1970`li yıllarda komşu illerden bir yolcu Kayseri`ye gelmiş. Pastırmanın çok methini duymuş, hatta birkaç sefer de yemiş. Ancak pastırma aleyhinde çıkan dedikodulardan da oldukça rahatsızmış. Tek problemi eşek etinden pastırma satmayan bir dükkan bulup oradan almakmış.

Adamcağız şüpheli bakışlarla pastırmacılar çarşısını dolaşıp dükkanları inceleyip (şurası satar, burası satmaz: şurası daha temiz, burası pasaklı v.b.) düşünürken, yazı tura atmak gelmiş aklına. Atmış yazı turayı, denk gelen dükkana girmiş. Adamın şüpheli bakışlarla girip pastırmaları incelediğini anlayan Kayserili esnaf, adamın ne için bu kadar incelediğini de tahmin etmiş ve bir oyun oynamayı düşünmüş. Buyur demiş esnaf. Adam yine tedirgin:
- Pastırma alacağım da... diye kekelemiş korkarak.
-Tabii derhal, ne kadar?
- İki yüz gram yeter. Çok severim de... Ama... Öbür tarafını diyememiş. (Yani aman eşek eti olmasın diyecek.) Kayserili anlamış vaziyeti. Parçayı tarttıktan sonra satırla kıymaya başlamış: Hemşehrim bu niye bu kadar zor kesiliyor öyle... Kayserili hemen taşı gediğine oturtmuş:
- Sorma birader, bu namussuz eşek iken de böyle inattı.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 434
favori
like
share
megan tortora Tarih: 23.07.2007 17:31
Iyi guzel de simdi bu adam almaz pastirmayi ve kasap ta para yapamaz.
Tesekkurler paylasim icin.
nejat1953 Tarih: 23.07.2007 17:24
Kayserilinin adı çıkmış bir kere...
ADNANMUNGAN Tarih: 15.07.2007 22:39
Tek kelimeyle süper
tahsin_058 Tarih: 04.07.2007 12:22
eee ınada ınat kardes.paylasım ıcın tesekkurer
ceza_gtrst Tarih: 03.07.2007 15:14
Süper yaa sağolasın