Soluk soluğa bedenlerini yatağa bıraktılar. Yorgunluğun verdiği ağırlıkla birbirlerine sarıldılar. Umursamaz ve doyumsuz bir aşkın girdabından kurtulmaya çalışmaksızın nefeslerini tuttular. Konuşmak gibi bir gaf yapmayacaklarını ikiside çok iyi biliyorlardı. Kristalleşmiş gerçekler o kadar acıydı ki, tek bir kelime etseler tüm bu rüya bozulacak ve yaşamları milyonlarca cam parçasına ayrılacaktı..

Genç adam birazdan kalkıp gidecek ve bir daha kimbilir kaç ay sonra görüşeceklerdi. Ayrılığın pul biber acısı, şimdiden dudaklarına işlemişti. Sanki birbirlerini bir daha göremeyecekmişcesine tekrar sımsıkı sarıldılar. Ayrılığın hemen sonrasında derin bir yılan çöreklenecekti yüreklere ve içten içe her gün yiyecekti umutları..

Genç kız hıçkırmaya başladı. Gözleri kapalı, sevdiğine sarılmış sadece ağlayabiliyordu. Gideceğini bile bile gitme dedi. İdam edilmeden önce söylenen son arzu gibi geldi bu istek genç adama. Bırakıp gitmek, omuzuna başını yerleştirmekten bile daha kolaydı. Dişlerini sıktı, sevgilisinin önünde ağlayamazdı. Gözlerini kapatarak sevdiğine sarıldı, az önce bırakmıştı gözyaşlarını..

İki yaralı, iki sevdalı, aynada yansıyan iki damla hüzün gibi yatakta birbirlerine sarılmış, sorumsuz hıçkırıkların eşliğinde, hüngür hüngür ağlıyorlardı. Saklanacak gözyaşları anlamsızdı. Her bir damla dahada büyütüyordu hasreti. Kasıla kasıla ağladılar, ağladıkça daha çok sarıldılar. Sarıldıkça daha çok ağladılar..

Kızarmış gözleriyle yavaşça yataktan doğruldular. Her yanı zincire vurulmuş bir hasretin, çaresiz iki çift gözü uzun uzun birbirlerine baktılar. Peşinde koştukları umutları tükenecekti elbet. Belki de son buluşmaları olacaktı ve son kendilerini birbirlerinde kaybedişleri. Kırmızıya çalmış sevdanın ağır yükü omuzlarında, akan kanı yüreklerinde, ayağa kalkıp giyinmeye başladılar.

Bardaktan boşanırcasına yağan yağmur, genç kızın sevdiğini uğurlamasına engel olamadı. Otobüsün önünde tekrar ve son kez sarıldılar. Gözyaşları yağmurdan ayrıldı, ufak bir gölet oluşturup ikisinide boğdu. Vakit dolmasına rağmen ayrılamadılar. Etraftaki herkes dönmüş genç çifte bakarken, kızgın muavinin sesi ayırdı iki bedeni birbirinden. Bir daha birbirlerini hiç göremeyeceklerini bilemeden ayrıldılar. Hasretle, çileyle, gözyaşıyla geçen senelerin ardından boynu bükük kaldı minik mutluluklar. Son vedanın eli havada kaldı, otobüs hareket ederken bembeyaz bir yağmura emanet etmişlerdi sevdalarını...

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 447
favori
like
share
MeMoLi Tarih: 22.05.2007 01:06
:76: Emegine Saglık :76:
XeNTuS Tarih: 21.05.2007 21:41
Paylaşım İçin Saol Eline Sağlık..
ozlems_o Tarih: 17.05.2007 19:20
çok güzeldi yine emanet ayrılık of bee

teşekkürler canım