[u]Kalp hastalarının doktora soramadığı soruları yanıtlayan Doç.Dr. Doğan: Çok İlginç ki kalp krizi geçirenler soru sormaz. Kimi ölüm korkusundan, kimi suçluluk duygusundan' dedi


ABD New York Cornell Üniversitesi Kardiyoloğu Doç. Dr. Özgen Doğan; kalp doktorunuza soramadığınız, sormaya çekindiğiniz, unuttuğunuz ya da ihmal ettiğiniz soruların hepsine yanıt verdi. Kalp sağlığı ve hastalıklarıyla ilgili olarak 'Kalbim Doktoruma Bir Sorum Var' adlı kitabı önümüzdeki hafta yayımlanacak olan Doç. Dr. Doğan, önce Günaydın'ın sorularını yanıtladı:

* Hastalar, kalp hastalıklarıyla ilgili size en çok hangi soruyu sorar?
Kalp hastalarının ilk bilmek istedikleri; 'bugünden itibaren doğru seçeneklerle hastalık geriler mi, yoksa artık iş işten geçmiş mi' sorusunun yanıtıdır. İkincisi; ilaçlarını hayat boyu almak zorunda kalacaklar mı?.. İlk sorunun cevabı; hastalık ve damar tıkanıklığı geriler. İlaç konusunda ise benim cevabım şu; uzun bir süre ilaç kullanacaklardır. Ancak hiçbir şey sonsuza kadar sürmez. Önümüzdeki yıllarda kalp hastalıklarının tedavisi değişecek ve hücresel seviyede olacak. Kalbimize kök hücreler ile yırtık pantalon gibi yamalar dahi yapılacak.

* Kalp krizi geçiren bir hastanın ilk sorusu ne olur ?
Kalp krizi geçiren hastalarda, göğüs ağrısı çok aşırı olmadığı durumlarda bile yüzlerinde bir korku gözlenir. Gerçekte kalp krizi ağrısı, sıkıcı ve baskı türü bir ağrıdır. Buna rağmen hastalar genellikle ciddi bir durum olduğunun farkına varırlar ve ölüm korkusu hissederler. Bu yüzden ilginçtir ki kalp krizi geçiren hastalar çok az soru sorar. Onlar daha çok yakınlarının derdi ile uğraşmaya devam eder. Evdeki çocuklar, işin aksamaması gibi... Bir bakıma kalp krizi geçirdikleri için suçluluk duyguları vardır. Geçenlerde Wall Street'te yönetici olan bir hasta, gece göğüs ağrısı ile uyanmış ve evinde karısına ve çocuklarına hiç haber vermeden gece yarısı yürüyerek hastaneye gelmiş. Acile geldikten bir saat sonra eşinin durumdan haberi oldu. Bazı hastalar da durumun ciddiyetini azaltmak için 'Bu akşam hastanede kalmam gerekli mi?' gibi sorular sorar.

TÜM RİSKLER ÖĞRENİLMELİ
* Siz hasta olsanız, doktorunuza kalbinizle ilgili soracağınız ilk soru ne olurdu?
Kalp hastalığı ile ilgili bütün risk faktörlerimi gözden geçirmek isterdim; tansiyon, kilo, şeker, kolesterol ve C reaktif protein seviyem gibi...

* Sizce bir doktor, hastanın bütün sorularını yanıtlamak zorunda mı?
Doktorlar mümkün olduğu kadar hastaları aydınlatmalı çünkü bilen hasta daha sağlıklı olur.

* Akıllı bir hasta rutin kontrollerine gittiğinde doktorundan neler öğrenmeli?
Kalp sağlığı açısından tansiyonun kaç olduğu ile iyi ve kötü kolesterol değerleri ve kan şekeri seviyesi önemlidir. Ayrıca tansiyonu yüksekse ne gibi önlemlerle düşürülebilir; öğrenmeli... Kolesterolü yüksekse nasıl bir diyet gerekli ve iyi kolesterolü yükseltmek için ne yapılmalı. Bir de bir önceki ziyarete göre hangi bölümler daha iyi, hangileri daha kötü bilmeli. Bir bakıma doktor ziyareti, karne zamanıdır!

ERKEKLER SEKSİ SORAMIYOR
* Cerrahi bir müdahale söz konusu olursa neler araştırılmalı?
Kalp hastaliklarında hemen ameliyat gerektiren durumlar çok azdır. 'By-pass ameliyatı olmazsan kalp krizi geçirirsin' gibi yaklaşımlar hiç bilimsel değil. Eğer böyle bir teklif duyarsanız mutlaka ikinci bir fikir alın. Birinci doktor alınır ve kızar gibi düşünceler tamamen yersiz. Elma alırken bile yandaki manavın fiyat ve kalitesine bakarsınız. En iyi çare olarak başka bir hastanenin kardiyoloğuna danışın. Eğer o da aynı görüşte ise o zaman hangi doktor ve hastaneye gideceğinize karar verin. Stentlere gelince; eğer kalp krizi geçirirken hastaneye gitmişseniz acil olarak stent takılması belki de kalp hastalıklarındaki en önemli ve yararlı tedavilerden biri. Yeni çalışma, hastalarda ilaç tedavisinin en az stentler kadar başarılı olduğunu gösterdi. Çalışmanın ismi 'Courage' yani cesaret; böyle bir durumda doktorunuza bu çalışmayı sorun. Kalp krizi dışında stent konulması sadece dayanılmaz göğüs ağrısı gibi nedenlerle olmalı. Çünkü stentlerin hayat kurtardığı şimdiye kadar hiçbir çalışmada gösterilmemiştir. Ayrıca özellikle ilaç kaplı stentlerde pıhtı oluşmasına bağlı ani ölüm riski de var.

* Hastalar en çok hangi soruları sormaktan çekinir?
Kalp hastalarının büyük bir kısmında aldıkları ilaçlar ve yapılan işlemler sonucu iktidarsızlık problemleri olur. Seks ile ilgili problemler erkekler tarafından genellikle açılmıyor ve eşleri bu konuyu daha fazla soruyor. Bu yüzden hekimlerin bu konuları özellikle sormalarında yarar var. Türkiye'de de bu durum herhalde benzerdir.

KİTABIN ÖNSÖZÜ MEHMET ÖZ'DEN
Kalp uzmanı Doç. Dr. Özgen Doğan'ın kitabı 'Kalbim Doktoruma Bir Sorum Var'ın önsözünü kalp cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz yazdı: "Dr. Doğan; dünyada bir numaralı ölüm nedeni olan kalp hastalıkları üzerine herkese hitap eden son derece önemli bir kitap yazdı. Benzerlerinden farklı olarak soru-cevap biçiminde hazırlanan bu kitap; genel okuyucu için karmaşık sayılabilecek tıbbi bilgiyi kolaylaştırıyor ve eksiksiz, problem odaklı bir bilinçlenme ve çözüm önerileri sunuyor. Çoğu okur kitapta aklına takılan soruların cevaplarını bulabilir. 'Kalbim Doktoruma Bir Sorum Var'; yalnızca kalp hastaları için değil, aynı zamanda kalp hastalığına karşı önlem almak isteyen herkes için bir başvuru kaynağı."

TANSİYONA DİKKAT EDEN FELÇ RİSKİNİ AZALTIN

* Normal tansiyon ne olmalı?
Normal tansiyon 12/8 cmHg'den az olmalı. Bu ölçüm her yaş grubundan kadın ve erkek için aynıdır ve değişmez. 'Ben 75 yaşındayım, daha yüksek olsa da olur' dememek lazım. 12-14/8-9 arası yüksek tansiyona eğilim, 14-15/9-10 arası birinci devre yüksek tansiyon, 16/10 üstü ise ikinci devre yüksek tansiyon olarak değerlendirilir. Şeker hastalığı veya böbrek yetmezliği sorununuz varsa tansiyon 12/7.5'in altında olmalı. 60 yaşın üstündeyseniz büyük rakam daha önemli.

* Tansiyon arttıkça kalp krizi riski de artar mı?
Her büyük rakamın 'iki' artışı ve küçük rakamın 'bir' artışı kalp hastalığı riskini iki katına çıkarır. Araştırmalara göre risk artışı 11.5/7.5 üstünde başlıyor. Tansiyonunuz ne kadar düşükse o kadar iyisiniz. Genel rakamlarla bakıldığında; yüksek tansiyon sorunu olup da tedavi olmayanların ömrü ortalama beş yıl kısalır.

* Felç riski ile tansiyon arasında ilişki var mı?
En önemli risk faktörü yüksek tansiyondur. Öldürmez ama süründürür. Tansiyonunuzu kontrol ederek felç riskinizi yüzde 40 azaltabilirsiniz.

* Tansiyonu artıran ilaçlar ve durumlar neler?
Aşırı alkol tüketimi, çok tuzlu yemek, doğum kontrol ilaçları ve diğer hormonal ilaçlar, ağrı kesicilerin bir bölümü, bazı burun damlaları, alerji ilaçları ve uyku apnesi hastalığı tansiyonu artırabilir.

HALTER VE BOKS YERİNE YARIM SAAT YÜRÜYÜŞ

Tuz, yüksek tansiyon kontrolünde önemli mi?
Evet; günlük almanız gereken tuz miktarı bir çay kaşığını geçmemeli, yani 6 gr! Diyeceksiniz ki bunu ölçmek zor. Doğru! Ne yapabiliriz? Sofrada yemeğinize tuz atmayın. Yemek pişirirken tuz kullanmayın. Alışveriş yaparken; özellikle hazır çorba, peynir, Çin ve Hint yemekleri, patates cipsi, pizza ve fıstık, ketçap, salam, sosis, sucuk, hazır hardal, turşu ve paketlenmiş yiyeceklerde çok fazla tuz olduğunu hatırlayın. Damak zevkimiz tuzsuz yiyeceklere genellikle üç hafta sonra alışır. Limon suyu, biber, sirke, sarmısak ve bazı acılı sosları kullanabilirsiniz. Ambalajında tuz miktarıyla ilgili bilgi varsa; az tuzlu yiyeceğin her 100 gramında 0.25 gramdan daha az tuz olması gerektiğine dikkat edin. Bu yiyeceği korkmadan yiyebilirsiniz.

* Egzersiz yapmak, tansiyon kontrolünü sağlar mı?
Egzersiz her derde devadır. Haftanın beş günü 30 dakika yürüyüş yapabilir ya da yüzebilirsiniz. Halter, dalma ve boks gibi sporlar tansiyon hastalarına pek tavsiye edilmez. Egzersiz sırasında nefes darlığı, ağrı veya sıcak basması oluyorsa egzersiz seviyenizi azaltın ya da dinlenin. Egzersiz yaparken konuşabilecek durumda olmalısınız!

(Sabah)

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1579
favori
like
share
Sindy Tarih: 11.06.2007 11:31
ellerine saglik matrakSsS
SU-PERISI Tarih: 11.06.2007 10:30
kalp hastaları için yararlı bir konuya deginmişin eline saglık matrakSsS