Hasan Basri Hazretleri Kabe yi tavaf ederken bir şey dikkatini çeker. Genç bir delikanlı, sırtında yaşlı bir kadınla Kabeyi tavaf etmektedir. Hasan Basri Hazretleri gençle yan yana gelince sorar;

- Delikanlı bu kadın kimdir, sen ne yapıyorsun ?

Genç adam kadının annesi olduğunu, annesinin gençliğinde Kabe yi tavaf etmek istediğini, ama imkanlarının el vermediğini, annesi yaşlandığında ise hem annesinin bu isteğini yerine getirmek, hem de evlatlık hakkını bu şekilde ödemek isteğini söyleyince Hasan Basri Hazretleri gence şu cevabı verir;

- Bu yaptığını yetmiş kere tekrarlasan annenin karnındayken ettiğin bir tekmenin hakkını bile vermiş olamazsın...

Sokaklara terk edilen, huzurevlerine bırakılan, evlerde horlanan, hırpalanan... anneler. Cennetin ayaklarının altında olduğu anneler...
Sahi biz annelerimiz için neler yaptık / neler yapmayı düşünüyoruz. Annelerimizi yalnızca anneler gününde hatırlamak ne kadar insaf çerçevesindedir. Yahut doğum gününde vs.

Anneler için yılda bir kaç gün yeter demek ne kadar acı değil mi ?
Bizi karınlarında taşıyan, bizim için uykularını heba eden, bizim için sayısızca zahmet çeken, bizi eğiten, bize terbiye veren, yemeyip yediren, içmeyip içiren ve daha neler neler...

Sevgiliye verilen değer acaba anneye veriliyor mu? Arkadaşlarla heba edilen zamandan anneye ne kadar ayrılıyor ?
Annenin sözü ne kadar dinleniyor ?

Hazreti Uveys i (Veysel Karani) duymayan yoktur. Veysel Karani Hazretleri sevgisiyle, aşkıyla tutuştuğu Peygamber Efendimizi (s.a.v.) ziyaret etmek için annesinden izin isteyince annesi izni

evinde yoksa geri dön

diyerek verir.
Veysel Karani onca yol kat eder. Peygamber Efendimizi (s.a.v.) evinde bulamayınca annesinin sözü üzerine geri döner.

Veysel Karani olabilmek çok zor. Ya ondan ders alabilmek ? Hiç annesini elleriyle toprağa veren birine o an ki duygularını sordunuz mu ?
Veya anneniz hiç hastalandı mı ?
Hastalandıysa o an ne düşündünüz ? Annenizi bir daha görememe korkusu sinenize yapıştı mı ? Hıçkırıklar düğümlendi mi boğazında ? Yüreğinizde bir ukde oluştu mu ? Annem için ne yaptım ? Yapamadıklarımı neden yapmadım / yapamadım dediniz mi ?

Yoksa annesi öldüğünde sevinenlerden misiniz ? Geriye kalacak dünya malında mı gözünüz ? Yoksa genişleyecek evde mi ? Yoksa nerede kaldın, nerelerdeydin... gibi soruları soracak biri kalmadığı için ...

Son anlarımız olabilir, olabilecek bir hediye alalım, alamıyorsak yüzümüzde kallavi bir tebessümle annemizin karşısına çıkalım. Annemize itirafta bulunalım, annemizin yemeklerinden, tatlılarından bahsedelim. Geçmiş günleri yad edelim.

Tutalım annemizin elinden, yüzümüze sürelim. Başımızı annemizin dizlerine, sinesine koyalım. Ona, onu çok sevdiğimizi, hep özlediğimizi söyleyelim. Gerekirse ayaklarının altını öpelim. Unutmayalım cennet orada...
Haydi artık beklemeyin, annenize koşun !...
Selam ve Duâ ile

ALINTI...

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 737
favori
like
share
berberoglu Tarih: 22.05.2007 22:29
Cok sagol güzel bir paylasim.Tesekkürler
muko41 Tarih: 22.05.2007 21:20
bu yazıyı okudum cevap yazmadan önce annemi aradım insanın her yaşta anneye ihtiyacı oluyor teşekkürler kubercim
Asiyan Tarih: 13.05.2007 01:01
teşekkürler kubercim
C_e_m_r_e Tarih: 12.05.2007 21:41
ALLAH razi olsun
MeMoLi Tarih: 12.05.2007 19:07
emegine saglık