Sarp kayalıkların dönüşünde rastladım sana. İnce bir sızı gibi elimdeydi yılgın bakışların.
Yersizdim...
Aşka doyduğum ırmakların suyu giderek çekiliyordu damarlarımdan.
Haz durağında inecektim oysa...

Sorgusunu bitiremediğim düşlerimi her gece seninle avutuyordum.. İadesiz bir aşktın, kapı zilime usulca dokunup kaçan. Yabancılık hislerime uzaktı sen geldiğinde. Adım adım sarhoş sahnendeki rolümü ezberliyordum, suflem sendin. Her defasında sana tutunarak.

Sahipsizdim dekorların bedenimi cansız kavrayışında İsyan, yanı başımda sessiz bir koroydu. Yandıkça susan, sustukça derin yanıklara maruz kalan
Acımasızlığına düştükçe cevapsızlığının, kahroluyordum; ama sen hiç bilmedin!
Hiç söyle(ye)medim ki!!!

Sır kilidiydin kalbimin İçeri bir aralık girmiş, her hücremde kendine bir yer edinmiştin. Yıkılan onca başlangıcın arasında sen, nasıl olup da gelmiştin? Aşka zaten hiçbir zaman kilit vurulmuyor
Hem zaten o geceden sonra ben de vur(a)madım ki!

Sorularım vardı evet İstesem de vazgeçişlerimin arasına koyamayacağım, kapının kapalı kalmasına tahammül edemeyeceğim Yanında, kayboluşlarımın nefesini hissedemiyordun ama; karmakarışık şehir ışıklarının altında ılık bir rüzgarı teninde bırakıp taa buralara geldiğimi biliyordun Aynana koyup kırmızı sözlerimi, usulca düşlerine uzandığım anlık kavuşmalarımızda, nafile çaresizliğimin kalbimdeki varlığından haberdardın
Hasır altı düşlerimin arsız çocuğuydun sen !!

Sessizliğe karışacaktım seni dinleyerek. İzlerimden geçen sen li bakışları da yanıma alarak Yokluğunun tadına, yokluğumla bakacaktım. Aslında umursamazlığımın bilinçli kölesi olmaktan başka bir şey olmayacaktı bencilliğim.
Hilesiz oyunuma hile karıştırdın sen !!!

Sonbaharın kızına yağmur (k)atıyor bulutların İçimde başlayan müziğin adını yorgun değilsen sen koy! Ya da bırak, adı olmasın tüm başlangıçlara inat bu aşkın Ağustos böceklerini bekleyelim, payımıza düşen bir sana bir de bana sessizlik sahnesinin hemen arkasında.
Heyecanımın italik karakterlere hapsettiğim gerginliğiydin sen

Sarmaşıklar sarıyor yolumu, sana gelirken İstanbul ağır ağır kanıma karışıyor, failim sen! Yalancı tanık olmayı denedim kendime, onu da beceremedim. Açığa vurdum gizlediğim yerde geçen tüm bendeki seni, yine de bu şehrin gecelerine yaranmayı, bir türlü başaramadım. Her ihtimale karşı, hesapsızca düştüğüm gözlerine emanet ediyorum haylazlığımı..

Sabote ettiğim damarlarından,
iğnelediğim sessizliğinden,
yalvar yakar yanımda tutmak için seni, çaldığım zamandan,
adım başı karşına dikildiğim satırlardan,
haykırmak isteyip de senin tarafından susturulduğum cümlelerin son noktasından, sana sesleniyorum :


acilamayacak bir mektup yazdim senin icin,
sifresi yuregimde
kalk, hadi gel çöz beni

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 551
favori
like
share
fcaner Tarih: 20.08.2008 21:14
harikaa
aliizm Tarih: 03.07.2008 15:21
çok harika gerçektende..
kurtilki Tarih: 02.07.2008 16:33
güzel
Pedaliza Tarih: 14.05.2007 20:24
kim yazmış nasıl bir duygu selidir bu tekrar tekrar okudum

paylaştığın için saol özlem
SoN-GüL Tarih: 14.05.2007 19:33
Cok güzeldi..

yüregine saglik