Evinin kapısını güç bela açıp içeri girdi genç kız,elleri titreyerek.Yaşadığı hüsran vucudunu esir almıştı sanki .İçinden geçenler yinede o kadar kötü değildi; biraz eskide olsa hiç olmazsa babadan kalan bir evi vardı.
Ya birde olmasaydı ne yapacaktı? Aldığı maaş ancak geçimine yetiyordu.Henüz evlenmemişti.Bekliyordu ....işe girince evleneceklerdi sözde .Buz gibiydi ev.Ortalık toplanmamıştı.Aceleyle çıkmıştı evden.Telofondaki ses;
-seninle konuşacaklarım var ,her zamanki buluştuğumuz yere gelebilirmisin?Demişti.Şaşırmıştı.Hiç böyle konuşmazdı ...sesi niye kızgınki? diye içinden geçirerek,
-evet gelirim !demişti.
Buluştuklarında ,adam oturduğu yerden kalkmamış ,uzaktan bir el işaretiyle karşılamıştı onu.
-hayrola...neden çağırdın beni?
-biz yarın buluşmayacakmıydık?

-Darmadağındıgenç kız.Ağlamaktan gözleri kıpkırmızı olmuştu.Başı öne eğik,hızlı adımlarla
ilerlerken ağladığını kimse görmesin diye büyük çaba harcıyordu.Ne olurdu sanki görseler?
Niye böyle hep içinde yaşıyorduki isyanlarını? Oysa bağırmak,bağırmak istiyordu şu an,çıkabildiği sesiyle.Bu dünyada yapayalnız kaldığını hissediyordu attığı her adımda .Birden önündeki ağacın yanından geçerken, küçük bir kedinin miyavlamasını duydu! Bu sese dayanamadı,diz çökerek eğildi,,usulca kucağına alıp başını okşamaya başladı;
-canım..canım....senide mi terkettiler?
Bu sözü şamar gibi patladı kendi yüzünde.
-terkettiler!
-kimi sevdiysem terkettiler!
-önce annem, sonrada babam !
-Şimdide sen gidiyorsun ha!
-git!...git bakalım!
-alacağın olsun!
-seni sevmediğimi anladım,boşuna beni bekleyip ümitlenme demek için beni çağırdın ha!
-yazıklar olsun sana!

Kulağına çalınan sözlerin doğruluğunu şimdi daha iyi anlıyordu genç kız.''ondan sana yar olmaz''demişlerdi de inanmamıştı.
-banada yazıklar olsun!

Kedicik çoktan alışmıştı ona,bacaklarına dolanıp dururken adeta,''ağlama ben varım,sana arkadaş olurum'' diyordu.
-açsın değil mi canım?
-dur karnını doyurayım.
Eli masanın üstünde duran,beraber çektirdikleri resimlere gitti.Baktı durdu bir süre,sonra aldığı yere bıraktı..Yırtmadı.Ama hayret niye yırtmamıştı? Öfkeliydi oysa?

Kendiside acıkmıştı,bir bardağa biraz süt koyup içti,canı bir şey yemek istemiyordu,divana uzandı.Olduğu yerde uyuyakalmıştı.
Uyandığında ,kolunda bir sıcaklık hissetti,kedicik oracıkta uyumuştu.Uyanmasın diye kımıldamadan öylece onu seyre daldı,oda yalnızdı ama artık miyavlamıyordu,karnı doymuş, sıcak bir kucakta bulmuştu.
-sen kedicik ,senki bir sahip buldun,elbet bende bir sevenimi bulurum,bu üzüntüm niye?
-zaten hayırsızında tekiymiş!
-Niye ağlıyorumki?

Radyoda güzel bir müzik çalıyordu...kedisi vardı...evi vardı...işi vardı...sağlıklıydı.
-O halde ?
-o halde aç perdelerini...dışarıya bak!
-koşuşan insanların hiç mi derdi yok?
-seninkide dert mi yani?

Bir şiir yazmak geçti içinden,eline kalem kağıdı alıp yazdı;

tekbaşınasın bu yollarda..
düşsende yalnızsın, kalksanda..
bir kendine naz edeceksin.
çektiğini sen bileceksin..
seni bir kaldıran olmazda....

kolaylar bazen zorlaşacak
gecen gündüze karışacak.
yalnız yürümeyi sen seçtin......
suçlama sakın neden,niçin.
kader seninle barışacak..

bazen yağmurlar ıslatacak..
saçlarına kar yağdıracak..
yine de devam edeceksin..
bir gün murada ereceksin..
sabrın güneşi doğduracak.

Ve rahatlamıştı.Giyindi,kedisini sevdi,
yüzüne gülümsemesini yapıştırdı.Kapıyı çarpıp evden çıktı.
Yeni bir gün,yeni insanlar onu bekliyordu.




Gülden Işık

Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 381
favori
like
share
ozlems_o Tarih: 12.05.2007 18:23
biraz uzundu ama çok hoştu teşekkürler