herkes kendine göre haklı...sen onu ikna edemessin o da seni ikna edemez....

azerkesh azerkesh
Üyenin Yeni Konuları Atatürk İlkelerindeki Değişiklik
Üyenin Populer Konuları Atatürk İlkelerindeki Değişiklik
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 3594
favori
like
share
winter Tarih: 26.08.2007 09:19
Musevilik bozulunca,Hıristiyanlık
Hıristiyanlık bozulunca, Son din İslamiyet gelmiştir.
Uymamız gereken emirlerde, peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V) gelen vahiy yoloyla Kuran-ı Kerim de yazılıdır. Son Kitap olduğu için Allah tarafından korunacaktır.
Çünkü, insanlar ilahi adalet gününde bahaneler üretemeyecekler.
simnay Tarih: 26.08.2007 02:07
şunu da eklemek isterim ki kuran değiştirilemez çünkü kuranın bekçileri yani hafızlar sayesinde bu gune dek bir harfi bile eksiksiz gelmişdir...(sakın unutulmuş yanlış hatırlanmış diye düşünmeyin ..!bir jüri kurulunda neden tek kişi yokdur? diyeri onun görmediğini görsün diye...ee ozaman herşey ortada...
simnay Tarih: 26.08.2007 02:02
Allah yenibir peygamber gönderdiği zaman eskisinin ona tabi olmasını ister..gönderilen yeni dinin kurallları eskisinin hukmunu ortadan kaldırır..mesela bundan evvelki kavimlerde cummartesi gunu balık tutmak yasak idi..ama şu anda dinin(islam) bize böyle bir yasağı yok...şunu ifade etmek istiyorum..Allah yeni bir din gönderir. eskiisni devam ettirmek isteyenler kendi kafalarına göre yorum yapıyorlar..bu islamı bağlamaz çünkü o zaten bir süreçte kendini yeniler..sonuç olarak islam (yani kur an ı kerim)belirttiği kurallar ve kendi içerisinde de açık bir şekilde hak din islam hak kitap kuran hak peygamber hz.muhammed svs.dir diye açık ve net belirtmişdir....soruyorum,hanginiz bundan 100 yıl önceki tıp usulleri ile tedavi oluyorsunuz?
sahabe Tarih: 18.08.2007 00:23
uzatmaya gerek yok sanırım arkadaşlar cok güzel açıklamışlar ilk sayfada...
emrah74 Tarih: 16.08.2007 21:21
arkadşalar bende dilimin döndüğnüce bişeyler söyleyeyim 1.si bir insan kuranın değiştirildiğine dair bir iddaa ortaya atıyorsa kuranın herhangi bir ayetini yalanlasın kabul edelim bugün birçok islamiyet düşmanı bunun için uğraşmış ama becerememeiztir örrneğin kuranda firavundan bahsedilir hz musanın asası ile denizi ikiye ayırdığı ve firavun ikinci ramsesin bunu görünce iman ettiğin namaz pozisonu aldığını bir takım islamiyet düşmanları bu olay olduysa cesedin hala o denizde olduğuunu eğer denizde yoksa islamiyeti yoksayacaklarını söylemişlerdir ve yapılan arastırma sonucu ceset bulunmuştur vve bugün hala müzede sergilenmektedir.bbir ilginç de müzede yasanmaktadır müzeye ceset konulunca cesetin yönünün değiştiği gözlenmiştir ve hırsızlıktan şüpelenelip bütün kamera kayıtları incelenmiştir ancak hiçbir iz bulunamamıştır peki cesetin yönü sizce nereye dönmüştür tabiyki kıbleye mucize çok inanmak isteyene herşey açıktır
xerib34 Tarih: 14.08.2007 19:17
Kur’an-ı kerimin değiştiğini söylemek birkaç yönden küfür olur:
1- Allahü teâlâ, Kur’an-ı kerimi hiç kimsenin değiştiremeyeceğini ve bunu bizzat kendisinin koruyacağını bildiriyor:

(Rabbinin sözü doğruluk ve adaletle tamamlandı. Onun sözlerini [Kur'anı] değiştirebilecek [hiçbir şey, hiçbir kuvvet] yoktur.) [Enam 115]

(Kur'anı biz indirdik, elbette yine onu biz koruyacağız.) [Hicr 9]

(Kur’an, eşi benzeri olmayan bir kitaptır. Ona önünden, ardından [hiçbir yönden, hiçbir şekilde] bâtıl gelemez [hiçbir ilave ve çıkarma yapılamaz. Çünkü] O, kâinatın hamd ettiği hüküm ve hikmet sahibi Allah tarafından indirilmiştir.) [Fussilet 41-42] [Kur’anı Allah indirdiği için, onu bozabilecek birisinin çıkamayacağı açıkça bildiriliyor. Diyelim ki 19 cu, Tevbe suresindeki iki âyeti veya başka âyetleri çıkarıp Tam Kur’an diye bir kitap bastırsa, piyasaya sürülünce, hile meydana çıkar ve hiç itibar görmez.]

Bu üç âyet-i kerimeye rağmen, Kur’an değişti demek çok büyük, çok çirkin bir iftira olur.

2- Kur’an-ı kerimi hâşâ Resulullah değiştirdi diyenler de çıkıyor. Bu, âlemlere rahmet olarak gönderilen son Resul için çok çirkin iftiradır. Üzerinde durmak bile gerekmez. Bir âyet meali
(Eğer O [Peygamber] bize atfen, [Kur’ana] bazı sözler katsaydı, biz onu kuvvetle yakalayıp şah damarını koparır, helak ederdik, hiçbiriniz de buna engel olamazdınız.) [Hakka 44-47]
Resulullah değiştirdi diyen bu âyeti de inkâr etmiş olur.

3- Daha çok Rafıziler, üç halife ile eshab değiştirdi diyorlar. Üç halife, âyet-i kerimelerle övüldüğü gibi, eshabın tamamı da övülmektedir. Hepsinin Cennetlik olduğunu bildiren bir âyet-i kerime meali:
([Eshab-ı kiramın] hepsine hüsnayı [Cenneti] vaad ettik.) [Hadid 10]
Hepsi Cennetlik olan bu kıymetli insanlara nasıl iftira edilebilir ki?

4- Mucize olması bakımından da değiştirilemez. İki âyet meali şöyledir:
(Kulumuza [Peygambere] indirdiğimizden [Allah’tan geldiğinden] bir şüpheniz varsa, iddianızda doğru iseniz, Allah’tan gayri şahitlerinizi [bilginlerinizi] de yardıma çağırıp, haydi onun benzeri bir sure meydana getirin! Bunu yapamazsınız, asla yapamayacaksınız da.) [Bekara 23, 24]

(De ki: Bu Kur'anın bir benzerini ortaya koymak üzere insanlar ve cinler toplanıp, birbirine destek de olsalar, yemin olsun ki yine de benzerini ortaya koyamazlar.) [İsra 88] [14 asırdır, din düşmanları, hâşâ Allahü teâlâyı yalancı çıkarmak için uğraşmışsa da yapamadılar..
MeMoLi Tarih: 13.08.2007 05:22
Fakat Hicbir ßilgim Yoq
atomruk Tarih: 12.08.2007 19:55
Hem İncil-i Yuhanna, On Altıncı Bab, sekizinci âyeti: "O dahi geldikte, dünyayı günaha dair, salâha dair ve hükme dair ilzam edecektir." İşte, dünyanın fesadını salâha çeviren ve günahlardan ve şirkten kurtaran ve siyaset ve hâkimiyet-i dünyayı tebdil eden, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâmdan başka kim gelmiş?

Hem İncil-i Yuhanna, On Altıncı Bab, on birinci âyet: "Zira bu Âlemin Reisinin gelmesinin hükmü gelmiştir." İşte, "Âlemin Reisi" Haşiye elbette Seyyidü'l-Beşer olan Ahmed-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmdır.

Hem İncil-i Yuhanna, On İkinci Bab ve on üçüncü âyet: "Amma o Hak Ruhu geldiği zaman, sizi bilcümle hakikate irşad edecektir. Zira kendisinden söylemiyor. Bilcümle, işittiğini söyleyerek gelecek nesnelerden size haber verecek."

İşte bu âyet sarihtir. Acaba umum insanları birden hakikate davet eden ve her haberini vahiyden veren ve Cebrâil'den işittiğini söyleyen ve kıyamet ve âhiretten tafsilen haber veren, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâmdan başka kimdir? Ve kim olabilir?

Hem kütüb-ü enbiyada, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın Muhammed, Ahmed, Muhtar mânâsında Süryânî ve İbrânî isimleri var. İşte, Hazret-i Şuayb'ın suhufunda ismi, "Muhammed" mânâsında Müşeffah'tır. Hem Tevrat'ta, yine "Muhammed" mânâsında Münhamennâ, hem "Nebiyyü'l-Haram" mânâsında Himyâtâ, Zebur'da el-Muhtar ismiyle müsemmâdır. Yine Tevrat'ta el-Hâtemü'l-Hâtem, hem Tevrat'da ve Zebur'da Mukîmü's-Sünne, hem suhuf-u İbrahim ve Tevrat'ta Mazmaz'dır. Hem Tevrat'ta Ahyed'dir.



Haşiye: Evet, o zat öyle bir reis ve sultandır ki, bin üç yüz elli senede ve ekser asırlardan herbir asırda, lâakal üç yüz elli milyon tebaası ve raiyeti var; kemâl-i teslim ve inkıyadla evâmirine itaat ederler, hergün ona selâm etmekle tecdid-i biat ederler.



* "Benim ismim Kur'ân'da Muhammed, İncil'de Ahmed, Tevrat'ta Ühîd'dir." Nebhânî, Hüccetüllah ale'l-Âlemîn, 108, 112; Halebî, es-Sîretü'l-Halebiye, 1:353; el-Envârü'l-Muhammediyye mine'l-Mevâhibü'l-Ledünniyye, s. 143 (İbn-i Abbas'dan r.a rivayet olunmuştur).
atomruk Tarih: 12.08.2007 19:51
İşte, "Muhtar"ın mânâsı "Mustafa"dır, hem ism-i Nebevîdir. [COLOR="magenta"]İncil'de, İsâ'dan sonra gelen ve İncil'in birkaç âyetinde "Âlem Reisi" ünvanıyla müjde verdiği Nebînin tarifine dair:



-2-


İşte şu âyet gösteriyor ki, "Sahibü's-seyf ve cihada memur bir Peygamber gelecektir." "Kadîb-i hadîd" kılıç demektir. Hem ümmeti de onun gibi sahibü's-seyif, yani cihada memur olacağını, Sûre-i Feth'in âhirinde



-3-


âyeti, İncil'in şu âyeti gibi, başka âyetlerine işaret edip, Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm, sahibü's-seyf ve cihada memur olduğunu, İncil ile beraber ilân ediyor.