Yarbay Mustafa Kemal (ATATÜRK) ve Albay Kanengiesser Arıburnunda Karşı Karşıya:
31 Nisan ve 1 mayıs 1915 günlerinde Arıburnunda aralıksız yirmi dört saat devam eden çok kanlı muharebeler esnasında ve Arıburnu kuvvetlerini takviyeye gelen 5 inci Tümenin, rütbesi, Mustafa Kemalden bir derece üstün olan Alman albayı Kanengiesser arasında cereyan etmiş bir olayı naklediyoruz:
Hakikatte iyi bir asker olan bu zat, 31 nisan günü Yarbay Mustafa Kemal'in Kemal Yerindeki muharebe idare yerine geldiği zaman kıtaatımız, bir gün evvelden tertiplenen plâna göre büyük bir taarruza başlamış bulunuyor ve 5 inci Tümen alayları da bu cephenin ihtiyatını teşkil etmek üzere Kocadere köyü ile Kemal Yeri arasındaki bölgede toplanmağa çalışıyordu. 5 inci Tümen kumandanı, harekâtın orduda müesses şematik bir kaide icabı, ya kendisi tarafından yahut karargâhıyla Maltepe’de bulunan III üncü kolordu kumandanı Esat Paşa tarafından sevk ve idare edilmesi lâzım geldiğini, aksi takdirde tümenine Yarbay Mustafa Kemal emrinde kumanda edemeyeceğini ve keyfiyetin kolorduya bildirilmesini Mustafa Kemale söyledi. 5 inci tümenin cepheye katılış hal ve şanı kolorduca çok iyi bilindiği halde mezkûr kumandanlık, taarruz plânı dünden Yarbay Mustafa Kemal tarafından hazırlanan bu harekâtın bir Alman albayına sevk ve idare ettirilmesine dair en ufak bir emir ve işarette bulunmadığı gibi kendisi de buraya gelmemişti; Mustafa Kemal ise vatan mukadderatının mevzuubahis olduğu bir muharebenin böyle en kritik safhasında henüz ayağının tozu ile bu cepheye katılan, düşman ve arazi durumunun tamamen yabancısı bir zata emir ve kumandayı devir ve teslim etmenin büyük mahzurlarını düşünerek bir seyirci sıfatıyla yanında bulunmasından başka bir şeye müsaade edemeyeceğini beyan ile mesuliyetli vazifesine devam etti.
Bu karşılıklı muhabere ve karardan sonraki intibaları hakkında Arıburnu cephe kumandanı Yarbay Mustafa Kemal, raporunda aynen şunları yazmaktadır:
«Mirimumaileyh o gün cereyan eden muharebeyi ve tarafımdan tarzı idareyi temaşa ettikten sonra hâsıl eylediği bir emniyet ve itimadın ircasiyle 31 Nisan 1 mayıs 1915 gecesi rütbesinin mafevk olmasından sarfınazar ederek her türlü evamirin icrasına müheyya bulunduğunu beyan eylemiştir».
Buna rağmen harekâtın müteakip inkişafları karşısında ürkerek kanaatini değiştiren bu zatın düşünüş ve hareket tarzı hakkında Mustafa Kemal rapordaki yazısına şöyle devam ediyor:
«1 mayıs 1915 günü düşmanın bir mukabil taarruzu halinde mağlûp olacağımızı ve binaenaleyh bugünkü vaziyetin pek tehlikeli olduğunu görerek mirimumaileyh geriye (Conkbayırı - Kemal Yeri) hattı umumisine çekilmek münasip olacağı fikrini ileri sürmüştü. Halbuki düşmanın tarruzu kati olmadığı gibi bizim geriye çekilmeğe kıyamımız düşmanı taarruzî harekete teşvik ve karışık bir halde bulunan kıtaatımızın kısa bir mesafe geri çekilerek tavsiye olunan hatta durması mümkün olamayacağı bilâkis böyle bir hareketin inhizamı umumiye sebebiyet verebileceği bence muhakkak görüldüğünden bu tavsiyesinin katiyen bir daha tekrar edilmemesini kendisinden rica ettim.
Kolordu kumandanı paşa hazretleri, (filhakika Esat Paşa Anburnu cephesini ilk defa bu sabah ziyaret etmiş ve Kemal Yerine yerleşmiş bulunuyordu), hazırlanan vaziyeti müşahede ettikten sonra bundan böyle kararımın ne olacağını sordu. Bulunulan hattı muhafaza ve tahkim, kıtaatın yeniden tertip ve tanziminden ibaret olduğunu ve çünkü 25 Nisan’dan beri düşmanı denize atmak azim ve niyetiyle harb eden ve on metreden yüzelli metreye kadar bir mesafe dahilinde düşmanla yakın ve sıkı bir temas tesis eden, düşmanın işgal ettiği mevki önünde âdeta bir ihata hattı teşkil eden kıtaatımızı geri almak cihetini asla münasip görmediğimi bildirdim. Müşarünileyh (yani Esat Paşa) mütalâa ve kararıma hiçbir itirazda bulunmadılar.
Ancak Kannengiesser beyin geriye çekilmek hususundaki tavsiyesinden maada, ileri gidip kıtaatın tertip ve tanziminde muavenet etmesi için refakatine icap eden zâbitanı vermek suretiyle her türlü muavenette bulunulduğu halde mumaileyh’in vakit geçirmekte olduğunu gördüğümden münfail olarak kolordu kumandanı paşa hazretlerine «25 Nisan 1915 den beri bu kuvvetlerin başında ve her türlü mesuliyeti kemali fahîr ile deruhte eylediğim bu cephede bir erin dahi geri alınmasına razı olamam. Burada bu şart dahilinde mesuliyeti deruhde edecek yalnız bir kumandan bulunmalıdır. Müşavere ile kumandanlık olamaz» dedim. Bunun üzerine müşarünileyh «bugüne kadar mesuliyet deruhde eden sizsiniz. Bundan sonra da mesuliyet sizin üzerinizde kalacaktır; Allah muvaffakiyetinizi daim etsin» duasıyla karargâhlarına avdet buyurdular».
Yukarıda geçtiği gibi tümen kıtaatının derlenip toparlanması lüzumuna bir aralık kolordu kumandanı huzurunda temas edilmiş olmasına rağmen ne buna yanaşmış ve ne de, artık Kemal Yerinde kendisine bir iş kalmamış olduğuna hükmedilen 5 inci tümen kumandanı Albay Kan-nengiesser bey yaveri ile birlikte geriye celbedilmiştir.
(Mustafa Kemal'in Arıburnu hakkındaı ki raporunun 59. sayfasından hulâsa edilmiştir).

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 537
favori
like
share