[COLOR=burlywood]Yeryüzünde çok sayıda canlı yaşamaktadır. Canlılar, yaşamlarını çevreleriyle sürekli bir etkileşim içinde sürdürürler. Beslenme, barınma ve çoğalma gibi temel gereksinimlerini yaşadıkları bu doğal ortamdan karşılarlar. Doğal ortamda canlılarla cansızlar arasındaki sürekli ilişkiye doğal denge denir. Doğal ortamın zarar görmesi, doğal dengenin bozulmasına neden olur. Bu da o çevrede yaşayan canlıların, yok olması veya türlerinin azalması anlamına gelir.

Canlılar arasında, bulunduğu çevreyi en çok etkileyen ve ona zarar veren insandır. Günümüzde dünya nüfusu hızla artmaktadır. Artan nüfusun beslenme, barınma vb. gereksinimlerini karşılayabilmek için doğal ortam, insanların bilinçsiz davranışları sonucunda bozulur. Ormanlar; tarla açmak, bina yapmak amacıyla veya yangınlarla yok edilir. Oysa ki ormanlar, doğal dengeyi sağlayan çok sayıda canlının barınma ve beslenme ortamıdır. Ayrıca çevreyi canlı tutan, güzelleştiren, erozyonu önleyen, toprak kaymalarını engelleyen ve insanlara pek çok ürün sağlayan doğal varlıklar yine ormanlardır. Bunların yok edilmesi, orada yaşayan canlıların da tükenmesine, insanların bu ürünlerden yoksun kalmasına ve doğal ortamın bozulmasına neden olur.

Aynı şekilde sanayi atıkları ve daha başka maddelerle suların (deniz, göl ve akarsu) kirletilmesi de pek çok canlı türünün azalmasına veya yok olmasına neden olur. Av yasağına uymama ve aşırı avlanma da canlı türlerini yok eden bir başka etmendir. Görülüyor ki, doğal ortamın bozulmasının kaynağında her insan vardır. İnsanın doğal ortama bu şekilde müdahalesi dünyanın zenginliğini büyük çapta yitirmesine neden olur. Sonuçta, yaşamak için birbirlerine doğrudan veya dolaylı olarak muhtaç olan canlılardan birinin yok olması, doğada düzeltilemeyecek bozulmalara yol açar. Bu bakımdan doğal çevreyi korumak önemlidir. Çevrenin korunması biz insanların çevreye karşı duyarlı olmasıyla mümkündür.

Hepimize büyük yarar sağlayan doğal çevremize karşı görevimiz, onu yok etmek değil, korumak, geliştirmek ve ondan bilinçli olarak yararlanmaktır. Bu nedenle tüm canlıları sevmeli ve doğayla dost olmalıyız.

Son yıllarda, doğal dengenin bozulmasının doğuracağı sonuçların ne kadar önemli olduğunu anlayan ülkeler, çevre korumasına büyük önem vermeye başlamışlardır. Yurdumuzda da doğal yaşamı korumak amacıyla pek çok milli park oluşturulmuştur. Kuşcenneti, Yedigöller, Kovada Gölü ve Uludağ milli parkları bunlara örnektir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2577
favori
like
share
askey Tarih: 29.07.2007 13:54
tesekkurler kardes paylasim icin ellerine saglik
Sindy Tarih: 26.06.2007 10:26
eger bazi seylerin simdiden kiyemtini bilmezsek ilerde bizden sonraki

nesile cok buyuk kotuluk yapmis olacagiz

peylasimin icin tesekkurler Nerqis