah kelâmı olduğunu kabul etmekle yükümlü olduğu kadar, elde bulunan biçimlerinin bozulmuş olduğunu da kabul etmekle yükümlüdür. Bu nedenle Tevrat ya da İncilden gelen bir bilgiyle karşılaşan mümin, bu bilginin doğru yada yanlış olduğunu söylemeden önce Kurana ve sünnete başvurmak zorundadır. Bilginin Kuranla ve sünnetle çelişmemesi, Kuranın ve sünnetin öngördüğü ilke ve kurallarla çakışmaması durumunda bilginin doğru olduğunun kabul edilmesinde bir sakınca yoktur. Ancak Kurana ve sünnete ters düşen bir bilginin kabul edilmesi, Allahtan gelen bir bilgi biçiminde değerlendirilmesi söz konusu edilemez. Öyleyse kitaplara iman, temelde Allahın gönderdiği vahye, vahyin peygamberler boyunca sürdüğüne ve en son ve mükemmel biçimde Kuranla noktalandığına inanmayı ifade eder.

Kaynak :
* İslam Ansiklopedisi
* Nahl, 16/32 - 36
* Fatır, 35/25
* Bakara, 2/136 - 4 - 75-79
* Nisâ, 4/136
* Enbiya, 21/25
* İbrahim, 14/4

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 593
favori
like
share
elma kurdu Tarih: 02.11.2007 19:44
allah razı olsun
matrakSsS Tarih: 12.05.2007 08:14
allahın izniyle her zaman
ŞAHİN1453 Tarih: 06.05.2007 13:38
Allah razı olsun
Hayal_Kız Tarih: 02.05.2007 10:00
* İbrahime, İsmaile, İshaka, Yakuba ve torunlarına indirilene, Musa ve İsaya verilene ve diğer peygamberlere Rabbleri tarafından verilene inandık, onlar arasında bir ayrım yapmayız, biz Allaha teslim olanlarız deyin *
* Ey iman edenler, Allaha, elçisine indirdiği Kitapa ve daha õnce indirmiş bulunduğu Kitapa inanın *

allah razı olsun
panason Tarih: 30.04.2007 08:36
allah senden ve seni yetistirenden razi olur insallah