"elebaşı değildik ama bu olaya katıldığımız doğrudur. bir öğrenci hareketiydi. o zaman istanbul'da zaten iki üniversite vardı. istanbul üniversitesi ve istanbul teknik üniversitesi (itü). biz, itü'de talebeydik. 21-22 yaşlarında gençlerdik. bizden büyükler de vardı.
o zaman üniversite gençliğinin bir kişilik gösterme hevesi vardı. o zamanki havadan etkilenmemek mümkün değildi. anti-komünizm çok revaçtaydı. bizim de hissiyatımız öyleydi.

tan gazetesinin idare binasına girdiler. ben aşağıda sokaktakilerin arasındaydım. gazete idarehanesine çıkarak biraz kırma dökme yaptılar. pencerelerden aşağıya radyoları, daktiloları falan attılar. ben kırma dökme işine karışmamıştım.

sadece tan gazetesine değil, o gün, sovyetler birliği'nin istanbul'daki sefaret binasının önüne de gittik, protesto için çelenk koyduk. çünkü 1945 sonrası, stalin, 'boğazları isterim' diyor. 'anlaşma tanımam' diyor. biz buna karşı bu tepkiyi gösteriyoruz.

öyle bir ortam; nâzım hikmet sürülmüş, sabahattin ali sınırda öldürülmüş. öyle bir atmosfer var. etkilenmemek mümkün değil"

demirel, turgut özal ve necmettin erbakan'ın karışıp karışmadığın bilmiyormuş. "aynı sınıflarda değildik. yanımda sınıf arkadaşlarım vardı. ama özal'ı, erbakan'ı hatırlamıyorum."

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 506
favori
like
share