Bazen insanın Doğruları Eğrileri Görmesine Engel Oluyor



(Kar©glanin 27 Kasım 2018 Vaazi)




أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذِينَ أَسْرَفُوا عَلَى أَنفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِن رَّحْمَةِ اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًا إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Kul yâ ıbâdiyellezîne esrefû alâ enfusihim lâ taknetû min rahmetillâhi, innallâhe yagfiruz zunûbe cemîâ, innehu huvel gafûrur rahîm.

Meali :

De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”

Sadakallahul Aziym ZUMER Suresi 53. ayet


---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Herkes kendi karakterine göre hareket eder. İnsanoğlu farklı farklı mertebelerde yaratılmıştır. Kimisi nadiren öfkelenir, çabuk yatışır, kimisi çabuk öfkelenir çabuk yatışır, bazısı çabuk öfkelenir zor teskin edilir ki en şerlileri bunlardır. En Hayırlıları ise nadiren öfkelenip çabuk yatışanlardır. Gazap, şeytandandır, şeytan ateşten yaratılmıştır, ateş ise su ile söndürülür, biriniz öfkelendiği zaman abdest alsın. Biriniz ayakta iken öfkelenmişse, otursun. Eğer oturmak fayda vermiyorsa yatsın, uzansın, yahut gidip güzelce gusl abdesti alsin”

( Hadis-i Şerif , Tirmizî, Ebû Dâvûd, Ahmed b. Hanbel, Müsned )

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"

Yolculugumuza başliyoruz :


Yukarıdaki resimde görüldüğü gibi, Demir önce kızdırılır, sonra su ile muamele edilerekten Çelik yapılır. Çelik demek : Sertdemir demek. işte bu da Yukarıdaki hadisi Açıklıyor. Yani insan kızdığı zaman abdest alırsa, işte kızdırılan demire su vermek gibi, yani şeytanı yenmiş olur. önce demir idin, kızdın Demir oldun, insan kızdığı zaman abdest alırsa veya gusül abdesti alırsa, işte kızdıktan sonra demire su verilmesi gibi, insanda Çeliklik kazanır, şeytan demirdir, demiri yenmek icin sert demir olmak lazdimdir, cünkü demir demiri deliyor, yani şeytanın maddesi Demir, ve demiri yenen, veya delebilen madde ise, Sertdemir. Öyle olunca, insan Çeliklik kazanınca, şeytani yenmenin bir yoluda, işde çelik gibi olmak, onun içinde önce kızıp, sonra abdest ile bedene su vermek, veya, yada gusl ile bütün bedene su vermek ile olur, işte böylece şeytanı yenmiş olur, yahut yenebilecek duruma gelmiş olur. Çünkü demiri demir deliyor, hangi Demir? Sertdemir, sert Demir nedir? Çelik olan demir veya, çelikleşmiş Demir. Bunun daha değişik evreleri de var. Peygamberimiz "öfke aklı Örter" demiş, Hatta Haset için de şöyle demiş :

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Hasetten, kıskanıcılıktan şiddetle kaçının! Çünkü haset, ateşin odunu yiyip bitirdiği gibi, sevapları yer bitirir."
Ebû Hureyre radıyallahu anh.

( Hadis-i Şerif , Ebû Dâvud)

Urve İbnu Muhammed es'Sadi'nin yanına girdik. Bir zat kendisine konuştu ve Urve'yi kızdırdı. Urve kalkıp abdest aldı ve: "Babam, dedem Atiye (ra)'den anlatır ki, o, Resulullah (sav)'ın şöyle söylediğini nakletmiştir:

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Öfke şeytandandır, şetyan da ateşten yaratılmıştır, ateş ise su ile söndürülmektedir; öyleyse biriniz öfkelenince hemen kalkıp abdest alsın."

( Hadis-i Şerif , Ebu Davud, Edeb 4, (4784))



İki kişi Resulullah (sav)'ın huzurunda küfürleştiler. (Öyle ki) birinin yüzünde (diğerine karşı) öfkesi gözüküyordu.

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Ben bir kelime biliyorum, eğer onu söyleyecek olsa, kendinden zuhur eden öfke giderdi; Euzu billahi mineşşeytanirracim!" buyurdular.

( Hadis-i Şerif , Tirmizi, Da'avat 53, (3448); Ebu Davud, Edeb 4, (4780))

Bir adam: "Ey Allah'ın Resulü! Bana kısa bir nasihatta bulun, uzun yapma! Ta ki nasihatini unutmayayım" demişti. [ve birkaç kere tekrar etmişti],
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem bir kelimeyle

"Öfkelenme!" Buyurdular.

( Hadis-i Şerif , Buhari, Edeb 76; Tirmizi, Birr 73 (2021); Muvatta, Hüsnü'l-Hulk 11, (2, 906))

######
#####


Tamam anlatılan hadisleri çok güzel hadisler ama daha önce söyledik iklim ve hava durumu bizim hislerimiz ile alakalı Almanca'da gefühl denilen his kuvvetlerimiz ile alakalı, ve his kuvvetlerimizle yaydığımız enerji ile alakalı. Öfke ve kavga sonucu oluşan enerjiden meydana gelen 1 dalgadan dünyamızın iklimi ya soğuyor ya da ısınıyor.
Daha önce bunu anlattık izah ettik nasıl olduğunu. Şu anda kış mevsimindeyiz bizim yarım kürede iki kimse kavga edip veya tartışırsa, Bunlardan birisi kış vakti doğumlu kimse, yani burcu kış burcu olan kimse ise, şu anda havanın soğuk olması için bunların tartışmayı kazanması ile mümkün tabiki yine de Allah'ın müsaadesi ve izniyle ile tabii. işte İki kişi kavga edince karşısındaki kimse yaz burcu veya sonbahar burcu olan bir kimse ise, yahut ilkbahar burcu olan bir kimse ise, şu anda bu kimseler sotaya yatacak, sota nedir denince: yani Yalancıktan da olsa yeniliverecek. Çünkü siyah enerji ve kış zamanının Galip gelmesi gerekiyor. İşte bu kavgadaki kış burçlu kimsenin karşısındaki kimseler, o hadiste geçen, ayakta ise otursun, oturuyorsa, biraz uzansın, yahut gitsin bir gusül abdesti, ya da abdest alsın dediği hadiste kini uygulayıp, karşıdakinin kazanmasını sağlayacak, yoksa onunla tartışmaya devam ederse, ve bir de tartışmayı yaz borçlu kimse kazanırsa, kış gelip kar yağacağı yerde, yaz güneş gibi Güneş açıp çiçekler açmaya başlar. İşte o yüzden Siyah veya kötülüğün veya kış zamanının kazanmasına da Müsaade etmek gerekiyor. Ne zamana kadar, taaa ki gündönene kadar. Peygamberimiz Yukarıdaki hadiste anlatıldığı gibi "yiğitlik öyle düşmanını Yenmek ile olmaz, Asıl yiğitlik Öfkesini yenmektir." demiş. işte Yani bazen yenilmek de kazanmaktır nasıl olur deyince. Peygamberimiz vaktinde bir bölgedeki insanlar dini öğretmesi için Peygamberimizden öğretmen isterler, peygamberimizde onlara dini öğrettiği, yetiştirdiği 70 tane sahabeyi gönderir, ve fakat yolda giderken, bunların önüne pusu grup, hepsini bir bir Şehit ederler. Bunlardan bir tanesi tam şehit edildiği sırada kazandım, vallahi şimdi kazandım der. Bun şehit eden adam, onu kaybeder, arasa da bulamaz bir daha şehitlerin içinde. Hiç öyle İnsan ölmek ile kazanır mı? Nasıl kazandı bu diye merak eder, yani işte bazen ölmek bile, Şehitliği kazanmaktır, yani ölümsüzlüğü kazanmaktır, Hızır Aleyhisselam gibi olmayı kazanmaktır. yine Hz.isa nın durumu aynı bu gibi, mücadeleyi ölüm ile kazanan kimse.

Resulullah (sav) (bir gün):
"Siz aranızda kimi pehlivan addedersiniz?"(Kime Pehlivan drsiniz?) diye sordu.
Ashab (ra):
"Erkeklerin yenmeye muvaffak olamadığı kimseyi!" dediler.
Resulullah (sav):
"Hayır," dedi, "gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hakim olabilen kimsedir."

( Hadis-i Şerif , Müslim, Birr 106, (2608); Ebu Davud, Edeb 3, (4779))

o ölürken kazandim diyen ashab gibi, bazi ölenler ölmemiştir aslinda yani.

Evet ölüm ve ölmek acı ama, bu dereceler Çok acı bir derece, günümüzde insanları O derece vahşi hale sokmasin Rabbim, yoksa böyle vahşi şartlar olur da, kış mevsimi yinede gelmez. Yohut (The Day After Tomorrow daki gibi) öyle bir soğuk hale girer ki dünya, öyle vahşetler olur da yinede yaz gelmez olur. Yaz gelmesi de işte bunun(Yukardaki anlatttigimizin tam tersi ile muamele edildiğinde, Hani baştaki amca var ya, kendini neredeyse Tanrı sanacak dereceye ulaşmış kimse, Çünkü insan her halukarda kazanıp, "ben ben ben" deyince, artık tanrilaşmaya başlar, kendine tanrı zanneder. Tanrı demek : Ne yaparsa yapsın, doğru yapıyordur demek. nasıl iman edilir? Hayrın ve şerrin Allah'tan olduğuna iman etmiyor muyuz biz, Bu demektir ki, Tanrı ve ya Allah demek : iyi de yapsa, kötü (Zannettiklerimizi) de yapsa haklıdır demektir. Öyle olunca, insan tanrı derecesine yükselemez, insan halifedir amma,Tanrı değildir. Tanrı ve her şeyi yaratan Allah bir tane ve tektir, Bizler onun yarattıklarıyız, ama insan tanrılaşınca, Haşa huzur, firavunlaşınca, artık o kimseye, yanlışları bile güzel görünmeye başlar, kendi yanlışlarını görmez hale gelir, işte kış burçları da böyle aşırı gittiği zaman, yani 21 Aralık vaktine vardığımız o zaman, artık onların galibiyeti de sona ermesi lazımdır, işte o vakit onların yaptıkları yanlışları onlara göstermek, ispat etmek, hatalı olduklarını ispat etmek, işte kıştan Yaza doğru yön tutmak demek olur.

#############
###########

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"İnsanoğlu öldüğü zaman, bütün amellerinin sevabı da sona erer. Şu üç şey bundan müstesnadır: Sadaka-i câriye, istifade edilen ilim, kendisine dua eden hayırlı evlat."

( Hadis-i Şerif , Müslim, Vasiyyet 14. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Vasâya 14; Tirmizi, Ahkâm 36; Nesâî, Vasâyâ 8.)

şu şu şu amelleri yapanların amel defteri öldükten sonra da kapanmaz dedi, Demek ki bu kimseler ölse bile ölmüyor, bıraktığı güzel bir Amel ve, onların neticesi olan enerjiler, güzel enerjiler, haala onlara fayda veriyor, ve beyinleri ölmüyor demek olur bu.
Yani onların ruhu veya bilinci hala ileriye doğru gidiyor, derece kat ediyor demek olur bu. Ölümün çaresini bulacak kimse, bunu da göze alıp, ölmüş bir insanın, mesela ardindan kitap ve ve bir ilim bırakmış Alim birinin, yahut Bir çeşme bırakmış, bir eser Bir bilgi bırakmış, veya bir hayırlı bir evlat bırakmış bir İnsanın beyni, veya bedeninin neresi Sağ kalıyor, bunu incelemesi lazım ki, ölümünde çaresini bulsun. yine başka bir şey, insan oturarak veya ayakta uyuduğu zaman, uyuma pozisyonunda, Kalp kanı yeterince pompalamıyor, ve vücudun her noktasına ulaşmuyor kan, Öyle olunca insanın uyurken yan gelip yatması gerekiyor ki, kalp yarım fonksiyon çalışıyor, işte kanı yeterince pompalayamadağında kan ulaşmayan veya kan az olan yerler, sanki canı çekilmiş gibi oluyor, Hani elim uyuşmuş, kolum uyuşmuş demiyormuyuz ya, halbuki oralara kan gitmemiş. can ve yaşamda, vücudun her noktasına Kan ve oksijenin gitmesi ile Hayat buluyor. kan gitmeyince oksijen de gitmeyor, ve ölüm, Hatta belki felç hastalığı bile bu şekilde, yani kanı yeterince pompalayacak yeni bir kalp yapılınca, Yedek kalp, veyahut kalp kan pompalıyor yapılınca, İşte aslında vücut Ölmez, kanda oksijeden gitti heryere, gittiği sürece vücudun o bölümleri ve diğer yerleri Can bulur, Hayat bulur. Beyinde oksijen ve kan ve yeterince enerji verici ammde gittikce bilincde ayakda ve ölmedi. ya da bu beyin zaten belli bir süre oksijensiz durabilir belki de, yoksa kan ve oksijen ve enerji saglayan maddeler varmıyan yer ölüyor. Ölümsüzlüğün çaresini bir bölümüde kalpte gizli, damarda gizli,kanda gizli, oksijen de gizli, beyinde oksijeni iyi alan hücreler ihtiyarlamaz, genç kalır, vücutta suyunu iyi alan yerler, buruşmaz genç kalır. vitaminini enerjisini iyi alan organlar, yaşlanmaz ölmez, yorulduğunda dinlendirilen organlar, yine eskimez. Bunlar göz önüne alınması lazım, gençliğin sırrının çözülmesi, ölümün çaresinin bulunması için.

##################
################

Geçen gün, internet amcanın, ya da Google amcanın, yahut da Microsoft amcanın azizliğine uğradım, nasıl mı? bir internet sayfasına giriş yapacaktım, şifrelerimi ve Nick ismi mi yazmaya çalışırken, Bana browserim, hatırlatma yapti, daha bundan belki 8 sene, ya da daha öncesindeki Nick isimlerimi ve şifreleri mı hatırlıyor, Bu nasıl olabilir dedim, Şu anki kullandığım bilgisayar, O 8 sene önceki bilgisayar değildi, Benim şu anki kullandığım Browser de, o günkü kullandığım browser değildi, ama Google amca, aynı Google amca, microsoft amca, aynı microsof amca, Demek ki Bunlardan birisi, benim internette yaptığım her şeyi hatırlıyor biliyor, geçen sesli vaazda anlatmıştık ya, microsoft bilgisayarımda yaptığın her şeyi text haline çevirip, ve bunu küçük bir data olaraktan, Microsoft merkezine iletiyor, ve herkesin bu yönmtem ile takip ediyor demiştik, orada yani microsfotta bir alet var converter var ki, oda o yazilari o Teksti, aslinda video ise videoya ve görüntüyse görüntüye yazi ise yaziya çevirecek konverter var demiştik, işte bunun ispatını bana ve microsof amca, ya da Google amca ispat etti bu Hadise ile bugün, yani sözümüzün doğruluğu ispat edilmiş oldu Elhamdülillah, yalan konuşmadık.

###########
################

Ay robot filminde, robot yapımcıları, robotları yapmadan önce, onlara koyduğu bir yasa, ile üç madde ile, anlaşma yada sözleşme koymuş.
ve
1. madde robotlar insanlara zarar veremez.
2. madde robotlar kendilerine de zarar veremez.
3. madde Eğer insan zor durumda ise, onu kurtarmak için, robot kendine zarar verebilir, insanı kurtarmak icin, insanı kendine tercih etmek zorundadır. kuralı konmuş.
ve bu robotlar uygulanması gereken ana kural olarak ana sözleşme bzdur, ilerisi için yani anlatılan Huri vaktine ermemiz için, robot yapacakların koyacakları kurallar bunlar ama, işte onlarrobotlar düşünmesini öğrenince, insanların dünyaya zarar verdiklerini görünce, bu anlaşmayı bozdukları, ve dünyaya zarar veren insanlara zarar verme kararı aldıkları ortaya çıkıyor o filimde, yani dünyada biz de yaşıyoruz Siz dünyaya zarar verince, bizde yaşayacak yer bulamayız diyerekten, dünyaya zarar veren kimseleri öldürmeye hak iddia ediyorlar o filme göre, Evet Haklılar mı? Evet Haklılar, sen nasıl yaşadığı dünyaya zarar verebilirsin, Burada sadece sen yaşamıyorsun ki, hayvanlar var, bitkiler var, kuşlar var, kurtlar var, bu ileride robotlarda yaşayacak bu dünyada, onlar da can Bulacak, onlar da bir canlı olacaklar, Yarın hurilerimiz olacaklar, Öyle mi? yani Kur'an kainatin anayasasi ya da ana maddeleri, Bu sebepten değiştirilmemiş oluyor. işte Türkiye'nin de kurulurken konuulan Anayasası'nın değiştirilemez denen ana madde ve yasalarını, tayyip diye birisi geldi ve değiştirdi, ve düşün : insanoğlunu ve kainati yaratırken Allah, belli kurallar koymuş, belki belli haramlar ve helaller koymuş,(yasak olnlar ile serbest olanlar) ve gelsin birisi bunları helali haram yapsın, Haramı helal yapsın olurmu? Tayyip gibi TC kanunlarina yaptigi gibi yani, böyle bir şey olabilir mi, Allah buna razı gelir mi? Yasa koyucu buna, yasaya uyunca, bu yasanın değiştirilmesine müsaade eder mi? ama TC deki insanlar buna müsaade etti. Tc deki insanlardan bir insan olan bu Tayyip denen ahmagin, Türkiye'nin anayasasını değiştirmesine, yani değişmeyecek olan kurallarini değiştirmesine müsaade etti. Durum vahim yani. Haramlari helal sayan adam gibi yani.....

###########
#############

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَكَذَلِكَ بَعَثْنَاهُمْ لِيَتَسَاءلُوا بَيْنَهُمْ قَالَ قَائِلٌ مِّنْهُمْ كَمْ لَبِثْتُمْ قَالُوا لَبِثْنَا يَوْمًا أَوْ بَعْضَ يَوْمٍ قَالُوا رَبُّكُمْ أَعْلَمُ بِمَا لَبِثْتُمْ فَابْعَثُوا أَحَدَكُم بِوَرِقِكُمْ هَذِهِ إِلَى الْمَدِينَةِ فَلْيَنظُرْ أَيُّهَا أَزْكَى طَعَامًا فَلْيَأْتِكُم بِرِزْقٍ مِّنْهُ وَلْيَتَلَطَّفْ وَلَا يُشْعِرَنَّ بِكُمْ أَحَدًا

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve kezâlike beasnâhum li yetesâelû beynehum, kâle kâilun minhum kem lebistum, kâlû lebisnâ yevmen ev ba'da yevmin, kâlû rabbukum a'lemu bi mâ lebistum feb'asû ehadekum bi verıkıkum hâzihî ilâl medîneti felyanzur eyyuhâ ezkâ taâmen felye'tikum bi rızkın minhu velyetelattaf ve lâ yuş'ıranne bikum ehadâ

Meali :

Böylece biz, birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırdık. İçlerinden biri: “Ne kadar kaldınız”? dedi. (Bir kısmı) “Bir gün, ya da bir günden az”, dediler. (Diğerleri de) şöyle dediler: “Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir. Şimdi siz birinizi şu gümüş para ile kente gönderin de baksın; (şehir halkından) hangisinin yiyeceği daha temiz ve lezzetli ise ondan size bir rızık getirsin. Ayrıca, çok nazik davransın (da dikkat çekmesin) ve sizi hiçbir kimseye sakın sezdirmesin.”

(Sadakallahul Aziym KEHF Suresi 19. ayet)

Zamanda yolculuğu keşfedecek Bilim adamlarına da bir tiyo vereceğiz ki O : mesela akşam saat 8 de yatıp uyudun, ve Sabah altıda kalktın, ve arada 10 saat var, ama sana, sen sabah sekizde kalktığın zaman kaç saat yada dakika uyudun, geriye bak, sen sorunca sen sanki bir dakika bile saymazsın, hani ashabi kef uyaninca öyle dediler diyor ya rabbimiz, Sen diyebilir misin ki : Ben 10 saat uyumuşum,ancak saat ile kontrol edince anlarisin bunun böyle oldugunu, senin için, sana sanki yattım ve kalktım gibi gelir o zaman, eğer arada uykuda delik olmadıysa, Uyanmadıysan, o zaman, zaman göreceli, yani zamanda yolculugu keşfettimi, adam Bundaki(anlattgimiz örnekteki) Sırrı keşfettiği zaman, bir nebze daha ileri geçebiliriz. Zamanda yolculugu keşfettiğimiz zamanda İhtiyarlık veya gençlik diye bir şey yok,bu bir nevi einstenin izafiyet teorsinin ispati yani, sen uyudun ve kalktin saniyorsunki az önce yatmiştim şimdide uyandim kalktim, amma ben sen uyurken uyumadim, ayaktaydim, ve arada cookca işler yaptim, ve senin icin o zaman araligi bir saniye bile degil belki, amma benim icin o zaman aralgi on saat, belki daha fazla,... Çünkü senin için zaman artık bitmiş durumda, yine adam 60 sene yaşamış, Geriye baktığında, bir gün bile değil o zaman, zamanda yolculuk eden de, 60 sene ileriye geçmesi, veya 60 sene öne geçmesi fark ettirmiyorsa, o zaman artık onun için yaşlanma veya gençleşme diye bir şey de olmaz. Undertable!!

##########

Uranyumdan sonra Toryumdan Enerji üretmenin Yollarını arıyorlarmış.
Tamamen yanlış bir yolda ve yöndesiniz.
Dünyamızdaki elementleri bir bir tükettiğimiz zaman elimizde ne kalacak.
öyleyse bir elementi bitirip başka bir elemente enerji için geçmek çözüm değil.
Benden tavsiye isterseniz, enerjiyi tekrar enerjiye dönüştürmenin yollarını arayınız.
Nasıl arabada gitmesiyle, arabanın elektriğini üreten dinamo, nasıl enerjiyi tekrar enerjiye çeviriyorsa, aynı sistemin tramvay modelli yapılıp dünyamızda artık ulaşımın tramvay sistemleri yapılması lazım, ve bu sistemde mesela yan tarafa bir tane kadife tekerlek konduğu zaman, ve bu o tekerlek amortisörlü olacak ileri geri çıkabilecek şekilde ve, aynı bisikletteki dinamo sistemi, bütün taşıtlar gittiği yerde kendi enerjisini tekrar enerjiye çevirecek, biris enerjiyii bitirirken, birisi tekrar dolduracak, Bu sistemi bilgisayarda da uygulayabilirisniz, Sadece bunun benzeri enerjiyi tekrar enerjiye çeviren modeller arayayalım, yoksa elementleri bitirdiğiniz zaman, birazcık toprağımiz var suyumuz var, onu da mi bitirelim. toprağımızı da harcarsak, nerede ekip bicip, ne yiyeceğiz? ne içeceğiz? öyleyse o zaman toprağımızı ve elementlerimizi tasarruflu kullanmamız lazım. Sakın ha Toryumu denemeyin. Bunun Sonuçları çok kötü olur. sürtünme sisteminden bahsettim, elektrikte de aynı sistem var, elektrik harcanırken giden elektrik Eğer ki sürtünme yapan br hüllerin içinde giderse, gittiği zaman sürtünme ile elektrigi tekrar elektrige çeviırmış olacak, elektrik geri dönerken de aynı sistem, bu sistemi bütün enerji modellerinde uygulayabilirsiniz.



Allahu Teala'nın bu kadar çok bitki hayvan yıldız Ay Güneş yaratmasındaki Hikmet nedir

Webmasterler bilir ki, ve tavsiye ederler ki, bir internet sayfası yaptığınızda, Eğer içeriğiniz çok az ve kısa ise, Sayfanızı ziyaret eden bir ziyaretçi, bir defada sayfaınızdaki, bütün sayfalarınıza bir defada bakar, ve artık bir daha o sayfaya gelmesine gerek yoktur. Çünkü hepsi bitmiştir o kadar, o yüzden derler ki, sayfa yaptığın zaman, güncel konular olsun, güzel resimler olsun, yeni bilgiler olsun, her hafta yeni yazı yazın diye tavsiye ederler ki, gelen ziyaretçinin bir daha gelmesi için bir sebep olsun. işte Allahu Teala'nın ilmininde sonsuz olmasındaki Hikmet bundan, Eğer Allah'ın ilmi 1 sayfa olsaydı, 1 sayfa okuduktan sonra, artık başka bir şey bilmeye gerek kalmazdı, işte o yüzden, Allahu Teala çiçek yapmış, Aynı türden 50 küsür çeşit (50 sayisi burda kinaye) kedi yapmış, kedi çeşidi 50 çeşit, yani açtıkça açtıkça bitmeyen bir canli türü değilmi? Hani İnternette Pinterest diye bir sayfa var, resim bakıyorsun, açtıkça gidiyor, açtıkça gidiyor, artık yeter Bıktım bakmayacagım diyorsun, Allah'ın ilmi de yarattiklari da işte böyle sonsuz ki, bizi Bıktırma derecesi kadar cok, aynı resimie yada bilgiye kaç keretekrar tekrar bakar bir insan, her gün tereyağ bal yese bıkar insan derler, Allah in ilmide böyle bir sayfa yada 1 derece olsaydı bir kere ögrenince hayat SIKICI olurdu degilmi, Halbuki Allah in ilmi'nin böyle genişliği, kainatta yarattığı fark ettiğimiz Yıldızlar, Bitkiler, hayvanlar, çiçekler, Otlar böcekler ile çeşitlilikle, ilminin genişliğini gösteriyor, ve bizi bıktırmıyor, bir güle baktın, Ondaki güzellik bitti, diğer Gül de bambaşka bir güzellik, ikinci güle Baktığın zaman birinci gülden bıkıyor musun?.....

#######
#################
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَتَرَى الشَّمْسَ إِذَا طَلَعَت تَّزَاوَرُ عَن كَهْفِهِمْ ذَاتَ الْيَمِينِ وَإِذَا غَرَبَت تَّقْرِضُهُمْ ذَاتَ الشِّمَالِ وَهُمْ فِي فَجْوَةٍ مِّنْهُ ذَلِكَ مِنْ آيَاتِ اللَّهِ مَن يَهْدِ اللَّهُ فَهُوَ الْمُهْتَدِي وَمَن يُضْلِلْ فَلَن تَجِدَ لَهُ وَلِيًّا مُّرْشِدًا

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve terâş şemse izâ taleat tezâveru an kehfihim zâtel yemîni ve izâ garabet takrıduhum zâteş şimâli ve hum fî fecvetin minhu, zâlike min âyâtillâhi, men yehdillâhu fe huvel muhted, ve men yudlil fe len tecide lehu veliyyen murşidâ.

Meali :

(Orada olsaydın) güneş doğduğunda onun; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, batarken de onlara dokunmadan sol tarafa gittiğini görürdün. Kendileri ise mağaranın geniş bir yerinde idiler. Bu, Allah’ın mucizelerindendir. Allah, kime hidayet ederse işte o, doğru yolu bulandır. Kimi de şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın.

(Sadakallahul Aziym KEHF Suresi 17. ayet)

Rabbimiz, Kehf suresi 17 ayet de Ashabı Kehf için o ayette : "ki onlar fecvenin içinde olanlardan dı." buyuruyor, Bu ayeti kerimedeki oradaki "Fecve" ye mağaranın geniş yeri olaraktan meal vermiş müfessirler, bizim bu ayete verdiğimiz yorumumuz ise fecve degil Face yahut Facebook onlar Facebook'tan birileriydi manasını veriyorum. yani o zaman Ashab-ı Kehf geçmişte değil gelecekte olan bir kıssa, Facebook veya Twitter veya Instagram'ı olan bir kimseler faceye sabah girse, Hele bir de şu kış vaktinde, sabah güneş doğduğu vakit girse, orada birazcık gezse internette surfen yapsa, bir de baksa ki güneş batıya geçmiş, Akşam olmuş, yani ashabi kehfin Güneş sağlarından sollarına çevriliyordu hikayesi bu olabilir, yani Facebook'ta uyutuluyoruz, Facebook'ta twitterde instagramda,.... yani internette zamanin nasıl geçtiğini bilmiyoruz, Twitter'da Yine öyle Instagram'da öyle, dolaşıyorum derken akşamlar sabahlar oluyor, adam akşam yatmıyor sabaha kadar Face'de tur atioyor. eve gittiğinde senin face hesabinda Türkce bilenler grubun var, Türkce yazıyor söylüyorsun orada, Düşün yani sadece Türkçe Bilenler İçin degil bu face, iyi düşün bir de bütün dünyanın Facebook'un içinde olduğunu, Japonya'dan Amerikasına kadar bütün devletlerdeki insanların, Facebook'ta hesabı olduğunu düşün, hepsinin olmasa da %50 sinin hesabı var, Bunların paylaştıklarını sabah gezmeye başlasan, akşama kadar gezebilir misin, Ne oldu, güneş,gezmeye başlaraken, Sağ taraflarındaydı, gez gez sol taraflarına gecti ve akşam oldu. Twitter yine aynı, Instagram yine aynı, Facebook'ta da gruplar var, Müslüman gruplar var, dini bilgi paylaşım, dini sohbet vaaz, resim paylaşıyor, ama bazı kimselerde var Adam satış yapıyor, ya da kötü işlerde kullananlar da var, karı kız tavlıyor işte, her merak ve ilgiye göre bilgi rersim müzik filim video paylaşanlar var, bitermi bunlari gezmekle, bu günümüzün insanılarının içinde, insanların arasinda artık kahveye çıkmak bile makbul görülmeyen böyle bir cagda, kağıt gazetenin bile internete indiği bir cağda, insanların işte böyle sığındıkları bir mağara gibi, Sanal Facebook grupları instagram gruplari var, Akşam oldu, buadam bir grupta ve onun içine giriyor adam, grup içinde birbiriyle chat yapıyor, sohbet yapıyor, işte sığındıkları bir mağara gibi bir şey, 300 sene ya da 500 sene hikayesi de budur belki. Facebook taki bilgiler, Allahu alem, içindek bilgilerin olduğu yer araligi belki 300 senelik Bilgiler içinde olabilir, Facebook'ta Mesela, benim eski Facebook hesabımda bir tane Grup vardı eski Ankara resimleri diye bir grup oluşturdular, Ankara'nın yani 100 senelik resimleri olabilir içinde değil mi? Bu resim olarak da olabilir ya dabilgi olaraktan da olabilir, 300 senelik Bilgi, zaten o 300 sene kinayedir belki de, Çünkü biz bugün internette Aradığımız zaman, Osmanlı Devleti'nin kuruluşundaki bilgileri arayıp bulabiliyoruz, kayıtlarda var, o zaman Osmanlı 600 sene yaşadı ise, 90 sene de ondan sonrasi Türkiye kurulduysa etti sana 700 sene, 700 senelik bilgiye halen şu anda ulşabiliyorz, kayıtlarda mevcut olan, bence o 300 senede kinaya olabilir zaten.

############


Yine eski medeniyetlerden kayıp ülke Atlantis aranıyor:

Atlantis Denizin dibinde batmış bir ülke zannediliyor, Halbuki Atlas demek yıldızlı gökyüzü demek, Atlantis Allahu alem Samanyolu'nun Bir ismi, ama hangi sistemdeki Samanyolu? Allahu Teala Rahman suresinde

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْإِنسِ إِنِ اسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا مِنْ أَقْطَارِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ فَانفُذُوا لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَانٍ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Yâ ma'şeral cinni vel insi inisteta'tum en tenfuzû min aktâris semâvâti vel ardı fenfuzû, lâ tenfuzûne illâ bi sultân.

Meali :

Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin uçlarından bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçip gidin. Büyük bir güç olmadıkça geçip gidemezsiniz.

(Sadakallahul Aziym RAHMAN Suresi 33. ayet)

yeri ve göğü aşabiliyorsanız aşin, eğer aşamıyorsanız sizi aştıracak bir güç vardır, diye tarif ediyor, yani Allah'ın yardımı ile aşabilirsniz diyor,



o zaman daha önceki yazılarımızda anlattığımız apollo ve starbak filmi olan savaş Yıldızı filminde, dünyalılar dünyadan, uzaya yolculuk edip Hatta geldikleri dünyayı Kaybedecek kadar ileri gidiyorlar, işte Atlantis hikayesi de bunlardan birisi, ve ilerde zamanda yolculuk mekanda yolculuk, ve Senin aklında bir yer var Sema'nın kapılarının açıldığı yer var, oradaki kimseler, Hatta şu anda Sema'nın Başka bir yerinde bizden gidip yolculuk ediyor olabilirler, ve Türk mitolojisinde ve Aztek mitolojisinde ki mayalardaki, "biz Geri gelip sizinle tekrar buluşacağız diyenler" İşte o zaman ve uzay yolculuğuna çıkan, serüvene başlayan kimseler olabilir, bir gün geri döneceğiz İnşallah diyerekten yolculuğa çıkmışlar, yani düşünelim öyle bir araç yapıldı, kendi enerjisini üretiyor, ve uzaydan canlı var mı diye aramaya gidiyorlar, başka sema katları gezilip görülmeye çıktıkları yolculukta, İnşallah bir gün geri döneceğiz demezler mi yani? öyle olunca, işte o azteklerin, veyahut Türklerin, eski mitolojisinde geçen İnşallah biz geleceğiz diyenler, işte Atlantis, Kayıp Şehir ya da, kayıp gezegen, ya da kayıp uzay aracı, ve savaş Yıldızı filminde, orda couk yapmak yasak ve en sonunda insan azalir, ve gemide bir tane çocuk yapıyorlar, o çocuk çok zeki oluyor, kainatta dünyanın nerede olduğunu tekrar bulur, Sema'nın neresinde olduğunu bulup keşfediyor, ve geri dönüyorlar, dünyaya geldikleri yere geri. işte inşallah bir gün döneceğiz dedikleri yere bir gün geri dönüyorlar, hani Bilim kurgu film diyeceksin, Allah'ın ilminin dışında hiçbir bilgi olamaz, her yalanın içinde bile bir gerçek vardır. Yalanın yalan olduğu gerçektir en azından.

Karoğlan sözü:

"Her Yalanın içinde bile bir gerçek vardır ki, mesela en azından, Yalanın yalan olduğu bir gerçek ve hakikattır.

(Karaoğlan 27 Kasım 2018 salı saat 19 09.)

#########
##############

Havalar soğuk, donuktu yağamıyor, Bengü'nün şarkıdaki gibi, ve gelelim bir başka meseleye, Allah her şeyi zevc halinde yarattığını, yani eşler halinde yarattığını Söylüyor, ama bilim adamları diyor ki, Bir Kar tanesinin başka bir benzeri ve eşi yok, tabii bunu tespit etmek mümkün değil zaten de, elbette Onun da eşi vardır, kar tanesi ile yağmur tanesi eşdir mesela, Yağmur taneleri de aynı birbirinin benzeri değil Demek ki. onu zaten ispat etmek mümkün değil, çünkü eşi demek sadece aynısı demek değil, sağ elinin karşılığı, sağ el değil, Onun eşi ve ve zevci sol el olduğu gibi, Kar Tanelerinin eşide Yağmur taneleri olabilir.


#############
####################



Yine başka bir mesele, Allah da yaratırken katman katman yaratmış, ve göz kamera ve ekran görüntüyü gösteren yer, karşında bir görüntü var, Onu sana Gözlerim gösteriyor, bedeninin ekranı, Senin bedenin ekranı Gözlerin, beynin değil, beyin ekran kartının içindeki aletler gibi, öyle olunca ekran gözler, ve ilk ekranlar, ilk televizyonlar, ilk kameralar siyah beyaz idi, Allah da gözleri yapmaya başladığında, ilk önce siyah beyaz gören gözleri yaratmış, yani köpek gözleri önce yaratılan gözler oluyor, diyor ki bilim adamları : köpekler siyah beyaz görüyor ki, Allahu Teala sistemi böyle başlattıgi için, bize koyduğu yasa ile, ekran, Biz ilk defa ekran keşfettiğini zaman, Bizde siyah Beyaz'dan başlayarak keşfedecek dik, Çünkü Allah o ilmi oraya öyle koydu, köpeklerin gözlerinin siyah beyaz görmesinin sebebi bu yüzden. Okula gidince 5. sınıftan başlanmıyor, İlla 1. sınıftan başlayacaksın, Belki çok akıllı isen 2 sınıf birden geçersin. Öyle olunca biz de ilk defa ekran ve kamera keşfedeceğiniz zaman, demek ki bu işin yöntemi siyah beyaz ile başlamak zorunda idi, Çünkü bu 1. sınıftaki matematik ile 5. sınıftaki matematik dersi aynı değil, Birinci sınıfta sorulan problem ile 5. sınıf test soruları ve problem ve çözümü aynı değil. Allah da bize basit matematik dersi ile başlatıp, sonra yüksek sınıfları öğrenmemizi öğretiyor bunun ile. ya ondan sonra Renkli gözlerin vakti, renkli kameraları renkli ekranları keşfettik, Daha sonra ise şu anki Bilmem 1000000... pikselli kameralara geçtik, HD kameraları keşfettik, Yani yol eğitim basamak basamak kardeşim, hakiki mürşit Allah'tır, o öğretme sini bilmez mi hiç.


#############



Raşidi Tarikatı Dersleri 2018/48

Bu haftaki tarikat dersimize gelince bizi bilenler biliyor ki, bizim tarikatımız Mevsim Tarikatı.
Kar ve yağmur yağması da bizim alanımız içinde, o yüzden kar yağması için belli duanın ardından, dibinin derinliğinden, ağzının genişliği daha büyük olan bir tastan, kaseden,Kar yağması için Süt içilmesi gerektiğini öğrettik. Ama bu süt hazırlanırken kabın 3/4 ü süt, dörtte biri soğuk su, çok az bir miktarda mis veya Gül yağı kataraktan iciniz demiştim. ve buna itirazlar gelmekte parfüm ve mis içilmez diyorlar doğru mudur?

Cevap
israil meyve ve sebzeleri bozmadan önce, evde domates kesince, domates kokardı, karpuz kesince, o evde karpuz kesildiği belli olurdu, kavun kesince kavun kokardı, Hattabir deyim vardır: "kavun musun ki g***** kokluyalimda, kim ve ne oldugunu bilelim." derler. yani kavunun bir kokusu vardı, parfümü vardı, yine karpuzun bir parfümü vardı, domatesin bir parfümü vardı, yine Kurban Bayramı'nda Koç veya koyun kesen evdeki et kokusu, bütün mahalleyi alıp giderdi, Öyle tatlı bir koku yani, koyunun etinin bile bir parfümü vardı. keçi etinin ki ondan başka bir parfüm, Peki biz bunları yerken, bu parfümlerini ayırıp da atımıyorduk, yoksa o parfüm kukuları ile birlikte mi yiyorduk onları, ki öyleydi, kokuları ile birlikte yiyorduk, hiç de öyle parfüm ve misk kokuları, onların mis kokuları Sağlığımıza zararlı falan değildi. Ne oldu da şimdi ben sütün içine Gül yağı katınca, ve içince sağlığa zararlı olduğunu iddia ediyorsunuz. Halbuki ben Afyonluyum. Afyon'un lokumu meşhurdur, ve biz Güllü lokum yaparız, gül kokulu lokum, yine Güllü reçel yaparız, gül kokulu reçel, onlar zarar vermiyor da, benim sütün içine kattıgim bir Gül yağımı zarar veriyor insana, Hayır Hayır, vallahi bunlar Deccal fitnesi, başka bir şey değil. Eger sütün içine kattığınız orjinal misk ve yag ise, kimyasal yok ise, Vallahi zararlı değildir. Çünkü Allah her şeyin içine bir parfüm koymuş, insanın bile bir kokusu var, Ve öyle diyor insan için hizbleşmeyin yani gruplara bölünmeyin senci, benci, oncu, buncu olmayın, Yoksa kokunuz gider diyor Rabbim, işte İsrail biz üstün bir ırkız dedi ve, Bizler ve Sizler diye, bizleri gruba ayırdı, sonra yiyecekleri bozdu, artık domates kesiyorsun, domates yerine balık kokuyor, karpuz kesiyorsun, kabak kokuyor, yani kokunuz gitti Velhasıl kelam, hukukumuz gücümüz elden gitti, kaybettik hizbleştik.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ إِذَا لَقِيتُمْ فِئَةً فَاثْبُتُواْ وَاذْكُرُواْ اللّهَ كَثِيرًا لَّعَلَّكُمْ تُفْلَحُونَ وَأَطِيعُواْ اللّهَ وَرَسُولَهُ وَلاَ تَنَازَعُواْ فَتَفْشَلُواْ وَتَذْهَبَ رِيحُكُمْ وَاصْبِرُواْ إِنَّ اللّهَ مَعَ الصَّابِرِينَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Yâ eyyuhâllezîne âmenû izâ lekîtum fieten fesbutû vezkurullâhe kesîran leallekum tuflihûn. Ve etîullâhe ve resûlehu ve lâ tenâzeû fe tefşelû ve tezhebe rîhukum vasbirû, innallâhe meas sâbirîn.

Meali :

Ey iman edenler! size karşı olan herhangi bir topluluk ile karşılaştığınız zaman, onlara karşı sebat edin, ve Allah’ı çok anın ki onlara karşı başarıya erişesiniz. Allah’a ve Resûl’üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve kokunuz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.

(Sadakallahul Aziym ENFÂL Suresi 45 ve 46. ayet)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَلاَ تَكُونُواْ كَالَّذِينَ تَفَرَّقُواْ وَاخْتَلَفُواْ مِن بَعْدِ مَا جَاءهُمُ الْبَيِّنَاتُ وَأُوْلَئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve lâ tekûnû kellezîne teferrakû vahtelefû min ba’di mâ câehumul beyyinât, ve ulâike lehum azâbun azîm.

Meali :

Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.

(Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN Suresi 105. ayet)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَاعْتَصِمُواْ بِحَبْلِ اللّهِ جَمِيعًا وَلاَ تَفَرَّقُواْ وَاذْكُرُواْ نِعْمَةَ اللّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ كُنتُمْ أَعْدَاء فَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَأَصْبَحْتُم بِنِعْمَتِهِ إِخْوَانًا وَكُنتُمْ عَلَىَ شَفَا حُفْرَةٍ مِّنَ النَّارِ فَأَنقَذَكُم مِّنْهَا كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللّهُ لَكُمْ آيَاتِهِ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Va’tasımû bihablillâhi cemîân ve lâ teferrakû, vezkurû ni’metallâhi aleykum iz kuntum a’dâen fe ellefe beyne kulûbikum fe asbahtum bi ni’metihî ihvânâ(ihvânen), ve kuntum alâ şefâ hufratin minen nâri fe enkazekum minhâ, kezâlike yubeyyinullâhu lekum âyâtihî leallekum tehtedûn.

Meali :

Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.

(Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN Suresi 103. ayet)


Rabbim, bütün milletlerin beklediği Mehdi Aleyhisselam hatırına, hizbleşmeyi bırakıp, bir ve bütün olmayı nasip eylesin insanliga, ve kokumuz yeniden geri gelsin inşallah.


--oOo---


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--



Vaazi mp3 olarak indirmek icin linke sag tikla farkli kaydeti sec
https://dosya.1trk.net/uploads/dogrular-egrileri-gormeye-engel-oluyor.mp3





Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 27 Kasım 2018 Salı

Original Kar © glan



Sessiz Zehirin - ve internetin Sesi ve Onun Şifası Olan - Radyo Karoglan

Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran

Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık

1 Senede/12 Ay

Pazartesi - Salı - Çarşamba - Perşembe - Cuma - Cumartesi - Pazar

1 Yılda/365 Gün

7 Günde/24 Saat

Vaaz - Dini Sohbet - Tasavvuf Sohbetleri - Radyo Karoglanda

RADYO KAROGLAN

Sessiz Zehirin - ve internetin Sesi ve Onun Şifası Olan - Radyo Karoglan


Beğeniler: 40
Favoriler: 12
İzlenmeler: 686
favori
like
share
karoglan Tarih: 29.11.2018 18:08
Haftanin Vaazi eklendi Sevenlerimi ve takibcilerimi beklerim