Sağlık Bakanlığı ölüme neden olduğu gerekçesiyle “Prexige” isimli ilacın piyasadan toplatılmasına karar verdi. Uzmanlar bütün ağrı kesicilere karşı uyarıyor: Her başınız ağrıdığında ağrı kesiciye uzanmayın!İyibilgi - Sağlık Bakanlığı, Novartis firmasına ait Prexige isimli ağrı kesici ilacın, karaciğer yetmezliğine ve ölüm vakalarına neden olduğunun belirlenmesi üzerine toplatılmasına karar verildiğini açıkladı. Bu, ağrı kesicilerin karanlık sicilindeki birçok ciddi suçtan sadece biri…

Yan etkileri

Ağrı kesiciler en çok ve en yanlış kullanılan ilaçlar arasında. Oysa hiç de masum haplar değiller. Başımızın ağrısını veya eklem ağrısını hafifletmek için içtiğimiz bu haplar vücudumuza ciddi zararlar verebiliyor. Ağrı kesicilerin (analjeziklerin) gelişigüzel hekime danışılmadan alınması durumunda birçok yan etkiler, ölüme kadar varabilen tıbbi bozukluklar ortaya çıkabilir. Bir ağrı kesicinin prospektüsünden yan etkilerini okumak yeterli. Bazı yan etkiler şunlar:
Böbrek yetmezliği

Karaciğer yetmezliği
Kalp krizi

Damar tıkanıklığı
Piyasadan toplatılan ağrı kesiciler

Avustralya’da Novartis’in ürettiği “Prexige” isimli ağrı kesici iki kişinin ölümüne, iki kişide de karaciğer yetmezliğine sebep olduktan sonra piyasadan toplatıldı.

Etken maddesi nimesulid olan ilaçların “öldürücü yan etkilerinin” olduğu belirlendi ve 2002 yılında toplama kararı alındı. Pfizer’in ürettiği Mesulid, Motival, Nimes, Coxilut, Sulidin ve Nimelit isimli ilaçlar piyasadan çekildi.

Kalp krizi ve felce neden olduğu gerekçesiyle Merck tarafından üretilen Vioxx isimli ağrı kesici 2004 yılında piyasadan toplatıldı. Vioxx`un binlerce kalp krizi ve ölüm vakasına yol açmış olabileceği bildirildi.
Vücudun doğal ağrı kesici sistemi

Aslında her başımız ağrıdığında ağrı kesici haplara uzanmaya hiç gerek yok. Çünkü zaten vücudumuzun doğal bir ağrı kesici sistemi var. Hekimce.com sitesi bu doğal mekanizma hakkında şu bilgileri veriyor:
“Beynimiz salgıladığı kimyasallar ile gerek beyinde ağrıyı hisseden bölgede, gerekse omurilik soğanındaki iletici sinirlerde engelleme yaparak, ağrının duyulmasını önler veya azaltır. Ancak vücudumuzun kendi dinamiklerine önem verilmeyişi ve çok kolay ağrı kesici kullanılması bu sistemin etkinliğini azaltmaktadır. Savaşlarda yaşanan ve kahramanlık hikâyesi olarak anlatılan bazı durumlarda insanların kolunun koptuğunu veya yaralandığını uzun süre sonra fark ettikleri anlatılır. Bu tür olaylar özellikle Çanakkale Savaşında çok yaşanmış ve anlatılmıştır. Hikâye olmanın ötesinde, beyin, savaş, felaket gibi durumlarda endorfin salgısını hızla artırarak kişinin o anki duruma uyum sağlamasını ve ağrıdan dolayı gücünün ve mücadele azminin azalmasını önler. Aynı durum hayvanlar için de geçerlidir; onlar da düşmandan kaçarken, beyinleri ağrı duyusunu bastırarak hayatta kalmalarına yardımcı olur.

Gerçekte ağrı kesiciler, çok kolay kullanılabilecek ilaçlar olmamalıdır. Bunun birinci nedeni, ağrının insan vücudunda bir erken uyarı sistemi olarak iş görmesidir. Her ortaya çıkan ağrının hemen bastırılması gerçek rahatsızlığı saklayarak daha kötü durumlara neden olabilir. Oysa ki hiçbir ağrı kesici ağrının gerçek nedenini ortadan kaldırmaya yönelik değildir. Bir başka deyişle pansuman tedavidir.
İkinci nedeni ise, bu kadar kolay ağrı kesici kullanılmasının yukarıda izah edilen vücudun ağrı kesici sistemini köreltmesidir. Bu durum insanın ağrı eşiğinin düşmesine (ağrıyı çok daha kolay hissetmesine) ve ilerleyen zamanlarda çok daha düşük dozdaki ağrılarda bile ağrı kesiciye ihtiyaç hissetmesine neden olmasıdır.”

Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 533
favori
like
share
SU-PERISI Tarih: 22.08.2007 09:08
Yararlı bilgilerin için saol arkadaşım.Bilinçsizce rast gele alınan agrı kesiciler fayda yerine zarar verir