Tarihçe :
Anadolu Selçuklu Devletinin göçmen Oğuz aşiretlerini Anadolu'ya sevk ve iskan ettirme uygulaması sonucu; Menderes akarsuyunu geçen bir kolun bugünkü Buldan yöresine 1215 yıllarında yerleştikleri tahmin edilmektedir. Buldan, 1779'da Aydın iline bağlı Bucak, 1807 yıllarında yine Aydın'a bağlı ilçe olmuş, 1883 yılında Denizli sancağına ve Denizli'nin 1923'de il olması nedeni ile Denizli'ye bağlanmıştır.



Coğrafi Yapı ve Nüfus :
İlçe, Ege Bölgesinin iç kısmında yer almakta olup, doğuda Güney, batıda Aydın iline bağlı Kuyucak, kuzeyde Manisa iline bağlı Sarıgöl, güneyde ise Sarayköy ile çevrilidir. Yüzey şekiller bakımından alçak ovalar ve platolar birbirini tamamlar. Arazinin tamamı denizden yüksektir. Buldan platosu alçalarak Sarayköy taban ovasına ulaşır. İlçenin diğer alanları dağ ve platolarla kaplıdır. İlçe merkezinin rakımı 690 m., yüzölçümü 518 km 2 olup ilçenin Denizli il merkezine mesafesi 46 km.dir. İlçe sınırları içerisinde Yayla gölü ve sulama amaçlı yaptırılan Derbent Baraj gölü bulunmaktadır. 2000 yılı nüfus sayımına göre; merkez ilçe nüfusu 13.946, toplam nüfusu 36.926'dır.
Ekonomik Durum :
İlçede dokumacılık yöre halkının en önemli geçim kaynağını teşklil etmektedir. Buldan ekonomisi dokumacılığa dayanır. İsviçre'deki saat sanayiinde olduğu gibi ailece çalışılır. Ana baba ipleri hazırlar, tezgahta işlerler. Genç kızlar malların dikim ve paketlenmesini yaparlar. Çocuklarda masur makinalarında masur sararlar. Buldan da ilk dokuma kooperatifi 1937 yılında kurulmuştur. Daha sonraları Esnaf Kefalet Kooperatifleri, esnaf odaları ve dokumacı birlikleri kurulmuştur.bugünkü kooperatiflere 1500 civarında dokumacı üyedir. İlçede 4500 civarında motorlu tezgah, 650 civarında işleme ve nakış makinesi mevcuttur.

Dokumacılık önceleri el tezgahları ile, elektriğin gelmesiyle mekanik tezgahlarda, günümüzde ise gelişmiş otomatik tezgahlarla sürdürülmektedir. Buldan ve çevresinde hakim olan el sanatı ailece işletme şeklindeki dokumacılıktır. Yörede dokuma boyacılığının hammaddesi olan ayva çekirdeği, nar kabuğu, ceviz yaprağı ve meşe palamudunun da çok bulunması ve yörenin doğu ticaret yolu üzerinde olması bu sanatın gelişmesini kolaylaştırmaktadır.
[URL="http://www.pamukkale.gov.tr/oscar/denizli/bb/iiiiitekstilll.jpg"][URL="http://www.pamukkale.gov.tr/oscar/denizli/bb/iiiiitekstil2.jpg"][URL="http://www.pamukkale.gov.tr/oscar/denizli/bb/iiiiiteekstyyilll.jpg"][URL="http://www.pamukkale.gov.tr/oscar/denizli/bb/iiiiitekstil1.jpg" rel="nofollow" target="_blank">
Osmanoğullarının henüz Bursa'ya yerleşmeden Germiyanoğullarının aracılığı ile Buldan'dan kumaş temin ettikleri tarihi kayıtlarda mevcuttur. Osmanlı Devletinin kuruluşundan sonra da sarayın dokuma ihtiyacının bir kısmı Buldan'dan sağlanmıştır. Ertuğrul Gazi'nin içliği, Barbaros'un şalı, Padişah Genç Osman'ın gömleği Buldan' da dokunmuştur. Bu örnekler Topkapı Sarayı Müzesinde görülebilir.
Türk dokuma kumaş ve işlemelerinde motifler genellikle bitkiseldir. Lale, Karanfil gibi çiçekler ve çeşitli dallar özellikle XVI.yüzyılda çok kullanılmıştır. Renkler kırmızı başta olmak üzere çini mavisi, güvez, pişmiş ayva ve savran sarısıdır. Bu gelenek Buldan dokuma ve işlemelerinde de açıkça görülür. Desenler geometrik bitkiseldir. Renklere ise kırmızı, sarı ve beyaz hakimdir. Kırmızı renkli bezler bayrak yapımında diğer renkler ise sarık ve iç çamaşırı imalinde kullanılmıştır.
1779 yılına kadar Buldan'da dokumacılık, ilkel tezgahlarla yapılıyordu. Bu tarihten sonra Buldan'ın bucak olması Bucak Müdürünün çalışmalarıyla dokumacılığın gelişmesi için çözümler aranmış, Bursa'dan ustalar getirilmiştir. Bu ustaların yardımı ile mekiği boynuzdan, masurası kargıdan tezgahlarda 10 numaradan 20 numaraya kadar ipliklerle başörtüsü, peştamal, çarşaf gibi dokumalar yapılmıştır. 1910 yılında Osman SAY isimli dokumacı, İstanbul'da gördüğü çekme (kamçılı) bir tezgahı Buldan'a getirmiş, Buldan zamanın en ileri tekniğine sahip tezgahlardan yararlanma imkanını bulmuştur. Bu tezgahlarda pamuklu, ipekli kumaşlar dokunmuş, dokunan bu kumaşlar yıllarca çeşitli ihtiyaçları karşılamıştır.
Dokuma araç ve gereçlerini günün şartlarına göre düzenlenmesi nedeni ile 1951 yılından başlayarak motorlu tezgahlar kullanılmaya başlanmıştır. 1969 yılında el tezgahları sayısı 1900 iken 1975 yılında bu sayı 432'ye düşmüş buna karşılık motorlu tezgahlar sayısı 1300'e çıkmıştır. Günümüzde ise motorlu tezgah sayısı 4500'e ulaşmış el tezgahı sayısı 40-50 civarındadır. Bugün ipekli vb. türdeki ince kumaşlar, peştamal, üstlük örtü türü dokumalar halen el tezgahlarında diğer türler ise motorlu tezgahlarda dokunmaktadır.
1893 yıllarından beri eni 30 ile 60 santim arasında değişen ve atkıda bükülü iplik kullanıldığı için kıvır kıvır bir görünümü olan Buldan Bükülü Bezi iç çamaşırı yapımında özellikle iç gömleği olarak kullanılmaktaydı. 1930 yıllarında GROFON adını alan bu bez; düz renkli, çizgili ve kareli olarak dokunuldu. İzmir Valisi Kazım DİRİK'in emriyle İzmir'in bütün okullarında okul forması olarak kullanılmıştır. Daha sonraları düz, çizgili bordürlü, kareli olarak dokunan bu bezlerden yapılan kadın, erkek gömlekleri, çeşitli maksi elbiseler ve bluzların üzerlerine floş, sim ya da orlon ipliklerle işlenmiştir. 1970'li yıllarda bu bezler özellikle Almanya, Fransa, Belçika gibi Avrupa ülkelerine ihraç edilmiştir.
Peştemaller ipekli ve pamuklu olarak dokunurlar. Peştemaller önceleri kadınlar tarafından sokağa çıkarken elbiselerinin üzerinden bele bağlanarak kullanılırdı. Bugün ise sehpa ve masa örtüsü olarak kullanılmaktadır. Çarşaflar tek ve çift kişilik ayrıca yatak ve yorgan için çeşitli ebatlarda ipekli ve pamuklu olarak dokunmaktadır. Daha çok pamuklu olarak dokunmaktadır. Daha önceleri çarşaf olarak kullanılan, ipekten dokunan HOŞGÖR bugün bez türü olarak kullanılmaktadır.
Havlular jakarlı ve armürlü tezgahlarda dokunur. Her türlü el ve banyo havluları dokumaları devam etmektedir. Daha önceleri düz renkli ve kareli olarak dokunan erkek ve kadın mendilleri günümüzde dokunmaktadır. Masa ve sofra örtüleri mahalli geleneklere uygun turuncu, bej, kahverengi, petorol renginde kareli olarak dokunmaktadır. Bazılarını üzerlerine sonradan ipek veya sim ile işlemeler yapılmaktadır. İlçede Şezlongluk, tentetil ve çadır yapımında kullanılan branda bezi üretimi de yapılmaktadır.
İlçede üretiler havlu türü mallar daha çok yurt içi piyasalarda tüketilmektedir. Son yıllarda Buldan bezinden üretilen fiskos vb. türdeki masa, sehpa örtüleri ve perdelikler yurt içi piyasasında olduğu kadar yurt dışına da ihracı yapılmaktadır. Buldan bezi üretimi ve tüketimi ilçe ekonomisinde önemli bir yer teşkil etmektedir. İlçede makine işletmeciliği de yaygındır. İplikle dokunmuş kareli bez ve kadife üzerine işlemeler yapılmaktadır. Bu işlemeler oda takımları, televizyon örtüleri, yatak örtüleri, namaz seccadeleri, bluzlar, yelekler ve elbiseler üzerine yapılmaktadır. Bu işlemelerde ipek, floş ve sim kullanılmaktadır. Dokumacılık Buldan ekonomisinin temelini oluşturmakta, her evde bulunan tezgahlarla bir aile sektörünü oluşturmaktadır.
İlçe dokumacılığının tanıtımı için İzmir Fuarı başta olmak üzere çeşitli illerde açılan fuarlarda standlar açılarak Buldan dokumaları tanıtılmaktadır. Zaman zaman televizyon çekimleriyle, konferans ve panellerle tanınmış modacılarla işbirliği yapılıp Buldan bezlerinden yapılan kıyafetlerle defileler sergilenerek tanıtım faaliyetleri yapılmaktadır. Kaymakamlığımızın bünyesinde kurulan El Sanatları Merkezinde el tezgahları kurularak el dokumalarının üretimi yapılarak el tezgahlarının yeniden ekonomiye kazandırılmasına çalışılmaktadır. İlçede dokumacılığın yanısıra tarım, kırsal köylerde hayvancılık iş ve çalışma hayatının temelini oluşturmaktadır.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 964
favori
like
share