davranış şekilleri - davranış stilleri - davranış stilleri ve değerleri


Küçük gruplarda azınlıkların çoğunluk üzerindeki etkileri konusunda Moscovici tarafından geliştirilen bu kavram, etki kaynağının farklı davranış şekillerini ifade etmektedir. Bu kavram, konformite alanındaki araştırmalarda gözlenen ve yönü çoğunluktan azınlığa veya bireye doğru giden etki modelini tersine çeviren, yani azınlıkların da çoğunluğun kanaatlerini, değerlerini ve davranışlarım değiştirebileceğini varsayan bir anlayıştan kaynaklanmaktadır. Bir başka deyişle, burada, etkinin daima bağımlılıkla açıklanamayacağı, yani bağımlının bağımlı olduğu etki kaynağından etkilenmesi şeklinde gerçekleşmediği, bazan da, bağımlılık dışında ortaya çıktığını, örneğin bir kişi veya azınlığın salt davranış stili sayesinde hedef üzerinde etkili olabileceği anlayışı söz konusudur. Davranış stilleri, davranış veya kanaatin retoriğine (yoğunluk, organizasyon, vs.) gönderir; her biri mevcut durumun ve evriminin anlamını ifade eden sözel veya sözel olmayan sembollerin/işaretlerin niyetli bir düzenlemesidir. Davranış stilinin iki yanı vardır: Araçsal ve sembolik yanlar. Davranış stili, araçsal yanında, yargı objesi hakkında; sembolik yanında ise davranış stilinin sahibi hakkında bilgi verir. Davranış stilinin kendi başına bir anlamı yoktur, etkileşim içersinde anlam kazanır. Etkileşim sürecinde taraflardan biri, herhangi bir stili benimseyerek, kendisi ve konu hakkında enformasyon verir; muhatabı ise bunlardan görünür bazı parçaları alarak anlamlandırır. Moscovici, sosyal etki bağlamında çeşitli davranış stillerinden söz etmektedir: Soruna yatırım, özerklik, tutarlılık, denklik/hakkaniyet, katılık gibi. Davranış stilleri, grupta olumlu veya olumsuz tutumlar yaratmak, psikolojik alanları belirlemek ve dikkati belirli öğeler üstüne çekmek suretiyle etkili olurlar. Doğuştancılık (Nativizm)- İnsandaki uzam duygusu hakkında ileri sürülen bir psikoloji nazariyesi; bu nazariyeye göre, uzamın zihnimizde canlanması, her duyumla veya sadece bazı duyumlarla birlikte, kendiliğinden meydana gelen bir olaydır ve zihnin ilk duyumlara dayanarak bir işleme girişmesini gerektirmez. Doğuştancılık özellikle Kant'tan çıkmıştır. Başlıca temsilcileri, Stumpf, Panum, Hering, Müller ve William James'tir. Tam veya kısmen mutlak olabilir. W. James'e göre, bütün duyumlarımız istisnasız olarak hacimlidir. Bazıları yalnız görme ve dokunma duygularında bir ilk ve doğuştan gelme özellik kabul ederler. Bazıları ise, Berkeley, Wundt ve Helmholtz ile birlikte, görsel derinlik algısını, edinilmiş bir özellik sayarlar. Pek küçük çocukların ve kısa bir süre önce göz perdesi ameliyatı geçirmiş doğuştan körlerin cisimlerin biçim ve konumlarını çok kötü algıladıkları belli ise de elimizde, bunların mesafe duyumundan yoksun olduklarını gösteren hiç bir kanıt yoktur. Dijital İletişim- Palo Alto Ekolü'nün kişiler arası iletişimde (kullanılan enformasyonun, kodun ya da işaretlerin türüne göre) ayırdettiği iki iletişim tarzından biridir (diğeri analojik iletişim). Dijital iletişim, bir takım işlemlerle kodlanabilir ve dolayısıyla bilgisayarlara sokulabilir bir özellik taşıyan, objektif, mantıksal bir enformasyonun kullanıldığı iletişimdir. Bu iletişimin dayandığı göstergeler ile anlamları arasında benzerlik ilişkisi yoktur, bunlar arasındaki ilişkiler uzlaşmaya dayanır. Dijital iletişimin objesi, şeyler, yani bir içeriktir (oysa analojik iletişim, ilişkiler hakkında bir iletişimdir). Duyum- Duyum basit ruhi bir olaydır. Alıcı bir duyu organını (beş duyu organı, kaslar, iç organlar) uyaran bir uyartının sinirler yoluyla sinir merkezine itilmesi sonucunda meydana gelir. Duyum nesnel olarak bir reflekstir. Öznel bakımdansa az çok belirgin bir bilincin ortaya çıkması, alınan izlenimin gelişerek bir algı veya bir imaj haline gelmesidir. Duyum dış dünyayı anlama yoludur. İnsanda bulunduğu gibi hayvanda da bulunur. Sinir sisteminin genel kurallarına ve sinirlerin özel gücüne göre oluşur. Ne kadar duyu organı varsa bir o kadar da duyum söz konusudur: görme, işitme, koklama, tatma, dokunma birer duyum olduğu gibi hareket, ısı, acı, haz ve dengeyle ilgili duyumlar da vardır. Psikofiz bilimi, duyum olayının fiziksel uyartılarla ilişkisini inceler.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 347
favori
like
share