İlk Müslüman Türk devletinin hükümdarıdır. 6 yaşındayken, babasını kaybetti. Töre gereği, annesi amcası ile evlenerek, devletin başına amcası geçti. Kendisi on iki yaşında bulunduğu sırada, bir rüya ile Müslüman oldu. Bu rüya konusunda çok değişik rivayetler vardır, derler ki; ona rüyasında gökten bir el uzanır ve İslam'ı anlatır, Müslüman olmasını ister. Oda Müslüman olur.
Babası ve amcasının devrinde Karahanlılar devleti sıradan bir dünya devletiyken, Satuk Buğra Han devrinde, Karahanlılar zirveye çıkar. Satuk Buğra Han'ın Karahanlıların başına geçmesi ile birlikte, bütün Karahanlılar Müslüman olur.
Karahanlı devletinin İslâmiyet'i kabulü ile dinin Türkler arasında yayılmasıyla savaşlar artık bir cihat mahiyetini aldı. Gerçekten Müslüman Karahanlılar'ın soydaşları Uygurlara karşı yaptıkları savaşlar bir cihat idi. Derin bir İslâm ruhu ile dolu olan dindar Karahanlı hükümdarları ve halkının İslâmiyet uğrunda giriştikleri gazalar Kaşgarlı Mahmud'un yazdığı şiirlere konu olmuştur:
"Seller gibi aktık; şehirler üstüne vardık; puthanelerini yıktık, üzerlerine pisledik."(22)
Sultan Tuğrul, Büyük Selçuklu devletinin kurucusudur. Kardeşi Çağrı beyle birlikte devrinin en büyük, devletini meydana getirdiler. Tuğrul Bey, Gazneli'ler de ki cihan imparatorluğu unvanını aldı. Sultan Tuğrul ve abisi Çağrı Bey'in idare ettikleri büyük Selçuklu imparatorluğu, her bakımdan dünyanın tek süper gücüydü.
Onun ne çapta bir devlet adamı olduğunu anlamak için devrin Arap aydınarına kulak verelim.
"Tanrı'nın devlet güneşini Türk burçlarından doğurmuş olduğunu ve Türkler'in ülkeleri üzerinde göklerin bütün dairelerini döndürmüş bulunduğunu gördüm. Tanrı, onlara "Türk" adını verdi ve yeryüzüne hâkim kıldı. Cihan imparatorları, Türk ırkından çıktı. Dünya milletlerinin yuları, Türklerin eline verildi. Türkler, Tanrı tarafından, bütün kavimlere üstün kılındı. Haktan ayrılmayan Türkler, tanrı tarafından hak üzere kuvvetlendirildi. Türkler ile beraber olan kavimler bile aziz oldu. Böyle kavimler, Türkler tarafından her arzularına eriştirildi. Türkler, himayelerine aldıkları milletleri kötülerin şerrinden koruduları Cihan hâkimi olan Türkler'e her türlü arzuya nâil olabilmek için de Türkçe öğrenmek lâzımdır."
Bu satırların Halifelik başkentinde yani Bağdat'ta yazılmış olması, ayrıca dikkate değer.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 984
favori
like
share