Arıburnu cephesinin sol kanadında «Şehitler Tepesi» denilen düşman işgalinde bir yer vardır ki düşmanın burada yerleştirdiği makineli tüfekler iki taraftaki mevzilerimizi yan ateş tesiri altında bulundurduğu için birliklerimize çok zarar vermekte ve âdeta erlerimize baş kaldırtmamakta idi. Mevzilerimizin içine doğru bir kama gibi giren Şehitler Tepesinden düşmanı atmak ve bu tehlikeli duruma son vermek gerekmiş, bunun için de 10 uncu bölük kumandanı Üsteğmen Saffet kumandansında 125 inci Alaydan (140) kişilik bir gönüllü bölüğü tertiplenmişti.
7 Mayısı 8 Mayısa bağlayan gece, baskın taarruzunu yapacak olan bu bölüğü hem teftiş etmek ve hem de subay ve erlerine gündüz gözü ile vazifelerine dair arazi üzerinde talimat vermek için 7 Mayıs 1915 günü Kemal Yeri'nde nezdine celbeden Mustafa Kemal Bey (ATATÜRK), gördüğü heybet karşısında aynen şöyle demektedir:
«Dün ihzar edilen gönüllü müfrezesini, Kemal Yeri'ne nezdime celp ve ahvalini tetkik ettim. Bu erler, kuvvei maneviyenin timsali mücessemi ıtlakına seza cesur erlerdi. Her birisi kalbinde bir hissi itimat beslediğini ve tevdi olunan vazifeyi ikmale çalışacaklarını kavlen ve lisanı halleriyle bildiriyordu».
Şehitler Tepesi baskın plânına göre evvelâ hedefler bölgesi saat 18 den itibaren topçu tarafından açılacak ateşlerle taarruz ve baskına olgun bir hale getirilecek, bunu saat 21 de en sağ kanattan hazırlanan bir taarruz gurubunun şaşırtıcı taarruzu takip edecek ve saat 22 de de gönüllü bölük Şehitler tepesine yanaşmış olarak esas baskını yalnız süngü kullanarak yapacak ve burasını ele geçirecekti.
Neticede muvaffak olmayan bu baskın, hulasaten şöyle cereyan etti:
Filhakika plân gereğince topçu tam zamanında hazırlık ateşine başlamış, sağ kanattan hazırlanan taarruz gurubu mahkûm bir arazi üzerinde yerleşmiş bulunan cephesindeki düşmana şiddetle saldırarak siperlerini birçok silâh ve eşya ganimetleriyle beraber ele geçirmiş fakat baskın sırası gece yarısına doğru kendisine gelen gönüllü bölüğünün düşman siperlerine yaklaştığı sıradaki hareketinden şüphelenen düşmanın karanlığa doğru savurduğu bombalardan yaralanan bir iki erin inilti ve feryadı üzerine, Şehitler tepesindeki düşman büsbütün uyanmış ve Saffetin gönüllü bölüğünü 10:50 metre gibi en yakın mesafelerden çok şiddetli ve yalayıcı bir ateşle karşılayarak baskın boşa çıkarmıştı.
Neticenin böyle muvaffakıyetsizliğe uğramasında gönüllü bölüğünün hareket sahasına komşu olup ona icabında yardımla mükellef tutulmuş olan birliklerin vazifelerini lâyıkıyla koordine etmemiş olmalarının büyük tesiri olmuştu. Ayrıca bölüğünün bir kısmını cepheden baskına memur eden bölük kumandan Saffet, kuvvetinin çoğu ile düşmanı gerisinden yakalamak maksadıyla tam siperleri atladığı sırada yaralanmış ve müfreze büsbütün sevk ve idaresiz kalarak başarısızlığa uğranmıştı. Ağır yaralı olmasına rağmen bu hususta Üsteğmen Saffet'in Mustafa Kemal'e yazıp göndermeğe im kân bulduğu rapor aynen şöyledir:
Yazıldığı yer.
13. A. Sağ Cenahından
24/25 Nisan 1331
Ondokuzuncu fırka (Tümen) kumandanlığına
Efendim:
Emriâliniz mucibince düşmanın siperlerine taarruz ettik. Erlerimin yarış siperlerin üstüne, bir kısmı da bendenizle siperlerin arkasını çevirdik, bombalar attık. Düşman siperden denize doğru kaçmaya başladı. On kişi şehit, altı kişi yaralımız var idi. Fakat bendeniz sol omzumdan vuruldum, kurşun arkamdan çıkmıştı. Askerim siperlerin önünde, içeriye girmek üzere idi. Bendenizi de sargı mahalline getirdiler. Gelirken ihtiyatlar! diğer gönüllü subaylara malûmat verdim. Asker bozulmadı. Hücuma devamla ilerdekileri takviye ediniz, dedim. Düşman kaçıyordu.
Aman efendim: İleri harekâta devam etsinler. Siperin içinde ölmediğime teessüf ediyorum. Aldığım yara ikinci kurşun yarasıdır. Vaktim yok; ellerinizden öperim sevgili cesur kumandanım.
A. 125 Bl. 10 K.
Üsteğmen
Saffet
Arıburnu cephesindeki bunca birlikleri günlerdir sevk ve idare eden genç bir kumandana candan bağlı yaralı bir üsteğmenin yazdığı şu rapor, Mehmetçiğin Çanakkaleyi işte nasıl bir iman bütünlüğüyle koruduğunu ve bu işin sırrını apaçık ifade eden bir vesikadır.
Mustafa Kemal bu baskın hakkında şöyle diyor:
«Kanlı Sırt'da baskın icra eden müfrezenin bakiyesini kıtaatı asliyelerine iade etmek ve hallerini tesbit etmek üzere Kemal Yeri'ne celbettim. Teşebbüslerini neticeye erdiremeyen bu kahramanlar teessüf etmekte ve maahaza düşman üzerine her daim atılmağa âmâde bulunduklarını ve ikinci defasında inşallah muvaffak olacaklarını kemali saffet ve emniyetle ve bir tevekkülü dindarane ile söylüyorlardı...»
(ATATÜRK'ün Arıburnu raporundan alınmıştır).

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 584
favori
like
share