KAĞITHANE

İstanbul Kağıthane ilçesi

Kağıthane İlçesi Marmara bölgesinde ve İstanbul İline bağlı şirin bir İlçedir. İlçemiz 04.07.1987 gün ve 19508 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan 3392 sayılı Kanun ile,Şişli İlçesinden ayrılarak müstakil bir İlçe olmuştur. Kağıthane Kaymakamlığı da, 08.08.1988 tarihinde Resmi dairelerin teşkil edilmesinden sonra fiilen hizmete başlamıştır. İlçemiz 14 Km2 olup, Doğusunda Beşiktaş İlçesine bağlı Levent sırtları,Batısında Eyüp İlçesine bağlı Alibeyköy semti,Kuzeyinde Şişli İlçesine bağlı Ayaz ağa köyü,Güneyinde Silah tarağa semtleri ile çevrilidir. Arazi yapısı engebeli olup, Derelerden ve Vadilerden oluşmuştur. Bu bölgeler ise yerleşim alanı olarak kullanılmaktadır. Tarihsel Gelişimi: Kağıthane, İstanbul'da Haliç körfezine dökülen bir dere ile, bunun vadisinde eski kağıt imalathanelerinin bulunması nedeni ile bu adı almıştır. Zamanında bu imalathaneler dışında; Un değirmenleri ve Baruthanelerin bulunduğu, Düzlük kesimlerde ise Cirit oyunları ve Ok atışı için talim sahaları bulunduğu bilinmektedir.

1530 Haziran Ay'ında Kanuni Sultan Süleyman'ın oğulları Şehzade Mustafa ve Şehzade Mehmet ile Şehzade Selim'in Sünnet düğünleri At Meydanı'nda başlamış ve üç hafta devam ettikten sonra Kağıthane sahrasında bir koşu ile sona ermiştir. Kağıthane 18.asırdan önce de Laleleri ile meşhurdu.Evliya Çelebi buradaki (Lalezar Mesiresi'nde) "Kağıthane Lalesi"ismiyle meşhur "Lale-i Günegün"den bahsederek, "Lale vakti buraya gelenlerin aklı perişan olur" diye yazmıştır. Kağıthane 18.asırda 3.Sultan Ahmet'in Veziri Damat Nevşehirli İbrahim Paşa'nın zamanında Lale Devri ile dillere destan olmuştur. 28.Çelebi Mehmet Efendi'nin Paris'ten getirdiği Versay bahçe ve köşklerinin planlarına göre,Kağıthane deresi etrafında Padişaha ile Vezirlere özgü 60 kadar Kasr ve köşk yapılmış ve kıyılar Karaağaç düzenlenmiştir. Dere kenarları kavak ve çınar ağaçları ile süslenmiştir.Enmeşhur Kasr,"Sadabad" olarak anılmaktadır. Derede çağlayanlar yapılmış,geceleri kaplumbağalar üzerine mumluk dikilerek Lale bahçeleri arasında çırağanlar düzenlenmeye başlanmıştır. O yıllarda Kağıthane'yi; Lale tarlaları,Havuzlar,Fıskiyeler ve ren renk görünen Köşkler birbirini tamamlayan unsurlardı. Göz kamaştıran Kağıthane bahçe ve Kasr'larının öyküleri, halk arasında türlü dedikodulara yol açmış,bilhassa eğlencelerin alıp yürümesi .hoşnutsuzluklara,eleştirilere neden olmuştur. Edebiyatımıza da konu olan bu görünüm ve yapıtlar Patrona Halil İsyanı'nda yıkılarak düz bir alan haline getirilmiştir.

Kağıthane eğlence merasiminin zamanı İlkbahardı. Hıdırellez'den itibaren Halk kayıklarla,arabalarla tatil günlerinde bu yöreyi doldururdu. Kağıthane,birçok toplantıların yapıldığı,resmi ziyaretlerin,düğünlerin düzenlendiği bir yerdi. 1808 yılında Alemdar Mustafa Paşa'nın davet ettiği İmparatorlu k Ayanhane'den ve eşrafı, Kağıthanede toplanarak meşhur "Sened-i İttifak" ı düzenlemişlerdir. Eski Kağıthane'den bugün hemen hemen hatıra yoktur. 2nci Dünya savaşı sırasında Çağlayan ve İmrahor Kasr'ları yıktırılmış,hatta dere içindeki çağlayanı sağlayan oyma mermer kaideler ve eski nişan taşları da sökülmüş,bugün bir harabe haline gelmiştir. 1481-1512 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu Padişahlarından 2.Beyazıt devrinde Candereci Muhittinzade Vakfı ile kurulan ve açıklandığı şekilde devreler geçiren Kağıthane köyü'nün ilk nüvesi,Merkez mahallesindeki yerleşmelerle başlamıştır. Halen Belediye Meydanına bakan "Daye Hatun Camii" bu devirden kalmadır. Eski tarihsel yapıyı taşıyan ahşap evlerden birçok örnek halen göze çarpmaktadır. Bugün İstihkam Okulunun yapıldığı yerde eski kasr yanında günümüze gelmiş olan "Sadabad Camii"bulunmaktadır. Sadabad bahçe ve mesireleri, Osmanlı-Türk toplumundan doğan bütünleşme özelliklerini ortaya koyan önemli örneklerden birisidir. Doğal özellikleri, nedeniyle Kağıthane daha Sadabad bahçeleri gelişmeden de İstanbulluların ve Hükümdarların doğa ile bir araya geldikleri yerlerin önde gelenlerindendir. Hükümdarlardan ilk defa Kanuni Sultan Süleyman'ın ilgisini çekmiş olan Kağıthane,3.Ahmet devrinde yaptırılan Sadabad Kasrı ile imar edilmeye başlandı.


Nitekim Halic'e doğru Kağıthane ve Alibey dereleri kıyılarında devletçe parsellenerek, devrin ileri gelenlerine verilen arazide yaptırılan ve sayıları 170'i aşan birbirinden zarif Köşk ve güzel bahçelerle Kağıthane bir yazlık dinlenme sitesi haline gelmişti. Halkın kullandığı geniş mesire çayırlıklarıyla kuşatılan bu kasırlar topluluğu, Sadabad Sarayı ve bahçesiyle birleşerek Haliç'ten Kağıthane köyüne kadar birbirinden güzel bir dizi peyzajı içeren bir bahçe ve su şehri oldu. Böylece Osmanlı tarihi içinde peyzaj mimarlığı yönünden kentin belli bir kesimi planlı bir biçimde ve kısa bir zaman süresinde rekreasyon amacıyla geliştirilmesi gibi bir olgu ile karşılaşmaktayız. Bu gelişmenin olduğu "Lale DevrTnde doğa ve bahçe tutkusu sınırlarını aşarak halka kadar ulaştı. O devirde genel kültürümüzün çeşitleri sanat bölümlerindeki gelişmeler bahçe sanatı da önemli bir yer almıştır. Daha öncede belirtildiği üzere Patrona Halil isyanı ile bir enkaz haline gelen Sadabad Kasırları ve bahçelerinin küçük bir bölümü 3.Ahmet 'ten sonraki Hükümdarlar ve özellikle 1.Mahmut,3.Selim ve 2.Mahmut zamanında onarıldı. Fakat hiçbir zaman Lale devrindeki yapı ve ruh olgunluğuna erişmedi.2.Mahmut tarafından onarılarak "Çağlayan Kasrı"olarak adlandırılan Sadabad 1940 larda yıkılarak Askeri okul inşa edildi. Bu gün ünlü bahçesinin en önemli özelliklerinden biri olan mermer kaplı kanal ve çağlayanları yapan mermer kaske ve kaselerden birkaç parça kalmıştır. Doğal bir çayırlık olan Kağıthane vadi tabanı su kıyısı ve vegetasyonun da ,bir kordon gibi dere boylarını takip etmesi ile ortaya çıkan bir görünümdeydi. Gürgen, çınar, kızılağaç, söğüt, ardıç ağaçlıklarının doğal olarak kümelenmiş vadiyi kuşatan dik sırtlar ve tepeler.maki vb. toplulukları ile kaplı idi.

Bodur, yaprağını dökmeyen Meşe, Yabani sakız, funda, defne, Laden, kocayemiş,katır tırnağı, ateş dikeni,erguvan, çeti vb. çoğunluğunu her dem yeşil makiler teşkil ettiği bu gümrah dokuya yer yer Belgrad ormanlarının uzantısını oluşturan yapraklı orman ağaçları hatırlatılırdı. Kağıthane ve Alibeyköy mesireleri 3.Ahmet devrine kadar halkın ilgi gösterdiği birer dinlenme ve eğlence arenalarıydı.1717'de Sadrazam İbrahim paşa tarafından verilen bir kır şöleninden sonra, bir harikulade güzel vadi,3.Ahmet'in özel ilgisini çekmiştir. 17.Yüzyıl ortalarında yaşamış meşhur seyyahlarımızdan Evliya Çelebi'nin kaydettiğine nazaran,Kağıthane mesiresi Arap,Acem,Hint,Yemen ve Habeş yani Afrika ve Asya seyyahları arasında emsalsiz bir mesire yeriydi. Hatta bazı kimseler Kağıthane deresine giderek yüzerler idi. Tarihsel perspektif içinde Kağıthane bahçe ve mesirelerindeki regrasyon türleri,devrin toplumsal ve kültürel özelliklerini yansıtır. Kağıthane, Sadabad ve diğer Kasr'ların yapılması ve buranın gözde bir dinlenme yeri olmasından sonra Hükümdar ve Devlet büyüklerinin yeni saray' da başladıkları (Çırağan eğlenceleri), buraya aktarılmış oldu. Özellikle Hükümdar'ın Sadabad'a gelişi büyük bir tören ve şenliklere neden olurdu. At yarışları, cirit oyunları, güreşler, musikili, şiirli eğlencelerle bütünlenirdi. Halk için mesirelerin,bu özel günlerde ayrı bir güzellik ve çekiciliği olur idi. Yeşilliklerin bir kordon gibi kuşattığı dere boylarında yüzerler,kayıkla gezerlerdi. Mesireler halk için bu serin ve renkli dekor içerisinde müzikli ve renkli bir serüven olurdu. Kağıthane'nin en önemli tanıklarından biri de Şair Nedim olmuştur.

"Bir sefa bahşedelim gel şi Dil-i naşade, pidelim serv-i revanim yürü Sa'dabad'a, İşte üç çifte kayık iskelede amade, Gidelim serv-i revanim yürü Sa'dabad'a." Kağıthane'deki Baruthane ise çok daha eskilere 2.Beyazıd döneminde kurulmuş; Kanuni döneminde Kağgir 'e çevrilmiş ve üzeri kurşunla kaplanmıştır. Baruthane, 1.İbrahim dönemine kadar üretimini sürdürmüştür. 1955 Nüfus sayısı ile nüfusu 3084 olan Kağıthane de gelişme 1955 yılından sonra başlamıştır.3 mahalleden oluşan Kağıthane nüfusu yaklaşık 2355 kadardır. Bu mahalleler ; a-Yukarı mahalle(Kağıthane ilkokulu yöresi) ,b-Orta Mahalle (Camiinin olduğu kısım), c-Aşağı Mahalle (Mezarlık-Silahtar yolu) 1 Mart 1963 tarihine kadar köy muhtarlığı ile yönetilmiş, mezbahanın Kuzey Batısında ki Pırnala semtinde (Kemerburgaz yolu) üzerinde gelişmeler başlamıştır. 1953 de bir dernek kararıyla Çağlayan ve Hürriyet mahalleleri kurularak, 1934 yılında oluşan yangında evi yananlara dağıtılmıştır. Önce 45 hane ile başlayan yerleşme zamanla çoğalmış ve 1960 yılından önce İstanbul da girişilen geniş çaptaki , imar hareketlerinden çeşitli yol kamulaştırılmaları nedeni ile Gültepe,Harmantepe, Çeliktepe ve Ortabayır semtlerinde İstanbul mesken ve planlama Genel Müdürlüğü tarafından halka yer verilmiş ve böylece bu mahallelerin nüvesi atılmıştır. Kağıthane Belediye sınırları içinde yerleşme önce de belirtildiği gibi,Merkezde başlamışsa da burada fazla gelişme göstermeden Çağlayan,Çeliktepe ve devamı olan Sanayi Mahallesi sırtlarında yoğun bir şekilde yerleşmeler başlamıştır. Kağıthane İlçesi bugün 19 mahalleden ibarettir.

İlçeyi oluşturan 19 mahallenin adları şöyledir: Çağlayan Mahallesi,Çelitepe Mahallesi,Emniyetevler Mahallesi,Sanayi Mahallesi,Gültepe Mahallesi,Gürsel Mahallesi,Harmantepe Mahallesi,Hürriyet Mahallesi,Seyrantepe Mahallesi,Şirintepe Mahallesi,Çağlayan Mahallesi,Ortabayır Mahallesi,Telsizler Mahallesi,Talaıpaşa Mahallesi,Yahya Kemal Mahallesi,Hamidiye Mahallesi,Nurtepe Mahallesi,Mehmet Akif Mahallesi,Yeşilce Mahallesi

İlçemiz nüfusu; daha çok Anadolu'dan gelen halk çoğunluğundan oluşmaktadır. Kağıthane nüfus kütüklerinde, kayıtlı kadın ve erkek sayısı 100.000 kişidir. İlçe nüfusunun büyük bir kısmını çalışmaya gelen insanlarlardan (daha çok Anadolu, Orta Anadolu ve Güney Anadolu'dan gelen insanlardan) oluşturmaktadır . İlçede hızlı bir yapılaşma görülmektedir.Km2 düşen nüfus oranı 24660 kişidir.

İdari durum : Kağıthane ilçesi İstanbul'un Şişli ilçesine bağlı bir köy iken,1 Mart I963 tarihinde Kağıthane Belediyesi kurulmuş, Şişli ilçesi Belediyesinin bir şubesi olarak hizmet vermiştir.
8.7.987 Tarih ve I9507 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 3392 sayılı Kanunla Şişli ilçesinden ayrılarak müstakil bir ilçe olarak kurulmuştur.
8.8.1988 tarihinde Kaymakamlığın ve diğer resmi dairelerin kurulması ile hizmet vermeye başlamıştır.
26 Mart 1989 tarihinde yapılan Mahalli İdareler Seçimleri ile Belediye Başkanlığı oluşturulmuştur.
İlçemizin 19 mahallesi mevcut olup,Resmi Daireleri ile hizmet vermeye muntazam olarak devam edilmekte,halkın hizmeti ve beklentilerde eksiksiz olarak yürütülmekte ve yerine getirilmektedir.
İlçemize bağlı köy bulunmamaktadır.


Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 8204
favori
like
share
kuvari Tarih: 14.12.2007 03:37
tsk