Son yıllarda artış gösteren hastalıklardan biri de alerji. Dünyada en sık rastlanan hastalıklar arasına ilk sıralarda yer alıyor, bir çok türü olduğu biliniyor ve alerjik hastalıkların çoğu bebeklik veya çocuk döneminde başlıyor.
Alerji, normalde zararlı olmayan bir maddeye karşı vücudun aşırı reaksiyonudur. Eski Yunanca'da 'değişik reaksiyon' anlamına gelir. Normalde vücudu koruyan bağışıklık sistemi bazı insanlarda zararlı olmayan birtakım maddelere de aşırı yanıt verir. Bu reaksiyonlara aşırı duyarlılık ya da alerji adı verilir. Alerjik reaksiyona yol açan antijen de alerjen olarak adlandırılır.

Bazı çocuklar çevrelerindeki maddelere; hava içindeki tozlara, yedikleri besinlere, kullandıkları ilaçlara, eşya veya kozmetiklere aşırı derecede duyarlı hale gelmektedir. Bu çocuklar alerjik bünyeli olarak bilinirler. Alerjik reaksiyonlar tek tip değildir, birçok yolla ortaya çıkarlar, vücudun değişik bölümlerinde meydana gelebilirler ve çeşitli şiddette olabilirler.

Alerjenler besinlerle alınanlar, hava yolu ile alınanlar, vücuda dışardan enjekte edilenler ve deri yolu ile alınanlar olarak sınıflandırılabilir. İlk 3 yaşta ağızdan alınan besinlere karşı alerji gelişimi ön plandayken, 3 yaşından sonra hava ile alınan alerjenlere karşı reaksiyonlar ön plana geçer. Hava ile alınan alerjenler içinde; ev tozu akarları, küf mantarları, hayvan tüy ve deri döküntüleri, yabani ot, çimen ve ağaç polenleri bulunur. Toplumda toz olarak bilinen alerjenlerdir ve solunum yollarında alerji yaparlar.

Ev tozu akarları (mite):
Akarlar gözle görülemeyen, çevre koşullarına oldukça dayanıklı olan, sıcak ve nemli ortamlarda kolaylıkla çoğalabilen, ev tozu içinde yaşayan canlılardır. Ev tozlarının miktarı evin yerine, bulunduğu yerin iklimine, deniz seviyesinden yüksekliğine göre büyük oranda değişir. Evden eve veya bir evin farklı odalarında da değişkenlik gösterebilir. Fakat değişmeyen bir şey vardır ki ev tozları bir alerjen deposudur. Ev tozları içinde allerjiye sebep olan etken akar dediğimiz ev tozu böceğidir. Akarlar küçük örümcek benzeri canlılardır ve gözle görülemezler. Akar alerjenleri yastık, yatak, halı ve kumaş kaplı mobilya gibi toz tutan ev eşyalarında yüksek oranda bulunmaktadır. Bu alerjenlerin solunum yolu ile alınması, hastada alerjik yakınmaların başlamasına neden olmaktadır. Ev tozu akarlarına karşı olan allerji; astma ve rinit, nadirende konjonktivite yol açar. Yakınmalar özellikle uykudan uyanınca başlar. Belirtiler yıl boyu sürer ancak sonbahar ve kışın kötüleşme gösterebilir.

Polenler:
Polen bitkilerin erkek tohumudur. Bitki türlerine bağlı olarak çok farklı şekilleri olan ince taneciklerden meydana gelir. Çıplak gözle görülmezler. Polen tanecikleri birçok alerjik protein içerirler. Bu taneciklerin küçük ve ince olanları rüzgar yolu ile dağılırlar. Daha büyük olanları ise böceklerle taşınırlar. Rüzgarla dağılan polenler daha alerjeniktirler ve geniş alana yayılabilirler. Bu nedenle bu polenlere karşı alerjisi olan çocukların çevrelerinde bitkiler olmadığı halde şikayetleri ortaya çıkabilir.Polen allerjisine yol açan başlıca üç bitki ailesi vardır. Bunlar çayır otları, ağaçlar, yabani otlardır. Ağaçlar Ocak-Mayıs arası, çayır otları Mayıs-Temmuz arası, yabani otlar Temmuz-Ekim arası polen verirler. Polenlere karşı olan allerji allerjik rinit, allerjik konjunktivit, allerjik astım ve akut ürtiker şeklinde ortaya çıkabilir.

Küf mantarları:
Küf mantarları gözle görülmeyen alerjik etkisi olan sporlar üretirler. Genellikle orta ısıda ve bol rutubetli yerlerde çoğalırlar. Renkleri türden türe değişir. Ev dışında bulunabilecekleri gibi ev içinde güneş görmeyen nemli yerlerde de bulunabilirler. Bunların kesin bir mevsimsel periyodu olmamakla birlikte ilkbaharda sıcakların artmasıyla çoğalırlar ve ilk soğuklarla kaybolurlar.

Hayvan alerjenleri:
Kedi ve köpek alerjenleri en sık karşılaşılanlardır ve en önemlisi kedi alerjenidir. Kedi beslenmeyen evlerde bile bu alerjenler yaygındır. Kedi alerjenleri asıl olarak hayvanın salyasında bulunmakta ve tüyleri üzerinde taşınmaktadır. Bu alerjenler oldukça yapışkan özelliktedir ve ev içinde duvarlarda ve diğer yüzeylerde bol miktarda bulunabilirler.

Alerjik hastalıkların artış nedenleri:
Hava kirliliğindeki artış
Ani hava değişiklikleri
Ultraviyole ışınlarına maruz kalma
Sigara içilmesi
Besinlerdeki katkı maddeleri
Kullanılan ilaçlar
Kozmetik ürünler
Stres ve sıkıntı
Az güneş gören, iyi havalanmayan binalar

Bazı insanlar alerjiye yatkındır. Bunun anlamı o insanların, ailelerinde olduğu için herhangi bir alerji geliştirmeleri olasılığının daha fazla olması demektir. Eğer bir alerjiye yatkınlığınız varsa bu duruma 'atopi' denir. Atopi kalıtsal yollarla alınmasına rağmen alerji bozukluklarının gelişiminde çevresel etmenler de rol oynar. Bir ailenin tüm bireylerinin aynı oranda etkilenmemesinin nedeni budur. Anne ya da babadan birinin alerjik vücut yapısına sahip olması durumunda çocukta alerji gelişme riski %25 iken, hem anne hem babanın alerjik olması durumunda bu oran %50'ye çıkar.

Alerjik tepkimeler alerjik madde ile ilk temasta değil de daha sonraki temaslarda ortaya çıkar. Bunun nedeni vücudun herhangi bir şeye karşı alerjik olabilmesi için o şeye duyarlılık geliştirmek zorunda olmasıdır. Alerjik tepkimeler birçok farklı semptom ortaya çıkarır ve insanları farklı yönlerden etkiler.

En yaygın semptomlardan bazıları:
Burun akıntısı
Aksırma
Hırıltıyla soluma
Sinüs ağrısı
Nefes darlığı
Öksürme
İsilik
Şişlik
Kaşınma ve yanma
Bulantı ve kusma
İshal
Karın ağrısı

Alerjisi olan çocuklarda şikayetleri artıran en önemli etken çocuğun duyarlı olduğu alerjenlerdir. Sorumlu alerjenden korunmak tedavide çok önemli bir yer tutmaktadır. Ev dışı alerjenlerden etkin bir şekilde korunmak mümkün değildir. Ancak ev içi alerjenleri ortadan kaldırmak veya en aza indirmek mümkündür.

Akarların neden olduğu allerjik şikayetleri gidermenin en etkili yolu akar alerjenlerine temasın önlenmesidir. Akarların evden tamamen temizlenmesi zordur. Ancak alınacak birkaç basit fakat etkili önlemlerle akarlar azaltılabilir. Yatak odalarında, yastık kılıfı, çarşaf ve nevresimler her hafta yüksek ısıda yıkanmalıdır. Giysiler daima elbise dolabında muhafaza edilmeli ve elbise dolabının kapakları kapalı tutulmalıdır. Halılar akarlar için en uygun barınma ve çoğalma ortamıdır. Daha az toz tutan, daha kolay temizlenebilen ve yıkanabilen, kilim türü yer örtüleri kullanılmalıdır. İçi doldurulmuş oyuncaklar da önemli birer akar barınağıdır. Özellikle çocuk odalarından bu tür oyuncaklar uzaklaştırılmalıdır. Diğer odalar da, elektrikli süpürge ve ıslak bezlerle düzenli olarak temizlenmelidir. Kumaş yerine vinleks veya deri kaplı, toz tutma oranı düşük ve kolay temizlenebilir mobilyalar tercih edilmelidir. Kitaplar ve biblolar en fazla toz toplayan ev eşyaları olduğundan, kapaklı kitaplıklarda muhafaza edilmesi uygundur.

Ev içinde ve dışında birçok küf türü görülür. Küfler sıcak ve nemli ortamlarda çok iyi ürer. Zeminler, duşlar ve banyo örtüleri sıkça küfler tarafından istila edilir. Klimalar ve nemlendirici cihazlar da önemli bir kaynaktır. Evde klima varsa, filtresi düzenli aralıklarla temizlenmeli ve gerekirse mantar öldürücü kimyasal maddeler kullanılmalıdır. Bitkiler önemli bir mantar kaynağıdır. Bu nedenle ev içindeki bitkiler azaltılmalıdır. Evde havalandırma arttırılmalı, banyo ve mutfakta havalandırma sağlayan aspiratörler kullanılmalıdır.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 682
favori
like
share
VULKAN Tarih: 20.08.2007 15:25
ELERİNE SAĞLIK BU HASTALIKTA OLAN BİRKAÇ TANIDIĞIM VARDI
SU-PERISI Tarih: 19.08.2007 18:27
son zamanlarda alerjik hastalıklar okadar çogaldıki çoçuklarda ve büyüklerde sıkca rastlıyoruz.paylaşımın için saol pisipisi
pisipisi Tarih: 19.08.2007 00:32
[QUOTE=cihanasran;2004712]ELERİNE SAĞLIK

rica ederim
CA-CHALLENGE Tarih: 18.08.2007 21:50
ELERİNE SAĞLIK