Sakarya Hendek ilçesi

Hendek, çok küçük bir bölümü Karadeniz Bölgesi, daha büyük bölümü Marmara Bölgesi sınırları içinde kalan, Sakarya'ya bağlı bir ilçedir. İlçe Kaymakamı Harun Kaya, Belediye Başkanı Ali İnci'dir.

2000 Yılında yapılan Genel Nüfus Sayımına göre İlçe toplam nüfusu 63.703’dür. Bunun 30.597 kişisi ilçe merkezi ve mahallelerinde, geri kalan 27.706 kişisi köylerde, 2.596’sı Yeşilyurt Beldesinde, 2.804 kişisi Çamlıca Beldesinde olmak üzere 5.400 kişisi de beldelerde yaşamaktadır.


Tarihi
İlk çağlarda bölgenin hakimi Bitinyalılar'dan hiç bir eser yoktur. Daha sonra bu bölgeye hakim olan Romalılar, Bizanslılar ve Selçuklular'dan yalnızca Bizans dönemine ait olmak üzere civar köylerde mezarlar ve kalıntılar vardır. Haraklı, Dikmen ve Nuriye'de örnekleri bulunmuştur. Ancak Hendek´te önemli bir iz yoktur. Bunun nedeni, o zamanlar Adapazarı - Hendek ovasının bataklık olup yerleşime uygun olmadığı olabilir.

O dönemlerde Hendek ve civarında yerleşmiş olan İslam kolanizatör dervişlerine ait olduğunu sandığımız Salman Dede, Sarı Dede, Erenler türbesindeki dervişler bölgenin islamlaşmasında rol oynamışlardır. 1300´lü yılların başlarında Osmanlılar bu bölgeyi fethettiğinde Hendek ve civarında yaşayan Türk kabilelerinin müslüman olduğu sanılmaktadır. Bu da bu bölgede yaşayan Türklerin Osmanlı Devletinin yönetimine geçmeden önce İslam Dinini benimsediklerini gösteriyor.

Hendek'in Bizanslılardan Osmanlı İdaresine geçişi, Orhan Bey zamanında Konuralp kumandasındaki bir askeri birlik tarafından sağlanmıştır. Kasabaya bir süre "Konuralp" dendiği eldeki belgeler ve rivayetlerden öğrenilmektedir. Orhan Bey´in kasabaya gelerek burayı gördüğü, burada gördüğü iltifattan dolayı Şeyh İbn-ü İbrahim´e kasabayı vakf ettiğini 700 Hicri Tarihini taşıyan Berat Vakıf Name vesikasından öğreniyoruz.

Miladi 1401 yılında Hendek´te Şemsi Paşa vakfiyesi tarafından; bir han, bir hamam ve 35 dükkan yapıldığına dair Topkapı Sarayı Kütüphanesinde belgeler vardır. 1500´lü yıllarda Bağdat seferleri için yapılan ünlü Bağdat yolu kalıntıları, Hendek´te bugünkü Kemal Paşa Caddesi, Eski Düzce Caddesi, Hüseyin Şeyh ve Kalayık´tan geçmekteydi.

Evliya Çelebi Seyahatname'sinde 17. yüzyılda Hendek'i; Yeniçeri Serdarı Kethuda (Kahyalık) Yeri ve Subasışı olan 150 hanelik bir kasaba olarak anar. 1800´lü yıllarda Kocaeli Sancağı´na bağlı küçük bir yerleşim yeri olan Hendek, 93 Harbi denen 1876 Osmanlı-Rus savaşı sonrası göçlerle önem kazanmıştır.

1887-1888 yıllarına ait muhacirun defterlerinde bu bölgeye 2000 Kafkasya göçmeni yerleştirildiğini yazmaktadır. 241 Laz, 580 Gürcü, sayısı belirtilmeyen Çerkez ve Abaza bölgeye yerleştirilmiştir. 1890 nüfus sayımında Hendek nahiyesinde 10025 Müslüman, 300 Rum-Ortodoks, 1800 Ermeni-Gregoryan , 875 Kıpti olmak üzere 13000 kişi yaşamaktaydı. Bu sayıya nahiyeye bağlı köylerde dahildir. Zira Akyazı da, o dönemde Hendek'e bağlı Aksaray köyü idi. 1890 istatistiklerinde Hendek´te toplam 37 camii, 1 kilise, 6 çeşme, 2 hamam, 32 han, 3 fırın, 111 dükkan, 26 çiftlik ve 35 öğrencilik bir rüştiyesi varmış.

Hendek, cumhuriyetten önce Kocaeli mutasarraflığına bağlı kaza haline getirilmiştir. 1907 yılında belediye kurulmuştur. İlk Belediye Başkanı Alabacak Mehmet Ağa olmuştur.


Mahmut Bey'in Şahadeti
Cumhuriyet öncesi kargaşa döneminde 13 Nisan 1. Düzce Ayaklanmasında ilçe olumsuz bir isimle tarihe geçmiştir. Geyve'de bulunan 24. Tümen Komutanı Miralay Mahmut Bey, Kurtuluş Savaşı'nda Düzce'de çıkan isyanı bastırmak için bölgeye gönderildi. Mahmut Bey, isyancıların haberci beylerini Hendek'te kabul etti. İsyancılar, su istediklerini ve kendilerini Düzce'de karşılayacaklarını bildirdiler. Bu sözlerin samimiyetine inanan Mahmut Bey ordusu ile Sarıbayırlar mevkiinde pusuya düşürüldü. Mahmut Bey ve 3 arkadaşı şehit edildi. Mahmut Bey ve arkadaşları vurulduktan sonra, Hendek Hükümet Konağı yanındaki caminin bahçesine törenle gömülmüşlerdir.


Coğrafi Konumu
Topraklarının büyük bölümünü Hendek Ovası oluşturur. Marmara ve Karadeniz bölgeleri arasında bir geçiş alanı niteliği taşıdığından çok yağış alır. Güneydeki Samanlı Dağları ile kuzeydeki Çam Dağı ormanlarla kaplıdır. Dağların arasındaki platoların dışında da çeşitli yüksekliklerde yaylalar vardır. İlçe topraklarının sularını, Karasu ile doğuda ilçenin doğal sınırını çizen Sakarya Irmağı ve onun kolu Mudurnu Çayı toplar. Bu akarsular ve kolları boyunca irili ufaklı, verimli tarım alanları uzanır.

İlçe, eski E-5 yeni adı ile D-100 Karayolu üzerinde İstanbul´a 170 km. , Ankara´ya 275 km. Adapazarı´na 30 km. kurulmuştur. TEM Otoyolu da güneyinden geçip deniz seviyesinden yüksekliği 175 metredir. 6300 hektar alana yayılan ilçenin bugünkü nüfusu 25.220 olup, 200.000 nüfusu barındırabilecek Dikmen - Balkaya mevkiinden getirilen memba sularına sahiptir.


Ekonomisi
Cumhuriyet´ten sonra Tekel kurulmuş uzun yıllar tek sanayi kuruluşu olarak varlığını sürdürmüştür. Hendek halkı, tütüncülerin yüzde bir bağışları ile 1945-1946 yılında Hendek Ortaokulu'nu kurmuştur. Bu okul eski bir hamamın temelleri üzerine kurulmuştur. Bu hamam ve aynı yerdeki binada eskiden Hendek Rüştiyesi bulunmaktaydı.

İlçeyi çevreleyen dağlarda akan su kaynakları üzerine tüm çevre illere dağımı yapılan fabrikalar kurulmuştur. Türkiye'nin önde gelen firmalarından olan Aytaç Su, Kardelen Su, Flora Su kaynakları ve fabrikalarının bulunmasının yanında, ilçe sınırlarında bulunan Uludere mevkiinden de içme suyu temin edilmektedir.

Büyük şehirlere yakınlığı ve doğal yapısının müsait olması nedeniyle geçtiğimiz yılarda ilçede büyük bir Organize Sanayi Bölgesi kurulmuş olup, burada yoğun bir fabrikalaşma başlamış ve ilçe sanayi şehri görünümüne kavuşmuştur.

Ülkenin her köşesinde karayolu ile ulaşım her an mümkün olup, nakliyecilik de gelişmiştir. Yurt içi ve yurt dışı taşımacılığında ilçedeki araçların katkısı büyüktür. İlçedeki tır taşımacılığı hayli ilerlemiştir. İlçe halkı önceden tütün rençperliği ile geçinirken, bugün geçiminin büyük bir bölümünü fındık üretimi ile sağlamaktadır. İlçe halkı günlük ihtiyaçlarını Salı günleri kurulan sebze, meyve ve giyim pazarından karşılamaktadır.

İlçede Sakarya Üniversitesi´ne bağlı olarak Eğitim Fakültesi ile Meslek Yüksek Okulu eğitim vermekte, bu okullarda 6300 civarında öğrenci okumakta ve öğrneciler ilçe ekonomisine büyük ölçüde katkıda bulunmaktadır.

Hendek'in verimli ve sulak topraklarında yetiştirilen başlıca ürünler mısır, buğday, şeker pancarı, fındık, patates, elma, soğan ve az miktarda tütündür. Ovalık kesimlerde sığır, yaylalarda ise koyun beslenir.


Hendek İsmi [değiştir]Hendek'in gerek ismi gerekse ilk yerleşim zamanı tartışmaya açık bir konudur. Bir rivayete göre Hendek küçük bir kasaba iken; bu kasabada tek bir han varmış. Bundan esinlenerek "Hantek" diye anıldığı ve zamanla Hendek'e dönüştüğü sanılmaktadır.

Başka bir rivayete göre Hendek; 12 asırda Orta Asya´dan, Ön Asya ve Batıya yapılan Türk göçleri sırasında Selçuklu Devleti zamanında Türkistan´a bağlı "Cürcan" bölgesindeki Handak´tan göç eden Türk kabilelerinden bir kısmı şimdiki Turanlar mahallesine gelerek bu kasabayı kurdukları, kendi öz yurtlarının eski adı olan "Handak" adını buraya verdikleri, "Handak´ın zamanla "Hendek" olarak değiştiği kabul edilmektedr.

Diğer bir rivayete göre ise; kasabanın coğrafi konumunun çok iyi ve düz bir saha üzerinde bulunduğu yalnız kuzey ve güneyden sıralanan dağlarla kuşatıldığı ve bu jeolojik durumundan ötürü halk arasında "Hendek" diye anıldığı söylenmektedir.

Hendek Sakarya’nın doğusunda, Düzce İli ile komşudur. XVI. Yüzyıl'da gelişme gösteren ve daha önce Akyazı'ya bağlı Hendek diye işaret edilen kasabadır. Kızıl Ahmedlilerden Mustafa Paşa’nın yaptırdığı han/kervansaray ile göze çarpmaya başladı. Ayrıca yeni cadde üzerinde oluşu nedeniyle çevre köylerinin toplandığı mekân olmuştur. Bu nedenle, “Han Dağı” pazarı denilmiştir. Hendek adı da zamanla Han-Dağ’dan türetilmiştir. Daha sonra da Köprülü Mehmet Paşa Hendek’in gelişmesinde, büyümesinde rol oynadı. İsazâde’nin yazdığına göre büyük bir han yaptırmış, Darûlhâdisi yanında da Karban saray bina ettirmişti. J.A. Cramer, Hendek ile Lateas’ın aynı yer olduğunu yazmaktadır. Buradan geçen gezginler de aynı görüşü paylaşmaktadırlar. Evliya Çelebi, “Hendek Bazarı” ile Hendek’ten bahsetmekte ve şunları kaydetmektedir: “Ormanlı, dağlı, pazarlı güzel bir kasabacıktır. Yüzeli akçelik kazadır. Yeniçeri serdarı, kethüda yeri, subaşısı vardır. Burada, bir çamurlu meşhur bataklık bulunur ki üzerinde uzun bir tahta köprü vardır”. Sieur de Boullaye, Ainsworth, E. Smith de “Candac” imlâsı ile kaydettiği Hendek, uzun zaman Akyazı ile birlikte resmi belgelere geçmiştir.


Hendek Mutfağı
Coğrafi yapısı, yumuşak iklimi ile çok çeşitli milletleden oluşan nüfus yapısı Hendek mutfağının belirlenmesinde en büyük rolü oynar. Ayrıca büyük şehirlere yakınlığı, ana ulaşım yolları üzerinde bir kavşak oluşturması da, çeşitli kültürlerden etkilenmesine yol açmıştır. Bu etkileşim, mutfağında da kendini gösterir. Bu nedenle tipik bir Hendek mutfağından bahsetmek çok zordur.

Ayrıca bölgedeki Abhaz, Çerkes, Laz ve Gürcü insanlarının birbirinden değişik ve çeşitli birçok yöresel yemek çeşidini de bu bölgede yaydıkları bilinmektedir.

Mesela Abhazların ünlü yemekleri; cevizli tavuk, farklı bir kuru fasulye yemeği agudırşışı, yoğurtla yapılan yemekleri sızbal, mısır unundan yapılan abısta, çeşitli et yemekleri ve haluja'dır. Tsilikhita, luşi kvaneyi, tsattsipelli, laz böreği vb. yiyecekler, Laz Gürcü mutfağından bu yöreye kadar gelmiştir.


Turizm
İlçede Çiğdem Yaylası, Dikmen Yaylası[1] Salman Dede Mesire Alanı gibi yayla turizmi yaygındır ve doğal güzellikleri ve büyük şehirlere yakınlığı ile tercih edilir.

İlçenin etrafı zengin ormanlarla çevrili olup, zümrüt gibi yeşillikler arasında yer almakla ilçeye, Adapazarı yönünden girişte iki tarafı süsleyen çınar ve akasya ağaçları güzel görünüm verir. İlçenin kuzeyinde Çam Dağı, güneyinde Keremali Dağı bulunur. Bu dağlar ormanlık olup; kayın, meşe, ıhlamur, kestane, diş budak, köknar vs. ağaçlarından oluşur. Uludere adı ile bir de akarsuyu vardır. Bu dere ilçenin ortasından geçmekte olup, mesire yeri olarak da kullanıma müsaittir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 7829
favori
like
share
smyram Tarih: 19.08.2009 17:44
bende artık hendekli olucam inş dediginiz kadar ve anlatılanlar kadar güzeldir

herkese tesekkür edrim bilgilendirmelerden dolayı
HENDEK54 Tarih: 22.06.2009 15:36
hergeçengün daha da güzelleşiyor
nazan54 Tarih: 22.04.2009 17:05
çok teşekkürler paylaşımın için ama gerçekten Hendek son 5 yıldır çok güzel gelişti birçok ilden daha düzenli ve güzel bir yapısı var
hendekli hasan Tarih: 12.10.2008 15:57
evet bir Caglayanli olarak önce Caglayanlilara sonra bütün Hendeklilere sevgiler ve saygilar . Her sey eskisi gibi olmuyor , sadirvan meselesi gibi ama HAYAT yinede devam ediyor ve bizde buna uyum saglamak durumundayiz . BAMBERG ' ten selamlar .
mc_karatoprak Tarih: 03.03.2008 00:54
BİR HENDEKLİ OLARAK YAZILANLARA KATILIYORUM
mollycan Tarih: 10.12.2007 16:42
mesela hendegin caglayan mahallesinin meshur sadirvani vardir. eskiden saril saril sular
akardi ordan, aksamlari gencler burda toplanir karsilikli oyunlar oynarlardi.
ama artik sulari da kurudu, gencler de kendilerine baska ugraslar buldu sanirim.
eski nesesi kalmamis duyduguma göre, ben en son 12, 13 yil önce bu neseye tanik olmustum, zaman ne cabuk geciyor....
LEVIS-501 Tarih: 03.09.2007 18:51
[QUOTE=cetin_bezirgan;2037972]Teşekkürler yanlız arkadaşlar burda yazanların haricinde binbir çeşit güzelliğide mevcuttur

E bir HENDEK´li olarak o güzellikleri tanitmakta sana düser
cetin_bezirgan Tarih: 02.09.2007 01:05
Teşekkürler yanlız arkadaşlar burda yazanların haricinde binbir çeşit güzelliğide mevcuttur