güzellik hormonları neler - melatonin nedir - hormon etkisi yapan bitkiler - cilt için gerekli hormonlar
Hormonlar, güzelliğimizin bodyguard'lan... Ancak madalyonun bir de öbür yüzü var. Hormon dengesi bozulduğunda bodyguard'lar bu kez aleyhimize çalışıyor. Peki, teraziyi dengede tutabilmek ve güzelliğimize zarar vermemek için dışarıdan hormon takviyesi ne kadar sağlıklı?

Güzellik hormonları
Cildimizin saçlarımızın ve bedenimizin gelişip şekillenmesinde rol oynayan en önemli maddelerin başında, vücudumuz tarafından salgılanan hormonlar geliyor. Güzellik hormonları olarak adlandırabileceğimiz bu etkenler sayesinde cildimiz, pembe, düzgün ve parlak bir görünüme kavuşuyor. Güzellik hormonları aynı zamanda saçlarımız üzerinde de önemli bir işleve sahip. Bu hormonlar saçlarımızı güçlendiriyor ve canlı uzamalarını sağlıyor. Ancak bazı durumlarda vücudumuzun hormon dengesi bozuluyor ve istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Peki bu durumda hormon içeren ürünler kullanılmasın olumsuz etkilere yol açıyor mu? Dermatoloji Uzmanı Dr. Ülkü Çağlayan, güzellik hormonlarıyla ilgili merak ettiğiniz her şeyi sizler için aydınlattı.

Güzelliğimiz üzerindeki en etkili hormonlar 'östrojen' ve 'progesteron' olarak siliniyor. Bunların yanı sıra steroit hormonları ve melatonin de güzelliğimiz üzerinde önemli bir etkiye sahip. Bu hormonların vücutta dengeli oranda bulunması ise tahmininizden daha da önemli. Aksi takdirde hem güzelliğimiz hem de sağlığımız üzerinde tehlike çanları çalmaya başlıyor. Öströjen: Vücudun bodyguard'ı Cildin en önemli koruyucusu olarak bilinen hormon, östrojen. Bu hormon cildin nem tutma özelliğim koruyor, kolajen doku yapımını aktive ediyor, kan dolaşımını gerçekleştiriyor, hyaluronik asit oranım artırıyor, üst deri hücrelerinin yenilenmesini uyarıyor ve yağ salgısını engelliyor. Östrojenin saçların uzaması üzerinde de olumlu etkisi mevcut. Bu hormon aynı zamanda vücuttaki yağ dağılımının da düzgün olmasını sağlıyor.

Progesteron: Gergin bir cilt için gerekli . Progesteron cildin gergin görünmesini sağlıyor. Vücuttan su atılımım artırıyor ve damar yapılarının güçlülüğüne katkıda bulunuyor.

Melatonin: Hücreler hızla yenileniyor Melatonin epifiz bezinde özellikle geceleri üretilip, bizi uykuya hazırlıyor. Bazı uzmanlar melatoninin kişiyi Aizheimer, kalp krizi ve göğüs kanserinden koruduğunu iddia ediyor. Yapılan araştırmalar, melatoninin hücre yenilenmesini hızlandırdığını saptadı. Ancak melatonin aynı zamanda baş ağrısına ve depresyona da yol açabiliyor.

Hangi bitkiler hormon etkisi yaratıyor?

Keten tohumu: Östrojen hormonu sağlıyor ve serbest radikallerle savaşmada önemli bir rol oynuyor.

Yeşil çay : ingiliz bio teknolojisi tarafından keşfedilen yeni bir östrojen kaynağı.

Yulaf otu: Günümüzde akne tedavisinde kullanılıyor.

Şerbetçi otu (maya): Solgun ve pürüzlü ciltler için kullanılan östrojen içerikli ürünlerle aynı etkiyi yapıyor.

Özel zamanlarda... Özellikle ergenlik, hamilelik ve menopoz döneminde hormonların dengesi bozuluyor. Buna neden olarak, bu dönemlerde vücutta yaşanan birtakım değişimler gösteriliyor. Hormonlardaki ilk değişim 7 - 9 yaşlarında ortaya çıkıyor. Hormonların merkezi olan hipofiz ve hipotalamus, bu dönemlerde vücudun gelişimin! sağlamak için hormon üretimin! artırıyor. Bu hormonların aktivitelerinin artmasıyla birlikte göğüsler gelişiyor. Belli vücut bölgelerinde yağ depolanıyor ve kadınsı vücut değişiklikleri oluşuyor. Ancak bu dönemde hormon salgılanmasında eksiklik söz konusuysa adet düzensizlikleri veya kısırlığa yol açan gelişimler yaşanabiliyor. Östrojen ve progesteron hormonu vücutta adet sürecinin düzenli olarak gerçekleşmesini sağlıyor. Yumurtlamanın oluşması, hamileliğin sağlanması ve sürdürülmesi bu hormonlar sayesinde gerçekleşiyor. Hamilelik döneminde de birçok hormon uyum içinde salgılanıyor. Bu hormonlar hem anne adayının hem de anne karnındaki bebeğin sağlıklı gelişmesini mümkün kılıyor. Böylece vücuda gereken kan ve oksijen sağlanıyor. Bunun sonucunda cilt yeterince nemlendiğinden canlı ve pürüzsüz görünüyor. Daha önce yağlı ve akneli olan ciltte, yağ üretimi normale döndüğü için akne oluşumu duruyor. Kadınlarda ortalama 35 yaş civarlarında hormonal değişiklikler oluşmaya başlıyor. Ciltte yeni hücrelerin yapımı yavaşlıyor, yağ bezlerinin aktivitesi azalıyor, cilt daha kuru ve nemsiz oluyor. Bunların yanı sıra derinin orta tabakalarında cilde elastikiyetini veren kolajen ve elastin lifleri zayıflamaya, üretimi de azalmaya başlıyor. Hyaluronik asit adı verilen ara madde miktarı azalıyor, bu da cildin nem tutabilme yeteneğini köreltiyor.

Menapoz Menopozda vücut tarafından salgılanan güzellik hormonlarmın azalması sonucu bazı olumsuz değişiklikler ortaya çıkıyor. Saçlar inceliyor ve seyreliyor, sakal bıyık bölgelerinde tüyler uzuyor, göğüsler sarkıyor ve vücutta gevşemeler meydana geliyor. Derideki kolajen içeriği azalmaya başlıyor ve bu azalma her yıl giderek artıyor. Kolajen düzeyinin azalması sonucu yüz hatlarında sarkma, gevşeme görülüyor ve kırışıklarda artış oluyor. Bu dönemde progesteronun damar duvarlarım güçlendirici etkisi de azaldığından; damarlar daralıyor, dolaşım zayıflıyor, cilt daha sarı, soluk bir renk alıyor ve taze görünümünü kaybediyor. Bu hormonların eksikliğiyle birlikte gelişen başka bir sorun da; osteoporoz. Kemik içlerindeki dokunun kaybına bağlı olarak boy kısa-lıyor, sırtta eğrilikler oluşuyor ve kemik kırıklarına eğilim artıyor.

Hormon kremleri ve jelleri devrede Endokrinologlar ve kozmetik sanayii, tüm bu istenmeyen değişikliklere karşı önlem almaya çalışıyor. Hormon replasmanı sağlamak için ağızdan alınan hormon hapları ve östrojen flasterleri ülkemizde de yıllardır kullanılıyor. Kozmetik sanayii ise hormon kremleri ve jelleri geliştirerek bu olumsuz etkileri önleme ça-basında. Sentetik veya hayvansal kaynaklı olmayan bu kremler bio teknolojik olarak elde ediliyor. .

Kremler kontrollü kullanılmalı Bazı uzmanlar karşı tez olarak, hormon düzeylerinin 2 - 3 ay aralıklarla ölçülmesini ve bu kremlerin de kontrollü olarak kullanılması gerektiğini öne sürüyorlar. Bu görüşü savunan uzmanlar, sadece vücutta eksilen miktar kadar hormon takviyesi yapılmasının doğru olduğunu belirtiyorlar. Aksi takdirde doz aşımı olabileceğine, dolayısıyla vücutta yan etkilere sebep olabileceğine dikkat çekiyorlar. Bu nedenle hormonların hekimler tarafından gelişigüzel tavsiye edilmesinin de tehlikeleri artırabileceğine inanıyorlar.

Kozmetikler tek çözüm değil Bazı endokrinologlar sadece hormon içeren kozmetik kremlerle sorunların çözülemeyeceğini, vücut üzerine olumsuz etkileri olan diğer faktörlerin de göz önünde tutulması gerektiğini ifade edi-yor. Uzmanlar bu noktada daha hareketli bir yaşam tarzı benimsemek, uyku düzenine dikkat etmek, nikotinden ve alkolden uzak durmak ve stresten kaçınmak gerektiğine de dikkat çekiyorlar. Ayrıca ailede kanser öyküsü bulunan kişilerin daha dikkatli olmaları konusunda da bizleri uyarıyorlar.

Hormon etkisi yaratan bitkisel maddeler Kozmetik endüstrisi, deri üzerinde hormon etkisi yaratan maddeleri keşfetmekte gecikmedi. Hormonlara alternatif olarak doğal östrojen ve androjen içeren yeni anti - age (yaşlanmaya karşı) ürünler geliştirildi. "Fito hormonlar" olarak adlandırılan Cytokinin, Auxine ve Gibbeline gibi maddelerin bitkinin gelişim, büyüme ve olgunlaşma evrelerini sağladıkları belirtiliyor. ilk olarak Clarins firması Auxine'i kullandı. Firma, ayçiçeği ve sekoya ağacından elde ettikleri bu maddeyi ilk olarak "Serum Tenseur Raffermissant" ve "Mask Rarfermissante" ürünlerinde kul-lanarak piyasaya sürdü. Aynı amaçla soya bitkisi kullanan Eli-zabeth Arden firması "Millenum Energist Revitalizing Emulsion"u üretti. Üründe, kolajen yapımım uyaran ve hücre yenilenme hızım da artıran soya kullanılarak, hücrelerdeki oksijen içeriğini artırmak amaçlanıyor. Bu şekilde ciltteki kırışıkların azalması hedefleniyor. Christion Dior laboratuvarları da uzun yıllar soyanın hormon benzeri etkisi üzerinde çalıştı. Bu çalışmalar sonu-cunda çok özel bir anti - age ürün olan "Phenomen - A" da soya peptidlerinden elde edildi ve retinol ile birlikte kullanılarak hücre yenileme özelliği artırıldı.

Soya mucizevi bitki mi? Bitkiler üzerinde yapılan pek çok araştırmada soya ekstresinin etkinliğinin ispatlandığı ifade ediliyor. Soya, günü-müzde fito hormon yapı taşlarım en yoğun içeren bitki olarak kabul ediliyor ve östrojen benzeri bir etki gösterdiğine inanılıyor. Özellikle soyadan zengin beslenen Soya ekstresinin östrojene doğal bir alternatif olduğu ve hormonal yetersizlik durumlarıda kadınlara yararlı olacağı öne sürülüyor.

Bu iddialara rağmen tüm araştırmacılar aynı fikirde değil. îsviçre'deki Penfarm firması araştırmacıları fito hormonlar konusunu artık rafa kaldırdıklarını ifade ediyorlar. Penfarm firması, başlangıçta fito hormonları büyük bir gelişme olarak karşıladıklarnı belirtiyor. Örneğin uzmanlar, soyayı tüm kimyasal formüllerden daha potansiyel bulduklarım, ancak daha sonra cilt üzerinde fazla etkili olmadığım tespit ederek bu görüşten uzaklaştıklarını söylüyorlar. Son söz olarak hormon kozmetiğinin geleceğe ait olduğunu söyleyebiliriz. Ta ki tıp mensuplarıyla güzellik araştırmacıları arasında gerçek bir anlaşma sağlanıncaya kadar... "Gerçek hormon içeren ürünler kullanılmıyor "Bize başvuran hastaların cilt tipi ve yaşım göz önünde bulundurarak. fito hormon içeren ürünler tavsiye ediyoruz. Zaten ülkemizde gerçek hormon sentezlenmiş ürünler mevcut değil. Pek çok ülkede de, kontrolsüz kullanıldığı takdirde kana geçerek yan etkilere yol açabileceği düşüncesiyle bu tür ürünlere ruhsat verilmedi."


alıntı

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 759
favori
like
share
MyNiceWorld Tarih: 27.12.2005 23:12
EMEKLERİNE SAĞLIK PAYLAŞIM İÇİN TEŞEKKÜRLER
HERKESE SAĞLIKLI GÜNLER DİLERİM
:cubuk:
ByStranqe Tarih: 06.12.2004 14:44
ßiLgi İçin Te$ekkürler...........
DJ Hakan Tarih: 29.10.2004 18:37
Sagol Ersoy:helal:
buelent29 Tarih: 17.10.2004 03:12
aslan87 Tarih: 31.08.2004 23:40
Bilgiler icin tsk Ersoy abi!