Hepimizin geçmişi açılmamış bir sandık gibi değil mi?
Yeni bir insan girince hayatımıza bilemiyor ne ile karşılaşacağını…
‘Ya içinden hazine çıkarsa?‘ umudu besliyor bize karşı…


Oysa bilmiyor geçmişimizde ki yıkılmışlıkları...
Ve göremiyor kalbimizde ki eski aşk harabelerini...


Özellikle kızlar hassastır bu konuda...
Tamir etmeleri zordur geçmişi...
Bir türlü kendini toparlayamaz içlerindeki yıkık binalar...


Çok iyi bir müteahhit olmanız gerek,
Bir kızın kalbinde ki geçmiş depremin izlerini tamamen silebilmeniz için...


Bir erkek güçlüdür kıza nazaran... Var gücü ile çalışır...
Kızın içinde ki binayı tamir eden müteahhit olur,
Taş taşıyan işçi olur, işçiye kum taşıyan kamyon şoförü olur...


Bu tipteki erkekler her türlü zorluğu üstlenebilirler... Dediğim gibi güçlüdürler..
Ancak bir yükü kaldıramazlar... O yük ki geceleri beynini kemirir...
Kendinden şüpheye düşürür kalbini kırdığı kadar...


Bu türde ki erkeklere söylenecek son söz '' Sende onlar gibisin! '' dir...
Oysa daha yeni doğmuş bir çocuk gibidir hayatınızda...
Hem size şefkat vermektir tüm derdi,
Hem de sizden bir bebek gibi şefkat almak...


''Benden önce ki hayatını unut... Artık ben varım'' diyebiliyorsa bir de,
Sakın bu sözü ona sarf etmeyin...


—Seni seviyorum...
—Korkuyorum... Sende onlar gibisin...


—Seni çok seviyorum... İncitmek istemiyorum...
—Çok korkuyorum... Sende onlar gibiysen.


Korku,
Bu kör olası duygu içinde bile olsa sarf etmeyin bir erkeğe bu sözü...



Zaman tam bir işkenceye dönüşür erkek için,


Ve ölüm şeklinde gösterir aşk suretini geceleri...
Hep aynı soru, hep aynı kuşku, hep aynı çıldırtıcı duygu...
—Acaba bende mi onlar gibiyim?
Onlar gibi miyim?
Onlar
Gibi
...
..
.
Sahi onlar kim? Onlar geçmiş... Oysa ben gelecek bile değilim...
Ben onun bugünüyüm... Dününden mesul değilim,
Yarın içinse yargılanamam... Çünkü bu adil değil...
Ne kadar güçlü olursa olsun yıkılır binalar...
Hiç bir kuvvet bir arada tutmaya yetmez içinde ki aşk kırıntılarını...
Küçük bir tahtakurusu gibidir bu hain soru!
Eninde sonunda yer ve bitirir koca binayı,
Onlarca yıl sürse bile...





Önce müteahhit vazgeçer...
'' Madem yaptığım evi beğenmeyecek, neden yapayım? ''


Sonra inşaatta çalışan işçi...
'' Bir ömür beni evi yıkanlar gibi görecek, neden yapayım?''


En son ise kamyon şoförü vazgeçer...
'' Daha malzemeleri getirirken bile beni evi yıkanlar gibi görmeye başladı,
Neden getireyim?''


Günümüz kızlarının hastalığı… ‘Sende onlar gibisin‘ paranoyası…
Söyler misiniz? Onlar gibi olmayan kaç erkeği onlar gibi yaptınız?
Ben kaç defa ''onlar gibi'' yapıldım sayısını bile hatırlamıyorum...


Eğer bir erkek size, sizi sevdiğini söylerse:


Sigarasını yakın ve bekleyin… En azından bir sigara içimlik…
O kadar mı önemli sizin için bu soru!?
'' Sende onlar gibiysen? '' diye sormak yerine,
Bir kere ''seni seviyorum'' demeyi denediniz mi?


Dedim ya!


Dediğimi yapın… Sigara bitimi hala karşınızdaysa,
‘ O da onlar gibi değildir… ‘


Sigara bitene kadar kırk defa bu sihirli soruyu sorarsanız,
Meşhur atasözünde ki gibi,
''Sigara bittiğinde karşınızdakini ''onlar gibi'' bulacaksınız''...


İşte o yüzden,
Sigara sonuna kadar kırk defa ''sende onlar gibisin'' diyeceğinize,
''seni seviyorum'' demeyi deneyin...


''Onlar gibiyse zaten gidecektir,
Ama ya onlar gibi değilse ve sırf bu iç bayıcı soru yüzünden yine giderse,


O zaman siz 'onlar gibi' olursunuz...''

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 508
favori
like
share