A-

Archimedes' principle-Archimides prensibi : Bir sıvının kaldırma kuvveti yer değiştiren sıvı miktarı ile orantılıdır.

Avogadro's number-Avagadro sayısı : 1 mol maddedeki molekül sayısıdır. 6.02x1023 molekül.

Aberration-aberasyon : Bir aynadaki arıza veya ışınların lensten geçtikten sonra bir noktada toplanamaması, odaklanamaması.

Absolute temperature scale-mutlak sıcaklık skalası :Sıcaklığın sıfır olduğu nokta. Sıcaklık derecedeki bölmelendirilmiştir. Birimi Kelvin.

Absolute zero-Mutlak sıfır : En düşük sıcaklık değeri; 0 K, -273!C, veya -459!F.

Absorption spectrum-soğurma spektrumu : Bazı dalga boylarının gaz ortamları tarafından soğurulması.

Acceleration-ivme : Hızın zamana göre değişimi.

Activity-aktiflik : Bir çekirdeğin zaman bağlı olarak bozunması.

Ağırlık : Bir maddeye etki eden yerçekimi kuvvetine ağırlık denir.

Akümülatörün deşarjı : Akümülatörler boşalırken kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine çevirirler. Buna akümülatörün deşarjı denir.

Akümülatörün şarjı : Akümülatörler doldurulurken elektrik enerjisini kimyasal enerjiye çevirirler. Buna akümülatörün şarjı denir.

Alloy-Alaşım : Metallerin karışımı.

Alpha (a) radiation-Alfa radyasyonu : Bir çekirdeğin ortama alfa parçacıkları (helyum çekirdekleri) salması

Alpha particle-Alfa parçacığı : Çekirdeğinde 2 proton ve 2 nötron bulunduran parçacık.

Alternatif akım : Bir mıknatısın kutupları arasında oluşan manyetik alan içindeki iletken (bobin) döndürülecek olursa yönü ve şiddeti değişen bir akım elde edilir. Buna alternatif akım denir. Alternatif akım bir indüksiyon akımıdır. Alternatif akım elde edilen bu cihaza alternatif akım jeneratörü denir.

Ampere-Amper : SI birimlerinde elektrik akım birimi, saniyedeki 1 coulomb luk yük akışı.

Ampermetre : Elektrik akım şiddetini gösteren ölçü aletine denir. Ampermetreler devreye daima seri bağlanır. Akımı birimi amperdir.

Amplifikatör : Şiddeti zayıf olan elektrik enerjilerini karakterini değiştirmeden yükselten elektronik cihazlara denir. Amplifikatörlerin kendisine verilen akımın şiddetini artırması, sesin elektriksel yöntemlerle yükseltilmesini sağlar.

Amplitude-Genlik : Periyodik bir harekette denge konumundan maksimum uzaklık.

Anot : Pilin (+) ucuna bağlanan elektrota anot denir.

Angular momentum-Açısal momentum : Dönme momentumu. Bir nokta veya eksen etrafında dönen bir cismin açısal momentumu, çizgisel momentumunun dönme noktasına olan uzaklığı ile çarpımıdır. Dönen cisim bir hacime sahipse eylemsizlik momenti ile dönme hızının çarpımıdır.

Antinode-antinode : Duran bir dalganın bir hali, dalga girişimlerinin maksimum yer değiştirmeyi yapması:genlik.

Antiparticle-antiparçacık : A subatomic particle with the same-size properties as those of the particle although some may have the opposite sign. The positron is the antiparticle of the electron.

Astigmatism-Astigmatizm : Bir aynadan yansıyan veya lensten geçen ışık demetinin, ayna veya lensteki bir hatadan dolayı genişlemesi.

Atom : Bir elementin tüm özelliklerini taşıyan en küçük birim elemanı. Atom bir çekirdek ve onu çevreleyen elektron bulutundan oluşur. Atomun çekirdeği proton ve nötronlardan oluşmuştur.

Atomic mass-Atomik kütle : Atomik kütle biriminde atomun kütlesi, atomun çekirdeğindeki proton ve nötronların kütlelerini toplamı.

Atomic mass unit-Atomik kütle birimi : Atom ağırlıklarının nötr durumdaki karbonun atomunun ağırlığının yani nötron ve protonların toplam ağırlıklarının 1/12.

Atomic number-Atom numarası : Bir atomun çekirdeğindeki toplam proton sayısı veya atomun nötr durumundaki toplam elektron sayısı. Bu numarası atomun periyodik çizelgedeki yerini tanımlar.

Average speed-Ortalama hız : Alınan toplam yolun toplam zamana oranı.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 3933
favori
like
share
papatya_28 Tarih: 29.01.2013 18:27
Fizik dersinde işe yarayacak zengin bir kaynak olmuş, ellerinize emekelrinize sağlık olsun ...
JoLiE Tarih: 20.08.2007 17:15
W-

Watt-watt : Gücün SI sistemindeki birimi, 1 Joule/watt The SI unit of power, 1 joule per second.

Wave-dalga : Enerjinin bir aracı malzeme olmadan bir yerden başka bir yere aktarılması.

Wavelength-dalgaboyu : Peiyodik bir dalganın tekrarlanan en kısa uzunluğudur. Bu dalganın bir tepesinden diğer tepesine olan uzaklıktır.

Weak force-zayıf kuvvet : Beta sönümüne neden olan kuvvet. Bu kuvvet W ve Z0 parçacıkları arasındaki değişimden kaynaklanır. Lepton ve hadronların hepsi bu tür kuvvetler etkileşirler.

Weight-ağırlık : Bir referans sistemine göre durgun olan nesneye etki eden kuvvet. Bazı eylemsiz sistemler için bir nesneyi çeken çekici kuvvet. W = mg.

Work-iş : Bi cismi bir yerden başka bir yere hareket ettiren kuvvetin harcadığı enerji. Enerji birimindedir. Joule olarak tanımlanır.



X-


X ray-X-ışını : Yüksek enerjili fotonlar, katot ışınlarından türetilebilir veya atomlardaki elektronların üst enerji seviyelerinden daha alt enerji seviyelerine düşmesinden elde edilebilir. X-ışınlarının frekansı mor ötesi ve gamma ışınları arasındadır.



Y-

Yalıtkan : Lastik, plastik, ebonit, kağıt, cam gibi elektriği iletmeyen maddelere yalıtkan madde denir. Sürtünmeyle elektriklenen ve enerjiyi üzerinde durgun olarak tutan maddeler yalıtkan maddelerdir.

Yansıma : Işık ışınlarının bir yüzeye çarparak geri dönmesine yansıma denir. Işığın çarptığı yüzey pürüzsüz ise düzgün yansıma oluşur. Yüzey pürüzlü ise dağınık yansıma oluşur.

Yarı saydam cisimler : Işığı kısmen geçiren cisimlere denir. Buzlu cam ve yağlı kağıt gibi maddelere yarı saydam cisimler denir.

Yerçekimi ivmesi : Yer yüzünde kütlesi 1 kg olan bir cisme etki eden yerçekimi kuvveti yaklaşık olarak 9,8 N dur. Buna yerçekimi ivmesi (g) denir ve yaklaşık 10 N/kg alınabilir.

Yer değiştirme : Bir hareketin son konumu ile ilk konumu arasındaki uzaklığa yer değiştirme denir.

Yıldırım : Bulut ile yer yüzü arasında zaman zaman elektriksel boşalma olur. Bu olaya yıldırım denir.


Z-

Zahiri görüntü : Merceklerde kırılan ışınların uzantılarının kesişimi ile oluşan görüntülere zahiri görüntü denir. Zahiri görüntüler mercekte görülür.

Zıt kuvvetler : Yönleri zıt ve şiddetleri eşit olan kuvvetlere denir.
JoLiE Tarih: 20.08.2007 17:15
U-

Umbra-umbra : Işık kaynağının ulaşamadığı bir gölgenin en karanlık kısmı.

Uncertainty principle-belisizlik ilkesi : Bir cismin, aynı doğrultuda olan konumunun ve momentumunun (skaler) çarpımları Planck sabitinden daima büyüktür. Dpx Dx >= h. Belirsizlik ilkesi eneji ve zamana da uygulanabilir.

Universal gravitation, law of-evrensel çekim yasası : F = G M1M2/ r2, denklemdeki F evrendeki bir cisme etki eden kuvvet, G evrensel çekim sabiti, M1 ve M2 etkileşen kütleleri, r ise kütle merkezleri arasındaki uzaklığı göstermektedir.

Unstable equilibrium-kararsız denge durumu : Denge konumu civarında serbest bırakıldığında denge konumundan uzaklaşılma olaydır.


V-

Van der Waals bonding-van de Waals bağı : Atom veya moleküller arasındaki elektrik etkileşmelerinden otaya çıkan zayıf bağlanma.

Vector-vektör : Büyüklüğü ve doğrultusu olan bir nicelik.

Vektör : Büyüklüğü ve doğrultusu olan bir nicelik. Bir vektörel büyüklüğün tanımlanabilmesi için birimi ile birlikte dört elemanının bilinmesi gerekir. Bunlar vektörün, doğrultusu, yönü, uygulama noktası ve şiddetidir. Kuvvet, hız, moment, ivme, manyetik alan gibi büyüklükler vektörel büyüklüklerdir.

Velocity-hız : Bir cismin süratini ve yönünü belli eden vektörel bir nicelik.

Vibration-titeşim : Denge konumu veya şekli etrafında hareket etme.

Virtual image-sanal görüntü : Görüntüden bulunduğu yerden gelen ışık ile oluşan görüntü.

Viscosity-akışkanlık : Sıvı içerisindeki sürtünme.

Volt-volt : SI sisteminde elektriksel potansiyelin birimi. 1 volt luk gerilim, 1 ohmluk direnç üzerinden 1 amperlik akımın geçmesini sağlar.

Voltmetre : Elektrik devrelerinde potansiyel farkı (gerilim) gösteren ölçü aletine denir. Voltmetre gerilimi ölçülecek elemana daima paralel bağlanır. Potansiyel fark (gerilim) birimi volttur.
JoLiE Tarih: 20.08.2007 17:15
Ş-

Şimşek : Bulutlarda biriken elektrik yalnız yeryüzüne değil, bulutun bir noktasından diğer bir noktasına da boşalabilir. Bu olaya şimşek denir. (Bulutlarda biriken elektrik toprağa boşaldığı zaman yıldırım, bulutlar arasında boşaldığı zaman şimşek oluşur.)


T-

Tam yansımalı prizma : İkizkenar dik üçgen şeklindeki ışık prizmasında bazı ışınlar tam yansımaya uğradığı için buna tam yansımalı prizma denir.

Telefon : Bir telefon ahizesinde hem hoparlör, hem de mikrofon bulunur. Mikrofon konuşmalarımızı alarak karşı tarafa iletilmesini sağlar. Hoparlör ise karşı taraftan gelen konuşmaları duymamızı sağlar.

Televizyon : Verici antenden yayınlanan ses ve görüntünün özelliğini taşıyan elektromanyetik dalgalar televizyon antenleriyle alınarak kuvvetlendirilip ses ve görüntüye dönüştürülür.

Terminal speed : The speed obtained in free fall when the upward force of air resistance is equal to the downward force of gravity.

Tesla : The SI unit of magnetic field.

Thermal energy : Internal energy.

Thermal equilibrium : A condition in which there is no net flow of thermal energy between two objects. This occurs when the two objects obtain the same temperature.

Thermal expansion : The expansion of a material when heated.

Thermodynamics-termodinamik : Fiziğin, ısı ve diğer enerjiler arasındaki ilişkisini inceleyen dalıdır.

Thermodynamics, first law of-termodinamiğin birinci yasası : Bir sistemin iç enerjisi, sisteme aktarılan ısı artı sistem üzerine yapılan iş ile artırılabilir.

Thermodynamics, second law of-termodinamiğin ikinci yasası : Üç özdeş form vardır : (1) Çevresine ısı yaymayan ve mekanik iş ile çalışan bir ısı makinesi yapılamaz. (2) Düşük sıcaklıktan daha yüksek sıcaklığa ısı transferi yaparak elde edilen soğutucular ancak mekanik iş kullanılarak yapılabilir. (3) Bir sistemin entropisi daima artma eğilimindedir.

Thermodynamics, third law of-termodinamiğin üçüncü yasası : Mutlak sıfıra deneysel olarak yaklaşılabilir fakat ulaşılamaz.

Thermodynamics, zeroth law of-termodinamiğin sıfırıncı yasası : A ve B nesneleri C nesnesi ile termodinamik dengede ise A ve B kendi başlarına da termodinamik dengededir.

Topraklama : Yüklü bir cismi nötr hale getirmek için toprağa dokundurulması olayına topraklama denir.

Top-üst : Altıncı kuark çeşididir.

Torque-moment : Kuvvetin döndürücü etkisi. Kuvvetle yarıçapın (etrafında dönmenin olduğu noktaya olan uzaklık) çarpımıdır. Sıfırdan farklı bir moment (net moment) bir cismin açısal momentumunu değiştirir.

Total internal reflection-toplam iç yansıma : Kırılma indisi yüksek olan bir ortamdan kırılma indisi küçük ortama geçen dalganın kritik açının hemen altındaki açılarda yansımalar yapmasıdır.

Transformatör : Potansiyel farkı (gerilimi) artırmak veya azaltmakta kullanılır. Potansiyel farkı artıran transformatöre yükseltici transformatör, potansiyel farkı azaltan transformatörlere alçaltan transformatör denir. Transformatörler yalnız alternatif akım gerilimini değiştirir.

Transistör : Transistörler akım uygulandığında, içinde meydana gelen elektrik alanı, serbest elektronlara sadece bir yönde hareket sağlar. transistörler elektrik akımını tek yönde geçiren elemanlar olduğu için alternatif akımı doğru akıma dönüştürmede kullanılabilir. Elektrik devrelerinde istenildiği zaman elektrik akım şiddetini yükselten transistörler de kullanılabilir.

Translational-dönüştürülebilir : Dönme doğulusunun değiştirilmesi durumudur.

Transverse wave-yansıyan dalga : Bir ortam içinde titreşen dalganın titreşimlerinin bu ortam içindeki ilerleme doğrultularına dik olma durumudur.

Trough-yarık : bozulan dalganın içinde oluşan vadi.
JoLiE Tarih: 20.08.2007 17:14
S-

Saturation-doyum : Magnetik bir malzemenin magnetizasyonun artık değişmediği bölge.

Saydam cisimler : Işığı geçiren cisimlere saydam cisimler denir. Cam, hava ve su gibi maddeler saydam cisimlerdir.

Saydam olmayan cisimler : Işığı geçirmeyen cisimlere denir. Tahta ve demir gibi maddeler saydam olmayan cisimlerdir.

Second postulate of special relativity-özel göreliliğin ikinci postülası : Boşlukta ışığın hızı, kaynağın veya gözlemcinin bulunduğu çerçeveden bağımsız olarak değişmezdir.

Seri bağlama : Dirençlerin birer uçları birbirine bağlanarak (uç uca eklenerek ) elde edilen bağlama şekline seri bağlama denir.

Series circuit-seri devre : Dirençlerin (veya güç kaynaklarının) bir uçlarının diğer elemanın bir ucuna bağlanması ile oluşturulan ve içinden tek akım geçen devredir.

Sesin şiddeti : Ses kaynağından çıkan sesin, kulak zarına yaptığı basınca sesin şiddeti denir. Sesin şiddeti desibel (dB) adı verilen birimle ölçülür. İşitilebilen en hafif şiddetteki ses sınırına alt işitme eşiği, en yüksek şiddetteki ses sınırına üst işitme eşiği denir. Normal konuşma sesi 30 – 60 desibel şiddetindedir. 60 desibelden fazla şiddetteki sesler rahatsız edicidir.

Sesin tınısı : Bir ses kaynağı titreştirildiğinde ana sesten başka, ana sesin frekansının katları şeklinde bileşik sesler oluşur. Müzik aletlerinin çıkardığı seslerin bileşimleri farklıdır. Bu özelliğe sesin tınısı denir. Sesin tını özelliğinden yararlanılarak, hangi ses kaynağından geldiği ayırt edilebilir.

Sesin yansıması : Ses dalgalarının bir engele çarpıp doğrultu değiştirmesine sesin yansıması denir.

Sesin yüksekliği (Frekansı) : İnce sesi kalın sesten ayıran özelliğe sesin yüksekliği (frekansı) denir.

Shell : A collection of electrons in an atom that have approximately the same energy.

Shock wave : The characteristic cone-shaped wave front that is produced whenever an object travels faster than the speed of the waves in the surrounding medium.

Short circuit : A pathway in an electric circuit that has very little resistance.

Skaler Büyüklükler : Bir sayı değeri ve buna ait birimle ifade edilebilen büyüklüklere skaler büyüklükler denir. Örnek : 1 kg, 10 saniye, 20 joule

Sliding friction-kayma sürtünmesi : Göreli harekette birbirine temas eden yüzeyler arasında sürtünme kuvveti.

Solid-katı : Şekli ve hacmi olan maddelere bu ad verilir.

Sonar-sonar : Su içerisindeki ses dalgaları.

Spacetime-uzay zamanı : Uzay ve zaman arasındaki bağıntının kurulduğu zaman ve üç boyutlu koordinat sisteminin oluşturduğu sistem.

Special theory of relativity-Göreliliğin özel teorisi : Hızın çok büyük değerlerinde Newton mekaniğinin yerine kullanılan zaman ve yer kavramlarının birlikte kullanıldığı bir teori.

Specific heat-öz ısı : 1 gram malzemenin sıcaklığını 1 derece artırmak için gerekli olan ısı.

Spherical aberration-küresel bozulma : Bir lensteki yüzey üzerindeki bozulma veya küresel aynaların küresellikten sapması.

Spring constant-halka sabiti : Birim uzunluğundaki halkaları bir arada tutan kuvvet. Metre başına Newton olarak birimlendirilir.

Stable equilibrium-kararlı denge : Bir cismin denge konumundan veya pozisyonundan saptırıldığında tekrar denge konumuna dönmek istemesidir.

Standing wave-duran dalga : Birbirine karşı hareket eden frekansları ve genlikleri aynı olan iki dalganın yaptığı girişim olayıdır. Sonuç dalgası nodal ve antinodal bölgeler olarak sınıflandırılır.

Static friction-statik sürtünme : Durgun yüzeyle arasında oluşan sürtünme kuvveti.

Stimulated emission-eşdeğer salınım : Atoma gelen bir foton yüzünden atomun foton salması olayıdır. Geln fotonun enerjisi ile çıkan fotonun enerjisi aynıdır.

Strange-acayip : Üçüncü kuark çeşidi.

Strange particle-acayip parçacık : Acaiplik değeri sıfırdan farklı olan parçacıklar için kullanılır. Kuark modelinde bir veya birden fazla kuarkın acayiplik kuantum sayısına sahip olması durumudur.

Strong force-baskın kuvvet : Çekirdeklerin içinde bulunan nükleonları birarada tutan kuvvet.

Subcritical-kritikaltı : Her parçalanma sonucunda ortalama birden az nötronun ortaya çıkması olayıdır.

Supercritical-süperkritik : Zincirleme reaksiyon sonucunda birden fazla nötronun çıkması ile reaksiyonun artarak devam etmesi. Atom bombasının patlaması iyi bir örnektir.

Superposition-süperpozisyon : İki veya daha fazla dalganın uzayda bir yerde üst üste gelmesi olayıdır.

Sürtünme kuvveti : Bir cisim bir yüzey üzerinde hareket ederken yüzeylere paralel ve harekete zıt yönde bir kuvvet oluşur. Buna sürtünme kuvveti denir.

Systeme International d'Units-Uluslararası Birim Sistemi : Metrik ölçüm sisteminin fransızca adı.
System International, Birim Sistemi
JoLiE Tarih: 20.08.2007 17:14
Q-

Quantum (pl., quanta)-kuantum : Aynı özellik taşıyan en küçük bir grup. Buna bağlı olarak proton yükü kuantumlanmış yük olarak kabul edilir.

Quantum mechanics-kuantum mekaniği : Atomik veya alt atomik düzeydeki parçacıkların davranış kuralları.

Quantum number-kuantum sayısı : Kuantumlanmış niceliklerin özelliklerini belirleyen rakamlardır. Buna bağlı olarak, bir elektronun atom içindeki açısal momentumu bir kuantum sayısı ile tanımlanabilir.

Quark-kuark : Hadronların bileşimi. Kuarklar altı çeşittir ve her birini üç rengi vardır. Üç kuark baryonları oluştururken bir kuark ve antikuark mezonları oluşturur.



R-

Rad-rad : Alınan veya soğurulan dozla ilgili birim. Bir rad, bir malzemenin kilogramında 1U100 joule enerji bulundurur.

Radiation-ışınım : Enerjinin elektromagnetik dalgalarla taşınmasıdır. Parçacıklar elektromagnetik dalgalar yayarak yok olurlar.

Radyasyon : Radyoaktif maddelerin yaydıkları zararlı ışınlara radyasyon denir.

Radyo : Bir vericiden gönderilen elektromanyetik dalgalar anten ile alınarak elektrik enerjisi olarak radyoya verilir. Radyoda kuvvetlendirilen bu enerji ses enerjisine dönüştürülür. Telsizler ve cep telefonları da aynı prensiple çalışır.

Real image-gerçek görüntü : Işığın birleşimi ile meydana gelen görüntü.

Reference system-referans sistemi : Birbirine göre hareket etmeyen nesnelerin oluşturduğu ve böylece diğer nesnelerin hareketlerinin kolayca takip edilebildiği bir sistem. Eylemsiz ve eylemli refereans sistemlerine bakınız.

Reflecting telescope-yansıtmalı teleskop : Objektif olarak aynaların kullanıldığı teleskoplar

Reosta ( Ayarlı direnç) : Devredeki akım şiddetini ayarlamak için kullanılan değişken dirençlere denir.

Rezonans : Frekansları (saniyedeki titreşim sayısı) eşit olan ses kaynaklarından biri titreştirildiğinde diğeri de etki ile titreşir. Bu özelliğe rezonans denir.
JoLiE Tarih: 20.08.2007 17:14
P-

Palanga : Sabit ve hareketli makaraların değişik sayılarda özel olarak bağlanması ile oluşturulan basit makinelere palanga denir.

Pair production : The conversion of energy into matter in which a particle and its antiparticle are produced. This usually refers to the production of a electron and a positron (antielectron).

Paralel bağlama : Dirençlerin birer uçları bir noktada, diğer uçları da başka bir noktada olacak şekilde bağlanmalarına paralel bağlama denir.

Parallel circuit : An arrangement of resistances (or batteries) on side-by-side pathways between two points.

Paratoner : Yüksek binaları, kuleleri yıldırımdan korumak için yıldırımlık yapılır. Yıldırımlık (paratoner), toprağa bağlı sivri uçlu bir metal çubuktur.

Parent nucleus : A nucleus that decays into a daughter nucleus.

Particle accelerator : A device for accelerating charged particles to high velocities.

Penumbra : The transition region between the darkest shadow and full brightness. Only part of the light from the source reaches this region.

Period : The shortest length of time it takes a periodic motion to repeat. It is equal to the inverse of the frequency.

Periodic wave : A wave in which all the pulses have the same size and shape. The wave pattern repeats itself over a distance of 1 wavelength and over a time of 1 period.

Phosphorescence : The property of a material whereby it continues to emit visible light after it has been illuminated by ultraviolet light.

Photoelectric effect : The ejection of electrons from metallic surfaces by illuminating light.

Photon : A particle of light. The energy of a photon is given by the relationship E = hf, where f is the frequency of the light and h is Planck's constant. The exchange particle for the electromagnetic interaction.

Pil (akümülatör) : Kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine çevirerek devreye elektrik akımı veren elemanlara pil veya akümülatör denir.

Pion : The least massive meson. The pion has three charge states: + 1, 0, and - 1.

Plasma : The fourth state of matter in which one or more electrons have been stripped from the atoms forming an ion gas.

Polarized : A property of a transverse wave when its vibrations are all in a single plane.

Polymer : A material produced by linking carbon-hydrogen molecules to form very long macromolecules.

Positron : The antiparticle of the electron.

Potansiyel enerji (Ep): Bir cismin yüksekliğinden veya durumundan dolayı sahip olduğu enerjiye potansiyel enerji denir. Buna durum enerjisi de denir.

Pound : The unit of force in the British system. The weight of 0.454 kilogram on Earth.

Power : The rate at which energy is converted from one form to another. Measured in joules per second, or watts.

Powers-of-ten notation : A method of writing numbers in which a number between 1 and 10 is multiplied or divided by 10 raised to a power.

Pressure : The force per unit area of surface. Measured in newtons per square meter, or pascals.

Projectile motion : A type of motion that occurs near the surface of the Earth when the only force acting on the object is that of gravity.

Proton : The positively charged nucleon in nuclei. A member of the baryon and hadron families of elementary particles.
JoLiE Tarih: 20.08.2007 17:13
N-

Newton's first law-Newton un birinci yasası : Bir cisme etki eden kuvvetlerin toplamı sıfır ise cisim sabit hızla hareket ediyorsa sabit hızla hareketine devam eder veya hareketsiz ise bulunduğu yerde kalır.

Newton's second law-Newton un ikinci yasası : Fnet = m a; bir cisme eden net kuvvet cismin kütlesi ve ivmesinin çarpımına eşittir.

Newton's third law-Newton un üçüncü yasası : Bir cisme etki eden bir kuvvet varsa cisim tarafından etki eden kuvvete aynı büyüklükte ve ters yönde bir etki kuvveti ortaya çıkar.

Neutrino-nötrino : Nötrol lepton; yüklü leptonlardan herbiri (elektron, müon, ve tau).

Neutron-nötron : Çekirdekteki yüksüz parçacık. Elementer parçacıklar ailesinin baryon ve hadron üyesi.

Newton-newton : SI birim sistemindeki kuvvetin birimi. 1 kg lık kütlenin 1 m/s2 ivmeyle hareket ettirmesi gereken kuvvet 1 newton dur.

Node-nod : Duran dalganın konumlarından her biri veya dalgaların etkileşmesi sonucunda hareketsizliğin ortaya çıkması ve genliğin sıfır olması.

Noninertial reference system-Eylemli gözlem çerçeve : Eylemsizlik yasalarının (Newton un birinci yasası) geçerli olmadığı ivmeli hareket eden gözlem çerçevesi.

Normal-dik : Bir yüzeye veya eğriye dik olan doğrultu.

Nucleon-nükleon : Proton veya nötronlardan her biri.

Nucleus-çekirdek : Proton ve nötronların bulunduğu atomun merkezi.


O-

Ohm's law-Ohm yasası : Bir nesnenin elektrik akıma The resistance of an object is equal to the voltage across it divided by the current through it.

Ohm : The SI unit of electrical resistance. A current of 1 ampere flows through a resistance of 1 ohm under 1 volt of potential difference.

Optic axis : A line passing through the center of a curved mirror and the center of the sphere from which the mirror is made. A line passing through a lens and both focal points.

Optik : Işık olaylarını inceleyen fiziğin dalına optik denir.

Ordered system : A system with an arrangement belonging to a group with the smallest number (possibly one) of equivalent arrangements.

Oscillation : A vibration about an equilibrium position or shape.


Ö-

Özdirenç : Birim uzunluk ve birim kesitteki iletkenin direncine denir. İletkenin cinsine bağlıdır ve ayırt edici bir özelliktir.
JoLiE Tarih: 20.08.2007 17:13
M-


Macroscopic-makroskopik : Kütle, boyut ve sıcaklık gibi özellikleri dikkate değer nicelikler.

Magnetic field-magnetik alan : Bir pusula veya benzeri bir cihazın iğnelerini döndürebilecek, etkiye sahip magnetik nesnelerin kapladığı uzay. Alan güney kutbundan kuzey kutbuna doğrudur.

Magnetic monopole-magnetik tekkutup : Hipotez olarak kabul edilen magnetik tek kutup.

Magnetic pole-magnetik kutup : Elektrik yüklerinde olduğu gibi bir magnetik kutuplarından her biri.

Magnitude-genlik : Bir vektörel niceliğin büyüklüğü. Sürat vektörel nicelik hızın genliğidir.

Manyetik maddeler : Mıknatıslar; demir, nikel, kobalt gibi maddeleri çekerler. Mıknatıs tarafından çekilebilen bu maddelere manyetik maddeler denir.

Mass-kütle : Eylemsizlik kütlesine, yer çekim kütlesine, kritik kütleye ve kütle merkezine bakınız.

Matter-wave amplitude-madde-dalga genliği : Atomik ve alt atomların parçacıklarına Schrödinger denkleminin dalga çözümü. Madde-dalga karesi parçacığın karesi parçacığın bulunmasının olasılığını verir.

Mechanical energy-mekanik enerji : Yer çekim ve elastik potansiyel enerjiler gibi kinetik ve potansiyel enerjilerin toplamıdır.

Mekanik enerji : Bir cismin sahip olduğu potansiyel enerji ve kinetik enerjinin toplamına mekanik enerji denir.

Mercek : Bir veya iki yüzeyi küresel olan saydam cisimlere mercek denir. İnce kenarlı mercekler ışınları topladığı için bunlara yakınsak mercek, kalın kenarlı merceklerde ışınları dağıttığı için bunlara ıraksak mercek denir.

Meson-mezon : Spinin birimlerini içeren bir çeşit hadronlara ait tüm sayılar. Bu tür aileler pion, kaon, ve eta yı içerir.

Metallic bonding-metalik bağlanma : Malzeme içerisindeki atomların bir arada tutulması için elektronların atomlar tarafından ortak olarak kullanılmasıdır.

Meter-metre : SI birim sisteminde uzunluk, 39.37 inch e veya 1.094 yard a eşittir.

Mıknatıs : Demir, nikel kobalt gibi maddeleri çekme özelliği gösteren cisimlere mıknatıs denir.

Mıknatısın manyetik alanı : Mıknatısın, manyetik cisimleri her yönde çekebildiği alana mıknatısın çekim alanı denir. Mıknatısın bu çekim alanına mıknatısın manyetik alanı da denir.

Microscopic-mikroskopik : Atomik hızlar gibi malzemelerin gözle görülemeyen özellikleri. Properties not visible to the naked eye such as atomic speeds.

Mikrofon : Sesi elektrik enerjisine dönüştüren cihazlara mikrofon denir.

Milli-mili : Binde bir anlamında kullanılan bir önek. 1/1000, 10-3 şeklinde yazılabilir. 1 milimetre 10-3 metre dir

Mirage-ilüzyon : Bir çeşit optik etkiden oluşan su yüzeyinden veya bir yüzeyden ışınlarının yansıtılması sonucun oluşan görüntü,

Moderator-yönlendirici : Bir nükleer reaktör içindeki nötronları yavaşlatmak için kullanılan malzeme.

Molecule-molekül : İki veya daha fazla atomdan meydana gelen atomla grubu.

Momentum-momentum : Genellikle çizgisel momentum için kullanılır. Açısal momentum, çizgisel
momentum ve momentum korunumuna bakınız.

Muon-müon : Ağır elektron için kullanılan bir çeşit lepton.

Myopia-miyop : Yakını iyi görememek. Cisimlerin görüntülerin retinanın ön kısmında oluşmasıdır.