Her şey Kur'anda açıkça yazmaz. Kur'an-ı kerim, Peygamber efendimize inmiştir. Muhatabı Odur. Allahü tealanın resulü Odur. Zaten buna inanmak imanın şartlarındandır.

Kur'an-ı kerimde her hüküm var ise de, bunları doğru olarak Resulullah efendimiz açıklamıştır. Resulullaha uymak farzdır. Kur'an-ı kerimde buyuruluyor ki:

(Kur'an-ı kerimi insanlara açıklayasın diye sana indirdik.) [Nahl 44]

(De ki, "Eğer Allahı seviyorsanız, bana tabi olun!") [A. İmran 31]

(Ona tabi olun ki, doğru yolu bulasınız.) [Araf 158]

(Resule itaat eden Allaha itaat etmiş olur.) [Nisa 80]

Peygamber efendimizin yanlış bir şey söyliyeceğini düşünmek, Allahü teâlânın kelamını inkar olur. Çünkü Allahü teâlâ (Resulüme uyan kurtulur) buyururken, buna inanmamak Allahı inkar etmek olur. Bu husustaki ayet-i kerime meallerinden birkaçı şöyle:

(Allaha ve Onun ümmi nebi olan Resulüne iman edin, Ona tabi olun ki doğru yolu bulasınız.) [Araf 158]

(Kim, Allaha ve Resulüne itaat ederse, elbette en büyük kurtuluşla kurtulmuştur.) [Ahzab 71]

(Peygamber size neyi verdiyse alın, neyi yasak ettiyse ondan sakının!) [Haşr 7]

(Ey iman edenler, sizi hayat verecek şeylere [dinin emirlerine, Cennete, ebedi doğru itikad ve amellere] davet edince, Allaha ve Resulüne icabet edin!) [Enfal 24 ]

(De ki "Eğer Allahı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin!") [A.İmran 31]

[Bu ayet-i kerime inince, münafıklar, şimdiki müsteşrikler gibi, "Muhammed kendine tapılmasını istiyor." dediler. Bunun üzerine aşağıdaki ayet-i kerime indi. (Şifa-i şerif)]

(De ki, "Allaha ve Peygambere itaat edin! Eğer [Peygambere uymayıp] yüz çevirirlerse, [kâfir olurlar] Elbette Allah kâfirleri sevmez.) [A.İmran 32]

(Ey iman edenler, sizi hayat verecek şeylere [dinin emirlerine] davet edince, Allaha ve Resulüne icabet edin!) [Enfal 24]

Peygamber efendimiz bize namazın beş vakit olduğunu bildirdi. Yüzlerce hadisi şerif var. Bir şeyi Kur'anda aramak yanlış olur. Anayasada bir kimseyi öldürmenin cezası yazılı değildir bu kanunlarda yazılı olur. Hadisi şerifler kanunlar gibidir. Kur'anda anlamadığımız veya bulamadığımız hükümleri hadisi şeriflere bakarız. Orada da bulamazsak icmaya bakarız bu alimlerin ortak hükmüdür. Orda da bulamazsak kıyas-ı fukahaya bakarız. Bugün her Müslümanın bir hak mezhebe tabi olması gerekir. Mezhepler hükümleri açıkça bildirmiştir. Başka yere bakmaya gerek kalmaz.

Size namaz vakitleri ile ilgili ayetleri bildireyim. Ama anlamanız zordur. Öyle olmasa namaz vakitleri üç derler mi hiç? Onlar peygamberimizin sözlerine inanmaz siz inanırsınız. Size hadisi şerif de yazayım. Bu hususta bir okuyucuya verdiğim cevap şöyle idi:

Sual: Kur’anda beş değil, üç vakit namaz olduğu söyleniyor. Peygamberimiz beş vakit namaz kılmadı mı?

CEVAP
Söylenene değil, dindeki delillere bakmak gerekir. Beş vakit namazın farz olduğu Kitap, Sünnet, İcma ve Kıyas-ı fukaha ile sabittir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Namaz, müminlere belli vakitlerde farz kılındı.) [Nisâ 103] (Namaz, belli vakitlerde farz kılındı) buyurulup, ayrıca, beş vaktin hepsi de diğer ayetlerde bildirildiği hâlde, “Beş vakit namaz” ifadesinin geçmeyişi, kutuplarda ve buralara yakın yerlerde, beş vaktin tamamının taayyün etmemesindendir. (N. İslâm) İsra suresinin, (Güneşin kayması ânından, gecenin kararmasına kadar ve sabah vakti namaz kıl) mealindeki 78. ayet-i kerimenin aslında geçen, (Dülûk-üş şems) öğle ve ikindi, (Gasak-ıl leyl) akşam ve yatsı namazı, (Fecr) de sabah namazıdır. (Beydâvî)

Kaf suresinin, (Güneşin doğuşundan ve batışından önce ve gece Rabbini tesbih et) mealindeki 39. ve 40. ayet-i kerimesindeki, güneşin doğuşundan önceki sabah namazı, güneşin batışından önceki öğle ve ikindi namazı, geceki de akşam ve yatsı namazıdır. (Beydâvî)

Beş vakti bildiren ayet
İbni Abbas hazretleri, (Kur’an-ı kerimde beş vakit namazı bildiren ayet hangisi) diye suâl edildiğinde, şu mealdeki ayet-i kerimeyi okudu: (Akşama girerken, sabaha ererken, gündüzün sonunda ve öğle vaktinde Allahı tenzih edin!) [Rum 17,18] Akşama girerkenden maksat, akşam ve yatsı namazı, sabaha ererkendeki sabah namazı, gündüzün sonundaki, ikindi namazı, öğledeki de, öğle namazıdır. (Celâleyn) Nur suresinin 58. ayet-i kerimesinde, (salât-ı fecr = sabah namazı) ve (salât-ı işâ = yatsı namazı) ifadesi açıkça geçmektedir.

Peygamber efendimiz, Bekara suresindeki, (Namazları ve vustâ namazını kılın) mealindeki 238. ayet-i kerimeyi açıklarken, (Vustâ namazı ikindi namazıdır) buyurdu. (İ. Ahmed) Bu ayet-i kerimede, (Namazları ve ikindi namazını kılın) buyuruluyor. Arabî gramere göre, namazlar [salevât] denince, ikiden fazla namaz anlaşılır. Çünkü iki namaz demek için, salevât [namazlar] değil, salâteyn [iki namaz] denilir. İkindi namazı vustâ [orta] namaz olduğuna göre, ikindi hariç, öteki namazların sayısı iki olamaz, ikiden fazla olması gerekir. Üç de olamaz. Çünkü 4,6 gibi çift sayılı olmalı ki, ikindi namazı tam ortada olabilsin. Yani ortadaki namaz ikindi olduğuna göre, ondan önce iki namaz, ondan sonra da iki namaz bulunduğu meydana çıkar. Diğer ayetlerdeki namaz vakitleri de dikkate alınınca, namaz vakitlerinin beş olduğunda hiç şüphe kalmaz. (H. S. Vesikaları)

Kur’an-ı kerimi Peygamber efendimiz açıklamıştır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Büyük günah işlenmediği müddetçe, beş vakit namaz ile cuma namazı, öteki cumaya kadar aralarda işlenen günahlara kefarettir.) [Müslim] (5 vakit namaza devam edin!) [Taberânî] (5 vakit namazla emrolundum.) [Buhârî]

Sünnetten Delil
Peygamber efendimiz, (Beş vakit namazı kılan, Ramazan orucunu tutan, zekât veren ve büyük günahlardan sakınan herkese, kıyamette, cennetin 8 kapısı açılır) buyurup, Nisâ suresinin (Nehyolunduğunuz büyük günahlardan kaçarsanız, küçük kusurlarınızı örter, sizi şerefli bir makama yükseltiriz) mealindeki 31. ayet-i kerimesini okudu. (Hâkim)

(Birinin evi önünde, bir nehir olsa, günde beş defa bu nehirde yıkansa, üzerinde kir kalır mı) sorusuna, eshab-ı kiram, (Hayır ya Resulallah) dediler. Onlara buyurdu ki: (İşte beş vakit namazı kılanların da günahları böyle kalmaz.) [Buhârî] Kur’an-ı kerimden sonra en sahih kitap olan Buhârî ve Müslim’deki uzun bir hadis-i şerifin bir bölümü şöyle: (Miraca çıktığım gece, elli vakit namaz farz kılındı. Dönüşte Hz. Musa’yı gördüm. Elli vakit namazın ümmetime zor geleceğini, namaz vakitlerinin azaltılması için ricada bulunmamı söyledi. Ben de arzettim. Rabbim beş vakte indirdi.) [Buhârî]

Kitap ve Sünnet’ten sonraki delil İcma’dır. Peygamber efendimiz, eshab-ı kiram ve onlardan sonra bugüne kadar gelen bütün âlimler, beş vakit namaz kılmış, bu hususta kesin bir icma hasıl olmuştur. İslâm âlimleri de, beş vakit namazın nasıl kılınacağını kitaplara yazmışlar, böylece Kıyas-ı fukaha ile de namazın beş vakit olduğu sabit olmuştur.

Bu dört delilden sonra, (Namaz, beş vakit değil) demek, (İslâmiyete inanmıyorum) demenin başka şeklidir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 802
favori
like
share
Gönülce Tarih: 23.07.2007 09:43
Allah (c.c) razı olsun.
BoNcuKK Tarih: 23.07.2007 01:04
eline saglık çok güzel haklısın herşey kuranda yazmaz onun için yanılan bisürü insan tanıyorum peygamber efendimize yeterince saygı duymayan insanlar gördüm dehşete düştüm yüce rabbim bizi onlardan eylemesin

amiinn

allah razı olsun