kanserden korunmnın yolları - sağlıklı beslenmenin önemi - cep telefonlarına dikkat - elektromanyetik dalgaların zararlarıCEP TELEFONU İLE İLİŞKİNİZİ SINIRLAYIN (Prof. Dr. Selim Şeker – Elektrik ve Elektronik Mühendisi)

► Cep telefonu radyasyonu DNA’ya nasıl zarar veriyor?
Avrupa Komisyonu tarafından finanse edilen REFLEX Projesi bu konuda yapılan araştırmaların en kapsamlısı. Bu proje, GSM cep telefonlarından yayılan radyasyonun insan ve hayvan kültür hücrelerinin DNA’sında hem tek hem de çift sarmalda kırılmalara yol açtığını gösterdi. Günde birkaç saatten uzun süre cep telefonuyla görüşen erkeklerin sperm sayısında, hareketliliğinde ve canlılığında bariz düşüşler olduğunu gösteren birkaç araştırma yapıldı. Günümüze kadar bu konuda baz istasyonlarını inceleyen bir araştırma yapılmadı. Sadece bizden biraz daha uzaktalar diye kesin güvenli olduklarını varsayacak da değiliz. Baz istasyonu bizden yüzlerce metre uzakta olsa dahi biyolojik etkilere sahip radyasyon yayarlar ve bunlardan birinin çok yakınında yaşamak bizi cep telefonuyla konuşmaktan çok daha fazla etkiler. Vücudumuz gündüzleri hareket etmeye, geceleri de dinlenmeye ve kendini onarmaya ayarlı. Mobil iletişiminde gece-gündüz aralıksız yayılan radyasyon, vücudun kendini iyileştirme ihtimalini etkiliyor; belki de bu ihtimali ortadan kaldırıyor. Uzun vadede kronik yorgunluğa ve bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla hastalıklara ve kansere karşı direncin azalmasına sebep oluyor. Hatta, baz istasyonlarına yakın yerlerde oturan insanlarda sık sık birtakım nörolojik sorunlar görülüyor.

VÜCUDUNUZA SÜRDÜĞÜNÜZ ÜRÜNLERE DİKKAT! (Mennan Aysan Kuzanlı – Kimya Mühendisi)

► Özellikle kanserden korunmak için uzak durmamız gereken kimyasallar ve bunları içeren ürünler hangileridir?
Uluslararası Çevre Çalışma Grubu’nun bir çalışmasında insan vücudunda 167 I değişik kimyasal toksik maddeye rastlandı. Bunlardan 76’sı kanserojen, 94’ü i beyin ve sinir sistemi için toksik, 79’u da sakat doğum ve anormal gelişime sebep olacak nitelikte kimyasal toksik maddeler.

► Kişisel bakım için kullandığımız malzemelerde hangi kimyasallar var? Bunlar bizi nasıl etkiliyor?
Cilde ve deriye uygulanan preparatlar, cildin geçirgen özelliği nedeniyle direkt olarak vücudumuza giriyor ve kılcal damarlar vasıtasıyla kan dolaşım sistemine geçebiliyor. İçerdikleri maddeler toksik ve kanserojen ise bunları da bu nedenle vücudumuza almış oluyoruz. Eğer derimiz ve cildimiz geçirgen olmasaydı bu tehlike bu kadar önemli olmazdı. Ancak cildimizce emilen kimyasalların içinde beyin ve sinir sistemi için toksik, 79’u da sakat doğum ve anormal gelişime sebep olacak nitelikte kimyasal toksik maddeler.

► Kişisel bakım için kullandığımız malzemelerde hangi kimyasallar var? Bunlar bizi nasıl etkiliyor?
Cilde ve deriye uygulanan preparatlar, cildin geçirgen özelliği nedeniyle direkt olarak vücudumuza giriyor ve kılcal damarlar vasıtasıyla kan dolaşım sistemine geçebiliyor. İçerdikleri maddeler toksik ve kanserojen ise bunları da bu nedenle vücudumuza almış oluyoruz. Eğer derimiz ve cildimiz geçirgen olmasaydı bu tehlike bu kadar önemli olmazdı. Ancak cildimizce emilen kimyasalların içinde kanserojen ve nörotoksik maddeler, özellikle koku amaçlı katkılarda metilen klorid, toluen, metil etil keton, etilen glikol, benzil klorid gibi değişik toksik kimyasallar bulunabiliyor. Bu binlerce kimyasaldan yüzde 84’ünün insan üzerindeki toksik etkileri test edilmedi. Ürünlerin üzerindeki ‘naturei’ veya ‘yüzde 100 doğal’ ifadeleri içindeki kokuların doğal olduğunu garanti etmiyor. Naturei veya doğal olarak pazarlanan kozmetik ürünlerinin çoğunda bulunan koku maddeleri sentetik oluyor. Günümüzde vücudumuzun en duyarlı, narin bölgelerinde kullandığımız ve uyguladığımız sabun, deodorant, parfüm, diş macunu, kolonya, krem gibi ürünlerin büyük çoğunluğu üreticileri dışında, tarafsız ve güvenli bir kontrol mekanizması tarafından test edilmiyor.

► Kimyasallar yüzünden şu anda risk altında olanlar ne yapmalı?

Kimyasalları, detoks yöntemi ile vücudumuzdan atarak ve yeni toksik maddeleri de vücudumuza almayarak hem kanserden korunabilir hem de varolan hactahnın ilerlemesini engelleyebiliriz.
Maruz kalınan kanser oluşumunu tetikleyebilecek toksik maddeleri, bol miktarda içilecek alkali yapıdaki suyun da yardımıyla vücudumuzdan süpürüp atabiliriz.
A, C ve E vitaminlerinin, çinko ve selenyum gibi minerallerin kanser hücrelerini yok ettiği gibi yeni kanser oluşumlarını da engelleyebildiği; B ve D grubu vitaminlerin tümör oluşumunu engelleyen güçte olduğu; magnezyum ve omega-3 yağının kanser riskini ve metastaz (sıçrama) riskini azalttığı bilimsel birçok çalışmada vurgulanıyor.
Doğal ve çiğ yiyecekler, likopen ve üzüm çekirdeği gibi anti-kanserojen doğal bitki özleri, egzersiz gibi rahatlama teknikleri ve diğer tamamlayıcı tıp uygulamaları günümüzde kanserin önlenmesinde kullanılıyor.

ÇOCUĞUNUZU ALIŞVERİŞ MERKEZİNDE UZUN SÜRE TUTMAYIN (Prof. Dr. M. Alp Özkan – Pediatrik Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı)

► Çocukları, kansere neden olan çevresel faktörlerden olan ‘radyasyon ve elektromanyetik alana maruz kalmak’tan nasıl koruruz?
Tıbbi görüntüleme yöntemlerini çocuklarınıza mümkün olduğunca az uygulatın. Bilgisayarlı tomografi, PET-CT yöntemlerinin endikasyonlarını hekimlerinizle görüşün, gerekirse bir başka görüş daha alın. Ultrasonografi ve manyetik rezonans görüntülemede çocuğunuz radyasyona maruz kalmaz. Bu konuda hekimlerimiz de artık daha duyarlı davranıyor. Cep telefonlarının radyasyonu çocuk beyni tarafından daha derin olarak emiliyor. Çocuklarımıza mümkünse cep telefonu kullandırmayalım. İhtiyaç hallerinde olabildiğince geç yaşta ve az süreli kullanmaları konusunda bilinçlendirelim. Evimizde mümkünse klasik kablolu telefonlardan bulundurup çocuklarımıza onları kullandıralım.

Çocuklarımızı büyük alışveriş merkezlerinde uzun süreli gezdirmeyelim. Bu merkezler yüksek oranlarda elektromanyetik dalga içeren alan haline geliyor. Binlerce cep telefonu taşıyan kişi, mağazalardaki kredi kartı aletleri, cihazlar, telefonlar vb.

Mümkün olduğunca mikrodalga fırın kullanmayalım. Eğer kullanıyorsak çalışma anında çocuğumuzu mutfakta bulundurmayalım ve karşısında durmayalım.

Birçok çocuk televizyonda bilgisayar oyunları oynuyor ve saatlerini bunların çok yakınında geçiriyor. Çocuğumuzu ileri teknoloji ürünü televizyonlarımızın yakınında uzun süreli oturtmayalım.

alıntı

[url]http://www.main-board.com/saglik-genel/803037-kanseri-onleme-receteleri-1-a.html#post5197091[/url]

Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 221
favori
like
share