Yitirilmiş Bütün Aşklar Adına



Köprüler söküldü…
Gök ikiye ayrıldı…
Ve ben suları ateşe verdim o gece…




Yangın, yangın olduğunu anladı; ben yanmayı öğrendim. Kızıl bir aşktan çıkan mavi alevlerle örselendi ruhum ve farkına vardım, ruhumu örseleyen aşktan bedenimde tek bir çizik kalmadığının. Damarlarımdan dışarıya sızdığını hissettiğim şey, kan değil ‘aşk'mış…
Bir yanımdan ‘ben' sızdım, bir yanımdan ‘aşk' sızdı. Bir masaldan başka bir masala geçerken atılacak farklı bir başlıktı bu uğurlama. Gömdüm içimde zamansız büyüyen çocuğu, sade bir törenle uğurladım içimden. Biraz toprak, biraz ‘ben' ve bir şiirle örttüm üstünü.
Göğü kucakladım; sevdam ve gökyüzü sığmadı kucağıma. Suya verdim deli sevdayı. Dalgalar her vurduğunda yüreğimin kıyısına, ben denizi anladım; deniz deli sevdayı anladı. Korktu rüzgarını, tuzunu yitirmekten; korktu çaresizce kayalıklardan merhamet dilemekten; korktu asi deniz bana benzemekten.
Yitirdiğim bütün aşklarıma ağladım. Hepsi benim oldu sandım ve çok sonraları anladım sadece yol üstündeki bir liman olduğumu. Anladım ve bir kez daha sevdim yüreğimi; bu kadar insana aşkı öğretip her giden aşktan sonra ayakta kalmayı becerebildiği için. Sağol yüreğim, dedim; sağol…
Ben artık suya yazıyorum şiirlerimi. Sadece rüzgar için ağlıyorum ve yakmıyorum canını ateşin; ateş ateşliğinden utanmıyor. Yolculuklarda fark ettim hayatın yazılmış bir piyesten farksız olduğunu. Açılan perde hep aynı; ama farklı zamanlarda kapanıyor, tıpkı yol üzerindeki mola yerleri gibi. Her otobüsün mola yeri ve zamanı farklı; ama hepsi durmak zorunda. Bizler için perdelerin kapanma zamanı farklı. ‘Aşkta kötü oyuncularız, yazılmış senaryoları iyi oynayamıyoruz.'
O gece uğurladım tenime değen birbirinden farklı her damla teri. Kirli bir çamaşır gibi sıyırırken omuzlarımdan o terlerle birlikte gitti içimden biri. Oturup dünya dedemin kucağına, ağaran sakallarını sevdim. Bir yıldıza göz kırptım, bir bulutla seviştim o gece. Helalinden temiz bir günah daha yazdırdım kendi ellerimle amel defterime, temiz bir günah daha… Huysuz yosma bir fırtına çıktı o akşam, sevmedi beni, sevemedim onu. Savurup attı beni bilmediğim karanlık diyarlara.Bir yosmadan aşkı yosmaca yaşamayı öğrendim.
Aldatıldım, her aldatılışta nasırlaştı yüreğim. Nasırlarım her sızladığında acıyı öğrendim. Aldatmayı ve sırtımdaki kambura meydan okurcasına ayakta dimdik durabilmeyi. Kahrolmayı da öğrendim, kalleşlikte ustalığı da. Ben bütün aşklarımın üstünü şiirle örttüm ve her giden aşkımla bir şiirimi toprağa gömdüm.Köprüler söküldü…
Gök ikiye ayrıldı…
Ve ben suları ateşe verdim o gece…
Yangın yangın olduğunu anladı,ben yanmayı ve her aşktan biraz daha âşık ayrılmayı…
Tinemis Abzah

mgez

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 661
favori
like
share
tuba ak öztürk Tarih: 29.08.2007 16:26
merhaba ben tuba ak öztürk.sitenizde yer alan yitirilmiş bütün aşklar adına isimli yazı bana ait olup noter onaylıdır.tinemis isimli şahıs yazımı defalarca kullanmıştır.kendisine ulaşamadığımız için yasal süreç başlatamadık.ilgili yazı hakkında gerekli düzenlemeyi yapmanızı tarafınızdan rica ederim.
CA-CHALLENGE Tarih: 19.08.2007 19:04
elerine sağlık