Sosyal medya kullanımının ergenlik çağındaki gençler üzerinde olumlu ve olumsuz sonuçları neler? Anne babalar çocuklarının sosyal medya kullanımını kısıtlamalı mı? Uzman Psikolog Yegan Sasık yanıtlıyor.

Gazetede bir yazısında Erdal Atabek diyor ki; yeni bir dünya kültürü doğuyor. Dijital dünya kültürü. Çocuklarımız artık bu dünyanın çocuklarıdır. Onları tanıyor muyuz? Yoksa eski bilgi şemalarımızın çerçevesinden bakıp onları bu çerçeveye oturtmaya mı çalışıyoruz?

Gerçekten yapmaya çalıştığımızın ne ve ne kadar işlevsel olduğunu çağın yetişkinleri, ebeveynlerinin sorgulaması gerekiyor öncelikle. Özellikle gençlerin küreselleşmiş davranış modelleri ile ilgili.

Çağın en genelleşmiş; küreselleşmiş iki davranış modeli ‘kullanmak’ ve ‘atmak’ olarak gösteriliyor.

Tüketim toplum düzeni, getirisi olan yeni davranış modelleri ve teknoloji çağı ürünleri ile entegre olunca gençlerin, ebeveynleri tarafından anlaşılamayan, onay görmeyen ve hatta ebeveynlerini endişelendiren bir diğer konu da teknoloji ürünlerinin kullanımı göze çarpıyor.
Teknoloji ürünleri kullanımı (akıllı telefonlar, bilgisayarlar, i- pad’ler, vb.) ile sosyal medya kullanımına dair tedirginlikler genellikle ebeveynler için farklılık göstermiyor.

Bu doğrultu da sıkça sorulan şu sorulara değinmeye çalışacağım:


Gençler ne amaçla sosyal medyayı kullanıyor?

Kuşkusuz ki teknoloji doğru kullanıldığında hayatı oldukça kolaylaştırır. Yani sosyal yaşantıda etkin olmak isteyen bir kişi hedeflerine ulaşmak için teknolojiyi veya sosyalliğini beslemek amacıyla sosyal medyayı kullanabilir; hiçbir sakıncası yoktur. Güncel olayların takibini sağlamak, akranları ile ortak dil edinebilmek, akademik yaşantısı için bilgiye hızla ulaşmak gibi nedenlerle sosyal medya ve teknoloji kullanımı oluşur.
Bunun haricinde elbette sosyal medya aracılığı ile kendini ifade edebilmek çoğu zaman kimlik oluşum evresi tamamlanmış olan gençler için çok daha kolaylık sağlar. Orada istedikleri kişi ile çekinmeden, utanmadan konuşabilir, düşüncelerini ifade edebilirler. Ayrıca günümüzde birçok genç; özellikle sosyal yaşantılarında diğerlerine göre biraz daha çekinik olanlar, sosyal medya ve web siteleri üzerinden popüler kültürü simgeleyen grup, şarkıcı, oyuncu gibi kişilerin ‘fan’ları olur, bu kişileri takip eder ve bu sayede arkadaşlıklar edinir. Bu süreç akranları ile sosyal yaşantıda sıkıntı yaşayan gençlere yalnız olmadıkları ve anlaşıldıklarını hissettirir.


Sosyal medyayı ne kadar süre ve ne şekilde kullanmak "normal" kabul edilebilir?

Youth Insight’ın 2013 araştırması sonucu gençlerin haftada 50 saat sosyal medya için vakit harcadıkları yönünde. Araştırma, lise öğrencilerinin sosyal medyada en aktif oldukları zaman diliminin 16.00-24.00, üniversite öğrencilerinin ise 22.00-02.00 olduğunu gösteriyor. Ayrıca gençlerin sosyal medya aracılığıyla en çok takip ettikleri sektörlerin telekomünikasyon ve hazır giyim olduğu da belirtiliyor.

Öncelikle ergenlik dediğimiz gelişim döneminin de uzun bir süre olduğunu ve bu dönem içerisinde çocuğunuzun farklılaştığını göz önünde bulundurmanız önemli. Yani 13-14 yaşındaki bir ergen ile 19 yaşındaki bir ergene verilecek tepkiler aynı olmayacaktır. Ancak erken yaşlar itibariyle aile ilişkilerinin olumlu, sıcak, paylaşım odaklı olması bu yıllarda güçlüklerin daha kolay atlatılmasına ve yeni çağın sorunu olan teknoloji ve sosyal medya kullanımın kötüye kullanımının gündeme gelmemesine temel oluşturacaktır.

Hangi yaş dilimi olursa olsun ebeveynlerin dikkat etmesi gereken ilk unsur, gencin sosyal medya veya teknoloji ürün kullanımının, yaşam kalitesini bozmayacak ölçüde olup olmadığıdır. Yani bu kullanım süreleri okul başarısını etkilememeli, arkadaş ve aile bireyleri ile geçirilen zamanlardan çalmamalıdır. Eğer ki genç gittikçe içe kapanır, sosyal ilişkilerden uzaklaşır ve akademik başarısı düşüş gösterirse bir uzmandan yardım istenmelidir.

Bu gibi belirtiler gözlemlenmeyen gençler için genel ideal bir zaman değil de aile içerisinde, ailenin doğruları çerçevesinde kararlaştırılacak ideal kullanım süresinin oluşturulmasını daha gerçekçi buluyorum.


Sosyal medya kullanımının gençler üzerindeki olumlu etkileri neler?

Elbette sosyal medya aracılığı ile birçok yeni bilgi edinir, küresel gelişimlere tanık olma şansı yakalar gençler. Bilgi edinimin yanı sıra çevresinde popüler olan ağlarda ‘hesap’ sahibi olmak, beğenilen paylaşımlarda bulunmak, aynı ünlünün takibini yapmak gibi süreçler gençlerin gerçek-günlük yaşantılarında sohbet konularına sahip olmalarına, kişisel popülerliklerinin artışına ve kendilerini ifade etmelerine olanak sağlar.


Sosyal medya kullanımının gençler üzerindeki olumsuz etkileri neler?

Öncelikli olarak bu mecralarda hızla geçen zaman sosyal yaşantılarında gençlerin etkin oluşlarını kesintiye uğratır. Yanı sıra her şeyi kolayca yapabilir olmak gençleri tembelleştirir, sabırsızlaştırır ve üretmektense tüketme eğilimli olmaya teşvik eder. “O neye sahipse, ben de olmalıyım! Hemen olmalıyım! Mağazaya gitmeme bile gerek yok, internetten sipariş verebilirim! Ya alamazsam, o zaman ben bir hiçim!” gibi düşünceler gençlerin zihnini sıklıkla meşgul eder. Bu gibi olumsuz davranış modellerinin içselleştirilmesinin haricinde bir diğer oldukça önemli olası olumsuz etkisi, internet zorbalığına maruz kalmak veya erken yaşta genç için kimi bilgilere erken ulaşmaktır.


Anne babalar, ergenlik çağındaki çocuklarının sosyal medya kullanımına ne şekilde sınırlama getirmeliler?

İlk olarak gençlerin mahremi olduğu unutulmamalı ve saygı gösterilmelidir. Bunu hisseden genç gerekli durumlarda sizinle paylaşıma geçecektir zaten. Zaman geçirilen mecra veya takip edilen ünlü ile ilgili eleştirilerde, küçümseyici söylemlerde bulunmak sadece çocuğunuzu sizden uzaklaştırır, unutmayın. Çocuklarının çağın getirisi olan bu ürünler aracılığıyla zarar görmesini engellemenizin tek yolu gerçek hayata onları bağlayacak huzurlu ilişkiler sürdürüyor olmanızdır. Yoksa yasaklarla önü alınabilinecek bir durum genellikle mümkün olmaz.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 282
favori
like
share