Şeker hastalığı gözde oluşturduğu hasarlar nedeniyle görme kayıplarına yol açabilen bir hastalık.
Halk arasında şeker hastalığı olarak isimlendirilen diabetes mellitus başladıktan sonra artık ömür boyu onunla yaşamak zorunda olunan bir hastalık.

Kan şekerini belli bir düzeyde tutan denge mekanizmalarının bozulması ile ortaya çıkar ve kan şekerinin sürekli olarak normal seviyenin dışında seyretmesi ile vücuttaki tüm hücreler bu durumdan olumsuz etkilenir.

Damar duvarlarında bozulma
Bu hücrelerin oluşturduğu organlar da doğal olarak görevlerini gereği gibi yapamaz hale gelmeye başlar. Damar duvarlarında bozulmalar olur, duyu ileten ya da kaslarımızı harekete geçirecek sinir lifleri hasara uğrayabilir, böbreklerimiz görevini tam yapamaz hale gelebilir.

Görme kayıplarına yol açabilir
Şeker hastalığı gözde oluşturduğu hasarlar nedeniyle görme kayıplarına yol açabilen bir hastalık. Gelişmiş ülkelerde 65 yaş altı bireylerde sonradan oluşan körlüklerin en sık ve önemli nedeni. Kalıcı olabilen görme kayıpları çoğu kez gözün ağ (retina) tabakasında oluşan hasarlara bağlı.

Diabetik retinopati (şekere bağlı ağ tabaka hastalığı) olarak isimlendirilen bu durum, özellikle kan şekeri düzeyi kontrol altında olmayan hızlı iniş çıkışlar gösteren hastalarda çok hızlı bir şekilde oluşurken, kan şekerini 140 civarında ve HbA1c seviyesini 7nin altında tutmayı başaran hastalarda çok daha yavaş seyretmektedir.
Bu nedenle hastaların dahiliye-endokrin uzmanı tarafından çok yakın bir şekilde takip edilmeleri son derecede önemlidir.

Düzenli aralıklarla kontrol şart
Ancak hastaların düzenli aralıklarla göz hastalıkları uzmanlarınca takipleri de zorunlu. Çünkü hastalığın ikinci yılında genç tip (tip 1) diyabetli hastaların yalnızca yüzde 2-7sinde, 30 yaşından sonra görülen tip 2 diabetli hastaların ise yüzde 20sinde diabetik retinopati görülürken bu oranlar onuncu yılda yüzde 50ye, yirminci yılda yüzde 75e çıkar.

Unutulmamalıdır ki şeker hastalığında gözdeki harabiyet bazen görmeyi bozmadan başlayabilir ve zaman içinde ilerler. Görme bozulduğunda ise bir çok yönden geç kalınmış olabilir.


Zamanla daha kötüye gidebilir
Retina hastalıkları alanında uzmanlaşmış göz hekimleri için ilk hedef diabetik retinopati ile kendilerine başvuran hastaların o andaki görmelerini korumaktır. Başka bir deyişle hasta ne kadar iyi görürken göz kontrollere gitmeye başlamışsa o kadar çok görme kurtarılacaktır.

Çünkü hastalık başlangıçta toplar damarların genişlemesi yer yer küçük damar duvar balonlaşmaları, küçük kanama ve serum sızıntıları ile başlar. Bu dönemde olay görme merkezinin dışında ise görme bozulmaz.
Ama zamanla beslenmesi bozulan bölgelerde gelişen anormal damarlardan göz içine kanamalar, görme merkezinde ödem, göz içinde zarlar ve bantlar oluşması hatta bunların çekmesi ile retina tabakasının yerinden ayrılması sonucu görme giderek kötüleşir. Görmeyi bozan nedene göre laser tedavisi veya cerrahi tedaviler gerekebilir.

Geçici felç oluşur
Şeker hastalığında gözde diabetik retinopati dışında da çesitli bozukluklar görülebilir. Göz dışı kaslarda geçici felçler sonucu şaşılık, gözkapağı düşüklüğü ve bazen çift görme nadiren de olsa gelişebilir. Bazen birlikte çok şiddetli göz ağrısı ve aynı tarafta başağrısı olabilir. Bu tablo 3-6 ay içinde tamamen düzelir.

Şeker hastalığında yavaş yavaş görmeyi azaltan bir tablo da katarakt gelişimidir. Çocukluk çağında katarakt gözbebeğinde beyazlıkla kendini gösterebilir. Katarakt tedavisinde kesifleşmiş olan göz içi merceği mümkün olduğu kadar küçük kesilerden yapılan cerrahi girişimlerle alınmalı.

Yapay göziçi mercekleri yerleştirilebilir
Engel bir durum yoksa, operasyon sırasında yapay göziçi mercekleri yerleştirilerek ameliyat sonrası görme kalitesi korunmalıdır. Ameliyatın zamanlamasında retinanın durumu çok önemlidir. Bazen yapılacak ameliyatın retinadaki tabloyu ağırlaştırabileceği göz önünde bulundurulmalı.
Görme sinirinin beslenmesinin bozulması ile ani görme kayıpları olabilir. Gözün ön kısmında gelişen anormal damarlanmalar tedavisi oldukça güç olan bir çeşit göz tansiyonu hastalığına yol açabilir.

Gözün uyumunda bozulmalar ve kan şekerindeki yükselip alçalmalara bağlı olarak değişen kırma kusurları (saatlik - günlük değişen gözlük numaraları) ile karşılaşılabilir. Tüm bu bozuklukların tedavisinde esas olan kan şekerinin kontrol altına alınmasıdır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1261
favori
like
share
ozlems_o Tarih: 03.05.2007 19:08
ne yazık ki şekerden vazgeçemiyorum ben

bilgiler için teşekkürler canım
fiber_optic Tarih: 03.05.2007 16:03
[COLOR=coral]şeker her yaşta zararlı bildiğim için şeker kullanmaktan vazgeçtim
eskitoprak Tarih: 03.05.2007 12:34
bilgiler icin tesekkurler