OSMANOĞULLARININ SÜRGÜNÜ



HİLAFETİN ILGASINA VE HANEDAN-I OSMANI'NİN
TÜRKİYE CUMHURİYETİ MEMALİKİ
HARİCİNE ÇIKARTILMASINA DAİR KANUN

Kanun no : 431
Kabul Tarihi :26 Recep 1342 - 3 Mart 1340 ( 1924 )

MADDE 1-Halife hal'edilmiştir. Hilafet, hükümet ve cumhuriyet mana ve meftumunda esasen müntemiç olduğundan Hilafet makamı mülgardır.

MADDE 2-Mahl u Halife ve Osmanlı saltanat- ı münderisesi hanedanın erkek, kadın bilcümle azası ve damatlar Türkiye Cumhuriyeti memaliki dahilinde ikamet etmek hakkından ebediyen memnundurlar. Bu hanedana mensup kadınlardan mütevellid kimseler de bu madde hükmüne tabidirler.

MADDE 3-İkinci maddede mezkur kimseler işbu kanunun ilanı tarihinden itibaren azami on gün zarfında Türkiye Cumhuriyeti arazisini terke mecburdurlar.

MADDE 4- İkinci maddede mezkur kimselerin Türk vatandaşlık sıfatı ve hukuku merfudur.

MADDE 5- Bundan böyle ikinci maddede mezkur kimseler Türkiye Cumhuriyeti dahilinde emval-i gayrımenkuleye tasarruf edemezler. İlişkilerinin kat'ı için bir sene müddetle bilvekale mehakim-i devlete müracaat edebilirler.
Bu müddetin mürurundan sonra hiçbir mahkemeye hakk-ı müracaatları yoktur.

MADDE 6- İkinci maddede mezkur kimselere masarif-i seferiyelerine mukabil bir defaya mahsus ve derece-i servetlerine göre mütefavit olmak üzere hükümetçe tensib edilecek mebaliğ ita olunacaktır.

MADDE 7- İkinci maddede mezkur kimseler Türkiye Cumhuriyeti arazisi dahilindeki bilcümle emval-i gayrimenkullerini bir sene zarfında hükümetin malumat ve muvafakatiyle tasviyeye mecburdurlar. Mezkur emlak-ı gayrımenkuleyi tasfiye etmedikleri halde bunlar hükümet marifetiyle tasfiye olunarak bedelleri kendilerine verilecektir.

MADDE 8- Osmanlı İmparatorluğu'nda padişahlık etmiş kimselerin Türkiye Cumhuriyeti arazisi dahilindeki tapuya merbut emval-i gayrımenkuleleri millete intikal etmiştir.

MADDE 9- Mülga padişahlık sarayları, kasırları ve emakin-i sairesi dahilindeki mefruşat, takımlar, tablolar, asar-ı nefise ve sair bilumum emval-i menkule millete intikal etmiştir.
MADDE 10- Emlak-ı Hakaniye namı altında olup evvelce millete devredilen emlak ile beraber mülga padişahlığa ait bilcümle emlak ve sabık Hazine-i Humayun, muhteviyatları ile birlikte saray ve kasırlar ve mebani ve arazisi millete intikal etmiştir.

MADDE 11- Millete intikal eden emval-i menkule ve gayrimenkulenin tespit ve muhafazası için bir nizamname tanzim edilecektir.

MADDE 12- İşbu kanun, tarih-i neşrinden itibaren mer'iyül'-icradır.

MADDE 13- İşbu kanunun icra-i ahkamına İcra Vekilleri Heyeti memurdur.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1041
favori
like
share
matrakSsS Tarih: 13.05.2007 10:28
YABANCI OKULLAR SORUNU



Lozan Antlaşması'nda, Türkiyedeki yabancı okulların, Türk kanunlarına ve diğer okulların bağlı oldukları tüzük ve yönetmelik hükümlerine uygun bulunmalarına karar verilmişti.

Lozan Antlaşması'ndan sonra Türk Hükümeti, bu okullarda Türk dili, tarih ve coğrafya derslerinin Türk öğretmenler tarafından denetlenmesi esasını getirdi.

Ayrıca bu yabancı okulların Türk müfettişleri tarafından denetlenmesi konusunda bir yönetmelik belirlendi.

Yabancı okulların bu kurallara uymak istememesi üzerine, bu okullar ilgili devletlerin Türkiye'deki elçilikleriyle temasa geçti.

Türkiye'nin aldığı kararları kabul etmeyen bazı okullar kapatıldı.
matrakSsS Tarih: 13.05.2007 10:27
SADABAT PAKTI (8 TEMMUZ 1937)


1930'lu yıllarda İtalyan faşizmi bütün dünyayı tehdit etmekteydi.

İtalya'nın 1934 yılında Hebeşistan'ı işgal etmesi ve Doğu Akdeniz üzerindeki emellerini açıkça belirtmesi üzerine, Türkiye Orta Doğu'da bulunan devletler ile bir ittifak kurma konusunda harekete geçti.

8 Temmuz 1937'de Türkiye, İran, Irak ve Afganistan'ın katılımıyla Sadabat Paktı kuruldu.
matrakSsS Tarih: 13.05.2007 10:27
BALKAN ANTANTI (9 ŞUBAT 1934)


Balkan Antantı, 1930'lu yıllarda artan İtalyan faşizmi ve Alman nazizminin Balkanları tehdit etmesi üzerine kuruldu.

Antant'a katılan devletler : Türkiye, Romanya, Yugoslavya ve Yunanistan'dı.

Bulgaristan ve Arnavutluk, Balkan Antantı'na katılmayan Balkan Devletleri'n dendi.

Antant ile, dünya barışını koruyamayan Milletler Cemiyeti'ne karşı, Balkan devletleri kendi topraklarını korumayı amaçlamıştı.

9 Şubat 1934'te imzalanan Atina Antlaşması sonunda, Türkiye, Romanya, Yunanistan ve Yugoslavya'nın katılımı ile Balkan Antantı oluşturuldu.

Bu Antant çeşitli nedenlerden dolayı başarılı olamadı.
matrakSsS Tarih: 13.05.2007 10:26
MUSUL MESELESİ



İngilizler, Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7. maddesi uyarınca Musul'u işgal etmişti.

1924'te Türkiye ile İngiltere Musul sorununa çözüm bulmak amacıyla İstanbul'da bir araya geldi.

Ancak antlaşma sağlanamadı.

Taraflar, 20 Eylül 1924'te Milletler Cemiyeti'ne başvurdu.

Milletler Cemiyeti Musul'un Irak'a ait olduğu bildirdi. Türkiye bu karara karşı çıktı.

Türkiye Uluslar Arası Adalet Divanı'na başvurdu.

Konu burada da çözümlenemedi.

1925 yılında çıkan Şeyh Sait İsyanı, Musul sorununu aleyhimize sonuçlandırdı.

5 Haziran 1926'da Türkiye ile İngiltere arasında Ankara Antlaşması imzalanarak Türk - Irak sınırı bugünkü şeklini aldı ve Musul Irak'a bırakıldı.
matrakSsS Tarih: 13.05.2007 10:26
NÜFUS MÜBADELESİ



Lozan Antlaşması'ndan sonra yeni Türk Devleti'nin dış siyaseti "Yurtta Barış Cihanda Barış" temellerine oturtuldu.

Lozan Antlaşması'nda Türkiyedeki Rumlar ile Yunanistan'daki Türklerin değiştirilmesi kararı alınmış, İstanbul'daki Rumlar ve Batı Trakyadaki Türkler bu değişimin dışında tutulmuştu.

Yunanistan, İstanbul'da çok sayıda Rum bulundurmak amacıyla Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalanmasından önce İstanbul'a gelen Rumların da değişim dışında tutulmasını istedi.

Türkiye ile Yunanistan arasındaki anlaşmazlık, Uluslar Arası Adalet Divanı'na götürüldü. Adalet Divanı, 21 Şubat 1925'te verdiği kararla sorunun çözümünde yetersiz kaldı.

10 Haziran 1930'da Türkiye ve Yunanistan arasında imzalanan antlaşma ile sorun halledildi.
matrakSsS Tarih: 13.05.2007 10:26
1933-1938 YILLARI EKONOMİSİ



1933 - 1938 yılları arasında, İzmir İktisat Kongresi'nde alınan Misak-ı İktisadi kararlarının temel amacı olan özel girişimciyi sanayi alanına çekmek mümkün olmadı.

1926 yılında çıkartılan Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun başarılı olamaması üzerine, sanayileşmenin devlet eliyle yürütülmesine karar verildi.

1933 yılında Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı hazırlandı.

Bu dönemde, Sümerbank önderliğinde büyük bir dokuma sanayi kuruldu.

1936 yılında İkinci Beş yıllık Sanayi planı hazırlandı.

Bu dönemde; madencilik, elektrik santralleri, gıda, kimya, deniz ulaşımı, makina sanayi, deri sanayi gibi alanlarda birtakım planlar yapıldı.

1935'te Maden Tetkik Arama Enstitüsü kuruldu.

1937'de Etibank önderliğinde Türkiye'nin ilk demir çelik fabrikası Karabük'te açıldı.

1938'de başlayan İkinci Dünya Savaşı nedeniyle İkinci Beş Yıllık Sanayi planı tamamlanamadı.
matrakSsS Tarih: 13.05.2007 10:26
1923-1933 YILLARI EKONOMİSİ



İzmir İktisat Kongresi'nden 1933 Yılına Kadar Görülen Gelişmeler :



26 Ağustos 1924'te Türkiye İş Bankası kuruldu.

19 Nisan 1925'te Türkiye Sanayi ve Maden Bankası kuruldu.

1 Temmuz 1926'da, Kabotaj Kanunu yürürlüğe girdi.

28 Mayıs 1926'da TBMM tarafından Teşvik- Sanayi Kanunu kabul edildi.

1928 yılında, İktisat Bakanlığı kuruldu.

1926 yılında İstatistik Genel Müdürlüğü kuruldu.

Osmanlı Devleti'nden kalma demiryolları yabancılardan satın alınarak yeni demiryolları yapıldı.

17 Şubat 1925'te Aşar vergisi kaldırıldı.



UYARI : İzmir İktisat Kongresi'nde alınan kararlar gereği, 1926 yılında özel sektöre yönelik Teşvik-i Sanayi Kanunu (Sanayiyi Özendirme Yasası) kabul edildi. Fakat özel sektörün sermayesi ve gerekli kadrosu hazır olmadığından bu yasa başarılı olamadı.
matrakSsS Tarih: 13.05.2007 10:25
1. Öncelikle ham maddesi yurt içinde yetişen ve yetiştirilebilen sanayi dalları kurulacak.

2. Kısa sürede küçük işletme ve el tezgahlarından büyük işletmelere geçilecek.

3. Özel sektörün kuramadığı işletmeleri devlet kuracak

4. Özel teşebbüse kredi sağlanacak bir banka kurulacak

5. Dış rekabete dayanabilmek için sanayi bir bütün halinde kurulacak

6. Yabancıların kurduğu tekellerden kaçınılacak

7. Demiryolu inşaatı programa bağlanacak

8. İşçi haklarını korumak amacıyla, kişilere sendika kurma hakkı tanınacak

9. Vergi ve toprak reformu yapılacak
matrakSsS Tarih: 13.05.2007 10:25
İZMİR İKTİSAT KONGRESİ




Kongre İzmir'de, işçi, çiftçi, tüccar ve sanayici kesiminden oluşan toplam 1135 temsilcinin katılması ile 17 Şubat 1923'te toplandı.



İzmir İktisat Kongresi'nin toplanma amacı :



1. Ekonomik kalkınma için ortak hedeflerin saptanması

2. Ekonomik hedeflere ulşamka için gerekli yöntem ve kaynakların saptanması

3. Yeni Türkiye Devleti'nin ekonomik programının saptanması

4. Siyasi bağımsızlık için şart olan ekonomik bağımsızlığın nasıl sağlanacağının belirlenmesi

Kongre sonunda alınan kararlar "Misak-ı İktisadi" olarak adlandırıldı.

Misak-ı İktisadi Kararları