Tekamül Kemalet Yolculuğu

(Kar©glanin 13 Ocak 2020 Vaazi)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِ جَنَّتَانِ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve li men hâfe makâme rabbihî cennetân.

Meali :

Rabbinin makamından korkan kimseler için iki cennet vardır.

Sadakallahul Aziym RAHMAN-46 ayet


---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.”

( Hadis-i Şerif , Muvatta, Hüsnü’l-Hulk, 8; Ahmed b. Hanbel, 2/381)

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"

Yolculugumuza başliyoruz :
Bu haftaki yazımızın konusuna Raşidi Tarikatı dersleri ile başlayacağız.
Kar ve yağmur yağması için kaseye su ve süt hazırlama videosu yapmıştık.
oradaki video da Şekeri karıştırmak için sütü çevirirken karıştırırken 7 yerine 8 yapmışız herhalde, herkes de bizim takıldığımız yerde takılmış kalmış. işte Tusunami yine geldi en son Neden? Raşidi Tarikatı Mensuplarından Kar ve yağmur yağması için kaseye su ve süt hazırlayaan kimseler, askerlerimde, aynı yerde 7 yerine 8 yapmış ya da 9 yapmışlar ki ayarı kaçmış. Sistem aynı Kabe'yi tavaf gibi olcak ve 7 defa sağdan sola ve 1 defa da soldan sağa demiştik. Yanlış yapınca işteTornado oluyor ve rüzgar dahada hızlı dönüyor, O yüzden tusunami oluşuyor. Çünkü “Hocanın dediğini dut da, yaptığını yapma.” derler. Beni oradaki o videodaki yaptığım hata, size tesir etmemesi gerekiyor. Siz söylediğimi yapacaksınız, dediğimi dutacaksınız, 7 defa sağdan sola, bir defa da soldan sağa. Ama siz de ipin ucunu kaçırırsanız, işte böyle Tsunami olur Çünkü o çevirme dalgayı oluşturuyor Rüzgar 1 soru fazla dönerse işte böyle Tusunami oluşur, hata bende değil yani, ben o an yapmışım ama, dediğimi dut yap yaptığımı yapma. ve Deccal Sütün ferini (Gücünü) almış o yüzden tam manası ile süt fayda etmiyor artık sanırım.

Bir derste Raşidi Tarikatında Güneş Makamı hakkında vereceğiz, artık yaz gelecek, bahardan yaza geçeceğiz ve Güneş Makamındakilerce günde sadece 66.000 Allah zikri çekilir ve bir de Hizbül Kasr çekilir ve sadece 40 gün çekilir. ve o makamdakilerin tesbihlerindeki orta müezzin kaldırınız ve Tesbihin alt ortasına gelecek şekilde 6 tane boncuk lu 1 çark ve kadran daha eklenir. oradaki orta müezzin kaldırınız oraya 6 Boncuklu yeni çark ekleyin, tespihleri o şekilde olur.

Güneş Makamına : 25 Ağustos'tan Eylül bütünü ve Ekimin 'ün 21i ne kadar Doğan Erkekler Güneş makamında olan Aslanlardır. Kadınlardan da 21 Mart tan sonra ve, Nisanın tamamı ve 19 Mayıs a kadar doğan kadınlar Güneş makamına çıkabilir. Diğerleri gerçek aslan burcu değildir. Aslan ve Güneş Makamına çıkamazlar. Eylül den sonra Ekim'de var erkeklerde 25 Ağustos Eylül'ün 23'ü ne kadar bir de Ekim var kadınlarda Mayıs var, o Ekim ve Mayıs ileri aslanlar, yani aslan, kaplan, Panter, çita olanlar var, doğduğu Ay ve gününe göre değişiyor.

Başka bir konu internet cihazlarının zararları ve 5G nin zararları:
internet cihazlarında eski modemlerde yazmaktaki, hatta yeni modemlerde, 20 santimden yakın kafanızı yaklaştırmayın, vücudunuzu uzak tutun yazması gerekiyor, Çünkü radyasyon yayıyor bu aletler, ve önceden Düşük miktarda yayıyordu, şu anda 5G ye geçince Telefonlarda çok yüksek miktarda radyasyon yayıyor. Radyasyon ve Biz, şu anda Kutup Yıldızı'nın yakına doğru gidiyoruz. çekim o şekilde ve, kutuplar takla atacak dedik, işte kutupların takla atması yani Güneş batıdan doğacak, doğudan batacak, O yüzden biz nereye gidiyoruz, Kutup yıldızına doğru gidiyoruz, Kutup yıldızı ise radyasyon Yıldızı. Bizim ona hazırlanmak için, şu anda radyasyon yemeye başlamamız gerekiyormuş ki, şu anki aletlerin bu hali, biz yani dünyai Kutup Yıldızı'nın yanına vardığımız zaman, zararına alışmış olmamız, radyasyon yiyebilen ondan etkilenmiyen insanlar olmamız için, Allah'ın ayarladığı bir süreç. Ama şu anda insanlar alışkın olmadığı için, radyasyona zarar vermekte ve, bunun zararından emin olmak için, keçe minder, ya da koyun postu kullanın, çünkü Radyasyon bağırsaklardaki flora'ya zarar veriyor ve, bağırsaklardaki su da zarar görünce, suyu öldürüyor, su ölünce bağırsaklar kuru kalıyor ve, dışkı katı olunca, bağırsaklarda yırtılma meydana geliyor. o yüzden işte barsak kültürünü yoğurtla tedavi şu anda yeterli değil 5G ye geçince daha zararlı daha yüksek radyasyon yaymaktan ve radyasyon işte insandaki suyu öldürüyor. Bağırsaklardaki suyu öldürüyor, o yüzden altınıza keçe minder, başınıza yün takke, ayağımıza yün çorap giyin. Hatta Muhammed Mustafa çölün sıcaklığından,yaz ve kışın, yün çorap, yün takke, giyermiş, ve bir de deve yününden kendisine cübbe diktirmiş, hırka diktirmiş, onu da bir kere giymiş, hutbe okurken birisi istemiş, yüzü tutmamış vermiş. İşte o da Veysel karani'ye gelen cübbe. ondan sonra ya resulallah Sana yenisini dikelim demişler, fakat ömrü yetmemiş, ikincisi nin bitesiye kadar ömrü yetmemiştir. 2. cübbeyi de giyememiş Muhammed Mustafa. İşte o zaman da da, zamanda yolculuk edildiği için, bu işin böyle zararlı olduğunu ve, kendisine zarar vereceğini biliyordu zaten Peygamberimiz, o yüzden, çölde yün giyilir mi?. İşte şu anda yün giyin başınıza ayağınıza yün takke çorap, sırtına yün elbise giymek radyasyonun etkisini azaltır. ve telfonlardaki 5G ve modemlerin verdiği zararlara bir nevi engel olmakta, Çünkü yün iletken değil, o biyolojik yapıda ve iletken değil. vücuttaki suyun zarar görmesine de engel olmakta. bilmeyenlere duyurulur ve, şu anda keçecilik bitmiş yeniden keçeciliği başlatın, koyunları yine bitirmişler, koyunculuk biterse işte böyle olur, işte artık Kutup yıldızına doğru gidiyoruz. Dünya ve evren döne döne, şu anda Kutup yıldızına doğru gittiğimiz için, Kutup Yıldızı'nın yerine vardığımız zaman, bize çok yüksek radyasyon gelecekse, Ona alışmamız gerekiyor, Şu anki sistemin bu şekilde gitmesi, Rabbimizin bizleri doğal Seleksiyon da götürdüğünü gösteriyor, Halbuki nedeni bilinmiyor du. Bu kutuplar takla atacak meselesi de bu şekilde yani.

Deccal aleyhillane de bunu insanlara zarar vermek için silah olaraktan kullanmakta. Bilseki bunun Zararları, kendisini ve askerini de tutacak belki vazgeçer di o zaman. Allah dilerse Deccal Gibi birisini de isterse mehdiye ve askerine yaren yapar. Olur mu hiç öyle demeyin, Allah Kur'an'da bildirmiyor mu ki : Firavunu Musa ya Baba yaptım diye, o zaman Deccal dan niye bize Yaren olmasın.


Başka bir konu Geçenlerde videosunu yaptım video olaraktan internette var, fakat döküman olaraktan da internette ve kitaplarımızda bulunsun diyerekten, bu teori ye yer vereceğiz bu Vaazda inşallah, yazılı hale getireceğiz.
TEORiMiZ :Karaoğlan Raşit Hoca'nın
“Kainatta ki, Yani Uzaydaki Düzlem Teorisi”

Bu video ya yakın zamanda Güneş Tutulmsi olmuştu, ve dedik ki, yıllardır bu güneş ve ay tutulmalarından ne anladınız? Hiçbir şey anlamadık. Ay güneşin önüne geldi, Güneş tutuldu, Güneş ayın önüne geldi ay tutuldu diye biliyoruz. Bu bize başka bir şey daha öğretiyor. Bizim teorimiz de bunu anlatıyor. Ve her Sistem, Güneş sistemi gibi her sistem, bir düzlem üzerinde hareket ediyor. Çünkü mesela benim ayaklarım yere basıyor olduğu için, bir düzlem üzerindeyim. Benim önüme mesela arkadaşım Ahmet geldiği zaman, benim yani Raşit Hoca tutulması olur. Çünkü siz beni göremezsiniz, önümde Ahmet olduğu için, ben onun önüne gelirsem bu sefer Ahmet tutulması olur. O nu göremezsiniz. çünkü, sebep, ayaklarımız aynı düzlem üzerinde olduğu için, bu tutulma böyle olmakta, yoksa Ahmet 2 metre yukarıda olsa, ben aşağıda olsam, ben aşağıdan, Onun önüne geliyor gibi öyle gelsem, Ahmet'in önünü kapatmaz, O yüzden Ahmet tutulması olmaz. Ama Güneş sistemimizde Güneş ve ay tutulmasının sebebi de bir düzleme halinde hareket ettikleri için. her sistemin kendine ait başka bir düzlemi var. Bizim Güneş sistemimizin düzlemi başka Siriusun ki başka, Bilmem kutup yıldızının ki başka. Neden derseniz, Çünkü Semaya hangi taraftan bakınca yukarı tarafta gökyüzü ve sema var. brezilya'dan bakınca Gökyüzü aşağı tarafta oluyor, o zaman onların gördüğü Yıldızlar daha başka bir düzlem üzerinde, Kanada dan bakanların gördüğü Yıldız daha başka bir düzlem üzerinde, her sistemin kendine ait düzlemi var. Bunu da şu şekilde anlattım. onlar yukarıdakiler. hepimizin enerji boyutları. Hani Yıldız halleri var, fakat, Onlara bizim enerji boyutlarımiz. ve Allahü Teala, geleceği onularla bize gösteriyor. ve Orada mesela sistemin içinde binlerce Yıldız şu anda ölmekte Olabilir. Neden? Çünkü Muhammed bir sistem, yani Müslümanlık ve Müslüman alemi bir sistem halinde, Müslümanlardan şu anda ölenler, binlerce ölen olabilir, ve binlerce Müslüman olaraktan dünyaya gelmiş çocuklar olabilir, yani ölen yıldızlar ve Doğan Yıldızlar bir sistemin içinde. Ama mesela Müslüman âleminden Ahmet amcanın Ailesi, sistemin içindeki küçük bir sistem olduğu için, onun ailesinde, mesela ölenler kalanlar birler onlar halinde, dedesi ölmüş, torunu doğmuş, bir ve onlar şeklinde olabilir yani aile olaraktan. Amma sülalesini düşündüğümüz zaman, yine muhammedilere göre düşündüğümüzde, yine küçük bir sistem, ama aileden büyük halde. O yüzden herkesin sistemi bir düzlem halinde, Her aile başka bir sistem ve düzlem. Hani Kur'an'da Yusuf suresinde, Yusuf hakkında bahsedince, 12 yıldız ve güneş ve ay bana secde ettiler diyor ya, yani 12 yıldızlı sistem kimin sistemi? bizim Yıldız sistemimiz 12 yıldız yada gezegenli. İsrail oğulları işte 12 yıldızlı sistemi temsil ediyor. 12 yıldız : Jüpiter, Mars, Venüs,... ve en sondaki müslümanlar ise Ramazan YILDIZI, 83 senede bir dönen, Halley Yıldızı, en dıştan dönen Yıldız, Muhammed Hatemül enbiye ve müslüman ümmeti en son ümmet değil mi? yani en son, en son Muhammed Ümmeti geldi, ondan sonra başka, Mehdi ve cemaati var, O da yine Müslümanlara bağlı.

Bizim sistemimizde 12 ay var, ocak, şubat, mart gibi ve günler ve aylar yukardaki gezegenleri temsil ediyor, ve 12 yıldız ve 12 burç var, ve Üstün IRK israiloğulları'nı temsil ediyor. Yusuf ve kardeşlerini ele aldığımızda, hepimiz İsrail oğluyuz, Güneş ise Muhammed Mustafa ve, 12 yıldız Güneş ve ay. yukari vardığımız zaman İbrahim'e vardığımız zaman, hepsi zaten birleşmiş oluyor, Zaten hepimiz İbrahim'den geliyoruz, ha İshak kolu, ha İsmail kolu, yani Hepimiz İbrahim milleti, veyahut israiloğlu, veya İsmail oğluyuz, yukarıdan birleştiğimiz zaman, üstte İbrahim oluyor, ve sistem İsrail'den önce iki çataklı, yani ağaçlarda erik şeftali armut çok çataklıdır, ama Kavak ve çam tek çataklı Hz.İsa birlerden, başka kardeşi yok. Bir kavak birde çam biliyorum ben tek çataklı. Çünkü İsa çam ağacına inecek diye çam ağacı süslüyorlar, çünkü çam ağacı tek cataklidir yani birlerden.

Dünkü Bazı hocalar diyor ki : Neymiş efendim Kep ve fötür Şapkanın Galağı varmış, bizi secde etmesinler diyerekten icat etmişler. Lan dangalak, şapkayı çıkarıp da secdeye varmak aklına gelmiyor mu, sana kim diyor o şapka ile namaza dur diyerekten, Şapkanı çıkarmak kadar basit bir şeyi akıl edemedin mi ki, senin secdene engel olsun o şapka, dangalak hoca. Işte böyle gerici yobazlar, her şeyi inkar etmişler, eskiden de böyle, şimdi de böyle, yeni bir şey çıktı mi, hemen yasak Memnu yaparlar, neymiş İslam'a uygun değil, neymiş şeriata uygun değil, aslında hepsi uygun, zamana uygun Ama, sen gibi geri kafalı hocanın, geri kafasına uygun değil sadece

Paralel Evrenler ve zamanda yolculuk ta 4. adım Teorimiz:

Sen bir Kainat ve evrensin ki, senin sisteminde, annen, anneannen, baban, deden, çocukların, kalemin, çantan, defterin, okuldahki arkadaşlarin, öğretmenlerin,... Hepsi senin sistemini oluşturan şeyler değil mi. Öyle olunca sana ait bir Kainat var, sadece Elin Kolun değil, Seni sen yapan Mahallendeki Bakkal amca da var onun içinde, yine takım elbiseni aldığın bir dükkanda var senin sisteminde, hakeza hakeza... Öyle olunca Herkesin kendine ait bir sistemi var, ve Paralel Evrenler bu şekilde, ve zamanda yolculukta ise, Allah geleceği devamlı yeniden yaratmakta, dünkü Sen var, bir de yarınki Sen var. Dünün Yarını biziz, dün ise evvelki günün yarını idi, Bugünün geleceği yarın, yarının geleceği ertesi gün, öyle olunca Allah gelecegi Her an yeniden yeniden yaratmakta. Hızır hikayesinde anlatılan, olayları değiştirme meselesi de, geleceğin her an değiştiğini, sadece bugünün değil, Dünün de değiştiğini gösteriyor. O yüzden geleceğe gitmek sorunlu. Eğer senin gittiğin gelecek değiştirildi ve yok edildiyse, Sen arada kaybolursun, Arafta kalırsın, Ne geri dönebilir, neden ileri gidebilirsin. Bu da zamanda yolculuğu keşfedecek Bilim adamlarına Işık tutacak bir bilgi olsun.

Insanlar doğum aylarına göre ve burçlarına göre ya sabah insanı yada gece insanı. yani Işıklı aydınlık insan ve yaz burçlu sıcak tabiatlı insanlar, ya da karanlık insanı, soğuk ve gececi insanlar, diğerleri sabahçı insanlar. Tarikatımızda zikir çekenlerden, sonbahardan sonra doğanların, sonbahar zikrini, uzun zikiri, öğleden sonra zikrini kolay çekmeleri, ve fakat Yaz geldi miydi, sabah zikrini uzun çekmeleri zor olur, ama öğleden sonra çekecekleri zaman kolay olur. çünkü onlar gece insanıdır. işlerini gece yaparlar. gece işleri onlara kolay gelir. yani karanlık insanlar ve, fakat gündüz insanlarıda, sabahçılara da, sonbahar geldimiydi öğleden sonra uzun zikri çekmek zor gelir. onlar da sabah insanı oldukları için öğleden sonra işlerini yapamazlar. O yüzden zikirlerin de yaz burçluların kışın zikrinde tökezleme olması, kış burçlarının da yazın zikrinde tökezleme olması normaldir. ama yine de gayret edin çekmeye çalışın, bırakmayın sakın, dönem dönem ve, gündönümü size geldiğinde rahatlayacaksınızdır.

Cennet nimetlerinden lafın değerinden bahsedeceğiz
Bu Altın Çağın Hz.Mehdi Vaktinin lafı sözü de altın gibi.
Mesela Beyazit Öztürk, yahut Okan Bayülgen gibi birisi, sadece laf alıp laf satıyor, ve o para ile, evini alıyor, maaşını alıyor, arabasını alıyor, o parayla evini geçindiriyor, evleniyor, Bey gibi yaşıyor. Ne yapıyor? Laf alıp, laf satıyor. Halbuki lafın bir ağırlığı yok, Bir hacmi yok, Nasıl oluyor da böyle altından daha değerli oluyor. Mehdi vakti olunca, işte böyle laf ve söz bile altın gibi değerli oluyor. Gazali gibi birisi onlarca cilt kitap yazmış, fakat karnını doyuramamış, adamın bir tanesi bugün, Afedersiniz Osuruktan bir kitap yazıyor, ve milyonlar kazanıyor, Gazali gibi birisi karnını doyuramamış o yazdıklarıyla. Bugün işte yazmak da değerli, söylemek de değerli, lafta değerli, yani vakit Mehdi vakti ve Altınçağ Cennet vakti.

Rabbim, inanan Kullarına, Bu Vaktin Kıymetini ve Değerini Bilmeyi Nasip Etsin. Amiyn...

Gelelim bu haftaki Vaazımızın ismi olan Terakki meselesine :

Buğday önce un olup, sonra hamur ve beze olup ta, ekmek olunca, sonra biraz Cehennemi tadıp fırına sürülünce, sonra fırıncıdan ya da Ekmekçi den soframıza gelince, biz de onu bir şeyleri katık yapıp yediğimiz zaman, işte Buğday Terakki etti ve, hayatına Ben yediysem, Raşit olarak devam etmeye başladı, Ahmet yediyse Ahmet olaraktan, köpeğin hav hav yediyse, hav hav olarak devam etmeye başladı.
Yine Geçenki videolarda ve vaazda bahsettiğimiz farenin yaratılma hikmeti : insan ve Insanların evlerinin etrafındaki atıkları resteleri temizlemek için Halk edilmiş. fakat o fazla çoğalınca Allah onun üstüne Vezir olaraktan kedi Halk Etmiş, O da onun ile beslenerekten onları azaltmakta, ve burada Yukarıdaki konuyu bu konuya kıyas edersek, fare Allah'a karşı görevini yerine getirip sadık bir asker olaraktan Terakki edince, kedilere yem olur. Onu kedi yiyince artık bir fare değil Aslan olmuştur, küçük aslan, yani kedi, hayatına kedi olaraktan devam etmeye başlar. ve bu en yüksek aslan olan, gerçek aslan, ormanların kralı, Gerçek aslan olarakdan devam etmeye kadar gider. iki cihanın Güneşi Hz. Muhammed Mustafa Gerçek Aslan

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيرًا

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Lekad kâne lekum fî resûlillâhi usvetun hasenetun limen kâne yercûllâhe vel yevmel âhıra ve zekerallâhe kesîrâ.

Meali :

Andolsun, Allah’ın Resûlünde sizin için; Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.

(Sadakallahul Aziym AHZAB Suresi 21. ayet)

Ayşe Annemize O'nun Ahlakı Nasıldı diye sordular. Hz. Ayşe Annemiz, "Siz Kur'an okumuyor musunuz? Peygamberin ahlakı, Kur'an'dı" buyurmuştur.

( Hadis-i Şerif )

Aynnı Sorunun benzerinin(Peygamberimizin) onun vaktinde O'na da (Peygamberimizede) sordular, O'da Rabbimizden ilham ile şöyle cevap verdi :

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

قُلْ إِنَّ صَلاَتِي وَنُسُكِي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتِي لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Kul inne salâtî ve nusukî ve mahyâye ve memâtî lillâhi rabbil âlemîn

Meali :

Ey Muhammed! De ki: “Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir.”

(Sadakallahul Aziym Enam Suresi 162 ayet)


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَإِنَّكَ لَعَلى خُلُقٍ عَظِيمٍ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve inneke le alâ hulukın azîm.

Meali :

Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.

(Sadakallahul Aziym KALEM Suresi 4. ayet)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

لَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ فِي أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ ثُمَّ رَدَدْنَاهُ أَسْفَلَ سَافِلِينَ إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعْدُ بِالدِّينِ أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Lekad halaknâl insâne fî ahseni takvîm. Summe radednâhu esfele sâfilîn. İllâllezîne âmenû ve amilûs sâlihâti fe lehum ecrun gayru memnûn. Fe mâ yukezzibuke ba’du bid dîn. E leysallâhu bi ahkemil hâkimîn.

Meali :

Andolsun ki Biz, insanı (nefsini), ahseni takvim içinde (nefs tezkiyesi ve tasfiyesi yaparak en güzele ulaşabilecek özellikte) yarattık. Sonra onu, esfeli safiline (en sefil hale, nefsinin karanlıklarına) iade ettik (çevirdik). Âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler) ve amilüssalihat (nefsi tezkiye edici amel) işleyenler hariç. İşte onlar için kesintisiz ecir (mükâfat) vardır. (Ey insan!) Öyleyse bundan sonra sana dîni tekzip ettiren (yalanlatan) nedir? Allah, hakimlerin en güzel hüküm vereni değil mi?

(Sadakallahul Aziym TİN Suresi 4,5,6,7,8. ayetler)

Ki burada da İnsanoğlu Kemal'ine erince, onu hangi Aslan yiyecek de, o melekliğe Terakki edecektir. Meleklikten önce ise cinlik, cinlikten sonradan şeytanlık gelir. hani Bir söz vardır ya "cin olmadan, şeytan çarpmaya kalkma" diye, yani önce bir cin belki seni yiyecek. Ve insanın serüveni, önce cin olaraktan devam edecek, daha sonra şeytan, Daha sonra da Müslüman şeytan, Daha sonra da meleklik belki, kat edebilirse o dereceleri ,Terakki meselesi de bu şekilde. Meleklik vasfına da dört büyük melekten geçilmekte. Azrail, İsrafil, Mikail ve en üst Cebrail. Ölmeden Azraillik vasfı'na geçemezsin, seni bir yılan çiyan yemeden Azrail sıfatına giremezsin, sonra israfil yani toz duman olmadan İsrafil olamazsın, sonra Mikail rüzgarlık, tozu dumanı savuran Rüzgar olmak için, önce toz toprak olup sonra savrulman lazım, savuran olmak daha ondan öte, yani Mikaillik, Rüzgar olmak sonra. Cebraillik en yüksek makam.



Cebrail'in görevi neydi? ilham getirip götürmek. yani uzaklara, ve En derinlere ulaşabilen ses frekansı olabilmek. Sonra dört ana unsur : toprak, su, hava ve ateş, ve bu hafta üçüncü Cemre toprağa düştü, Erken gelen ateş ve bahar. Birinci Cemreler girdiğinde, sabahın soğuğunda, dışarıda Kumru sesi duydum, Hu hu diyordu, yani Bahar'ın habercileri buraya kadar gelmişler ki, onlar magnetizma nın değiştiğini bilenler, buradaki baharı yaşayıp diğer ki Bahar'a yetişmek için acele edenler, yoksa yetişemez, yavru çıkaramaz, yavrusunu büyütemez. ki onlar biliyor baharın geldiğini, artık öyle Kar kış soğuk falan beklemeyin, Çünkü onların zamanında yavru çıkarması ve besleyip büyütüp, başka bahara gitmesi lazım, yoksa soyları tükenir. Bu Senede Böyle Olsun. Ne yapalım, Rabbim hepimize kızmış, Siz Mehdi döversiniz ha, ha Muhammed'i dövmüşsünüz, ha Hz Mehdiyi dövmüşsünüz. Ha Hazreti İsa'yı dövmüşsünüz, ha Hz Mehdiyi, günahınız büyük. Rabb'im suyunuzu keserse şaşmayın neden de diye viyaklamayın.

Daha önce Yusufun başından geçen(Yusuf ile Züleyha olayindaki), namuslu kalmak meslesi, benim başımdan geçince, bende Hz.Yusuf gibi davranınca, Ahirzmanda Yusufluk bana kadı demiştim. şimdide, son kavga ve dayak olayında, bana gelen düşmanıma tam demiır sopa ile vuracakken, o an gelen vurma diye bir ilham yüzünden vurmadım, dayak yiyen ben oldum, ve o söz hak söz diye vurmayınca ne oldu? Yunusluk ne idi? dervişlik ne idi? "dövene elsiz, sövene dilsiz" olmak vasfı, ve ben dövene, ve birde karısı ve kendisi geldi önce sövdü bizeö kavga o yüzden zati, ilham yoluyla öğretilipte, ona el kaldırmadım yada onu dövmedim, ve Yunus cübbeside bana kaldı, yani zamanın hem yusuf gibi güzel ve yakışıklısı ve güzel ahlaklısı, ve birde hemde zamanın dervişi yunus u da biz olduk artık. dövene elsiz. sövene dilsiz davaranabilmek ahlakı yani.

Amma

ki artık iyilerin iyiliği de kabul olmaz olmuş ki, bizler bile kötülerden sayılmışız ki, rabbim kar vermedi işte. Rabbim, taksiratımızı, kusurlarımızı af buyursun.
Amiyn, Amiyn, Aaamiyn...



--oOo---


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '


وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--


Vaazi mp3 olarak indirmek icin linke sag tikla farkli kaydeti sec


https://efsane1turk.net/Resimci/Dosyalar...culugu.mp3


Vaazi Youtubeden Seyretmek icin Linke TIKLA



Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 13 Ocak 2020 Pazartesi

Original Kar © glan


Sessiz Zehirin - ve internetin Sesi ve Onun Şifası Olan - Radyo Karoglan

Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran

Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık

1 Senede/12 Ay

Pazartesi - Salı - Çarşamba - Perşembe - Cuma - Cumartesi - Pazar

1 Yılda/365 Gün

7 Günde/24 Saat

Vaaz - Dini Sohbet - Tasavvuf Sohbetleri - Radyo Karoglanda

RADYO KAROGLAN

Sessiz Zehirin - ve internetin Sesi ve Onun Şifası Olan - Radyo Karoglan

Beğeniler: 65
Favoriler: 18
İzlenmeler: 1079
favori
like
share
karoglan Tarih: 14.01.2020 21:07
Haftanin Vaazi Eklendi Sevenlerimi ve Takipcilerimi Beklerim