Eşinizle bütünleşebildiniz mi?
İnsanoğlu dünyaya teşrif buyurduğu andan itibaren varlığını ötekiyle bütünleştirmek ister.Önce anneyle, ilerleyen yaşlarda akranlarıyla sonra da kuracağı yuvada bütünleşebileceği eş arar.

Bütünleşmek,yarımızı tamamlamak,paylaşmak,anlamak ve anlaşılmak dinamiklerini içerir.Bu haliyle bütünleşme dinamikleri benliğin ihtiyaçlarının toplamı gibi görünmektedir.

Madem evlenerek diğer yarımızla bütünleşiyoruz.O halde bizdeki yarının ihtiyacını tamamlayan dinamikleri farkedebilmek adına gözümüzü ruhsal dünyamıza çevirmemiz gerekiyor.

Diğer yarımızı tamamladığına inandığımız eş adayı seçiminde ihtiyaçlarımız üzerinden mi yoksa sahnede geçerli akçe sayılan sıfatlar(doktor,mühendis,avukat) üzerinden mi tecihlerde bulunuyoruz.
Evliliğe hazırlanan bir genç,benliğinin bütünlüğü için neyin kendisine anlamlı geldiğinin adını koyabilmeli.Örneğin şimdiye kadar ilişkilerinde “güven” problemi yaşamışsa güven duyabileceği eş adayına ihtiyaç duyacaktır.
Ya da o veya bu sebeple yaşam süresince şefkatten mahrum kalmışsa,şefkat dolu bir eş birincil ihtiyacıdır.
Oysa sıklıkla yaşanılan idealize edilenin tam tersidir.Kişi,toplumun gözünde sıfatlara haiz,kariyer sahibi ,maddi anlamda kayda değer ve fiziken güzel birini arar.Yani benliğinin ihtiyaç duyduğu psişik dinamiklerin dışında,toplum nezdinde önemli olarak kodlanmış sıfat ve rollerle bütünleşmeye çabalar.

Zira toplumsal değerinin ve benlik bütünlüğünün bu yolla sağlanacağına inanır. Oysa kişinin ihtiyaçları doyurulmadan, benliğinin güçlenmesi mümkün değildir.Yeterince sevmeden, güven duymadan,sorumluluk almadan güçlenebilmemiz çok zor.

Yazık ki bazen ihtiyaç duyduğumuz dinamikler evlilikle birlikte yerini hiç de işe yaramayacak sıfatlara bırakır. Lakin evlilik kurumuyla sahnede gösteri biter,artık kulis yaşanmaya başlar.Maalesef kuliste geçerli akçe sıfat ve roller değil kişisel özelliklerimizdir.

Kişi bütünleşmesi için neye, kime, ne şekilde ihtiyacı olduğunu bilirse eşini bu doğrultuda tercih edecektir.

Evlilik kurumunda en çok ihtiyaç duyduğumuz paylaşım dahi anlamak ve anlaşılmakla mümkündür.E vliliğin kavramları öylesine içiçe geçmiştir ki biri diğerinin varlığını besler ya da yokeder.

Örneğin; Paylaşımı zengin eşler birbirlerinin yanında daha az maskeli ve daha çok kendileridir.Ne kadar çok paylaşım ve ne kadar az maske varsa o denli mutlu ve huzurlusunuz.

Hiç şu soruları kendinize soruyor musunuz?
* Kimin yanında en çok sizsiniz?
* Kimin yanında en az maskelisiniz?
*Kiminle paylaşımınız yüksek?
*Kim sizi anlıyor ve dinliyor?
*Kim size değer veriyor?

Eşiniz, yanında en rahat davranabildiğiniz kişi olmalı ki evliliğiniz ideal ölçüye ulaşabilsin. Yani pozitif ya da negatif yanlarınıza rağmen çok eleştirilmeden eşinizin yanına –yöresine gönlünüzce sokulabiliyorsanız ne ala. İŞTE BÜTÜNLÜK!

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 448
favori
like
share
ismail 1978 Tarih: 16.07.2008 00:33
SEN SEVİYORSUN AMA KARŞINDAKİNİN BİR MASKE TAKMADIGINI BİLMİYORSUN NE KADAR TANISANDA DÜŞÜNCELERİNİ BİLEMİYORSUN
angel_beril Tarih: 21.08.2007 14:48
TAM EVLİLİK KARARI ALMAK ÜZEREYİM BU YAZI İYİ GELDİ DAHA ÇOK DÜŞÜNÜR OLDUM TŞK EDERİM ARKADAŞIM ELLERİNE SAĞLIK