Tarihçe :
İlçede yerleşim 1386 yılında Oğuz Türkleri'nden bir yörük aşiretinin, şimdiki Babadağ'ın 3 km. kuzeydoğusundaki Oğuzlar köyüne yerleşmesiyle başlar ve daha sonra ilçenin 4 km. doğusundaki Yeniköy'e ve günümüzdeki yerine yerleşim gerçekleşir. İlçenin ilk adı Beşikkaya, zamanla Kadıköy'e dönüşmüştür. Posta işlemlerinde İstanbul Kadıköy ile isim benzerliği sorunları yüzünden 1935 yılında nahiye müdürünün teklifi ve belediye meclisinin kararıyla, eteğine kurulduğu Babadağ'ın ismini almıştır. 1. Dünya Savaşı sonrasında düşman işgaline uğramayan ilçe, Sivas Kongresine üye göndermiş, Kurtuluş Savaşında milis kuvvetlerine asker ve malzeme yardımında bulunmuştur. Taş döşeli dar sokakları, tarihi pitorest yamaç evleri ve konakları ile Babadağ 1879'da büyük bir yangın geçirmiş, bugünkü birçok ev o yangından sonra yapılmıştır. 1932 yangınında Gazi ve Fevzi Paşa mahalleleri, 1944 yangınında ise Gündoğdu Mahallesi neredeyse tümüyle yanmıştır. 1877 yılında belediye olan Babadağ, Sarayköy'e bağlı bir nahiyeyken 1988 yılında kendisine bağlı 10 köy ile ilçe statüsünü almıştır. Altındere köyünün merkeze bağlanmasıyla köy sayısı dokuz olmuştur.



Göçebe şeklinde Babadağ'a yerleşen yörükler, çobanlıkla ve koyun yünleriyle başlayan dokumacılığı, yıllar sonra sanayinin ve ulaşımın gelişmesiyle pamuklu dokumaya dönüşmüştür. Her evde ağaç tezgahlarda dokunan ham bez sayesinde ekonomi canlanmıştır. 1940'lı-1950'li yıllar, Babadağ'ın en hareketli ve en bereketli yılları olarak bilinir. Çünkü o yıllarda Türkiye'de, sadece birkaç devlet fabrikası hambez üretirken Babadağ'da kurulan Salı pazarları bu ihtiyacı büyük oranda karşılıyordu. Babadağ esnafı yurdun her tarafından gelen tüccarlara hizmet ettiğinden, Babadağ'da kültür, diğer ilçelere göre daha iyi durumdaydı.
Coğrafi Yapı ve Nüfus :
Babadağ ilçesi il merkezinin kuzeybatısında, Sarayköy ilçesinin 15 km. güneyinde, Babadağ'ın eteklerine kurulmuş yaklaşık 6000 nüfuslu bir ilçedir.

2000 yılı nüfus sayımına göre; merkez ilçe nüfusu 4.848, toplam nüfusu ise 8.209'dur.
Ekonomik Durum :
Geçmişte olduğu gibi günümüzde de dokumacılık, Babadağ ekonomisindeki en önemli yeri oluşturur. Yaklaşık 700 yıllık bir geçmişi olan dokumacılık,1965 den sonra el tezgahlarından yarı otomatiğe, 1985'ten sonra da tam otomatik tezgahlara geçerek sürekli canlılığını korumuştur. Günümüzde Babadağ'da dokunan ürünler arasında ham pike, kanaviçe, havlu, çarşaf ve çocuk bezi başta gelmektedir. Özel sektör özellikle dokumacılık üzerine yatırımlarını yapmaktadır.
İlçenin doğal yapısı tarıma elverişli değildir. Düşük olan nüfus yoğunluğunun çoğu dokumacılıkla uğraştığından, tarım ve hayvancılık ek bir faaliyet olarak yapılır ve bu faaliyet halkın geçim kaynağı değildir. Tamamı iç tüketime yönelik olmak üzere meyvecilik de yapılmaktadır. İlçedeki toplam tarım alanı 3315 hektardır. Tarım alanlarının %20'si makinal tarıma elverişli, %80'i hayvan gücüyle işlenebilir niteliktedir. Toprağın yapısı yem bitkileri ve kavunculuğa uygundur. Sulanabilir arazi az miktarda olup, kuru tarım yapılmaktadır. Yetiştirilen ürünler arasında hububat ağırlıktadır.Sulu tarım yapılabilen yerlerde taze fasulye, börülce, domates, soğan, salatalık, sulama olmayan yerlerde buğday, arpa, nohut yetiştirilir. Kestane ağırlıklı olmak üzere ceviz, elma, kiraz, zeytin, üzüm gibi meyveler de yetiştirilmektedir. Civar kesimlerde özel mülkiyete ait olan 30.000 yabancı kestanelikler aşılanarak bir gelir kaynağı yaratma yoluna gidilmekte ve özel bir girişimci tarafından Yeniköy sınırları içinde memba suyu dolum tesisleri kurulma aşamasındadır. İlçe ticareti dokuma üzerine kurulmuştur. Dokuma hammaddesi olan iplik ilçe dışından temin edilir. İlçe halkı genellikle fason dokumacılık yapar. Babadağ ilçesinden doğrudan ihracat yapılmamaktadır. Ancak Denizli ve İstanbul'da tekstil ihracatı yapan firmaların birçoğu Babadağlı olup, işletmelerini genişletmek amacıyla Babadağ'ın dışına çıkmışlardır. Bu firmaların halen Babadağ'la ilişkileri devam etmekte, Babadağ'lı dokumacılara fason mal dokutmaktadırlar.
[URL="http://www.pamukkale.gov.tr/oscar/denizli/bb/yaylatasdelen2.jpg" rel="nofollow" target="_blank">
İlçede el tezgahları ile başlayıp yarı otomatik tezgahlarla devam eden dokuma sanayii,tam otomatik tezgahlarla gelişimini sürdürmektedir. 5000 civarında yarı otomatik tezgah, 1996 yılı başı itibariyle 150 civarında tam otomatik tezgah bulunmakta ve bu sayı gün geçtikçe artmaktadır. İlçe genelinde haftada 150 tonun üzerinde iplik işlenmektedir. İlçe içinde işletmelerini genişletmek, otomatik tezgaha geçmek isteyenler için, yapılaşma güçlüğü nedeniyle uygun atölyeler bulmak sorun olmaktadır. 1. ve 2. sanayi bölgeleri hızla gelişmekte, 3. sanayi açma hazırlıkları sürdürmektedir.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 725
favori
like
share