Acbül Zenb Nedir? Nerededir? Insan da Senede erdigi Kemalatinin iki defa Tohumunu Verir
(Kar©glanin 02 Nisan 2018 Vaazi)

يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ وَيُحْيِي الْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَكَذَلِكَ تُخْرَجُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Yuhricul hayye minel meyyiti ve yuhricul meyyite minel hayyi ve yuhyil arda ba’de mevtihâ, ve kezâlike tuhracûn

Meali :

Allah, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. Ölümünden sonra yeryüzünü diriltir. Siz de (mezarlarınızdan) işte böyle çıkarılacaksınız.

Sadakallahul Aziym RUM Suresi 19. ayet


---oOo---

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Sûra iki üfleme arasında kırk vardır.” Ashâb-ı kirâm:

– Ebû Hüreyre! Kırk gün mü? diye sordular.

– Bir şey diyemem, dedi. Sahâbîler:

– Kırk yıl mı? diye sordular.

– Bir şey diyemem, dedi.

– Kırk ay mı? diye sordular.

– Bir şey diyemem, dedi. (Sonra hadisi şöyle tamamladı) “Acbü’z Zenb dışında insanın bütün bedeni çürüyüp yok olur. Yeniden yaratılma işi kuyruk sokumundan başlar. Sonra Allah Teâlâ gökten bir su indirir, herkes bitkiler gibi yeniden canlanır.”

( Hadis-i Şerif , Buhârî, Tefsîru sûre (39), 3, (78), 1; Müslim, Fiten 28)

--ALINTI--
Hadisimizde yeniden diriliş konusunda çok önemli bir bilgi verilmektedir. Toprak, insanın bütün cesedini yiyip tüketecek, ama Efendimiz’in teşbihiyle, bir hardal tanesi gibi olan (Ahmed İbni Hanbel, Müsned, III, 28) ve dolayısıyla insan bedeninin çekirdeği sayılan acbü’z-zeneb denen kuyruk sokumu çürümeyecektir. Bazı hadislerden öğrendiğimize göre insan acbü’z-zenebden yaratılmıştır; tekrar ondan diriltilip hayat bulacaktır (Müslim, Fiten 142). Kâinattaki her şeyin çürüyüp tükeneceğini, bu sebeple acbü’z-zenebin de çürüyüp yok olacağını söyleyen âlimler vardır. Onlara göre acbü’z-zeneb, uzun süre çürümeden durduğu ve en son çürüyen uzuv olduğu için hiç çürümeyeceğinden bahsedilmiştir.

Acbü’z-zenebin hiç çürümeyeceğinden bahseden hadisler son derece güvenilir ve sağlamdır. Bu hadisleri zâhirî mânalarıyla kabul etmek istemeyenlerin ise hiçbir geçerli delili yoktur. Demek oluyor ki, İsrâfil aleyhisselâm’ın sûra üflemesiyle bu kâinatta var olan her şey yok olup gidecek, bazı rivayetlerde daha açık olarak belirtildiği üzere, kırk yıl sonra gökten bir nevi hayat suyu yağacak ve sûra ikinci defa üflenecek, bu sesi duyan bütün insanlar, bir hardal tanesini andıran kuyruk sokumu kemiğinden bitkiler gibi yeniden diriltileceklerdir.[1]

--ALINTI SONU--

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"

Yolculugumuza başliyoruz :


“Toprak, insanoğlunun "acb" dışındaki bütün cesedini yiyip tüketir. İnsan acb den yaratılmıştır, tekrar ondan meydana getirilecektir.”

( Hadis-i Şerif )

insanda bazı bitkiler gibi, senede iki defa, günahlari ve sevablari ile kazandigi kemalat derecesinin meyvasi olan "Acbül Zenb" denilen, yani "Kara Hardal Tanesi" (yada "Günah Tanesi" ) gibi amma bu ondan biraz büyük, cocuklarin oynadigi bir misket büyüklügünde, siyah ve canli, herşeyi duyan, herşeyi görebilen, konuşabilen, ve sana haberler verebilen canli bir hardal tanesi olan tohumunu, senenin iki baharinda, kyuruk sokumundan tohum olarak verir.Gecen haftaki Tefekkür soruimuzuncevabi budur neydi o sorumuz :

###################################

GEÇEN HAFTANIN TEFEKKÜR SORUSU NEYDi?

Biz öyle bir Allah a iman ediyoruz ki, Herşeyi işiten, ve herşeyi gören, ve herşeydan haberdar olan bir Allah a iman ediyoruz. öyle olunca Allah Türkiye Ankarada ki Ahmet amcanin her halini ve yaptıklarını ve yapacaklarini söylediklerini, ve söyleyeceklerini, duyan, gören, bilen, ve hisseden Allah, Almanyadaki Franz in da yaptıklarını yapacaklarini ve söyledklerini, ayni anda duyup görüp bilip hissdiyor, öyle olunca, peki dünyada herşeyi ayni anda, gören, duyan, bilen, ve hisseden ne var ki, biz ona diyelim ki, Allahin o üc sifati veya ismi, bu tek kimsede toplu tecelli ediyor dilyebilelim. kimdir bu halife? hangi halifesinde, bu üc veya dört isim, ayni anda tecelli ediyor?

###################################

Ve bu tohum büyük hacetin ile tuvaletine karişip topraga gider, ve dogacagi yeni yerindeki cibiliyati olacak olan hayvan ve insana dogru gider, ve bazıları bunu görüp alir, ve 3. gözüm acildi derler, hani afedesiniz "Bu Adam götü ile herkesi görüyor, duyuyor" denir ya işde budur, götünddeki gözü, yani "acbül zenb" manasi "Günah Tohumu" insan tohumu, yani bazıları onu ele gecirir ve gitmesine, Topraga karişmasina müsade etmez, ve artik onu esir edip istedigini yaptirtir" Benim cinim var cünüm var diyenler" ve ücüncü gözüm acildi diyenler. Halbuki kicindakinin gözü ile görüyorda, o onun gözü degil, meyva verdiği cibilliyatı olan, yeni halinde cezami cekecek, yoksa, sefa mi sürecek ise, gidecegi yerdeki yeni versionu olcak olan insanin tohumu olcak olan, hardal tenesi, siyah gögcür, yani muhammedin agzi ile yada arap agzi ile günahlarin tohumu (Hardal Tanesi), yani işde Avrupalilarin keşfettgi Alafranga oturmali tuvalet, bizim o kabul edemedigimiz oturakli tuvaleti yapınca onlar, ilk yaptiklarindaki hastane tuvaletlerinde, düşen hacetin, hemen delige düşmez, ve tuvaletin üst katindaki haznede bekler, sonra kalktiktan sonra, onu hemişire inceler, sonra tuvalet deligine su ile yollarsin,

bu gün caminin ana kavramini yitirdigi gibi, o tuvalette anlamini ve gayesini yitirmiş, ve sanki o sadece oturmak gayesi ile icad oldu zanni ile, tuvalete yani kanala akan delik, hacetin hemen kicindan düşünce, suyun icine düşcek vaziyette ki hali ile yeni hale dönüştürülmüş degiştirilmiş, ve gayesine hizmet etmemekde. amma işde halen Avusturyadaki hastanelerde dişki kültürü analizi yapailabilmesi için hastanenin her katinda, bir adet bu işi bilen bir hemşirenin bildigi, ve ona bakip anlayabilcek egitimdeki bir hemşirenin bildigi, bir adet WC bu orjinal old versiondadir. Bu orjinal alafranga tuvaletler kullanilip, hasta hacetini yapar, ve o hacet suya aldirlmamiş vaziyette durur, ve sonra önemli bakilmasi gereken hastalarin o hacetine, yetkili hemşire gider bakar, sonra suya aldirilir. yoksa bu alfranga tuvalette gaye oturmak degildir ilk keşfedilme amaci. Bunu keşefeden ecnebileri görünce, ve gaye ve amaci da bilinmeyince, bizimkiler afedisin "sictigin hacete "Büyük Hacetine" bakilmaz fetvasi verirken, bunu yani Acbül Zenbi farkeden gavur dediklerin, işde o tohumun tuvalete karişmasini önlemek için, oturakli tuvalet ile ve hacetin daha kanalizasyona karişmadan, onun icinden, o tohumu alabilmek için, yada neye ermiş, yada ne hastasi olmuş bakabilmek için, atmi eşekmi ne bu adam bakabilmek için, işde alafranga tuvaleti icad etmiş, o aslinda oturmak için degil ,asli ise acbül zenbi ele gecirmek içindir, yoksa o topraga yani bugünün kanalizasyonuna karişir gider, amma hakmi bu, onu "Acbül Zenbi" mahpus etmek, esire etmek, topraga karişmasina müsade etmemek, hakmdir, adaletmidir? hayir degil, amma bazıları işde bunu, aynen kuran ayetlerini kötü yol olan, sihir büyü için kullandiklari gibi, bu tohumuda mahpus ve esir edip "benim cinim var" diyenler, ananın ... a var, ne cini mini, işde o hardali mahpus ve esir edip, onunla görür, duyar, ve ondan haber alir. ve dünyada hersene iki defa ilkbahar vardır bizde ilkbahar olur, aşagida, Afrika ve Brezilya ve Avustralya gibi alttakilerde sonbahar olur, ve bizde sonbahar oluncada, onlarda ilk bahar olur, böylece dünyada senede iki defa ilk bahar, iki defa sonbahar,.... olur, öyle olunca, Allah bu dünyaya koydugu bu kurali, kuşlara koymuş ve göcmen kuşlar, senede iki baharda, iki defa yavru cikarir, ve iki döl verir, insanda işde günahlari ve sevablari sebebiyle erdigi cibilliyatin mevsimi olan tohumu, mevsiminde, o kara hardal tohumu olarak kuyruk sokumundan, kopup hacetine karişmiş olarak tohum verir, amma siz siz olun, onu ve onlari mahpus edip, esir edip kullanmayin, bu sizin sonraniz için, çok kötü sonuclar meydana getirir, amma, inceleyecek bilim adamlari için, bazilarina bakmak, incelemek, ve bunun hak ve gercek odugunu, Allah in yeniden yaratma işleminide bu tohumdan yaptığını bilmesi, ve herkesin ögremesi için yegdir. amma dedimya onlari esir etmeyiniz. " Dikat matrix filimindeki insan tarlalarini hatirlayiverin, neydi o tarlalar, ve insan tohumlari, bilirmisiniz, ve sonunda kanala karişan tohumlar, gavurun bulupda, amma hikmetini bilemedigi yer."
---------oOo-------------------
onlar yatak elbisleri ile namaza durarlar
10 - Kılıksız bir halde, kirli iş elbisesi içinde veya başkasının yanına çıkamayacağı bir kıyafetle namaza durmak. Hz. Ömer (ra) kirden sakınılmayan hizmet elbisesi ile namaz kılmakta olan bir kimseyi görünce ona hitaben: "Seni bâzı kimselere göndersem bu elbise ile gider misin?" diye sormuş; o da, "Hayır" deyince: "Cenâb-ı Hak, kendisi için süslenilmeğe en lâyık olandır" buyurmuştur.

Namazda müstehab olan mu'tad elbisedir. Yani başkasının yanına da giyilerek çıkılabilen elbisedir. Gecelik ve pijamalar, evde giyilen mu'tad elbiseler olduğuna göre, onunla namaz câiz olur. Fakat evlâ olan pijama ve geceliklerle namaz kılmamaktır. Çünkü temiz olmama ihtimali mevcuttur.

11 - Kısa kollu elbise ile namaza durmak. Kolları dirseklere kadar sıvalı, lâubali bir vaziyette namaza durmak da mekruhtur.

يَا بَنِي آدَمَ خُذُواْ زِينَتَكُمْ عِندَ كُلِّ مَسْجِدٍ وكُلُواْ وَاشْرَبُواْ وَلاَ تُسْرِفُواْ إِنَّهُ لاَ يُحِبُّ الْمُسْرِفِينَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Yâ benî âdeme huzû zînetekum inde kulli mescidin ve kulû veşrebû ve lâ tusrifû, innehu lâ yuhıbbul musrifîn

Meali :

Ey Âdemoğulları! Her secde ettiğinizde (Namaz Kildiğinizda) ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.

(Sadakallahul Aziym A'RAF Suresi 31. ayet)

Bir hadis-i şerifte de buyuruluyor ki:

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

(Namaz kılarken en iyi elbisenizi giyinin. Allahü teâlâ, kendisi için ziynetlenmeye, süslenmeye en layık olandır.)

( Hadis-i Şerif ,Beyheki)


Gecen haftadan kalan vaazin devami

"Cehennemliker demir olma makamina ererler" , den kasit yani mesele senin evinin tenceresi olma şerefine ermiş amma, haala azabi bitmemiş, günde iki defa, üc defa ocagin üstüne sürülüp, cehhennem azabi tatdirilmakda.
yine senin evin caydanligi olmuş günde 5 defa ocagin üstüne sürülüp, cehhennem azabi tatdirilmakda.
ya birr de mahellnin kahvehanesinin cay semaveri olduysa, günde kac defa ateşe sürülüyor yada ateşden hic inmiyor.

-----------oOo----------------

إِنَّ الَّذِينَ كَذَّبُواْ بِآيَاتِنَا وَاسْتَكْبَرُواْ عَنْهَا لاَ تُفَتَّحُ لَهُمْ أَبْوَابُ السَّمَاء وَلاَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتَّى يَلِجَ الْجَمَلُ فِي سَمِّ الْخِيَاطِ وَكَذَلِكَ نَجْزِي الْمُجْرِمِينَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

İnnellezîne kezzebû bi âyâtinâ vestekberû anhâ lâ tufettehu lehum ebvâbus semâi ve lâ yedhulûnel cennete hattâ yelicel cemelu fî semmil hiyât(hiyâti) ve kezâlike neczîl mucrimîn

Meali :

Âyetlerimizi yalanlayanlar ve o âyetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden geçinceye kadar cennete de giremezler! Biz suçluları işte böyle cezalandırırız.

(Sadakallahul Aziym A'RAF Suresi 40. ayet)


"deve igneinin deliginden gecesiye kadar yancaksaniz" ayeti ile yani deve ignenin deliginden nasıl gecer, yine deve yünü olupda, devenin yününün igneden gecip örüldügü cübbe oldugu kazak oldugu döneme kadar yanacaksiniz demekdir, ne zamani biliyoruz diyorki muhammedin veysel verdiği cübbe deve yünündendi yani en yakin dönem taa yaklaşik muhammed vaktine kadar yancaksiniz dmek gibi yasda odnan dah önce igen ile ve örmenin keşfoldugu yada dokumanin keşfoldugu zamana kadar yanacaklar, yani cennte giremeyecekler, cezalari o kadar uzun zaman sürecek.
sonra toprakdan çıkıp deve olrak dogmak yani devenin yedigi ot olup, yada annesidnen icdig süt olcaksiniz, sonra o süt ile deve yünü olcaksiniz, sonrada örülüp kazak olcaksiniz cübbe olcaksiniz, yani öyle olunca, igne ile örgününün keşfedildgi zamana kadar yanmak vay Allahim vay yani.

Kadının Kalktığı Yere, O Yer Soğumadan, hemen Oturmak Caiz Midir?

"Kadının Kalktığı Yere, O Yer Soğumadan hemen Oturmayın, oraya şeytan oturur."

( Hadis-i Şerif )

Eğer oturursan, vesvese ehli kimse olur cikarsin, artik senin kulagina o gün, şeytan fisildar durur, sende onun sözünü tutan cocugu olursun.
bu hadisdir, itiraz edeni rabbim o hastaliga dücar etsinde, o hadisin hak olduğunu bizatihi hakkal yakin tadarak bilsin ögrensin.

ve yine "yabanci bir kadinla,evlenmek helal olan yabanci bir kadinla, tenhalaşmayin."
( Hadis-i Şerif )

Bu bir Hadisi şeriftir, bunun hadis olduğunu itaraz edeni, rabbim onun zaraina dücar etsinde, hakkal yakin biztatihi tadarak anlasin, amma çok gec olacak bu ikisnin hak olduğunu anladigi zaman, o hastalliga veya belaya dücar olmuş olcak.

----oOo-------------
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Cennet halkı kıyamet günü Âdem’in suretinde, otuz üç yaşında, bıyıklı, bedenleri kılsız ve karagözlü bir sima hâlinde haşr edilirler. Sonra cennette bulunan bir ağacın yanına götürülürler ve ondan elbise giyinirler, artık ne elbiseleri eskir ve ne de gençlikleri kaybolur.”

( Hadis-i Şerif ,Kenzu’l-Ummal, H. No: 39383)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“(Ruh üflenmiş) bir düşükten bir pirifâniye kadar (cennetlik olan) her kes otuz üç yaşında, Âdem’in suretinde, Yusuf’un güzelliğinde, Eyyub’un ahlakında bıyıklı, bedenleri kılsız ve karagözlü bir simayla haşr edilirler.”

( Hadis-i Şerif , H. No: 39384)

####ALINTI#####
“Âlimler, dünya kadınlarının cennette bir yaşta olacaklarını, Hurilerin ise büyük-küçük (nefislerin arzu ettiği şekilde) çeşitli yaşlarda olacaklarını söylemişlerdir."

"Nebe sûresinde cennetliklere ihsan edilen nimetlerden bahsedilirken de cennet hurilerine atıfta bulunularak “ve kevâibe etrâbâ” buyrulmaktadır. Bu âyetteki “kevâib” gençliğin en ilk ve en güzel dönemini ifade etmekte olup, ergenliğinin ilk demlerindeki genç kızlar demektir. “Etrâben” ifadesi ise aynı yaşta (yaşıt) manasındadır.” (Muhtasaru Tezkireti’l-Kurtubî, s. 101)[2]
Peygamberimiz (s.a.v.) hadislerinde hicri yüzyıl başı olan Hicri 1400’de zuhur edecek olan; en büyük müceddid, kutb-u azam ve en büyük veli olan Hz. Mehdi (a.s.)’ın gelişini haber veren çok belirgin olayların varlığından bahsetmiştir. Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen tüm bu alametlerin, içinde yaşadığımız Hicri 1400’lerde ardı ardına gerçekleşiyor olması, Hz. Mehdi (as)'ın çıkış döneminde olduğumuzu göstermesi açısından son derece önemlidir.
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

Kıyamet alametleri birbirini takiben meydana gelir. Bir dizideki boncukların artarda kopması gibi.

( Hadis-i Şerif , Ramuz-El Ehadis, 277/6; Camiü's-Sagir, 3/167)

Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadislerle bildirdiği ahir zamanda gerçekleşecek bu olaylar adeta birer zaman belirleyicisidirler ve aşamalı zamanları temsil etmektedirler. Bu yönleriyle; ahir zaman olaylarının bütünü bir saat gibidir ve Hz. Mehdi (a.s.)’ın zuhurunu müjdeleyen olaylar, tüm safhalarıyla bu saat üzerinde aşama aşama mevcuttur. Öyle ki, bizim bu saate yani olayların akış sırasına bakarak ahir zamanın neresinde olduğumuzu tesbit etmemiz de söz konusu olmaktadır. Hatta yine Peygamberimiz (s.a.v.)’in ahir zaman ile ilgili bu hadislerine bakarak gelecekte olacak olaylar hakkında fikir sahibi olmamız da Allah'ın izniyle mümkündür. [3]

####ALINTI SONU #####

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Alametlerin birbiri arkasından gelmesi, aynı ipte dizili incilerin peş peşe dökülmesi gibidir.”

( Hadis-i Şerif , İbni Hibban Sahih 1883, Mecmau’z-Zevaid 7/331, Taberani Mucemu’l-Evsat, Albani Sahihu’l-Cami 3227)


Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Alametler ipte dizili inci gibidir. Eğer ip koparsa (ilk alamet görülürse) hepsi tek tek dökülür.”

( Hadis-i Şerif ,Ahmed 2/220 No 7040, Mecmau’z-Zevaid 7/321)

Cennetlikler 30 yaşinda yada 33 yaşinda olacaklar, yani önce genciligin sirri cözülmeli cünkü : Kiyamet alametleri tesbihin taneleri gibi, ardi ardinca gelecek hadisi ve mesela Eğer kazak örmeye yada, bir işe başlanmasi gereken yerden başlanirsa sonuca varilir, kazak ortadan örülmeye başlanmayacagi gibi,
ölümün caresini bulmak icinde, önce genciligin sirrini cözmekden başlamak gerekiyor, yanliş yerden başlayan, sittin sene bunu bulamaz yanlişdir, labirent yanliş, Eğer gencilgin sirrindan başlanirsa, ardina ölümün sirrida cözülür, ölüm ödürülür velhasil kelam.

şeytan imani calarmi, ölüm aninda gelirmi?

ve kaderde insanin anne karninda, şakilerden veya saidlerden olmasi yazilir diye bir durum olabilirmi, ve o zaman bütün ömür bir seneryodan ibaret olmazmi? Eğer sonunda olacak olan olur demek olur bu.
Böyle bir durumda, peki bir ömür iyi amelleri işleyipde sonra imansiz gitmek diye bir durumda var, Allah böyle bir adaletsizilik yaparmi demek gelir soru olarak?

Cevap

Burada adaletsizligi yapan Allah degil, o kulun bilincsizligi, iyi ile kötüyü ayirt edememesi ve farkinda olmayiş.

ve mesal emekli olmuş bir ihtiyari, yahut normal genc bir insani, tam ayligini avm edeki otamattan cekip evine gidecekken, yolda bütün aylgini (parasini) calan bir HIRSIZ için, burada adaleti Allah dami arayacagiz, haşa Allah adil davranmadi, bu adam bir ay terledi yoruldu, calişdi, "bu revamiydi" diyecegimiz binlerce olay var.
amma burada adaletsizligi yapan şeytan aleyhillane, ve o hirsiza verdgi ve yükledigi misyon ile, o parayi caldirdi, ve o adamin ne zorlukla parayi kazandigi, o hirsizin umurunda degil, burada onun derdi adalette degil, kendi rizkini kazanmak onun derdi, ve bu rizkini kazanmak yöntem ve yolunuda, asalaklik olarak secmiş, hazira konma kazanilmiş paralari calma yolunu kendine benimsemiş.
Peki binler ayni yöntemi kullanan hayvan ve insan var, başkalarinin siritindan gecinmek, ve Allah bazilarinada, bunu cibilliyat olarak vermiş, pire, bit, zecken birinin sacindan yada vücudundan beslenir, onun riziki calişip kazanmak diye bir derdi yokdur ki, biner birinin sacina yada koynuna, onu yer durur ayni böyle inslardan da, zengin bir adama, yada kadina yapişan keneler vardır, ondan otlanir durur, ta öldrülesiye kadar, derdi de adalet falan degildir.onun yaptigi ona göre adildir enayileri soymak yegdir hani adam der ya "Gavurdan yada domuzdan kil koparmak sevapdir" ahlaki yani.
öyleyse Allah akilsizligi kabul etmez,

أَفَلاَ تَعْقِلُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

e fe lâ ta’kılûn

Meali :

siz hiç aklınızı kullanmaz mısınız? yada haala akletmezmisiniz.

(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 44. ayetten pasaj)

يُؤتِي الْحِكْمَةَ مَن يَشَاء وَمَن يُؤْتَ الْحِكْمَةَ فَقَدْ أُوتِيَ خَيْرًا كَثِيرًا وَمَا يَذَّكَّرُ إِلاَّ أُوْلُواْ الأَلْبَابِ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Yu’til hikmete men yeşâu, ve men yu’tel hikmete fe kad ûtiye hayran kesîrâ(kesîren), ve mâ yezzekkeru illâ ulûl elbâb

Meali :

Allah, hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse, şüphesiz ona çokça hayır verilmiş demektir. Bunu ancak akıl sahipleri anlar.

(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 269. ayet)

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَتَّخِذُواْ بِطَانَةً مِّن دُونِكُمْ لاَ يَأْلُونَكُمْ خَبَالاً وَدُّواْ مَا عَنِتُّمْ قَدْ بَدَتِ الْبَغْضَاء مِنْ أَفْوَاهِهِمْ وَمَا تُخْفِي صُدُورُهُمْ أَكْبَرُ قَدْ بَيَّنَّا لَكُمُ الآيَاتِ إِن كُنتُمْ تَعْقِلُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tettehızû bitâneten min dûnikum lâ ye’lûnekum habâlâ(habâlen), veddû mâ anittum, kad bedetil bagdâu min efvâhihim, ve mâ tuhfî sudûruhum ekber(ekberu), kad beyyennâ lekumul âyâti in kuntum ta’kılûn

Meali :

Ey iman edenler! Sizden olmayanlardan hiçbir sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların kinleri konuşmalarından apaçık ortaya çıkmıştır. Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür. Eğer düşünürseniz size âyetleri açıkladık.

(Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN Suresi 118. ayet)

Allah, Aklinizi kullanin, tedbirinizi alin, dostu düşmani, hatta Allahin düşmanin düşman dostunu dost bil der

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَتَّخِذُواْ الَّذِينَ اتَّخَذُواْ دِينَكُمْ هُزُوًا وَلَعِبًا مِّنَ الَّذِينَ أُوتُواْ الْكِتَابَ مِن قَبْلِكُمْ وَالْكُفَّارَ أَوْلِيَاء وَاتَّقُواْ اللّهَ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tettehızûllezînettehazû dînekum huzuven ve leiben min ellezîne ûtûl kitâbe min kablikum vel kuffâra evliyâe, vettekûllâhe in kuntum mu’minîn

Meali :

Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alaya alıp oyuncak edinenleri ve öteki kâfirleri dost edinmeyin. Eğer mü’minler iseniz Allah’a karşı gelmekten sakının.

(Sadakallahul Aziym MAİDE Suresi 57. ayet)

Yani Yanliş kimselerle dost olursan senin, fabrikandan aşirir calar, yine senin malindan calar, senin devletinden vergi kacirir clar cirpar hakisz yere kullanır devlet malini, yani sen ekle bunun devamini da, o olayda Allah adaletsizlik etmiyor amma.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ وَكُونُواْ مَعَ الصَّادِقِينَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekûllâhe ve kûnû meas sâdikîn.

Meali :

Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun.

(Sadakallahul Aziym TEVBE Suresi 119. ayet)

Bir nehire, bir yerden bir pislik karişirsa, bu nehiri pislese, yani mesela zehirli fabrika atigi aksa, bu nehirin tamami kirli olur, o zaman o nehirdeki balikda zehirli olur su da icme suyu haline geciyorsa, o icmeyi suyuda zehirli olur, o yüzden bu nehirin temizlenebilimesi için, ancak bu zehirin kariştigi yeri bulup, o zehirli atik karişmamasi için önlem almak gerekir.
ve öyle olunca peki o zehir karişmiş su ne olacak, biz önünü gerdik, önlem aldikda, amma bin ler metreküp su, şifa yerine zehirli oldu,
onuda ancak yeniden arindirmak ile temiz hale getirebiliriz, işde burada arindirma işlemi için iyi ile kötüyü ayiran bir elek lazim, ve senin yada, o amcanin ayligina bir yerden haram mal karişdi ise, o parayla o adamin evindeki mümin bir kadinin, veya cocugun bogazina girmemsi, zehir olmamasi için, belkide bu paranin o eve girmemesi lazim degilmi, o yüzden, belki Allah, daha bu parayi, o cocuga kadina zehir olmadan, günah haline almadan, önlemini aldi ve bir tilkisini gönderdi ve o hirsiza o parayi caldirdiki, o zehirli su ,yada para o eve varamadi degilmi, yani cooook uzun HIZIR meselesidir bunlar, ve Nisan ayina girdik nisandan sonra MAYIS hedefde MAYIS ve HIZIRA dogru yelkan acitik, hadra yani HIZIR, yeşil ve yeşillik mevsimi, Rabbim Dogamizi ve dünyamizi öldükden sonra yeniden velkbeas eden Allah, HIZIRI ve nisan yagmurlari ile diriltsin inşallah, o yüzden bu vaazimizin konu resimi yeşil renkli hadzra yani yeşil ve HIZIRI cagirmak için ki, yürüyevrsinde her yemyeşil olsun inşallah.

acbül zenb meselesinde işde meyva veren insanin, demiri agir gelince kazandigi yeni cibilliyatinindaki cani ve ruhu olcak can, onun derine gidecegi, yoksa dişa çıkıp rahatmi kazanacagi ondaki yazilim ile belli, günah insani cehenneme sokacak ise, o zaman günah bedende nerede toplanir, ve nedir nasıl bir haldedir, fiziki boyutu nedir, acbül zenb yani günahlarinin meyvasi demek o mudur. iman nedir, çok agirmiş dünyayı bir kefeye koysan, imani diğer kefeye koysan yada kelimei tevihid koysan, kelimei tevhid daha agir, yani iman daha agir, amma iman dibe degil agriligi ile yukarı cikariyor insani, oysa günah da agir o ise dibe cöktürüyor insani ve magmaya ateşe maruz birakiyor.

#####ALINTI####

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
(La ilahe illallah Muhammedün Resulullah) demek pek kolay, değeri ise çok yüksektir. İmam-ı Rabbani hazretleri, (Bu öyle bir kelime ki, bunu terazinin bir kefesine koysalar, öteki kefesine de yedi kat yerler, yedi kat gökler dolusu günah koysalar, bu kefe ağır gelir) buyuruyor.

İmanı olanı ateş yakmaz. Çünkü Kelime-i tevhid onu korur. Asırlarca, imansızlar bu kelimeyi söylememek için öldüler, Cehenneme gittiler. Müslümanlar da bu kelimeyi söyletmek için şehit oldular, Cennete gittiler. Fark sadece budur, yani bir Kelime-i şehadet hakkı bâtıldan ayırıyor. Asırlardır Müslümanlarla kâfirler arasındaki savaşların sebebi sadece budur.

Bu Kelime-i tevhidi ihlasla söylemeyi yani buna iman etmeyi Allahü teâlâ kime nasip etmişse, bu dünyada ondan daha zengin, daha mutlu, daha bahtiyar hiç kimse olamaz. Onun için bunu söylemeyi Cenab-ı Hak kime nasip etmişse, kul bundan daha iyi ne ister ki? Çünkü Allahü teâlâ en kıymetlisini verdi. Bundan daha kıymetlisi yoktur.

Allahü teâlâya hamd olsun ki, bu Kelime-i tevhide inanmayı ve onu söylemeyi bize nasip etmiş. Mesela Peygamber efendimizi gördükleri hâlde, Ebu Cehil, Ebu Leheb, Kelime-i tevhidi söylemedi. Ama Hazret-i Ebu Bekir ve diğer Eshab-ı kiram söyledi. Bu iş şaka değildir. Cennet ve Cehennem söz konusudur. Söyleyen Cennete, söylemeyen Cehenneme gider. Onun için her fırsatta Kelime-i tevhid söylemelidir.[4]

#########ALINTI SONU ##########

Biz diyoruz ki bu beden bu dünyada ceza cekiyor ve yanyor dedik, öyle deyince birileri dediki firavunun cesedi "British Museum" da duruyor ve her gün öyle ateşe falanda sürülmüyor diyor, işde burada o onun meyva verdiği acbül zenblerini, günahanin meyvlarini hesaba katmiyor, o kazandiklari hali ile nerde meyva verdi, insanmi oldun hayvanmi oldun demir mi oldu, tenekemi oldu demiyor, o onun son halini ele aliyor sadece.

o zaman ceza cekecek olan firavnun cesedinin müzede olmasi onun cehenneme girmeycegini göstermez,
aynen "köpek ve resimi giren eve, melek girmez." hadisi ile amel eden bir kafir, alir evine bir köpek, yada asar duvarina bir köpek resimi, ve o evdede her halti gever, her günahi işler, yani artik onu kaydetcek melek yok ya o evde, günahda yazilmaz ona degilmi o zaman, yani bu din ahmaklik degil kardeşim bazı olalarain youmuda yine bir bir hadisin sihhati de akla ve mantiga aykiri oluşu ilede yanliş oldugu anlaşilabilir, çok kurnaz bir insanda uydurmuş olsa, bir yerinden, ya akla, ya mantiga, ya dine kurana uymaz ki, yanliş oldugu belli oluverir yani.

Bir agac senede iki defa meyva verirmi, insan iki meyva verir, yani kuşlar, göcmen kuşlar, bu bahar bizde yavru veirir, sonra gider bizde sonbahar iken, afirikada bahar olur, bir yavurda afirkda verir.
öyle olunca o kuşlarin ciblilyati olan bu hal isanda sene de iki defa meyva yani acbül zenb dogurur, ve onun kazndigi hali, ameli, onun icindedir, ve o hali ile, yani can bulup ceza yada, cennetlik olacagi o hali iledir, sen görmedin mi agaclar her sene meya verirken, bir meya yendi can oldu, diğer meyva damizlik tohumluga ayrildi, biride dalinda cürüdü yada vardığı evde cürüdü, peki sen hangi meyva ve can olacaksin, nerede biteceksin biliyormusun, o firavunda elbet canli iken kazandigi ameli ile meyva oldu , acbül zenb verdi, agac hersene aldığı yeni su ile yeni meyva vermiyormu, insan da yedigi gidalar, icitigi su, ve birde onlarla ettigi fiil ve ameli ile, nasıl olurda her sene yaptigi amelinin hasatini almsin, yani öyle olunca, haşr ve hesap her sene bir mevsim hasat oldugu gibi, ve dünyada dört mevsim var ve, hersene dört mevsim, yeniden yeniden yaşaniyor, o zaman, her senenin ramazini müslüman ve müminlerin hasat mevsimi demedimi muhammed
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

Ey insanlar! Size büyük bir ay belirmiştir. Bu ay, mübarek bir aydır. İçinde bin aydan daha hayırlı olan bir gecenin bulunduğu bir aydır. Allah ayda oruç tutmayı farz kıldı ve gecesini de nafile ibadetlerle değerlendirmenizi istemiştir.

Kim bu ayda hayırlı bir hasletle/özellikle Allah’a yaklaşırsa (o hasleti vesile kılarsa), bu ayın dışında farzı yerine getiren kişi gibi olur. Kim bu ayda bir farzı yerine getirirse, bu ayın dışında yetmiş farzı yerine getirmiş kimse gibi olur.

Bu ay, sabır ayıdır. Sabrın sevabı ise, cennettir. Bu ay, hayır ve iyilik ayıdır, müminin rızkının arttığı bir aydır.

Kim bu ayda bir oruçluyu iftar ettirirse, bu onun günahlarının affına, cehennem ateşinden kurtuluşuna vesile olur ve oruçlunun sevabında hiçbir azalma olmaksızın aynısı onun için de olur.

(Sahabiler) dediler ki:

- Hepimiz oruçluya iftar ettirecek bir şeyler bulamayabiliriz?

Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdu ki:

- Allah, bu sevabı, oruçluyu bir hurma ile veya bir yudum su ile ya da bir yudum süt ile iftar ettiren kimse için de verecektir.

Bu ayın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden kurtuluştur.

Kim kölesinin/hizmetçisinin yükünü hafifletirse Allah da onu cehennemden azat eder.

Bu ayda dört hasleti çoğaltın: Bunlardan iki tanesiyle Rabbinizi razı edersiniz, iki tanesine de ihtiyacınız vardır.

Rabbinizi razı edeceğiniz iki haslet: Allah’tan başka ilah olmadığına şahitlik etmeniz ve ondan af dilemeniz (istiğfar etmeniz)dir.

Hep muhtaç olduğunuz iki haslet ise, Allah’tan cenneti istersiniz ve cehennemden O’na sığınırsınız.

Kim bu ayda bir oruçluyu doyurursa, Allah da ona benim havzımdan bir yudum içirir ki, artık o, cennete girinceye kadar bir daha susamaz.

( Hadis-i Şerif , İbn-i Huzeyme, Sahih; Beyhaki, Şuabu’l-İman, 5/223; es-Saati, el-Fethu'r-Rabbânî, 9/233; el-Hindi, Kenzu'l-Ummal, 8/477)

Peki Raamazan ayi insanin ömründe bir defami, hayir her sen yeni rmazan geliyor yeni hasat mevsimi, peki o zaman senin meyvanda hersene ramazanda hasat olabilir olmayabilir,amma, mesele portakalliga eren birnin hasat mevsimi kişa yakinken, amma kirazin hasat mevsimi ilkbahar degilmi, kirazligaa eren biri ile, ayvaliga eren birnin acbül zenb verme mevsimi farkli zaman araligindadir, senin kazandigin yeni halin demirlik ise demirlige erdin ise cezayaa müstehak oldun demekdir, sanki bugday olunca hemen cennetmi var? degmen, var firin var, varda var,..... yok elma ise bugday isen nimet oldun cana erdin, demir celik isen cehenneme erdin.


Yeni ölen birinin ilk gecesinde, onu sorgu sual etmek için gelen "Münker Nekir" denen Melekler, dört beş soru ile, o insanin, cennete cehenneme gidecegine karar veriyor olurmu, bu sorularda.....o zaman degil mahşerde sorulcak deniyor?

Adam öldü ve beyin ölümü henüz gercekleşmedi daha, adam bedenine yaşiyor ama, rüyada görüyor gibi görüyor duyuyor hala, ama kolunu hareket ettiremiyor, artik yine cevap veremiyor, dudagini dilini kaynaştiramaiyor artik, amma beyin öllmedi henüz, amma adam öldü, yani öldükden sonra kabire girip, münker nekirin sorgusuna kadar gecen meseleside, beyin ölümü olmasi için, adamin fişini artik münker nekir tamamen bendenden cekmesi demek yani, bedeninden artik onu tamamen koparmasi demek, ama işde iyi ruh, ve habis ruh burada devrede , cennet cehennem burda devrede.
amma münker nekirin sualine gelince : gümrükden gecerken, seni iki saat mülakatta tutmazlar, arananlar listesinde varmisin, yokmusun, bir ona bakilir, birde vizen varmi, ismin ne, resimine bakilir, sen omusun, milletin nedir ona bakilir, Türkmüsün alamanmsisin, vatandaşmisin yani o devletin vatandaşimisin, yoksa yabancimsin degilmisin, yani kac tane soru ve sorun var ona göre, o devlete gececegine veya gecemeyecegine karar verilir, öyleyse, münker Nekir de bu önemli sorular ile işde, o kimsenin cehemen yada cennete gececegi belli olur, önce namazdan sorulur cevap verebilirse namazdan gecerse diğer sorularida cevaplar deniyor.

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Kıyâmette kulun ilk sorguya çekileceği ibâdet namazdır. Namaz düzgün ise, diğer ameller kabûl edilir. Namaz düzgün değilse, hiçbir amel kabûl edilmez”

( Hadis-i Şerif ,Taberani)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Ölü mezara konulur. Salih kişi kabrinde endişesiz ve korkusuz oturtulur. Sonra ona;

“Rabbin kim?” diye sorarlar. O:
“Rabbim Allah’tır.” diye cevap verir. Melekler:
“Dinin nedir?” diye sorarlar. O:
“Dinim İslam’dır” diye cevap verir. Melekler:
“Size gönderilen şu kimse (Muhammed (s.a.v) kimdir, onun hakkında ne diyorsun?” diye sorarlar. O:
“O, Allah’ın peygamberidir.” diye cevap verir. Melekler:
“Amelin nedir?” diye sorarlar. O:
“Allah’ın kitabını okudum, ona inandım, içindekileri tasdik ettim.” diye cevap verir. Bunun üzerine, gökten bir münadi şöyle seslenir:
“Kulum doğru söyledi. Ona Cennet’ten güzel düşekler hazırlayan, rahat ettirin, kendisine Cennet elbiseleri giydirin. Onun için Cennet’e bakan bir kapı açın.” denir.
“Kulumun kitabını (ismini ve amelini) “illiyyin”e yazın ve sonra onu bedeninin olduğu yeryüzüne götürün.” buyurur. Ruh bedenle kabirde buluşur.

“Ayetlerimizi yalanlayıp da onlara karşı kibirlenen ve imana yanaşmayanlar var ya, onlara gök kapıları açılmayacak ve onlar, deve iğnenin deliğinden geçmedikçe Cennet’e giremeyeceklerdir. Biz suçluları işte böyle cezalandırırız.”( A’raf, 40.) Efendimiz (s.a.v) bu ölünün halini anlatmaya şöyle devam etti:
“Yüce Allah meleklerine: “Onun kitabını yerin en alt tabakasındaki “Siccîn”e=Cehennem’liklerin isim ve amellerinin yazıldığı deftere yazın.” emrini verir. Ruhu şiddetli bir şekilde atılır. Ruh bedenle kabirde buluşur. Yanına iki melek gelir, onu oturturlar. Kendisine:
“Rabbin kimdir?” diye sorarlar. O:
“Ne! Ne! Bilmiyorum!” diye cevap verir. Melekler:
“Dinin nedir?” diye sorarlar. O:
“Ne! Ne! Bilmiyorum!” diye cevap verir. Melekler:
“(Hz. Muhammed’i (a.s) kasdederek): Şu size gönderilen şahıs hakkında ne diyorsun? diye sorarlar: O:
“Ha, ha! Bilmiyorum” diye cevap verir. Bu arada semadan bir münadi şöyle seslenir:
“Hep yalanladı. Ona ateşten bir döşek serin. Kendisi için Cehennem’e açılan bir kapı açın.” denir. Hepsi yapılır, Açılan kapıdan kabrine Cehennemin sıcaklığı ve zehirli alevleri ulaşır. Kabir onu öyle bir sıkar ki, kaburga kemikleri biribirine geçer

( Hadis-i Şerif ,Ahmed, Müsned, III, 3; IV, 287; Ebu Davud, No: 4753; Hakim, Müstedrek, l, 37-40; Acurri, eş-Şeriatu, No: 879)

Öyle olunca artik onun cennete gecmesi demek, artik iyilerin diyarina gececegini gösterir, ama sıkıntı varsa meselee gümrükten gecmek isteyen kacakcı ise, ve o listede ismi varsa, tutuklarlar, bunu hapse atarlar degilmi, yani burda münker nekir ne diye inkar ediliyor ki?

Eğer cennet cehennem halen hazirda mevcut degilse, Alllah nerden biliyorda cennetlikler derki, cennetlikler, icerki, yerki, diyor, bunlar masalmi be azizim. yikne muhammede miracda cennet diye neresi gösterildi o zaman, cehennemlikler, hangi olmayan cehennemde gösterildi degilmi?
Bunlar onlar için varsayimlar mi azizim, yoksa halen hazir vaziyette var mi onlar ve cehennemlikler ceza, berikilerda sefami sürüyor?

Bir insanin bilgileri DNA si ile, anasindan babasindan cocuga gefühl olarak yani duygu olarak beynini oluştururken geciyormu? geciyor annenin Babanın ruh hali, o cocugun ruhun yada duygularini yani ahfa cakrasini oluşturuyor, psikopatmi olacak, mutlu ve imanlimi olacak, onlari oluşturuyor diyor bilim adamlari, o zaman, sen annenden babandan, senin bedenine gecerek, annen baban iki alem sen başka alemsin, seni onlar dogurdu , dogurttu ise, onlarin aleminden senin alemine yani bedenine yani, alemden aleme geciş var, senin bedenin başka bir Alemse, yukarda senden başkalari var, yani hz muhammed mirac ettiginde

"her gök semasinda , yani her katta,hz Osmani gördüğünü söyledi,"

( Hadis-i Şerif )
Yani benim dünyam bir beden ise, kaş göz kulak,.. annem ise aynisinba sahip kaş göz kulak, ve benim üstümdeki kattada benim bir benzerim var, amma o benden biraz büyük annem babam, ayni mamuşka bebekleri gibi, ici ice dünyalar, ve icdeki biraz kücük, ve öyle olunca, bu alemden bir tande üstte varsa, orda da bir dünya var, dünyanin üstünde ay var, yani osman zinnureyn iki nurlu, yani nur diye ay kastedilir, ve iki nurlu ay, ve muhammed dedi Ay veya kamer Osmanin simasidir yani yüzüdür dedi. öyle olunca baştaki hadise dönersek toparlarsak

"her gök semasinda , yani her katta,hz Osmani gördüğünü söyledi," dedigimiz hadisde demek olur, her kattaki semada bir dünya var, o dünyanin üstünde de bir tane osman veya kameri ayi var demek olur.

-----oOo-------


Senden sonra senin cocugun, ondan sonra torununda, ondan torununda torununda olmasi, yani din ashabdan tabiine(ashabi takip edeneler zümresi yani onlara erişen nesil)e ietildi, tabiin den tebaüttabiine iletildi, ondanda etbaüttabiine iletildi... o zaman nasıl o din bilgisi ashabdan bizlere kadar binlerce bedende sakli idi, ve bize kadar aktarildi, bu din bizden önce başka alemerde sakli idi, bize kadar intihal etdimi etti .... nasıl etti işde, alemden aleme intikla ile ve ya buna tevatür deniyor, veyada insandan insana annene babana sana hocana gibi ve, sana bir ayetin inzal olmasi, onu ilk duydugun an, diğer alemden senin alemine, o ayet yada hadis inzal oldu demek olmazmi?
Sonuc olarak :
Almden aleme geciş var yani.

Soru:

Kabir azabi bizim encok korktugumuz şeydir, bugune kadar din derslerinde bile bunu görduk.Fakat bu kadar korktugumuz birşeyi Allah bilmiyor muki tövbe haşa bize Kuran da hic bildirmemiş. dedikleri gibi baktim 1 tane bile kabir azabiyla ilgili ayet yok. Eee bizler hadislere göre buna inandik, peki ama hadislerinde gecerli olani Kurana uygun olani degil mi.Bu sadece bir örnek ...Demekki cogu şeyi bizler yanliş ögrendik hadis dedik inandik, ama Kuran da bununla ilgili tekbir söz yok. Bu Mehmet okuyan i tum videolarinj konuşmalarini izliyecem yarin Rabbim nasip ederse. Çünku gercekten elle tutulur gozle görülür şeylerle Kuran dan aciklama yapıyor, ve cogumuz bildigimizi sandigimiz pek çok şeyin aslinda yanliş bilgi olduğunu düşünmeye başladim. Belki seninde ilgini ceker diye paylaştim videoyu. Hayirli geceler Rabbime emanetsin.

cevap:

güzel insan kahvaltida bile ceşit arayip, peynir, zeytin, dometes, recel, bal, cay, kahve yiyip iciyorken, bir hocadan beslenmek ne kadar yanliş sen anla, bir hocayi dinlemek sade ekmek ile doymak gibi, insan nasıl katik ariyorsa, sende ayni meseleyi bir çok hocadan dinle, arada birde bizdende dinle, sonra karar ver, recelmi sevdin balmi sevdin, yoksa hem recel, hem bal, hem peynir mi, sonra karar ver, yarinki kahvaltida da sevdiklerini sofraya kyoar yersin, bu bir misal inşallah, bende bana ilettigin videoyu dinliyor izliyorum, inşallah bu haftaki vaazimda bunlara biraz daha cevap yazacagim, notlarimi alip videoyu seyrediyon, teşekkür, iyi geceler, sende Allah a emanet ol.
----oOo---
Ucagi uçak icad oldukdan sonra tam manasi ile anlamamiz mümkün oldugu gibi, kuranda cennetlikler için tatmadiginiz icecek ve yiyecekler vardirda aynidir, yani adem zamaninda yada hz ibrahim zamanidna pekmez mi vardi, yahut fantami vardi, yahut cola, cay kahvemi vardi, adem yada ibrahim diyelim yada ... kahve icecegini nasıl tarif ederiz, fantayi nasıl tarif edebiliriz, viskiyi nasıl tarif ederiz bu gün viski icliyorsa icenler varsa viskiyi yada rakiyi nasıl tarif ederiz onlarda birer icecek şarap cinsi veya şerib, hic icmediginiz duymadiginiz icicek diye tarif edilir degilmi?
----oOo------

يَوْمَ تُبَدَّلُ الأَرْضُ غَيْرَ الأَرْضِ وَالسَّمَاوَاتُ وَبَرَزُواْ للّهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Yevme tubeddelul ardu gayral ardı ves semâvâtu ve berazû lillâhil vâhıdil kahhâr.

Meali :

O gün yer, başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülür ve insanlar bir ve vahidul kahhar olan Allah’ın huzuruna çıkarlar.

(Sadakallahul Aziym İBRÂHÎM Suresi 48. ayet)

Sen, annenin Babanın cocugusun ama, anenin aynisi degilsin yine ne de Babanın aynisi degilsin, sen ayri bir alemsin, başka bir aleme döndünmü? döndün, sacin farkli, sözün farkli, anlayişin farkli, sanma yer gök ayri yer, gök mesela belki annenden dogmadan annen baban Ankarda iken sen ise istanbul da okuyup istanbulda yaşayacaksin diyebiliriz belkide degilmi yani......

----oOo------

Akrabalarimizla ahirette nasıl birlikte olacagiz meselesi :

Mesela Ayşe annemiz bizle nasıl birlikte olacak, bak benim kardeşim ayşe olmuş, ninem yine ayşe olmuş, bak yine ayşe benimle, babam, mustafa ve bak muhammed benimle degilmi? daha ne? sonra Hasan ve Hüseyin amcam olmuş ve Hasan efendimiz Hüseyin efendimiz benimle ....
insan ahirte kimler ile olur? kurtulmuşlar zümresi ve salilhlerle birlikte olabilir, bakkal Kenan amca kurtulmadiysa onu bir daha nerede bulcan degilmi?

.... bak salihlere birlkte olmak nasıl manada.....

-----oOo------

Bu dünyada sen Kimlerin Vildanisin? kimlerin Hurisisin? kimlerin zebanisisin bak bir ögren:

Vildan : Cenneteki hizmetli demek, bizler dünün cennetiyiz, yarinlarda bizim cennetimiz dedik, yada cehhenem hakeza, mesala bakkala gittin bakkaldaki kasaci amca sana hizmet eden bir vildanmi vildan, senin işini hesabini görüyor, yine o dükkandaki mallari raflara dizen, bir vildanmi senin için, raflara ne güzel dizmiş degilmi? işde vildan, ama Huri meselesi yani san zevc olacak eşin, sevgilin, ex sevgilinde olabilir, veya vardır degilmi, ortaokul sevgilin, lise sevgilin, üniversite sevgilin, sonra karin, sonra cocukalarin.... işde huriler. Varsa Teyzen, Amcan, Dayin,anne Baban, kardeşin, hepsi senin etrafindakiler, yeni dogan bir cocugun dayisi ondan önce vardi, cennette seni bekliyordu, orda onu bekilyen, yine sevdgi ve sevgilisi olcak bir kizda sennden üc beş gün önce, yada sonra sana dogru, ve dogmak için hazirlik yapiliyordu, onun amcasi hazirda vardi teyzesi ,......

Ben bundan uzun seneler önce, oturdugum yerden uzak bir yerde, bir kasapda, büyük kasapda calişdim sucuk, sosis, knacker, frankfurter ,.......... herşey üretiyorlaerdi, ve mesela HINZIR etinden olan grillik etleri paketliyorduk, sonra onlari gectigi yerde donduran, rayli bir bir soguk buzlukdan geciriyorduk, eksi 22 derece gibi donuyordu, sonra ben bir önde paketliyor, birde arkada kasaliyordum, ve kasaladigim zaman, peletlere yigiyor, sonra palet dolunca, onu hub wagel ile cekip, soguk buzluga koyuyurdum, yani

Kudsi Hadisde Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

Cenâb-ı Hak nefse demiş ki: Ben kimim, sen kimsin?
Nefis demiş: Ben benim, Sen sensin.
Azab vermiş, soguk Cehenneme atmış, yine sormuş.
Ben kimim, sen kimsin? diye
Azab vermiş, ateş Cehennemine atmış, yine sormuş.
Nefis demiş: Ben benim, Sen sensin.
Yine demiş: Ene ene, ente ente. (Ben benim, sen sensin.)
Hangi nevî azâbı vermiş, enâniyetten vazgeçmemiş. Sonra açlıkla azap vermiş. Yani aç bırakmış.
Yine sormuş: Men ene? Ve mâ ente?
Nefis demiş: Ente Rabbiye r-Rahîm, ve ene abdüke l-âciz. Yani, Sen benim Rabb-i Rahîmimsin. Ben senin âciz bir abdinim

( Hadis-i Şerif , oruc bahsinde,Mektûbât, 29. Mektub, 2. Kısım, sf: 393; Ahmed Bican, Envâr’ul Âşıkîn, sf: 27; Osman bin Hasan el-Havbevi, Durretu'l vaizin, sf: 25)

Yani, o işde Allah i Rab kabul etmeyen, HINZIRLARI alip gidip soguk cehenneme sokan bir zebani oluyordum, sonra vakit geliyor bir ştablaci onlari TIRA yüklüyordu, ordan satilcagi merkete gidiyor, ordanda birsi aliyor, gril edip ateşe sokuyor, sicak cehennme sokan zebanisi oluyordu degilmi, peki akillanacakmi, HINZIRILIKDAN vazgececekmi? hayir, yani bu sefer onu işde, birisi yiyor, o adam imanli olabilirmi, yani domuz bize haram, yine ona cehennem tatdirilcak bir başka bednin parcasi oluyor, ondanda çıkacak yine ayini azabi tadacak.
Yine daha sonra bir ekmek fabrikasinda calişdim, orada bugdaylar ekmek olmuş, o bugdaylar kimlerin ciblliyati idi, geldi un idi hamur oldu, sonra onlari fabrikada firina gönderiyorduk, yani sicak cehenneme yolcu ediyoruz, sonra ordan cikiyor soguyor, bu seferde şok buzluga göndereiyoz, şoklanip, eksi 22 derece buz oluyor, donuyor, yani soguk cehenneme, zemherire cehennemine atiyoruz, sonra ordan cikdimi, peketleniyor, ve yine bende kartonluyorum ve palete yigiyor, yine onun donuyon, yaniyon diye bagirmalarini duymayan bir zebanisi olarak, alip gidip, eksi 22 yada 27 derece soguk olan, buzhaneye koyuyordum, yani onu zemherire cehennemine sokan zebanisi oluyordum, kim bunlar, bak bunlar bugday olmuş, haram madde degil bugday, amma belki müslüman, ama günahkar Allah i kabul edemeyen nefis leri olan günahkar, yada rabim demeye dili varmayan birer(BibBiiiiiib Kafa)adamlardi kadinlardi onlar, bak işde hem soguk cehennemi tatdilar mi? hem sicak cehennimi, bende onlarin bagirmasini donuyoruz, yaniyoruzz demesini duymayan zebanisi oldum, onlar istedikleri kadar bagirsin, alip gidip zemheriyreye sokuyordum sen anla artik.

----oOo------

Amel defteri sagdan verilen, soldan verilen ne demek bak :

saga taraf sol taraf, -9 -8 -7 -6 -5 -4 -3 -2 -1 0000 +1 +2 +3 +4 +5 +6 +7 +8 +9 hangi taraf sağ hangi taraf sol

Allahin cemalini görmek yorumumuz

Allahin cemalini görmek, yaratan rabbini görmek, yani babasinin yüzünü görmesi mümkün olan cocuk, ve babasini göremeyen cocuk, muhammed babasini göremedi ikl halinde unutma, amma fatma oldu, o babasini gördü unutma......
...

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Çocuk isyankar, yağmur sıcak olmadıkça, kötüler yaygın hale gelmedikçe, iyilere kızılmadıkça, küçük büyüğe saygısız olmadıkça, kötü kişi namuslu kişiye karşı cüretkar olmadıkça kıyâmet kopmaz."

( Hadis-i Şerif , İmam-ı Şa'rânî, "Ölüm-Kıyâmet-Âhiret", Hadîs No: 862, Sayfa No: 466)


Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Kıyâmetten önce bir takım kıtlık yılları vardır. O yıllarda, emin (doğru) olan kişi itham edilecek, hain kişi emin kabul edilecek, yalancı kişi doğrulanacak, doğru söyleyen yalanlanacak, o devirde Ruveybiye söz sahibi olacak. O taraftakilerden biri tarafından:

– Ey Allah'ın Resûlü, Ruveybiye nedir? diye soruldu. Allah'ın Resûlü:

– Âmmenin üzerinde (yani devlet) işinde konuşma yetkisi olan yani rey ile başa gecen birisi , beyinsiz ( (BibBiiiiiib Kafa) ) kişidir, buyurdular."

( Hadis-i Şerif , Ramuz’ul Ehadis, Hadîs-i Şerif, No: 1577, İmam-ı Şa'râni, "Ölüm-Kıyâmet-Âhiret", Hadîs No: 669 Sayfa No: 367)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"İblis, âlimlerin kılığına girerek; falanoğlu falan bana Allah'ın Resûlünden şöyle şöyle nakletti, deyip yolda dolaşıncaya kadar kıyâmet kopmaz."

( Hadis-i Şerif ,Ramuz’ul Ehadis, Hadîs-i Şerîf, No: 751)

Rabbim, Ahirzaman Muhammed ümmetini ve, Mehdi ve Cemaatini, Kiyamet alameti olan Fitnelerden Muhafaza Buyursun.


DiPNOTLAR :
---------------------
[1] islamveihsan com/acbuz-zeneb-nedir
[2] sorularlaislamiyet com/insanlar-cennette-kac-yasinda-olacaklardir
[3] harunyahya org/tr/Ahir-Zamana-ait-Yeni-Bilgiler/17123/ahir-zaman-alametlerinin-akis-sekli
[4]dinimizislam com/Bir kelime-i tevhid

--oOo---


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--


Vaazi mp3 olarak indirmek için linke sağ tikla farkli kaydeti sec

Vaazin 1. Bölümünü indir
https://efsane1turk.net/Resimci/Dosyalar_1/Vaazlar/Rasit_Tunca%20-%20Acbul_Zenb_Nedir_Nerededir-Bolum1%20.mp3

Vaazin 2. Bölümünü indir
https://efsane1turk.net/Resimci/Dosyalar_1/Vaazlar/Rasit_Tunca%20-%20Acbul_Zenb_Nedir_Nerededir_Bolum2.mp3



Vaazi Youtubeden Seyretemk için Linke TIKLA


&feature=youtu.be

&feature=youtu.be


Buraya TIKLA Dinle Veya Sag TIKLA indir dinle




Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 02 Nisan 2018 Pazartesi

Original Kar © glan



Sessiz Zehirin - ve internetin Sesi ve Onun Şifası Olan - Radyo Karoglan

Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran

Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık

1 Senede/12 Ay

Pazartesi - Salı - Çarşamba - Perşembe - Cuma - Cumartesi - Pazar

1 Yılda/365 Gün

7 Günde/24 Saat

Vaaz - Dini Sohbet - Tasavvuf Sohbetleri - Radyo Karoglanda

RADYO KAROGLAN

Sessiz Zehirin - ve internetin Sesi ve Onun Şifası Olan - Radyo Karoglan





------------------
Etiketler : (Kar©glanin 02 Nisan 2018 Vaazi), Acbül Zenb Nedir?, Acbül Zenb Nerededir?, bahar, büyük hacet, cibilliyat, cibilliyat tohumu, erdigi Kemalatinin, hasat, iki defa Tohumunu Verir, ilkbahar, insan da, kuyruk sokumu, Senede, yeniden dogma, yeniden yaratilma,wc,old wc,old alafranga wc,new wc,new alafrange wc,turkis wc,türk tuvaleti,Kara Hardal Tanesi,Günah Tanesi,matrix filimi,onlar yatak elbisleri ile namaza durarlar,pijama ve geceliklerle namaz kılmamak,Her secde ettiğinizde,Namaz Kildiğinizda,ziynetinizi takının,güzel ve temiz giyinin,demir olma makamina ererler,senin evinin tenceresi olma şerefi,cehhennem azabi,cay semaveri,deve igneinin deliginden gecesiye,deve yününden cübbe,veysel karani,Kadının Kalktığı Yere Oturmayın,yabanci bir kadinla tenhalaşmayin,Cennet halkı kıyamet günü otuz üç yaşında olacak,otuz üç yaşında,Kıyamet alametleri birbirini takiben meydana gelir,Bir dizideki boncukların artarda kopması,Hz. Mehdi,Hz. ,Mehdi,ahir zaman,Alametler,dizili incilerin peş peşe dökülmesi,lülü,inci,şeytan imani calarmi,şeytan ölüm aninda gelirmi,adaletsizlik,pire, bit, zecken,ondan otlanir durur,domuzdan kil koparmak,hiç aklınızı kullanmaz mısınız,haala akletmezmisiniz,Allah, hikmeti dilediğine verir,Kime hikmet verilmişse, şüphesiz ona çokça hayır verilmiş,Aklinizi kullanin, tedbirinizi alin, dostu düşmani, Allahin düşmanini düşman bil, Allahin dostunu dost bil,British Museum,firavun,göcmen kuşlar,ilkbahar,dört mevsim,Bu ayın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden kurtuluştur,üc aylar,receb,şaban,ramazan,Münker Nekir,Peygamber Efendimiz,Peygamber Efendimiz Buyurdular,Münker Nekir Sualleri,Rabbin kim,kabir, kabir azabi varmi,kabir sualleri,gümrük,gümrükten gecmek,namaz,kabirde ilk soru namazdan sorulur,Mehmet Okuyan,cennetlikler için, tatmadiginiz, icecek ve yiyecekler, cennet icecekleri,şerib,şarap,O gün yer, başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülür,vahidul kahhar,Allah,Akrabalarimizla ahirette nasıl birlikte olacagiz,salihlerle birlikte olmak,Vildan nedir,cennetteki hizmetliler,Huri nedir,gilman nedir,zebani, zebani nedir,cehennem zebanisi,Ben benim, Sen sensin,Nefis demiş,soguk Cehenneme atmış,ateş Cehennemine atmış,Ene ene, ente ente,aç bırakmış,HINZIR,domuz,HINZIRILIKDAN vazgececekmi,eksi 22 yada 27 derece soguk ,zemheriyre,zemheri,zehmeri,soguk cehennem,şok buzlama,ekmek fabrikasi,kasap,Amel defteri sagdan verilen, Amel defteri soldan verilen,Allahin cemalini görmek,karoglan,(Kar©glanin 02 Nisan 2018 Vaazi),Kar©glan,Başağaçlı Raşit Tunca,Başağaçlı, Raşit Tunca,Başağaçlı Raşit, Tunca,Tasavvuf,tasavvuf bilgisi,tasavvufi vaaz,tasavvuf sohbeti,sohbet dinle,dini sohbet dinle,dini vaaz dinle, dini vaaz oku,dinbi sohbet oku,dini makale,islmaic,islmi resimcalligraphy,muhammed yazili resim,hat yazili resim,yesil dini resim,wc resimi,acbül zenb resimi,hardal tanesi resimi,kara gögcür,siyah boncuk,siyah bilya,Schrems,Nisan 2018,Original Kar©glan,Sessiz Zehirin, internetin Sesi, Onun Şifası Olan ,Radyo Karoglan,Radyo-K,



Etiketler:
Beğeniler: 21
Favoriler: 11
İzlenmeler: 527
favori
like
share
karoglan Tarih: 04.04.2018 08:32
Haftanin Vaazi eklendi Takibcilerimi ve Sevenlerimi Beklerim