ARKADAŞLAR, BU BENİM YAZMAYI DÜŞÜNDÜĞÜM İLK PSİKOLOJİK- FELSEFİ İÇERİKLİ KİTABIN BİR ÖZETTİDİR. BİR KISIMINI YAZDIM VAKİT BULURSAM BİTİRMEYİ VE İMKANLARIM OLURSA YAYINLAMAYI DÜŞÜNDÜĞÜM İKİNCİ KİTABIM OLACAK;UMARIM BEĞENİRSİNİZ.


ROMEK

Romek Holmes, 10 Ocak 1960’ da Krokow’da fakir bir semtte doğmuştu. Çok küçük yaşlardan beri çevresindekiler tarafından devamlı olarak yalnızlığa itildi. Kalabalık bir sahnede sessizliği, toplumdan uzaklaşan bir aktör gibiydi. Hiç kimse bu uzaklaşmayı aldırış etmiyordu.

Romek Holmes, asil bir ailenin çocuğuda olabilirdi; ya da yetimde olabilirdi. Fakat o ne asildi nede yetimdi. Onun en büyük talihsizliği, dürüstlüğün, iyi niyetin alay konusu olan bir ortamda büyümesidir. Romek Holmes, yinede bu güzel huylarını bırakmamakta kararlıydı.

Sene 1987 Noel Öncesi…

Soğuk, olmasına rağmen o gün güzel bir gündü. İnsanlar bir yandan Noel için hazırlık yapıyor; öte yandansa alışveriş yapıyorlardı. Bunlar içinde Romek’te vardı.
Akşam saatlerinde eve geldiğinde, hasta dedesine alacağı hediyeyi unuttuğunu fark eder. Tekrar giyim mağazalarının bulunduğu yerlere gider. Bir türlü dedesine alacağı kazağı bulamaz. Son bir şansını denemek için başka bir mağazaya gider; bu mağazada dedesinin beğendiği tarz kazağıda bulamaz. Fakat tezgâhtar genç, Romek’e eğer yarın gelirse o kazağı bulabileceğini söyler.

Romek, ertesi sabah uyandığı zaman, öğle olmak üzereydi. O hasta dedesi dışında kimse yoktu. Bu sırada, dedesine alacağı hediyeyi düşünüyordu. Birkaç saat sonra Romek mağazaya gitti. Mağaza sahibi siparişin gelmediğini eğer noelden sonra gelecek diye söyler.

Romek, mağazadan biraz uzaklaşmıştı ki; karşısında gelen tezgâhtar genç adam, Romek’e içtenlikle selam verir hızla yanından geçer. Romek, şaşkınlıkla kendi kendine sorar, bu çocuk ban neden selam verdi ki; hem onunla samimiyetimde yok, hem onun adını bile bilmiyorum.

Birkaç hafta sonra…

Romek, çarşıda dolaşırken kendisine geçen haftalarda selam veren genç adamı çalıştığı mağazanın önünde görür. Gidip konuşmak ister, ama bir yönde de gitmek istemiyordu.
Çünkü bugüne kadar kimle samimi olmuşsa ya da olmak istemişse hep kapılar suratına kapanmıştı. Sonra bütün cesaretini toplayıp genç adamın bulunduğu yere gider. Yarım saatte kadar muhabbet ederler; bu arada o genç adamın isminin Tommy olduğunu öğrenir.

Yıllar sonra Romek kendisine sıcakkanlıca yaklaşan; kendisinden yaşça küçükte olsa bir arkadaş bulmuştur. Hemen hemen her gün görüşürler. Romek bir gün Tommy’nin çalıştığı mağazaya gider; mağaza sahibi Tommy’nin ağabeysisinde yakın arkadaşlarından biriydi. Romek ile Tommy mağazanın önündeyken patronu Nick, Tommy’e tuhaf bir şekilde mağazayla ilgilenmesini söyler. Romek, Tommy’e bu bir ültümatomdu sana karşı ya da bana karşı yapılan…

Tommy işe giderken Romek’le karşılaşır.

Tommy: Ağabey patronum Nick bir daha seninle görüşmemi istemiyor.
Romek: Neden?
Tommy: Aslında mağazaya gelmeni istemiyor. Eğer seninle görüştüğümü görürse ağabeyim Martine’ söylecekmiş.
Romek: Pekide ona ne bizim görüşmemizden. Sen artık görüşmeyelim mi diyorsun.
Tommy: Hayır! Ama Nick’ e yakalanmadan görüşeceğiz.

Bütün bu olanlara Romek bir anlam getiremez. Tommyle görüşür, sanki iki sevgili gibi kaçamaklı; hâlbuki onlar ağabey kardeş gibi iki arkadaştılar. Romek birazda kızgındır.
Tommy bazen işe Nick’le gidip gelirdi. İşte böylesi bir gün Romek arkadaşının yanına gider; Tommy ile iş çıkışında gezmeye gideceklerdi ki; Nickle beraber Tommy’nin karşıdan geldiğini fark eder ve hızla bulunduğu noktadan uzaklaşır. Daha sonra Romek onlara çaktırmadan bir hasada Nick’ e çaktırmadan takip eder. Biraz ileride Nickle, Tommy ayrılır. O sırada Romekte arkadaşının evine yakın bir yerde beklemektedir.

Birkaç dakika sonra görüşürler.

Romek: Hadi gidiyoruz.
Tommy: nereye gidiyoruz ki.
Romek: sen dün demiştin ya bugün için gezelim diye.
Tommy: Ama Nick ağabey arkamdan geliyordu. O şimdi bize giderse ve beni evde Martin ağabeyim görmese akşam evde problem çıkar.

Birkaç ay sonra

O gün Romek’le Tommy görüşürler. Tommy kolej için sınavlara da girmiştir. Romek artık son kez Tommy’e ailenle en azından ağabeyle tanışayım da şu problem kalsın artık; ne bu bizler iki sevgili gibi korkuyla görüşüyoruz. Tommy daha şimdi değil diye yine oyalamalarına devam eder. Tommy’nin gizemli davranışları Romek’i birazda kuşkulandırıyordu. Çünkü Tommy’nin kardeşi Romek’in takıldığı kafeye takılıyordu.
Tommy’lede yan yanada görmüştü bazen, Tommy’e o yanındaki senin kardeşinmi diye birkaç defa sormuştu. Tommy ise onun sütkardeşi Nicolas olduğunu söylemişti.
Birgün Romek, Martinle karşılaşır. Romek, kardeşinizle biz arkadaşız diye söyler. Martin sadece kardeşimle arkadaş olmayın benimle de arkadaş olabilirsiniz. Romek o anlarda heyecan içinde tabii…
Ertesi gün Romek, arkadaşına ağabeyinle tanıştım. Tommy iyi etmişsin diye söyler. Bir iki gün sonra Romek dedesinin ilaçlarını almak için eczaneye giderken Tommy, Martin ve Nikolas’la karşılaşır.


Ertesi gün Tommy, arkadaşına kötü bir şey söylemek zorunda kalır. Ağabeyi bir daha Romek’ görüşmelerini yasaklar. Romek bütün bunların şaka olduğunu zanetsede doğrudur.
Tommy: bak ben sana demedim mi benden habersizce ailemden biriyle konuşma diye....
Romek: peki ne yapsaydım. Hem ben hatalı bir şey yapmadım ki. Sendende defalarca sen bari tanıştır dedim sen yapmadın…

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 406
favori
like
share
VULKAN Tarih: 23.08.2007 23:33
ELLERİNE SAĞLIK GÜZEL BİR KONU BULMUŞSUNUZ.
MeMoLi Tarih: 14.08.2007 19:09
CA-CHALLENGE Tarih: 13.08.2007 18:23
birşey değil!
MeMoLi Tarih: 13.08.2007 18:12
Dorusu Hepsini Okyamadım Ama Emegine Saglık