Kronik Ağrı Nedir - Kronik Ağrı Tedavileri
Kronik ağrıların karmaşıklığından ötürü, araştırmacılar sıklıkla insan hayatı üzerindeki sosyal, tıbbi ve ekonomik etkilerini deşifre etmeyi denemektedirler. Bu şekilde, kronik ağrının tedavisindeki tıbbi yaklaşım çok boyutludur ağrının hem fiziksel, hem de psikolojik etkilerini göz önünde bulundurur. Kronik ağrının paradigmalarına vakıf olabilmek için, risk grupları, sebepler, tedavi seçenekleri ve prognoz gibi, belli başlı faktörlerin bilinmesi hayati önemdedir. Aşağıda kronik ağrıyla daha iyi baş edilebilmesine yönelik 360 derecelik bir bakış açısı ortaya konmuştur.

Kronik Ağrı Ne demektir

Akut ağrı sansasyonlarının aksine, kronik ağrı, bir sakatlık sonrası uzun periyotlarla varlığını sürdürür. Burada, ağrı sinyalleri sinir sisteminde haftalar ve zaman zaman aylar, hatta yıllar boyunca yanıp sönmeye devam etmektedir. Böylesi bir ağrı genellikle bir ilk sakatlık sonrası veya etkisi sürmekte olan bir tür enfeksiyon veya hastalıktan (artrit veya kanser gibi) kaynaklı meydana gelir. Kimi insanlarda, böylesi bir ağrının bariz bir vücut hasarı bulunmadığı halde meydana gelebilmesi de söz konusudur.

Kronik Ağrı Şikâyetleri:

• Artrit

• Refleks Sempatik Distrofi (RSD)

• Kanser ağrısı

• Bel ağrısı

• Nörojenik (merkezi sinir sistemi veya periferal sinir sisteminin hasar görmesinden kaynaklı) ağrı

• Baş ağrısı veya migren

• Temperomandibular Eklem Bozukluğu

• Kronik Yorgunluk Sendromu

• Hassas Bağırsak Sendromu

Kronik Ağrının Tedavisi:

Kronik ağrı yönetimi temelde kişiyi olabildiğince normal bir yaşantı sürdürebilir hale getirmektir. Tedavi hedefi, öz-yönetim becerilerinin ve sağlıklı bir yaşam biçiminin gelişimini sağlamaktır.

Kronik ağrı tedavisi esnasında, fiziksel faktörlerin yanı sıra psikolojik faktörlere de hitap edebilecek, çok-disiplinli bir yaklaşıma sahip olunması hayati önemdedir.

Şiddetli, kronik ağrıyla baş edebilmenin en iyi yollarından birisi, ağrıyı sürekli kontrol altında tutmak üzere uzun süre tesirli opioid kullanımıyken, ağrının ilerleme kaydettiği momentlerdeyse kısa süre tesirli opioid kullanımıdır. Her ne kadar söz konusu medikasyonlar semptomların iyileştirilmesinde kullanılmakta iseler de, bunların tedavinin yegâne odak noktasını teşkil etmedikleri ve daima başka tedavi biçimleriyle birlikte kullanılmaları gerektiği akıldan çıkartılmamalıdır.

Akılda tutulması gereken önemli bir faktör de, kullanılan opioid gibi ilaçların depresyon, mide bulantısı, kabızlık ve solunum problemleri gibi kuvvetli yan etkileri bulunabilmektedir. Bunun yanı sıra, söz konusu ilaçlar uzun süreli kullanımlarda bağımlılığa yol açabilmektedirler.

Ağrının dindirilmesi veya ortadan kaldırılmasına yönelik olarak psikoterapiye ve rahatlama tekniklerine başvurulması dahi söz konusudur. Bundan ayrı olarak, akupunktur, lokal elektriksel ve beyin stimülasyonu gibi belli prosedürler de, kimisi tedavi, kimisi plasebo etkisi sağlama amaçlı olarak kullanılmaktadır.

Faseta eklem denervasyonu olarak bilinen yeni bir tedavi biçimiyse, cilt içine sokulmuş iğneler yollu radyo-dalgalarının geçirilmesini içermektedir. Bu, dokuları eklemlerin uç kısmından ısıtmakta ve eklemlerdeki sinirleri rahat hareket olanağı sağlayacak şekilde inaktif hale getirmektedir.

Beğeniler: 2
Favoriler: 1
İzlenmeler: 594
favori
like
share