YÖNLENDİRİLMİŞ ENERJİ SİLAHLARI

Yönlendirilmiş veya Yoğunlaştırılmış Enerji Silahları olarak nitelendirilecek bu yeni buluşların temel özelliği yönlendirildikleri hedefte enerji yoğunluğu etkisiyle zarar yaratmalarıdır. Konvansiyonel silahlar kinetik ve kimyasal enerjiyle hedefe zarar verirken, enerji kaynaklı silahlar elektromanyetik dalgalar veya atomdan küçük zerreciklerle, ışık hızıyla veya ışık hızına yakın bir şekilde hedefe etki ederler.

Geçmişte bilim kurgu romanlarına konu olan bu tür mikrodalga ve lazer silahları bugün realite ve hatta bilimsel yaşamın bir parçası haline gelmiş durumdadır. Bu tür teknolojilerin artık harekât alanında kullanılabilecek silahlar haline getirildiğini söylemek mümkün. Hatta bugün, foton torpidoları ve ölüm ışınları ile düşman savaş gemilerini buharlaştırılabilecek silah çalışmalarının bile yapıldığı söylenmektedir.

Temelde mikrodalgaların fiziki özellik ve etki mekanizmalarına dayanan prensipler çerçevesinde kullanılabilecek mikrodalga silahlarının günümüzde yoğunlaştırılmış enerji silahı olarak kullanılabilmesindeki en önemli -ve evimizdeki mikrodalga fırınından bunu ayıran- özellik, bu tür silahların taşınabilecek, hatta cebe sığdırılabilecek hale getirilmesidir. Konvansiyonel silahlardaki kurşun ve hatta füzelerin yerini mikrodalga foton veya lazer silahlarının alacağı günlerin yakın olması, ülkelerin fizik ve kimya alanında gerçekleştirecekleri ilerleme oranında ayakta kalabileceklerini göstermesi açısından eğitim sistemlerinin çağdaşlaşmasını gerekli kılmaktadır.

Günümüzde yoğunlaştırılmış enerji silahları arasında en çok kullanılan ve askeri alana intikal etmiş olanlar lazer silahları ve yöneltilmiş, yönlendirilmiş elektromanyetik ve mikrodalga silahlarıdır. Bunların hepsi insanlara veya elektronik cihazlara karşı kullanılıp belli ölçülerde zarar verebilecek silahlardır.

LAZER CİHAZLARI

Günümüzdeki düzeyi ile askeri alanda en geniş kullanım alanı bulmuş olan lazer cihazları da yoğunlaştırılmış enerji silahlarının basit bir şeklidir. Hedef saptayıcı veya mesafe ölçücü olarak yaygın bir şekilde hemen bütün dünya ordularında kullanılan lazer cihazlarının yoğunlaştırılarak belli bir hedef üzerinde zarar verici şekilde kullanımı konusunda da gün geçtikçe gelişme kaydedilmektedir.

Günümüzde lazerli silahların en etkili oldukları hedefler, optik ve elektro-optik sistemlerini kullanan atış kontrol sistemleri ve bunun gerisinde bulunan gözcü askerlerdir. Bu tür cihazı hedefleyen lazer silahı, doğrudan bakışla çalışan optik sisteme girdiğinde bu sistemin büyütme özelliğinden de ek bir şekilde yararlanarak gücünü arttırır. Bu sistemi kullanan kişinin gözlerinin değişik derecelerde zarar görmesi de bu nedenle kaçınılmaz olacaktır. Doğrudan gözetleme sistemi olmayan cihazlarda da lazer silahının etkisi, cihazın sensöründe ısı birikimi sağlamak suretiyle zarar verme şeklinde ortaya çıkacaktır. Lazer cihazlarının bu şekilde insanlara karşı kullanımı şimdilik çok etkili değildir. İnsanların ancak gözlerini hedefleyecek olan lazer cihazları, buna bakmayan veya gözlerinde koruyucu bulunan kişiler için ve gündüz şartlarında çok etkili olmayacaktır.

Lazer silahları tiplerine göre;

a) Kimyasal lazerler,

b) Likit lazerler,

c) Sert maddeli lazerler,

d) Serbest elektron lazerleri olarak dörde ayrılırlar.

Işık hızında etki eden lazer silahları, "D5"-disrupt, degrade, disable, damage ve destroy (yar-ayır, fonksiyonunu düşür, sakat hale getir, zarar ver ve imha et) prensibine göre çalışır. Lazer cihazları ışık hızı dalga boyunda çalışırken yüksek güçlü mikrodalga cihazları radyo frekansları genişliğinde çalışırlar. Bu noktada lazerlerin yüksek güçlü mikrodalga silahlarından farkı, lazerlerin hedefte ısı yaratarak zarar verirken mikrodalga silahlarının hedefin bizatihi içine ve elektronik sistemine nüfuz ederek zarar vermesi şeklinde tahrip oluşturmasındadır. Bu bakımdan eğer hedef elektronik sistem ağırlıklı değilse mikrodalga silahlarının etkisi bunlara karşı yeterli düzeyde olmayacaktır. Ancak mikrodalga silahlarının atmosfer koşullarından etkilenmemesi, bundan etkilenen uzun menzilli lazer silahlarına göre bir avantaj yaratmaktadır.

Lazer silahlarının geliştirilmesine 982 milyon dolar ayırdığı söylenen Pentagon'un bu çalışmalara özellikle hava araçları üzerindeki silahlar konusunda ağırlık vereceği anlaşılmaktadır. (Jane's Defence Weekly, 22 Şubat 2006, sayfa 25) Bu silahlardan özellikle kimyasal ve sert madde kullanılanlarının, muharebe hazırlığı açısından gerekli düzeye gelememiş olmaları, çok yer kaplamaları veya sert madde kullanılanlar için yüksek miktarda enerji ve soğutucu madde kullanımının gerekmesi bunları muharebe sahasına uygunsuz kılmaktadır. Ancak yine de bu silahların gereği gibi çalıştırılabilmesi durumunda savaş alanında devrim yaratacak özellik taşımaları bunları, Pentagon yöneticileri açısından vazgeçilemez kılmakta ve bu da çalışmaların ve yatırımların ciddi boyutlarda devamını sağlamaktadır.

Bu bağlamda,

- Nortrop Grumman ve United Defense firmalarının, gelen havan mermilerine karşı kullanılabilecek, Tactical Laser Operational Needs adlı, araç üzerine monteli ve Amerikan Kara Kuvvetleri için geliştirilen bir proje üzerinde çalıştıkları,

- Amerikan Deniz Kuvvetleri'nin, füze-savar teknolojilerinin geliştirilme aşamasına hazırlık olarak yeni su üstü gemileri dizayn ettiği,

- Amerikan Hava Kuvvetleri'nin geliştirmekte olduğu Müşterek İnsansız Hava Savaş Sistemi (J-UCAS) programını yoğunlaştırılmış enerji silahlarını kapsayacak şekilde ele aldığı da bilinmektedir. (Jane's Defence Weekly, a.g.m.)

Günümüzde askeri alandaki lazer teknolojili silah programlarına baktığımızda, bu silahların daha çok uçan araçlara yerleştirilmesinin ve hava savaş ve savunmasına dönük kullanılmasının söz konusu olduğunu görüyoruz. Bu bağlamda,

- Amerikan Hava Kuvvetleri ve Füze Savunma Ajansı halen özellikle kimyasal lazer alanında önde gelen destekleyici görünümündedir. YAL-IA ABL ve İleri Taktik Lazer isimli kimyasal esaslı ve hava araçlarında kullanılacak sistemlerin geliştirilmesi ve lazerlerin ufuk ötesi menzile erişebilecek aynalı röle sistemleriyle kullanılması desteklenmektedir.

- Yine 3 milyar dolarlık bir proje olan ve Füze Savunma Ajansı'nca desteklenen ABL projesi, Boeing 747*400 uçağına yerleştirilecek oksijen-iodin esaslı kimyasal lazer silahıyla bir Megawatt'tan daha fazla bir gücü hedefe odaklayacak bir sistem geliştirilmektedir. Bu lazer silahı ile, likit yakıtlı bir taktik balistik füzenin 600 km. menzilli bir yükselme safhasında imhası öngörülmektedir.

- Nortrop Grumman Enerji Silahları Bölümünce gerçekleştirilen (JHPSSL) (Müşterek Yüksek Güçlü Katı Maddeli Lazer) projesinin 3 etabıyla, 100 kW'lık ve havadaki hedefleri bu hedeflerin, yüksekliğine, katılığına ve diğer değişkenlerine göre birkaç mil öteden etkileyebilecek bir silah geliştirilmektedir.

- 2010 yılında envantere girecek Talon programıyla, 100 kW'lık ve hibrid dizel-elektrik araca monte edilecek sistemle mobil bir anti RAM silahının (roket, top ve havana karşı) geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu sistem 2 km.lik bir menzil dâhilinde 10 kadar hedefe aynı anda karşı koyup belli bir askeri karargâhı etkin şekilde koruyabilecektir.

- Yine bombardıman uçaklarının yerden-havaya füzelere karşı korunması ve F-35B müşterek taarruz uçağının hedeflediği objeyi yüksek hassasiyetle vurabilmesini sağlayacak lazer silahlarının geliştirilmesi de gündemdedir.

SİLAHLARIN TEHDİT BOYUTLARI

Bunlar genelde 10 MHz ile 4 GHz aralığındaki frekansa sahip elektromanyetik radyasyonla çalışan cihazlardır. Elektromanyetik atım (pulse), nükleer infilak yoluyla, elektromekanik sistemlerle teçhiz edilmiş konvansiyonel patlayıcılarla ortaya çıkmaktadır. Bunlar, hassas elektronik sistemleri, mikroçipleri, bobinleri yüksek elektrik yüküyle etkiler. Elektronik sistem ihtiva eden bütün araç ve gereçler bu tür bir oluşum yaratıldığında bundan uzaklıkları derecesinde etkilenebilir. Yerden bir kilometre kadar yüksekte patlatılacak bir atom bombası çok geniş bir alandaki bütün elektrikle çalışan araç, gereç ve silahları uzun bir süre etkisiz ve çalışamaz hale getirebilecektir. Korumasız elektrik nakil hatları da bundan etkileneceğinden bütün bir enterkonnekte elektrik sistemi çöküntüye uğratılabilir.

Bu tür silahların teröristlerin eline geçme olasılığı, güvenlik güçlerince üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir konudur. Radyo Frekanslı veya Yüksek Güçlü Mikrodalga Silahları yıllardır çeşitli ülkelerce üzerinde çalışılan konulardır. Gelişmiş endüstri ülkelerinin askeri güçlerini arttırmak ve çevrelerinde egemenlik kurmak için geliştirdikleri bu silahların kötü niyetli teröristlerin eline geçerek "bumerang" etkisiyle kendilerine zarar vermesi mümkündür. Bu konu, toplumları psikolojik olarak olumsuz yönde etkilemesi nedeniyle kamuoyunda pek fazla gündeme getirilmese de güvenlik güçlerinin bir el çantasına sığabilecek bu tür silah ve cihazların kötü yolda kullanılmasını engellemek için geniş platformlarda önlem alması gerekir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 3352
favori
like
share