Sakarya Pamukova ilçesi

Pamukova, Sakarya ilinin bir ilçesidir. 1987 yılında Geyve'den ayrılarak ilçe olmuştur.

Türkiyenin en büyük soğan üreticisi

Ülker İçim Süt ve diğer ürünlerin üretildiği fabrikanın bulunduğu ilçe.

Pamukova ilcesi tanitim videosu izle



Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 4544
favori
like
share
LEVIS-501 Tarih: 14.08.2007 16:23
TARİHİ YAPI

Tarih ve Pamukova : Bugünkü Pamukova halkının ilk insanları; Orta Asya'nın Navarein bölgesinden göç eden Türk boylarından tüm yurda yayılan Kınık ve Kayı soyundandır. Türk boylarından olan ilk Türkmenlerin de II. yy sonlarında çevremize geldikleri bilinmektedir. Selçuklular’ın yöreye hakim olmasından önceki tarihi durumu incelendiğinde, Pamukova’ da çok çeşitli uygarlıkların yaşamış olduğu görülür.

1-İlk çağlarda Hitit ve Bitinyalılar.
2-MÖ VI. yy. da merkezi Passinüş (Afyonkarahisar) olan Frigyalılar.
3-Çok kısa zaman ilk çağ içinde Megaralılar.
4-Traklar (Tretler) MÖ VI. yy.
5-Persler (İranlılar) MÖ.IV. yy.
6- MÖ IV. yy da Mekedonyalılar.
7- MÖ III. yy da Selevkoslar.
8-MÖ. I. yy. da Romalılar.
9-MS. 395 Yılında Roma İmparatorluğunun bölünüşü ile Doğu Romalılar.
10-Emevi halifesi Abdul Malik in İstanbul'u fethe teşebbüsü ile MS 705-750 Yılları arasında Emeviler.
11-MS. 750 Yılında Emeviler in çekilmesi ile tekrar Bizanslılar.
12-Anadolu Selçuklularının Anadolu’yu fethinden sonra, Osmanlı Devletinin kuruluşuna kadar Selçuklular hakim olmuşlardır.

1071 Yılında Malazgirt meydan savaşından sonra, Anadolu'yu yurt edinen Türkler, Selçuklu devletinin temellerini atmıştır. 1072 Yılında Artuk bey çevrede yerleşmiş olan Bizans’lıları yenmiş, 1091 Yılında da bölgeye Selçuklu Türklerinin tam olarak hakim olmasıyla Akhisar (Pamukova) civarında bir kısım köyler kurulmuştur. Ancak Moğol istilası ile Selçuklu devleti çeşitli beyliklere bölünerek parçalanmıştır. Pamukova 'nın kurulu olduğu yerleşim alanı beylikler devrinde bir müddet Karesi ve Germiyan Oğulları beyliğine bağlı kalmış, beyliklerin zayıflaması neticesinde de çevreye tekrar Bizanslılar hakim olmuşlardır. (1097)

Selçuklu Devletinin parçalanmasından 50 Yıl sonra merkezi bugünkü Bilecik vilayetinin Söğüt İlçesi civarında kurulan Osmanlı Beyliği, bir kısım beylikleri kendi himayesi ve egemenliği altına alarak genişlemiş, 1299 Yılında Osman Gazi önderliğinde Osmanlı Devleti kurulmuştur.

Osmanlı akıncıları 1299 Yılında Bilecik Tekfurluğunu, ve Yarhisar kaleleri fethedilmiş, 1305 Yılında Lefke (Osmaneli) Tekfurluğunu, 1313 Yılında da Akhisar (Pamukova), Geyve ve Göynük Tekfurluklarını fethederek Osmanlı topraklarına katmışlardır.

Osman Bey ve Osmanlı akıncıları Beğce Tekfurluğunu fethettikten sonra Akhisar üzerine yürümüş, Aksaray (Akhisar) Tekfuru askerleri ile Osmanlı askerleri Şıhvarmaz (Şeyhvarmaz) ve Bacı Köylerinin güneyinde karşılaşarak savaşmış, yenilerek yok olacağından korkan Tekfur; askerleri ile kaçarak Karaceyş (Paşalar) hisarına gizlenmişlerdir. Tekfurun Karaceyş kalesine gizlendiğini bilen Osman Bey kışı Bilecik’te geçirmiştir. Baharda oğlu Orhan Bey, Konuralp ve Akçakoca'yı göndererek, Akhisar ve yöre halkını rahatsız ettiğini bildiği, tekfur ve askerlerinin yaşadığı Karaceyş kalesini fethetmelerini istemiştir. Karaceyş kalesini fethetmek için Akhisar'a gelen Orhan Beyin kurnaz bir planı ile, kaleye bir bölük saldırırken diğer bir bölük yanda ve kale kapısı cephesinde mevziiye girmiştir. Kaleye hücum eden Osmanlı birliği yenilmiş intibaını vererek kaçmaya başlamıştır. Kaçışın gerçek olduğunu sanan Tekfur ve askerleri kaçan birliği kovalarken, gizlenmiş olan diğer bölük kaleyi eline geçirmiştir. Arazide gizlenmiş olan diğer bölük ise kaçan bölükle birleşip tekfurun askerlerine hücum etmiş, Tekfur askerleri ile kaleye geri dönmek istediğinde kalenin Osmanlılarca fethedildiğini görerek teslim olmuştur. Karaceyş Tekfurunun teslim olduğunu öğrenen Tinse, (Rinse,Tirse, Kemaliye) Tekfuru’da teslim olmuştur.(1314)

Yörenin fethedilmesinden sonra Akhisar ve havalisinin Söğüt'ten idare edilmesinin güç olacağını anlayan Osman bey (1.Osmanlı padişahı) tarafından çevrenin merkezi durumunda olan Akhisar "Eminlik" yapılmıştır. Samsa Çavuş' da "Emin" olarak tayin edilmiştir. Eminliğin ne kadar devam ettiği kesin olarak bilinmemektedir. Eski Altıntaş mevkiindeki bulunan mezar taşları yazıtlarından anlaşıldığına göre Akhisar'ın Eminlik olduğu kesindir.

Yörenin Osmanlılarca fethinden ve Eminlik oluşundan sonra Söğüt civarında Yaşayan Balaban Türkmenlerinin sanatkar olanları Akhisar (Pamukova)'a çiftçi olanları da yeni kurdukları köylere yerleşmişlerdir. Hayvancılık yapanları ise İnönü, Kıranyurt, ve Erikli (Karacasu) gibi yaylalara giderek hayvancılık yapmaya başlamışlardır.

Tapu kayıtlarından da anlaşıldığına göre 18.yy da Akhisar ilk olarak kaza olmuştur. Akhisar halkının ileri gelenlerinin seçtikleri temsilciler İstanbul'a giderek Akhisar'ın kaza yapılması için müracaat etmişler; o zamanki hükümet aldığı kararı padişaha imzalatarak emirnameyi temsilcilere vermiştir. Akhisar'ın kaza oluşu davul ve zurnalarla kutlanmıştır.1862 Akhisar ı ziyaret eden Fransı Kontu A. D. Mouster İlçe Mülki Amirinin evinde misafir kalmıştır. Ancak Akhisar 1874 Yılında bugün nedenini bilemediğimiz sebeplerden dolayı tekrar nahiye yapılmış, kaza teşkilatı Tekrar Geyve'ye taşınmıştır. Cumhuriyetin kurulmasından sonrada bucak (nahiye) alarak teşkilatlanmış; Bir müddet de bucak teşkilatının kaldırılması ile kasaba olarak kalmıştır. Pamukova’nın ilk kaza olduğu yıllarda bugünkü Belediye binası hükümet konağı olarak yapılmıştır. Akhisar lı çocukların okuyabileceği Rüştiye de halkın hizmetine açılmıştır.

Pamukova’nın ilk yeri; bugünkü ilçe merkezinin üç kilometre batısında Oruçlu ve Üçevler köylerinin güneyinde, bugün tarla olarak kullanılan Altıntaş mevkii ve halk tarafından kasaba diye isimlendirilen yerdir. Pamukova’nın ilk adı Kasaba-i Atik’dir. Kasaba-i Atik halkı yerlilerinin, ilçe merkezine hangi tarihte ve niçin taşındıkları kesin olarak bilinmemektedir.Paşalar Köyünden Kambur Eyüp 'ün dedelerinden dinlediklerine göre bir defada kırk düğün olan Altıntaş'a yılanların musallat olması neticesinde halk korkarak Altıntaş'ı terk etmişler şeklindedir. Ancak ilk taşındıkları yerin Elperek Mahallesi olduğu, taşındıkları bu yere "Yeni Köy" ismini verdikleri kesindir. Elperek Camii avlusundaki mezar taşının üzerinde yazılı tarihten anlaşıldığına göre MS.1200 Yıllarında bu civar yerleşim merkezi olarak kullanılmıştır. 20 Ocak 1993 Tarihinde elektrik kontağı sonucu yanan bugün yerine yenisi yapılan Elperek Camii civarına taşınan insanlar camii inşaatı için kestikleri kerpiçleri sıraya dizilip elden ele taşıyarak (elbirlik) camii inşaat alanına getirerek camii inşa etmişlerdir. Kasabanın büyüyerek gelişmesi neticesinde yerleşim merkezinin adı Akhisar olarak değişmiştir. Yeni köy adının Akhisar oluşundan sonra Elbirliğin Arapça da, elperek manasına gelmesinden ve Elperek Camii'ne "elbirlik "kerpiç taşınması hadisesinden dolayı, camii çevresindeki mahalleye Elperek Mahallesi adı verilmiştir.








İstiklâl Savaşı ve Pamukova : Birinci dünya savaşında "İttifak Devletlerinin yenilmesi ile Osmanlı devleti de yenik sayılmıştır. Çanakkkale de Anafartalar’da Yemen'de büyük kahramanlıklar gösteren, destanlar yazdıran Osmanlı orduları terhis edilmiş, Osmanlı devleti toprakları "itilaf devletleri arasında pay edilmiştir. Güney doğu Fransız'lar, Akdeniz bölgesi İtalyanlar, Ege ve Marmara bölgesi de İngiliz'ler tarafından işgal edilmiştir. Yurdun dört yanının İşgali neticesinde halk silaha sarılmış, 19 Mayıs 1919 Tarihinde de Mustafa Kemal in Samsun'a çıkması ile İstiklal savaşı fiilen başlamıştır.

İstiklal savaşının başladığı günlerde İngilizlerin terk ettiği yerleri ve bölgemizin bir kısmını ve Ege'yi Yunan lılar istila etmiştir. Yunanlıları yöreden kovmak için silaha sarılan bölge insanlarının teşkil ettiği Müdafaa-i hukuk cemiyeti gibi Milis kuvvetlerinin kurulması ile Akhisar (Pamukova) ve çevresi de İstiklal savaşına katılmıştır.

İngiliz, Fransız ve İtalyan (İtilaf devletleri) 'ların müştereken meydana getirdiği orduları, İstanbul ve müteakiben İzmit il merkezlerini işgal etmişlerdir. İzmit mutasarrıflığının işgali neticesinde, valilik il idaresini savaş yıllarında ilçemiz olan Geyve'ye taşımıştır. İzmit'i işgal eden İtilaf devletleri orduları adım adım Geyve boğazına yaklaşmışlar, bunu duyan Geyve ve Pamukova halkı Ankara’dan görevli gelen Alifuat Paşa nın (Alifuat Cebesoy) kumandasında milis kuvvetlerini teşkil etmişlerdir. Bu milis kuvvetlerinden bir tabur kadarı Geyve boğazındaki demir köprü civarında karargah kurarak köprüyü savunmuştur. Askere alınmayan gençler ve ihtiyarlardan meydana gelen Bir kısım milis kuvvetleri de, Menekşe köyünden Merhum Muhammet Hoca (Mehmet Tuğcu) kuvvetleri ile birleşerek çevreyi savunmaya başlamışlardır.

Müstevli ordularının işgal ettiği İzmit, Büyükderbent, Karamürsel, Gölcük, İznik kasabası ve köylerinin insanları istila korkusu ile Pamukova ve köylerine sığınmışlardır. Çevremizdeki çeşitli yerlere sığınan bu insanlar, uzun süre misafirperver Pamukova ve Geyve halkı tarafından barındırılmışlardır.

Pamukova ve çevresini, Müdafaa-i hukuk cemiyeti çok iyi bir şekilde savunmuş, yöremize itilaf devletleri ordularının ve Yunan ordularının girmesini engellemişledir. Akhisar Müdafa-i hukuk cemiyetinin kurucuları ve cemiyetin üyeleri; kasaba eşrafından belediye reisi Müftü zade Rüştü Bey, tıp öğrencisi Kemal Özsan, Turgutlu Köyünden Ziya Bey, kasaba eşrafından Mahmutzade Mustafa Bey, Gökgöz Köyünden öğretmen Hüseyin Bey, lise öğrencisi Fazlı Dinçer, Paşalar Köyünden Aziz Gür Efendi ve Fevziye Köyünden Bakkal Mehmet Efendidir. Aynı günlerde Geyve İlçesinde de kaymakam Hazım Bey, karakol komutanı Esat Bey, Rıza Şahin Bey, Sefer Bey ve İlçe eşrafından hafız Fuat Çelebi ve kardeşi Burhanettin Çelebi müdafa-i hukuk cemiyetini kurarak bölge savunmasına büyük katkıda bulunmuşlardır.

Akhisar ve Geyve müdafaa-i hukuk cemiyetinin kurucusu ve milis kuvvetlerinin kumandanı, yöremizin savunmasında büyük katkı sahibi olan Alifuat Paşa buradaki görevinden alınıp, garp (batı) cephesinde görevlendirilince; yerine Halit Paşa tayin edilmiş, yöre savunması Halit Paşanın idaresi ve komutasında yapılmıştır. Halk tarafından "Deli Halit Paşa" diye bilinen yöremizin savunmasında çok büyük kahramanlıklar gösteren Halit Paşa; Necip Bey adlı bir teğmeni Mekece köprüsünü tahrip etmekle görevlendirip köprünün tahribini sağlayarak düşman kuvvetlerinin yöremize girmesini önlemiştir. Halit Paşa 1922 Yılında Mustafa Kemal (Atatürk) ve Mekece ye gelen gazetecilerle görüşerek yöre savunması hakkında bilgiler vermiştir. Atatürk de Halit Paşa ve Mekece li Halil İbrahim Ağa yı maddi ve manevi yardımlarından dolayı tebrik etmiştir. Akhisar Müdafaa-i Hukuk cemiyetine de aşağıdaki telgrafı çekerek teşekkür etmiştir.



Cumhuriyet ve Pamukova : Pamukova'ya Osmanlı imparatorluğunun kurucusu Osman bey tarafından verilen Akhisar adı Cumhuriyet döneminde de devam etmiş, ilçenin İzmit'e bağlı olduğu yıllarda Sakarya Akhisar'ı, Geyve Akhisar'ı gibi adlarla anılmış ve yazılmıştır. Manisa vilayetine bağlı bir Akhisar'ın daha bulunması Askeri yazışmalarda, o günlerin en iyi haberleşme vasıtası olan mektuplarda kargaşalara sebep olması neticesinde ovada bol ve kaliteli olarak yetiştirilen pamuk dan esinlenilerek Akhisar'ın adı 1937 Yılında çıkarılan özel bir kanunla Pamukova olarak değiştirilmiştir.1938-1939 lu yıllarda da çıkarılan özel kanunlarla Tesbene;(Fevziye), Evrenli; (Cihadiye), Dana; (Turgutlu), Tirse; (Kemaliye), köylerinin yabancı dillerden gelen adları yeni isimleri ile değiştirilmiştir.

Pamukova'nın ilk olarak hangi tarihte Belediye yapıldığı bilinememektedir. Ancak İstiklal savaşı günlerinde Belediye başkanının Müftü zade Rüştü bey olduğu beldede yaşayan yaşlı insanlar tarafından ifade edilmektedir. İstiklal savaşını takip eden yıllarda Cumhuriyetin ilanıyla belediye kanunlarının çıkarılarak yürürlüğe girmesi neticesinde; nüfusun az oluşu nedeniyle 1926 yılında belediye teşkilatı kaldırılmıştır.

1945 Yılında; Kasaba-i atik de ikamet eden İnegöl ve Gölpazarı göçebelerinden semercilik, Demircilik, sepetçilik, Kalaycılık gibi işler yapan göçebe ırkın Cedit mahallesindeki boş araziye yerleştirilmeleri ile Belediye kurulabilmesi için yeterli olan 2000 nüfusa ulaşılarak Pamukova Belediyesi kurulmuştur. 1946 Yılında yapılan mahalli seçimlerde Sami Karadayı ilk Belediye reisliğine seçilmiştir.

Pamukova da, nahiye olduğu 1874 Yılından 1951 Yılına kadar bir Nahiye müdürlüğü ve Jandarma Karakol komutanlığı vardır. 1952 Yılında Mahkeme teşkilatı, Hükümet Tabipliği, Nüfus memurluğu ve Tapu memurluğu teşkilatları kurulmuştur. Bu kuruluşlar 1963 Yılına kadar, bir kaza sonucu yanan Hükümet konağında çalışmışlardır. Ancak; 1968 Yılında, tüm nahiye teşkilatı kaldırılmış; Pamukova'nın asayişi bile ilçe merkezi olan Geyve deki ekipler tarafında idare edilmeye başlanmıştır.

25 Mart 1968 Tarihinde, Geyve kaymakamı halkın tertip ettiği bir toplantı için Pamukova'ya davet edilmiştir. Halkın huzursuz olduğunu belirten karakolun tekrar geriye getirilmesini isteyen 40-50 İmzalı bir dilekçe verilmiştir. Pamukova'nın E 25 Karayolu üzerinde oluşu asayişin bu yüzden zor olacağı anlatılmış, polis noktası veya Jandarma birliğinin teşkilatlandırılmasını istemiştir. Bu olayın sonucunda ise Pamukova'ya Jandarma teşkilatı tekrar kurulmuştur.

Uzun yıllar ilçe olmak için mücadele veren, bazen ilçe olan, bazen bilinemeyen nedenlerle ilçe teşkilatı feshedilen, Pamukova ilçe halkı 19 Haziran 1987 Tarih ve 3392 Sayılı kanunla emeline kavuşmuş, 7 Eylül 1987 Günü ilçe olmayı kuruluş şenlikleri olarak davul, zurna ve köçeklerle kutlanmıştır.