Diyarbakır Evi
Diyarbakır evinde, onu biçimlendiren elemanları (birimleri, ayrıntıları) tek tek inceledik. Şimdi bunları bir araya getirerek bütünü için son sözlerimizi belirtelim.
- Diyarbakır evinde ilk, yaşamsal, vazgeçilmez öğe avludur. Eyvan, oda, servis alanları bunu izler. Avlusuz Diyarbakır evi olmaz. Bu nedenle oda burada başlı başına bir yaşam birimi değildir. Avlu konutun gövdesi, diğerleri dallarıdır. Tek dal ile de olmaz. Diğer bir anlatımla Diyarbakır’da avlu- eyvan veya avlu-oda plânı olmaz. Parsel ne denli küçük olursa olsun avlu- oda- eyvan ve servis alanları bir bütündür. Bu nedenle Orta Asya Atlı Göçebe Kültürü “Yurt”u bundan ayrılır. O koşullar o kadarına elverdi. Güvenlik ve örtünme kavramında, o uygarlığı yaşayan atalarımızdan bir ayrıcalığımız yok. Çadırı kapamakla, sokak kapısını sürgülemede amaç ve kavram farkı yok. Gereç, boyut ve olay farklı, stepte yaşayanın sonsuz ufku burada avluyla sınırlanmış. Çünkü yerleşmiş ve mülkiyet (iyelik) duygusuna erişmiş. Her canlıda, her dönem ve uygarlıkta bu böyle. Türk’e özgü değil. Bu evlerin ilk örnekleri Hititlere, Hattilere dahası Çayönü (Diyarbakır- Ergani) ne kadar iniyor. (İ.Ö.~7000). Plân kurgusu, 3. boyut, örtü, ayrıntılar öylesine ortak ki! Subasmanını yükseltip alttan gelecek nemi bile onlar uygulanmışlar. Diyarbakır Ulu Camisini onarırken döşemesi altında aynı kanalları görmüş ve temizletmiştim. Diyarbakır evi Diyarbakır’ın anonim ürünüdür. Bu bölgenin kültür katmanıdır. O nedenle Türk Evi sözü uygun değildir.
- Diyarbakır evi suya, yeşilliği uzak değildir. Mahalle, meydan verileri avluya girer. Çeşme, ağaç yeşillik oradadır. Ağaçsız ev, gülsüz bahçe olmaz. Dut neredeyse şarttır. Boşuna mı Diyarbakır ipekböcekçilik endüstrisi kurmuş? İpekler, şallar, örtüler üretmiş, Tarım- hayvancılık ürünü dericiliği geliştirmiş.
- Diyarbakır evinde ailenin büyüklüğü parsele, oda sayısına yansır. Zengin biri bunlardan yoksununu yeğlemez. Etkin, edilgen ve saygın biri, yalnız evi değil semtini sokağını, dahası komşusunu bile seçer. Havuzu büyük, sayısı artar, haremliği selâmlığı oluşur. Servis alanı artar. Ancak süslemesi hemen hemen yine aynıdır. Öyleyse elbise büyüyüp küçülüyor. Özen ve takı neredeyse aynı.
- Diyarbakır evi temelinden damına kadar düşey taşıyıcılarda kâgirdir. O nedenle, ahşap karkasın elemanları (köşe pervazları, ahşap döşeme, pencere üstü, pervaz, terek, ahşap kaplama, yalıbaskısı vb.) yoktur.
- Sıcak iklim tavanları ara kat sığacak kadar yüksek tutulur. Bu nedenle üst tepe pencere değişik biçimde delikli havalandırma pencereleri (Dairesel, dilimli, dairesel dilimli damla vb.) yazlık kanatlar için sıklıkla kullanılır.
Tavan daima ahşap kirişlemelidir. Özendikçe sandıklananları, bezenenleri, koltuk pervazlarıyla, zenginleştirilenleri olur. Çok az yapıda kâgir düz tavan gördük. Saçaklar ya taş bingilere oturan Sal taşlı (daha zengin bir ürün) ya da, aynı taş bingilere oturan ahşap yastık ve kirişlidir. Örtü hep kildir.
Diyarbakır evinde genelde kışlıklar tek katlı olup kuzeyde sırtını bitişik parselin 2 katlı yazlığına dayar. İki katlı kendi yazlığı da güney komşusunun tek katlı kışlığına siper olur. Kuzey ve güney kanat çoğunluktadır. İklim buna zorlar. Parsel elverirse, oturanın zenginliğine göre kanatlar 3’e 4’de çıkar. Kat çıkmaları da buna ve ailenin kalabalığına bağlıdır. Kalabalık aile yeterli parseli arama durumundadır. O nedenle kişi sayısı, kültür düzeyi kendine uygun çeyreği, semti mahalleyi bulma gayreti içindedir. Böylece toplumsal bir seçim eleme (elektion) oluşur. Herkes dengine uyan çevresini arar. Varoşta oturanla, özel semt isteklisi aynı değildir.
- Diyarbakır evinde odalarda ısınma donanımı (zengin konağından en yoksununa kadar) yoktur. Baca (sadece mutfakta olmaz. yaygı, sergi, giyim, kuşam hep yündendir. Dışarıda karbondioksit atılmış meşe kömürü “köz” haline gelince mangalla içeriye alınır. Kışın bir masa, hamur tahtası veya o görevi yapan bir yükseltinin üstüne örtülen büyük yün battaniyeye bağdaş kuranlar yaklaşır, çevresini sarar, midesini örter, mangal alttadır. Sırtında hırka vardır. Ayak ısındımı vücut ısınır. Tek ocak mutfaktadır. Bu nedenle kış odası, mutfağa yakın, korunaklı, güneşe yönelik bol pencereli ve diğer yönüyle korumaklıdır. Bir yönü de sofaya açılır. Bu koşullarda besbelli kışlık kanatta sofa eyvana yeğlenmiştir. İç içe 2 oda da bu açıdan yararlıdır. Yaz etkenleri bunun tersidir, açılmak, gerekir. Eyvan sofaya, avlu eyvana yeğlenir. Sıcak arttıkça damda veya avluda yatılır. Pencereler buna göre azalır, çoğalır. Cumba buna göre yerini alır. Sokağa, onun doğrultusunda açılır. Komşuya rastlayan büyük duvar kapalıdır. Karşıda görüş, yoksa ancak pencere açılabilir. Odalar hemen daima sadece avluya açılır. Bu nedenle ister yaz ister kışlık olsun diğer 2 duvar sağır, üçüncüsü iç bağlantıya (sofa, eyvan veya diğer oda) açılır. Bu ara duvarlar eksendeki kapı ve 2 yanındaki birer pencereli, bu nedenle çoğu kez ahşap karkas, bazen inceltilmiş taş duvar olarak yerlerini alırlar. Ahşap kirişleme bunlara oturtulmaz.
- Tepe pencerelerinin görevi, yüksek tutulan üst yarıyı aydınlatmaktır. Açılır kapanır türde de değildirler. Renkli camlar yeğlenir. Dışta tel kafes vardır. Yazlık kanadın yuvarlak, doğramasız ufak üst pencereleri de böyledir. Oda kapıları ara duvarlarda camlı olup içeride perdeleri vardır. Kilitlenirler. Üst hızaları yanındakilerle uyumludur. İçe açılırlar ve oda birden algılanır. İki kanatlılar özenli yapılarda çoğunluktadır.
- Diyarbakır evinde ahşap ve tuğla döşeme yoktur. Sal taşı kaplılar. Eyvanlarda çoğunluktadır. Odaların taşlığına (seki altı) da uyarlanabilir. Kışlık odada döşeme Sal taşlı olmaz. Horasan harçlıdırlar. Yazlık konutta bazı Sal taşlı odalar bilinçli olarak yapılmışlardır.
- Hemen daima odalar, sofalar, eyvanlar, ister yazlık, ister kışlık avludan 50 cm’den başlayarak 1,00- 1,70 m’ye kadar yükseltilirler.
- Duvarlarda doğramasız ve doğramalı ufak dolaplar (taka), örtü, örtülen yüklükler vardır. Yarım daire kesitli, bazen önü dairesel dilimli taşkın tablalı, üstü mukarnas dizisiyle örtülü alçı süslemeli girintiler vardır. Örtülmezler çünkü süs öğesidir. Ne işe yaradığı tam olarak bilinmez. Ailenin bir iki fotoğrafı, ufak bir aynadan başka görevi olmasa gerekir. Gaz lambası da gömmemek koşuluyla konabilir. Önü ceviz doğramalı az sayıda dolap gördük. Yalnız 2 evde köşede üst katta alçı saf vardı.
- Odaların özellikle taşlık bölümünde yan veya çoğunlukla kapıya karşı gelen duvarında teğet kemerli, süslü girintiler (dolap) vardır. Yan duvarda iseler, oda- sofa- oda birimi gibi bunlar da yandakileri ufak ve alçak, ortadaki enli ve üstü yüksek üçlü birimdedirler. Yerden ~80 cm yukarıda başladıkları için her birinin altında daha ufak dolapları da bulunur. Bunların görevi oda eşyalarının toplanması içindir. Ortada döküntü bırakılmaz.
- Diyarbakır evinde helâlar, avluda ve az sayıda sokağa çıkmalı olarak sahanlığın başlangıcındadırlar. Odalarda gusulhane, kapıyı izleyen, görüşü kesen özel bölmeler, ahşap ranza türü yüklükler, parmaklıklar yoktur kapı genelde köşededir. Köşeye 450 konanları olmaz.
- Diyarbakır odasında ahşap dolaplı bölme yoktur. Kapıdan girince bütününü algılarsınız. Yalnız bir evde, taşlıkla bir basamak yükselen oturma kesimi arasında ahşap alçak parmaklık gördük ve çizimimize yansıttık.
- Diyarbakır odasında sadece 1 evde içeride yazıt vardır. Diğerleri eyvan, kapı üstü ve avlu yüzünde yer alır.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 11755
favori
like
share
burak_narin_56 Tarih: 16.01.2009 00:37
paylaşımın için tşk edrim