Gündelik hayatımızın akışı içinde farkında olalım veya olmayalım hayatın temel değerleri konusunda farklı yön ve hedeflere doğru kayıp gidiyoruz. İçinden geçtiğimiz şu netameli ve kaygan zaman diliminde çoğu defa sahte ve sentetik gündemlerin bombardımanı altında adeta kendimizi kaybediyoruz. Sözünü ettiğimiz bu yapay gündemler, çoğu zaman bize dünyaya asıl geliş gayemizi unutturuyor.
Halbuki bizler, bizi asıl gayemizden uzaklaştıracak bu türlü gündemlere karşı sürekli teyakkuz halinde ve gerilim içinde olmalıyız ve bunların yol bulup ruhlarımızı kendi ağlarına almasına fırsat vermemeliyiz. Allah, önümüze bugünlerde altın bir fırsat koyuyor; Üç aylar! Esasen buna sahici ve ilahî gündem de diyebiliriz. Zira Cenab-ı Hak, bu aylarda af ve mağfiretini, nimetlerini sağanak sağanak yağdırıyor. Recep, Şaban ve Ramazan aylarının bütün gün ve geceleri sürpriz feyiz ve bereketlerle dopdoludur.
Üstelik bu aylar içinde bulunan Regâib, Mi'râc, Berât ve Kadir geceleri, hiçbir maddî ve dünyevî ölçüyle değerlendirilemeyecek kadar ilâhî ikramlarla donatılmıştır. Aslında biraz gönül uyanıklığı, dikkat ve samimiyetle bu günlerin ve gecelerin feyzinden yararlanabilirsek manevi yoldaki pek çok eksiğimizi telafi edebilir ve günahlarımızdan arınıp tertemiz hale gelebiliriz. Peki ne yapalım? Bu fırsat aylarını dolu dolu nasıl değerlendirelim?

NEFİS MUHASEBESİ YAPMALIYIZ

Öncelikle ciddî bir nefis muhasebesi yapmalıyız. Günümüzde özeleştiri dedikleri nefis muhasebesi aslında insanın bulunduğu noktayı belirlemesi açısından çok önemlidir. "Ben nereden geldim? Bu dünyaya gönderiliş amacım ne? Şimdi ne yapıyorum? Nereye gidiyorum?" sorularını kendimize sorarak tefekkür iklimine açılmalı, hayatımızın artı ve eksilerini çıkarıp bir bilanço hazırlayarak durumumuz hakkında bir değerlendirme yapmalıyız. Bu şekilde, yapmış olduğumuz hataları ve günahları daha iyi görme fırsatını yakalamış olacağız.

TÖVBE ETMELİYİZ

İkinci olarak da bu günahlara karşı içten gelerek tövbe etmeliyiz. Zira içten gelen pişmanlık ve hâlis niyetle yapılan tövbeler insanı günahlarından arındırır. Daha sonra bu duygu, gönül dünyamızda bir ışık yakacak ve bizi kulluk ve vazife aşkıyla hayırlı ve faydalı işler yapmamıza vesile olacaktır.

ORUÇ TUTABİLİRİZ

Bu günlerde Allah Resulü'nün diğer günlere nazaran daha çok oruç tuttuğunu ve devamlı hayır yapma peşinde olduğunu görüyoruz. Biz de tutabildiğimiz kadar oruç tutmalı -aynı zamanda bu Ramazan'a hazırlık da olur- ve elimizdeki imkanlar nispetinde muhtaç olan insanlara maddi yardımlarda bulunarak onları sevindirmeliyiz.

BOL BOL KUR'AN OKUYABİLİRİZ

Bu mübarek günlerde mealiyle birlikte anlayarak bir Kur'an okuma seferberliği başlatabiliriz. Akşamları fazla değil on veya yirmi dakikamızı bu işe ayıralım. Her gün namazlarda okuduğumuz surelerden başlayarak Kur'an'ın mealini okuyup öğrenerek tefekkür edebiliriz. Bu vesileyle evimizde ayrı bir bereket olacak ve Kur'an'ın nuruyla içimiz aydınlanacaktır.

CAMİLERE GİDEBİLİRİZ

Herhangi bir vakit namazı kılmak için büyük bir camiye gidebiliriz. Bu, kulluk şuurumuzu coşturacaktır. Bu şekilde Allah'a kul olmanın engin hazzını iliklerimize kadar hissetmiş olacağız. Bunun dışında yakınlarımızı ziyaret için özel zamanlar programlayabiliriz. Yüce Rabb'imizin Kur'an-ı Kerim'de akraba ziyaretlerine yaptığı ısrarlı vurgu dikkate alınırsa, bunun karşılığında verilecek sevabın derecesi anlaşılır. Bu ayda fakir fukaraya, başı okşanmaya muhtaç yetimlere, kendisine bakacak kimsesi olmayan dula, yaşlıya sadaka için özel bütçe ayrılmalı. Mübarek geceler bütün ev halkı ile bir bayram neşvesi içerisinde geçirilmeli.

UÇ AYLAR NEDiR?

Üç ayların ilki olan Recep, "yüceltilmiş, içine ikramlar konulmuş ay" ve "hazırlanmak" manalarına gelmektedir. Recep ayının ilk perşembeyi cumaya bağlayan gecesi (19.07.2007) Regaib kandilidir. Regaib, "pek çok ihsan" manasına gelen "Ragibe" kelimesinin çoğuludur. Bu gecede Cenab-ı Hakk engin rahmetiyle tecelli edip sonsuz mağfiretiyle muamelede bulunduğu için geceye bu isim verilmiştir.
Receb ayının 27. gecesi (10.08.2007) ise Miraç Kandili'dir. Miraç, kelime manası itibariyle "merdiven", "yükselecek yer", "en yüksek makam" manalarına gelmektedir. Bu gecede Peygamberimiz bir mucize olarak Mekke'deki Mescid-i Haram'dan, Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya ve oradan da göklerin İlahi derinliklerine doğru yükselip ruhen ve bedenen Cenab-ı Hakk'ın huzuruna çıkmıştır.
ŞABAN, HAYIR AYI Üç ayların ikincisi olan Şaban, kelime manası itibariyle "dağılan", "saçılan" manalarına gelmektedir. Bir rivayete göre Peygamber Efendimiz, Şaban ayında Ramazan için pek çok hayır dağıldığı için bu aya bu ismin verildiğini ifade etmektedir. Şaban ayı içerisinde Berat kandili vardır (27.08.2007). Berat kelimesi, "borçtan, isnat edilen suçtan, ruha azap veren sıkıntılardan kurtulmak" manalarına gelmektedir. Bu gecede Kur'an-ı Kerim bir bütün halinde dünya semasına indirilmeye başlanmıştır. Bu sebeple bu gece hürmetine pek çok günah bağışlandığı için geceye Berat gecesi denilmiştir.

RAMAZAN, BEREKET AYI

Üç ayların sonuncusu olan Ramazan ayı (13.09.2007), on bir ayın sultanı ve ayların en faziletlisidir. Zira bu ayda Kur'an indirilmeye başlanmış ve ay boyunca oruç tutmak farz kılınmıştır. Kur'an'ın indirilmeye başlandığı bu ay içinde Kur'an-ı Kerim'deki ifadesiyle bin aydan daha hayırlı olan "Kadir Gecesi" (08.10.207) vardır. Bu gece Allah'ın müminlere bahşettiği çok yüce bir ikramıdır. Ramazan'ın her gecesinin dolu dolu geçirilmesi için bu gecenin zamanı gizlenmiştir. Ancak Kadir gecesinin Ramazan'ın son on günü içinde olduğuna dair güçlü işaretler vardır.

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1181
favori
like
share
RedBull Tarih: 22.07.2007 14:22
tşk ederim
zto Tarih: 16.07.2007 12:25
üç ayları cenabı hak tüm müslümanlar için hayırlara vesile kılsın amin..
Gönülce Tarih: 16.07.2007 09:30
Allah (c.c) razı olsun
üçaylar hayırlı olsun
Rabbim tekrarına erdirmeyi nasip etsin
mazeretimdin Tarih: 15.07.2007 13:04
[FONT="Arial Black"]Selamun aleyküm

Recep ayında günlük tutulan Oruçlarin Sevapları

1. Recebi-Serifte birgün oruç tutsa, Allahu teálanin pek büyük rızasına laik ve müstahak olur. Allahu teála o kimseye firdevs- i a´ladan makam verir.

2. Iki gün oruç tutsa kat kat öyle sevap ve karsılık verirki, her sevabın katı dünya dağ gibidir.


3. Üc gün oruçtutsa Allahu Teála cehennem ile o kimse arasında perde olarak bir hendek yapar bu hendeğin uzunlugu bir yıllık mesafedir.

4. Dört gün oruç tutsa, dünyada delilik cüzzam ve barras hastalıkları belasından kurtulur.

5. Bes gün oruç tutsa, kabir azabından emin olur.

6. Altı gün oruç tutsa, kıyamet günü kabrinden kalkarken, yüzü ondördüncü gecedeki aydan daha fazla nurlu olarak kalkar.

7. Yedinci gün oruç tutsa, Allahu Teála ona hergünü icin cehennem kapılarından birini baglar.

8. Sekiz gün oruç tutarsa, her günü icin Allahu Teála cennet kapılarıindan birini açar.

9. Dokuz gün oruc tutsa, kabirden çikarken“ Eşhedü en la ilahe illallah“ diyerek cikar. Yüzü cennet tarafindan baska tarafa döndürülmez.

10. On gün oruc tutsa, Allahü Teála onun icin siratin her bölümünde yatak ve yaygi yaratir. Sirat´tan gecerken onun üzerinde istirahat eder.

11. Onbir gün kiyamamet gününde kendinden eftal kimse görmez. Ancak kendisi gibi oruc tutani yahut daha fazla tutani görür.

12. On iki gün oruc tutsa, Allahu Teála kiyamet gününde öyle iki hulle giydirir ki, birisinin kiymeti dünya ve icindekilerden hayirlidir.

13. O üc gün oruc tutsa, kiyamet gününde insanlar siddet icinde bulunduklarinda, ona Arsin gölgesinde Sofra kurulur ve ondan yer.

14. Ondört gün oruc tutsa Allahu Teala ona göz görmemis, kulak isitmemis ve asla insanlarin gönlünden gecmemis olan nimetler verir. ´

15. On bes gün oruc tutsa, Allahu Teala kiyamet günü onu eminler ve Selametle olanlar mevkiinde durdurur. Onun yanindan gecen Mukkarreb Melek ve Peygamber:“ Sana müjdeler olsunki, Sen emin olandansin.“ Diyerek gecer onu saadet ve sanini tebrik tes´id eder.

16. Onalti gün oruc tutsa, o kimse Allahu Tealayi gören ve kelamini duyanlarin ilklerinden olur.

17. Onyedi gün oruc tutsa, Allahu Teala sirattaki her bölümde rahatlanacak bir yer yapar o kimse o yerde rahat olur.

19. On dokuz gün oruc tutsa, Allahu Teala ona cennette Ibrahim ve Davud ( A.S) köskleri karsisinda kösk yapar. O kimse Ibrahim ve Adem Aleyhisselama Selam verir onlarda ona selam verirler.

20. yirmi gün oruc tutsa, gökten bir ses :“Ey Allah´in kullu! Allahu Teala senin gecmisteki bütün günahlarini aff ve magfiret etti. Bundan sonra olan ömrün icin iyi amel yapmaya ugras der.


Hibbetullah b.Mübarek Sekat´nin isnade ile Hazret-i Alinin rivayet ettigi hadisi serifte.

“Recep-i Serif öyle büyük bir aydirki, bir kimse bu ayda birgün oruc tutsa, Allahu Teala ona bin yill oruc tutmus gibi sevap yazar. Iki gün oruc tutsa ikibin yill oruc tutmus kadar sevap yazar.”

Seyhül-Islam Hibbettullah`hin isnadi ile Ressulüllah(S.A.V) söyle buyurmustur “Recep-I Serifte bir kimsenin tutugu birgün orucun sevabi o kimsenin otus sene oruc tutmasi sevabina esittir.”



Bugün Allah c.c. icin ne yaptin.
Asiyan Tarih: 14.07.2007 22:25
çok teşekkürler Aspendos rabbim hakkını vererek geçirmemizi nasip eder inşallah
mazeretimdin Tarih: 14.07.2007 22:05
Bilgilendirme icin tesekkürler, eline, yüregine saglik..

Recep ayi girdiginde Peygamber efendimiz söyle dua ederdi:

[FONT="Arial Black"]"Ey Rabbim! Bize Receb'i ve Şa'ban'ı mübarek kıl ve bizi Ramazan'a ulaştır" (19) diye duâ ederlerdi.

Ayrıca Receb ayının birinden itibaren Ramazan-ı Şerif sonuna kadar her gün biner aded kelime-i tevhid okumalıdır