Yusuf Aslan, (1947,1972) THKO kurucularından olan ve 1972 yılında idam edilen devrimcidir. Yusuf Aslan Yozgat'ın bir köyünde doğdu. Orta öğrenimini tutucu eğilimlerle, gelenekçi önyargıların güçlü olduğu bir çevrede tamamladı.

1966'da ODTÜ'ye girdi. ODTÜ Sosyalist Fikir Kulübü'nün üyesi oldu, Dev-Genç içinde çalışmaya başladı. Bu dönemden itibaren önce hazırlık okulunda, sonra da mühendislik fakültesinde patlak veren boykotların ve hemen ardından ODTÜ işgalinin önde gelen örgütçülerinden oldu. İlk yargılanması CIA ajanı olduğunu iddiası ile Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçisi Commer'in arabasının yakılması eylemi nedeni ile gerçekleşti.

1969 yılında arkadaşlarıyla birlikte Filistin'e gitti. Burada helikopter ve uçak pilotluğunu öğrendi. Traktörden helikoptere kadar her türlü aracı büyük bir ustalıkla kullanıyordu.

Yusuf Aslan, Deniz Gezmiş'le birlikte Nurhak'a dağdaki gerilla grubuna katılmaya giderken, Sivas Şarkışla'da yaralı olarak yakalandı. Sıkıyönetim Mahkemeleri'nde yargılandı. 6 Mayıs 1972'de Deniz Gezmiş ve Hüseyin İnan'la birlikte idam edildi.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1136
favori
like
share
dumanalti Tarih: 06.05.2010 09:06
Yusuf Aslanın Son Mektubu - Yusuf Aslanın İdamı

Bütün Akrabalara,
bu mektubumu okuduğunuz zaman artık aranızda olmayacağım.mektubumu senatonun idamlarımızı tasdik ettiğini öğrendiğim anda yazıyorum.şundan emin olmalısınız ki, bugüne kadar davama olan inancım sarsılmamıştır.sehpaya gidene kadar da en ufak bir sarsılma olmayacaktır. ben halkımın kurtuluşu ,türkiye’nin tam bağımsızlığı için savaştım.sizler beni tanıyorsunuz.bir yıldan beri bu bir avuç sömürücüler,vatan satıcıları,isbirlikçiler elindeki bütün imkanlarla bizi dışardan yardim gören, beyinleri yıkanmış,vatan haini,dışardan emir alan,bölücü,diye tanıtmaya ve halkımızdan bizi koparmaya çalıştılar.bu bir avuç azınlığa göre vatanseverlik :vatan satmak, yabancılarla işbirliği yapmak, nato’yu ve amerika’yi savunmak ,6. filoyu ağırlamak, milyonlarca köylünün geçimi olan haşhaş ekimini elinden almak,işçinin grev hakkini engellemek,amerika’ya ve emperyalizme hizmet etmektir. biz bunlara karşı çıktık.bunun için biz vatan haini, onlar yurtsever oldular. bizi bu mücadeleden dolayı, güya adil mahkemelerinde yargılayan ve yine adil kurumları eli ile asacak olanlar bilmelidirler ki . biz halkımızın kurtuluşu ve türkiye’nin bağımsızlık mücadelesi uğruna şerefimizle bir defa öleceğiz.bizi asanlar şerefsizlikleri ile her gün ölecekler..

özel olarak babasına yazdığı son mektup:

sevgili babacığım,

bu mektubu aldığın zaman ben ebediyen bu dünyadan göç etmiş olacağım. ne kadar sarsılacağını tahmin ediyorum. bir-buçuk seneden beri benim yüzümden nasıl üzüntü içinde olduğunuz malûm. bu son olayı da metanetle karşılamanızı sadece dileyebiliyorum.

babacığım bu olaydan da annemin ve yücel’in senin tesellilerine ve desteklerine ihtiyaçları çok. bunun için ne kadar metin olursan, hem senin sağlığın için hem de onlar için o kadar iyi olur. elbette ki, yıllarca emek verip yetiştirdiğin bir oğlun, bir günde öldürülmesi kolay göğüslenecek bir olay değildir. fakat siz benim ne için, kimlere karşı mücadele verdiğimi biliyorsunuz. ben bu açıdan rahat ve vicdan huzuru içinde gidiyorum. sizlerin de bu bakımdan rahat ve huzur içinde olduğunuzu ve olacağınızı biliyorum.

babacığım, annemin ve yücel’in senin desteklerine muhtaç olduklarını yukarıda söylemiştim. onları rahat ettirmek için bütün gücünü kullanacağından zaten eminim. babacığım, burada şunu ilave edeyim ki, yücel’in hastalığından kendini sorumlu hissediyorum. yücel için her şeyinizi ortaya koyacağınız konusunda da kuşkum yok. ablamlar için söyleyeceğim; fazla üzülmesinler, olayın sarsıntıları geçtikten sonra normal hayatlarını devam ettirsinler. mehtap’a ne diyeyim... benim için her zaman bol bol öpün.

babacığım, cezaevinde kalan arkadaşları arasıra yoklarsan, hallerini hatırlarını sorarsan çok memnun olurum. herbirisi oğlun sayılır. dışarda bizler için uğraşan dostlarımı ve dostlarını unutmayacağını biliyorum.

mektubum burada biterken sizi, annemi, yücel’i, ablamı, aziz abiyi, mehtap’ı hasretle kucaklarım babacığım...

sağlıcakla kalın.



Yusuf aslanın idamı

Ben halkımın bagımsizlıgı ve mutlulugu için Şerefimle bir defa ölüyorum..


Önce cepleri boşaltıldı.Üstünden çikanlar masanın üzerine kondu.Biraz bozuk para bir kol saati ve iç cebinden çikan iki mektup...-Yusuf "saatı babama verin", dedi.Sonra infaz savcısına..
-"mektuplardan Birini babama yazdım..Birini de köydeki akrabalarıma.
-Herhalde veririsiniz bunları?" dedi.
-Savcı "tabii,veririz Yusuf" dedi. Yusuf'un ayagındaki prangayı çözdüler önce.Elleri arkadan kelepçeli oldugu halde, idam gömlegini başından geçirerek giydirdiler.Yusuf son sigarasını içerken, kalabalıgın arasından birini gördü.Bu Ankara Emniyet Müdürüydü. Yusuf başını kaldırdı ve polis şefinin yüzüne acı bir gülümsemeyle baktı
-"Işkenceler nasıl gidiyor", dedi.. Polis şefi kizardı.
-seni iyi tanıyorum.Bize işkence yaptın
Polis şefiyle tartışmaya başladı.Yusuf, polis şefini yargılıyor ve işkencecilikle suçluyordu.
-Hala işkencecilige devam ediyormusun? diye sordu Yusuf.polis şefi şaskına dönmüştü.


Polis şefi kekeleyerek
-Yanılıyorsun ben kimseye işkence yapmadım!
-Yaptın dedi Yusuf.Sen bir işkencecisin!.
-Çocugun varmı?
Var yanıtıntı verdi polis şefi. -Okula gidiyormu? diye sordu Yusuf.
-Kızım var daha küçük okula gitmiyor".-
Iyi diye gülümsedi.- Onu okutmalısın.. infaz savcısi Samı Ugur'un -Haydi Yusuf demesiyle, Yusuf'un konuşması kesildi.
Yusuf ayaga kalktı, avukatalara baktı ve geldikleri için teşekkür etti.
"Herkese selam" diyerek yürüdü. Sert ve diri adımlarla koridoru geçti.Iç bahçeye baktı
Sonra yeniden yürüdü.sehbaya gelince sag ayagını kaldırdı ve masaya tırmandı.Oradanda hiç durmaksızın taburenin üzerine çıktı.
Cellat koşarak geldi ve ilmigi Yusuf'un boynuna geçirdi.Aynı anda ortallk Yusuf'un gür sesiyle çınladı
"BEN HALKIMIN BAGIMSIZLIGI VE MUTLULUGU UGRUNA ŞEREFIMLE BIR DEFA ÖLÜYORUM.SIZLER, BIZI ASANLAR ŞEREFSIZLIGINIZLE HERGÜN ÖLECEKSINIZ.BIZ HALKIMIZIN HIZMETINDEYIZ.SIZLER AMERIKA'NIN HIZMETINDESINIZ.YAŞASIN DEVRIMCILER.KAHROLSUN FAŞIZM"
Kısa bir duraklamadan sonra, Yusuf tabureyi devirmeye çalıştı.Cellat yetişti.. tabureyi çekti.

Saat 02.25'tir..
NaZ Tarih: 06.05.2010 00:05




Uyan Yusuf yoldaş uyan

Kaldır başını bir bak karşıyakadan bizim yakaya doğru

Bak da gör senin adına yola çıkanları

Hatırlat Yusuf o yılları

Hatırlat tam bağımsız Türkiye için samsun-ankara yürüyüşünü

Anlat gemilerin boğazda denize dökülüşünü

Ve Nazım'ı hatırlat deniz kurtuluş savaşı destanını yazan

Toprağa, kitaba ve ay yıldızlı esir bayrağımıza hasretini haykıran o büyük ozan'ı hatırlat


----------------------------


zamanın gündüze çaldığı bir şafak
ilkbaharı sonbahara çevirdi 6 mayıs
dünyanın dönüşüyle ölüme aktı zaman
güneş süsü verilmiş cellat
bembeyaz karanlığa alıp götürdü canları
ve üç deniz üç yusuf üç hüseyin
üç yürek üç can üç sonsuz
yürüdüler darağacına korkusuz
adımları hapsedilse de yargısız
asılır mı bu üç yürek
Deniz'lerin
Yusuf'ların
Hüseyin'lerin türküsüdür bu
dalgalar meydanlar ve dağlar söyler bu türküyü
baldırandır yüreğimizdeki ey yoldaş
gölgesiz ve kefensiz gidenlerin türküsüdür bu
ağıtsız ağlamaksız halaylı türkülü uğurlarız gidenlerimizi
şimdi savurup bütün hüzünleri köhne bir zamana
meydan okumak zahir aynalara
ilkbaharda kanayan bir yaprak misali
savrulmak özgürlüğe esen rüzgarla
bir şarkı bir şiir bir ıslık ve bir rüzgar selamıyla gidenlerin
Deniz'lerin Yusuf'ların Hüseyin'lerin türküsüdür bu



ozgurluk_5643 Tarih: 06.05.2009 05:05
"Yaşasın Devrimci Dayanışma, Emperyalistler, İşbirlikçiler 6. Filoyu Unutmayın, Yaşasın Halkların Kardeşliği, Deniz, Yusuf, Hüseyin Yaşıyor, Emperyalizm Yenilecek Direnen Halklar Kazanacak, Deniz, Yusuf, Hüseyin Kavgamızda Yaşıyor"
NaZ Tarih: 06.05.2009 01:25
Bugün 1972'nin yıl dönümü, günlerden 6 mayıs, mevsim Deniz, mevsim Yusuf, mevsim Hüseyin


Deniz, Yusuf, Hüseyin tam 37 yıldır her 6 Mayıs'ta yeniden doğuyor
ozgurluk_5643 Tarih: 27.03.2009 02:33
hayalll Tarih: 03.01.2009 15:46
Ey yasa bürünmüş altı mayıs sabahı
Mevsim bahar nedir senin kör inadın
Acımadan darağacına çektin üç fidanı
Unutmayacak tarih hiçbir zaman bu anı
Deniz gezmişi Yusuf arslanı Hüseyin inanı


tarih unutmayacak

emeğinize sağlık...
sevil1903 Tarih: 03.01.2009 15:41
Yusuf Arslan’dan babasına ve akrabalarına son mektuplar...






“Biz halkımızın kurtuluşu ve Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesi uğruna şerefimizle öleceğiz...”

Bugüne kadar davama olan
inancım sarsılmamıştır. Sehpaya gidene
kadar da en ufak bir sarsılma olmayacaktır...”


Sevgili Babacığım,
Bu mektubu aldığın zaman ben ebediyen bu dünyadan göç etmiş olacağım. Ne kadar sarsılacağını tahmin ediyorum. Bir-buçuk seneden beri benim yüzümden nasıl üzüntü içinde olduğunuz malûm. Bu son olayı da metanetle karşılamanızı sadece dileyebiliyorum.
Babacığım bu olaydan da annemin ve Yücel’in senin tesellilerine ve desteklerine ihtiyaçları çok. Bunun için ne kadar metin olursan, hem senin sağlığın için hem de onlar için o kadar iyi olur. Elbette ki, yıllarca emek verip yetiştirdiğin bir oğlun, bir günde öldürülmesi kolay göğüslenecek bir olay değildir. Fakat siz benim ne için, kimlere karşı mücadele verdiğimi biliyorsunuz. Ben bu açıdan rahat ve vicdan huzuru içinde gidiyorum. Sizlerin de bu bakımdan rahat ve huzur içinde olduğunuzu ve olacağınızı biliyorum.
Babacığım, annemin ve Yücel’in senin desteklerine muhtaç olduklarını yukarıda söylemiştim. Onları rahat ettirmek için bütün gücünü kullanacağından zaten eminim. Babacığım, burada şunu ilave edeyim ki, Yücel’in hastalığından kendini sorumlu hissediyorum. Yücel için her şeyinizi ortaya koyacağınız konusunda da kuşkum yok. Ablamlar için söyleyeceğim; fazla üzülmesinler, olayın sarsıntıları geçtikten sonra normal hayatlarını devam ettirsinler. Mehtap’a ne diyeyim... Benim için her zaman bol bol öpün.
Babacığım, cezaevinde kalan arkadaşları arasıra yoklarsan, hallerini hatırlarını sorarsan çok memnun olurum. Herbirisi oğlun sayılır. Dışarda bizler için uğraşan dostlarımı ve dostlarını unutmayacağını biliyorum.
Mektubum burada biterken sizi, annemi, Yücel’i, ablamı, Aziz abiyi, Mehtap’ı hasretle kucaklarım babacığım... Sağlıcakla kalın.
Hoşçakalın

T. Yusuf Arslan
2 Mayıs 1972
Not: Akrabalara da bir mektup yazdım. Fakat belki vermeyebilirler.
***


Bütün Akrabalara,
Bu mektubumu okuduğunuz zaman artık aranızda olmayacağım. Mektubumu Senatonun idamlarımızı tasdik ettiğini öğrendiğim anda yazıyorum. Şundan emin olmalısınız ki, bugüne kadar davama olan inancım sarsılmamıştır. Sehpaya gidene kadar da en ufak bir sarsılma olmayacaktır.
Ben, halkımın kurtuluşu, Türkiye’nin tam bağımsızlığı için savaştım. Sizler beni tanıyorsunuz. Bir yıldan beri bu bir avuç sömürücüler, vatan satıcıları, işbirlikçiler ellerindeki bütün imkanlarla bizi dışardan yardım gören, beyinleri yıkanmış, vatan haini, dışardan emir alan, bölücü, anarşist diye tanıtmaya ve halkımızdan bizi koparmaya çalıştılar. Bu bir avuç azınlığa göre vatanseverlik; vatan satmak, yabancılarla işbirliği yapmak, NATO’yu, Amerika’yı savunmak, 6. Filoyu ağırlamak, milyonlarca köylünün geçimi olan haşhaş ekimini elinden almak, işçinin grev hakkını engellemek, Amerika’ya ve emperyalizme hizmet etmektir.
Biz bunlara karşı çıktık. Bunun için biz vatan haini, onlar vatansever oldular.
Bizi bu mücadelemizden dolayı, güya adil mahkemelerinde yargılayan ve yine adil kurumları eli ile asacak olanlar bilmelidirler ki; biz halkımızın kurtuluşu ve Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesi uğruna şerefimizle bir defa öleceğiz. Bizi asanlar, ...

Son sözüm; Yaşasın İşçiler, Köylüler! Yaşasın Devrimciler! Yaşasın Halkımın Kurtuluşu ve Bağımsızlığı İçin Savaşanlar! Yaşasın Tam Demokratik Türkiye’nin Kurulmasından Yana Olanlar! Kahrolsun Emperyalizm! Kahrosun ... Faşist Koalisyonu!

T. Yusuf Arslan
2 Mayıs 1972
Mamak-Askeri Cezaevi



FreddyKrueger Tarih: 26.07.2008 16:12
[COLOR="#c0ccf4"]Yukardaki Parçada Geçen $u SatırLar OnLarın Ne Yapmak iStediqini Gayet GüzeL AçıkLamı$...


Onlar seviyordu yurdunu vatanını
Gayeleri özgürce insanca yaşamaktı
Tam bağımsız demokratik vatan için
Faşizim’me emperyalizme karşı savaşmaktı
NaZ Tarih: 25.07.2008 18:09





DARAĞACINDA ÜÇ CAN


Mevsim bahar üç tane taze fidan
Deniz gezmiş Yusuf arslan Hüseyin inan
Fırtınalara kasırgalar eğilmeden direnerek
Ciçek tohumlarını toprağa bırakarak
Deniz gezmiş Yusuf arslan Hüseyin inan

Onlar seviyordu yurdunu vatanını
Gayeleri özgürce insanca yaşamaktı
Tam bağımsız demokratik vatan için
Faşizim’me emperyalizme karşı savaşmaktı
Deniz gezmiş Yusuf arslan Hüseyin inan

Onları asanlar öldüklerini sandılar
Birer bilge tohumlarıydılar toprağa ekildiler
Filizlenip topraktan çıktılar bire milyon verdiler
Darağacına bile gülerek ipe gittiler
Deniz gezmiş Yusuf arslan Hüseyin inan

Ey yasa bürünmüş altı mayıs sabahı
Mevsim bahar nedir senin kör inadın
Acımadan darağacına çektin üç fidanı
Unutmayacak tarih hiçbir zaman bu anı
Deniz gezmişi Yusuf arslanı Hüseyin inanı

Onlar kahramandılar yurdunu sevdi ölümü hiçe saydılar
Emperyalizme karşı faşizime karşı yigitçe direndile
Tüm gençlikle istanbulda altıncı filoya kök söktürdüler
İşbirlikçi uşaklar faşistler bunlar hain diye damga vurdular
Deniz gezmiş Yusuf arslan Hüseyin inan

Yakalandılar Sivas Gemerek,te verilmişti ferman
Dalgalandı kabardı deniz göklere kükredi arslan
Darağacındaki ipi kravat gibi taktı boynuna inan
Ne kaçtılar nede korktular vatan için dar ağacında üç can
Deniz gezmiş Yusuf arslan Hüseyin inan