Mardin Güneşin Nabzı

Kınalar yakılmış gökyüzüne ilmik ilmik,

Zılgıt sesleri titrer, hızmalı burunlar delik

Taşlar ruhları akseder özünde nakış...

Heybetli kalesinin hikmetidir Hakk’a yakarış.

Özünde, sözünde mertlik olanların yurdu

Ataların yadigarı ve ulu Artuklu

Kız Kalesi gülümser, çekingen, ürkek ceylani

Zaman ağır ağır işler kum saati misali

Ruhlarda derin bir huzur, doğa mütebessim

Saf tutan halaylarda medeniyetler kol kola

Türküler çeyiz sandığını, bulutları saklar

Ful çiçeklerinde avlu kokar, yıldızlar alevli,

Yakıcı güneşte altın sarısı taşların aksi

Destanların özü yansır sokakların merdivenlerinde,

Güneşin nabzı atar, duraksız sevdalı yüreklerde

Mezopotamya eğilir sadakatle Mardin’in önünde

Diz çöker cömertliğiyle yeşil enginliğinde

Güneş ışığı Nemrut’tan önce Mardin’e uğrar,

Yağmurlar bereketi müjdeler, ağlar, yağar

Musikiye aşina güvercinler takla atar

Uçurtmalarda geleceğin güzelliği, geçmişin emaneti uçar...

Mardin’de yaşam mitolojiyle dans eder,

Ezanlar, çanlarla kardeşçe ve beraber...

Karlar süslemek için işlemelerini can atar.

Çeşmelerinde su tarihle coşkun, misk akar...

Kuyular mahzen, güneş görmemiş define

Ay ışığı güleç yüzlerde gamzeler oyar...

Ne “Gondol’la” ilerlemek, rutubetli Venedik’te

Ne “Kuleler” kenti süslü Paris’te

Benim her şeyim, huzur sokağım, özüm, kaynağım...

Asil memleketimde, MARDİN’de

Sevginin adı gökyüzünde gülbin,

Şirin yüreklerde MARDİN...

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 953
favori
like
share
ozgurluk_5643 Tarih: 20.05.2009 14:43
Bir kentin hayatı nedir ki...
Kendisinden başka kim anlatabilir geçmişini ve
şimdisini ve geleceğini kendi tarihinin,
tanıklığından başka...
Benden başka kaç kent var yerin yüzünde ve
altında, hem kendisi olan, hem de tarihinin
tanıklığını yaşayan ?
Çünkü taşın tarihi, benim de tarihim.
Sabrın ve inancın tarihi olduğu gibi...
İpeğin ve safranın, cami ve kiliselerin, medrese ve
manastırların, çeşme ve kervansarayların, tekke ve
zaviyelerin, keder ve sevinçlerin, hüzün ve
neşvelerin, tütün ve ketenin tarihi, benimde
tarihim. ..
Suyun ve toprağın, havanın ve ateşin tarihi, benim
de tarihim...
Şimdim ve geleceğim üzerine söz bana düşmez.
Zamanı gelince halen yaşadığım ve bundan sonra
yaşayacaklarım da anlatılır.
Sözün hırkasını Dicle 'nin serin sularında yıkayıp
Mazıdağı 'nın serinliğinde kurumaya bırakalım.
Bakalım burçları gökkuşağına değen tarihimin
aynasında görünen geçmişim neler anlatır özüm
üzre...
Okuyanın da, dinleyenin de, bu yazıyı yazanın da
gönlü Ferdevs çeşmesinin serin suyu ile ferahlığa
kavuşsun...
Doğum tarihim İsa' dan önce üç bin yılını
göstermekte.
Bu tarihte Kuzey Mezopotamya Subaruları ile de
akraba olan Hurriler , ilk kez tarihin hatıra defterini
adıma imzaladılar.
Subarulardan sonra şehircilik, sulama ve tarım
alanında ileri bir seviyeye ulaşan ve altına, gümüşe,
bakıra hükmetmesini bilen Sümerlerin idaresine
geçtim...
Sümerler , geniş fetihler sonucu güçlerini yitirince
topraklarıma Sami ırkından Akadlar egemen
oldular ve bir süre sonra da Akad -Sümer devletini
kurdular .
Akad -Sümer devleti de Sami ırkının Amuri kolundan
genç ve dinç Babil'e yenilecek ve
İ.Ö. 2200-1925 yılları arasında ilk Babil devleti
kurulacaktır.
İ.Ö. 1925, aynı zamanda Hititlerin batıdan gelerek
topraklarımı işgal yılıdır da...
Fakat Hititler bir yıl sonra ülkelerine dönecekler,
İran dolaylarından gelen Ari ırkından Midiler
devlet sahibi olacaktır.
500 yılından fazla hüküm süren Midiler, bilinmeyen
bir nedenle Mısır'a vergi ile bağlanacak, İ.Ö.
1367'de aralarında iç savaş çıkınca Asur kralı
Asurobalit topraklarımı ele geçirecektir.
İ.Ö. 800 yılına dek hüküm süren Asurilerin egemenliğine
ise Urartular son verecektir.
Tarihte ilk sulu ziraat burada yapıldığı için, bir ucu
Basra Körfezi 'nde, ötekisi Akdenizin doğusunu
kaplayan ve tepesinde benim bulunduğum hilal
biçimindeki topraklara Sümerler , Akadlar ve
Asurlar 'Bereketli Hilal'' derlerdi.
Zaman sular, seller misali aktı ve bir süre sonra da
Mitanniler topraklarıma egemen oldular.
Ardından Aramilere açtım bağrımı.
İ.Ö. 7. yüzyılda İskit, Kimmer ve Medler devlet
işlerini ortaklaşa yürüttülerse de, gönül
penceremin pusulasını Babil'e çevirdim.

Kasımiye Medresesi - Güneşin altında Bir Vaha
Mazı Civarı
Mırra
Minare: Ulucami Yine İ.Ö. 6. yüzyılda Persler konuğum oldu bu kez,
iki yüzyıl sonra da Makedonyalı kimliğiyle Büyük
İskender ve Selevkos yönetimleri. ..
Arami etiketli halkım, İsa'dan önce birinci yüzyılda
Abgarların, ardından da Tigranes'in yasalarını
kabule mecbur kaldı.
Ve İsa'dan sonra ilk Hıristiyanların kokusu dağa
Taşa, suya ve ateşe sindi.
İkinci yüzyılda Romalılar geldiler.
Onlardan iki yüzyıl kadar sonra da Sasaniler...
Hemen arkalarından da Bizanslılar...
Yedinci yüzyılda ömür defterime Arapların adını
kaydettim.
Dokuzuncu yüzyılda Hamdaniler, onuncu yüzyılın
sonlarında Mervaniler , kendi bayraklarıyla
donattılar kale burçlarımı
On birinci yüzyılda Türkmenlerin sesi dolaştı
bedenimin arka sokaklarında...
On ikinci yüzyılda Artuklılar, Hısn ***fa; yani
Hasan***f'i mekan tuttular geleceklerinin düşleri
adına.
1108 yılında kollarıma aldığım Necmeddin İlgazi,
Artukluların Mardin ve bugün Silvan adı verilen
Meyyafarikin şubesini açtı.
Tarihin kalemi, kırık da olsa yazmasını
sürdürecekti.
Bizanslıların, ardından Haçlıların saldırısıyla
bunaldım ve umudum hiç bir gün ve gece közünü
karartmadı.
Haçlıların ardından, önce Eyyubilerin, bir süre,
Sonrada İlhanlıların şemsiyesi altında dokudum ,
Zamanın kanaviçesini...
Memluklerin ve Timur'un ziyaretinden sonra
Karakoyun ve Akkoyunlular ekip biçmeye
başladılar günümün ve gecemin harmanını. ..
Zamanın çalar saati, gökyüzünü 16. yüzyılın işaret
fişeğiyle aydınlatıyordu ki Safeviler geldiler.
1517 yılında Yavuz Sultan Selim ile birlikte
Osmanlıları konuk etmeye başladım hayal
hanemde...
Kanuni Sultan Süleyman, Bağdat seferine giderken
bana da uğradı ve göğsüme 'sancak'' etiketini
iliştirerek Diyarbakır eyaletine bağladı beni.
1923'te Cumhuriyet kurulunca da göğsüme
"sancak'' yerine " il '' etiketini taktım ve halen de
öyle sürdürmekteyim hayatımı...
Dedim ya, toprağın ve tevekkülün ikiz kardeşiyim...
Mardin'im ben...
ozgurluk_5643 Tarih: 11.03.2009 03:26
paylaşım için teşekkürler
dildar Tarih: 18.01.2009 19:04
DÎS DERKETİM SER KELÊ,
LÊ, NE WEK ROJÊN BERÊ,
Bİ TENÊ LÊ SABÎHA,
MİN HERDÛ DESTAN VEKİR Û
MİN TE XWEST Jİ XWEDÊ LÊ LÊ LÊ LÊ SABİHA.
(dildar)
müsait bir zamanda kürtçesinin tamamını,arapçasını ve türkçesini sizinle paylaşırım kısmet olursa.eyvallah.bi xatirê we.
Garip07 Tarih: 03.06.2008 23:49
ellerinie saglik hemsi



mardin,mardin midyat,mardin kızıltepe,mardin resimleri,mardin valiliği,mardin spor,mardinli,mardin nusaybin,mardin meb,mardin sınav merkezi,mardin savur,mardin belediyesi,şerif mardin,mardin ömerli,mardin derik,mardin haber,mardin haberleri,betül mardin,mardin tarihi,mardin türküleri,berdan mardinli,mardin seyahat,www mardin,mardin dargeçit,mardin çimento,berdan mardin,mardin com,mardin milli eğitim,mardin sinav merkezi,mardin evleri,mardin güvercinleri,mardin ili,mardin iletişim,mardin merkez,akp mardin,mardin anadolu lisesi,mardin lisesi,mardinilçeleri,mardin kapı,mardin müzikleri,mardin milletvekili,mardin show radyo,mardin emniyet,mardin gov tr,mardin dilmenler,mardin sınav,mardin yemekleri,mardin gov,mardin şarkıları,mardin devlet hastanesi,arif mardin,mardin uçak,mardin seçim,ak parti mardin,mardin yeşilli,mardin haritası,mardin güvercin,mardin otelleri,mardin otel,mardin artuklu üniversitesi,mardin milletvekilleri,mardin show,mardin toki,mardin artuklu,mardin il jandarma,mardin milletvekili adayları,mardin reyhani,mardin kapı şen olur,mardin kiziltepe,mardin mazıdağı,mardin fotoğrafları,mardin güvercini,mardin sinav,mardin fen lisesi,mardin milli eğitim müdürlüğü,mardin üniversitesi,mardin kuşları,mardin mem,mardin kabala,mardin iletişim gazetesi,mardin emniyet müdürlüğü,mardin otobüs,mardin kalesi,mardin havaalanı,mardin milli piyango lisesi,mardin barosu,mardin belediye,mardin köyleri,mardin posta kodu,mardin adayları,mardin sağlık,mardin seçim sonuçları,mardin anadolu öğretmen lisesi,büyük mardin oteli,mardin yöresi,mardin turkey,mardin aday adayları,istanbul mardin,mardin life,mardin sağlık müdürlüğü,mardin plaka,mardin turu,mardin jandarma,mardin meb gov tr,mardin seyehat,mardin turizm,mardin hava durumu,ankara mardin,mardin oteller,mardin yenişehir,mardin il milli eğitim,mardin millet vekili,real mardin,mardin dara,mardin askerlik,mardin askerlik şubesi,mardin taklacı,mardin müftülüğü,e mardin,mardin kocalar,mardin foto,mardin tarım,mardin haberler,mardin görüntüleri,mardin tur,mardin boru,mardin midyad,mardin logo,mardin gazetesi,mardin hakkında,mardin öğretmenevi,mardin adliyesi,mardin efsanesi,mardin uçak bileti,www mardin.serif mardin,mardin meb gov,mardin valiligi,mardin nüfus,mardin efsaneleri,thy mardin,mardin sağlık meslek lisesi,mardin com tr,mardin ortaköy,mardin şehrimardin,yerel müzikleri,mardin müziği
MARDINLI1986 Tarih: 23.08.2007 19:28
İŞTE BUDUR ÖMRÜMÜN OL HİKAYESİ

Ben, Mardin kenti...
Teninden başka giysisi olmayan çıplak dağların anayurdu
Taşın ve toprağın ve suların, kerpiçin ve bulutların anası....
Meşe ve sakız ağacı, dışbudak, söğüt, çınar ve kavak, bir de çayırlar
Süsler göklerimi....

Gecemi ve gündüzümü, bozkır rüzgarları donatır...
Ayaklarımın ucunda uzanır Mezopotamya.
Yüzümün bir yanı Deyrulzafaran'dır, bir yanı
Ulu Cami...
Hamurumu kavimler, etnik gruplar, dinsel cemaatler yoğurmuştur.
Dicle kız kardeşimdir benim: Derik, Kızıltepe, Mazıdağı, Midyat,
Nusaybin, Savur, Yeşilli, Ömerli, Dicle, Dargeçit, Gercüş ve Hasankeyf
çocuklarım....
Doğu'nun ve Batı'nın kervanları benim beşiğimde açarlar ipeğin ve
hayatın, baharatın ve ölümün, ketenin ve tütünün sırrının
kundağını....
Ben, bedenini kaleler üzre bina etmiş
Mardin kenti...Ben, taşın ve inancın şiiriyim....
Ben, Mardin'im çünkü...
Böyledir işte ömrümün ol hikayesi....

MARDINLI1986 Tarih: 23.08.2007 19:27
Mardin

Uzun zaman oldu
Havasını soluyamadıgım,yokuşlarını çıkamadıgım,
Nasıldır şimdi bilirmisin
Solgun işıklarla bezenmiş kadim evleri,
Kadim tarihi soluyan insanları
Şimdi nasıldır bilirmisin....
Ey güzel dost
Haydi anlat simdi bana
Meczup zamanın kadınına
Gecenin koynuna astığı gerdanlığını
Kilise çanını, büyük caminin görkemini
Sokaklarında saki saki deyişlerini hamalların
Yahut
Hasan Ayyarın dipsiz sonsuz sokaklarını,
Deryé meşkinanın mezopotamyaya açılan
nice tarihsel serüvenlerini anlat..
Anlat ki
Şaadolsun yüregim
Anlat ki
Bu gurbet elemi
Kederi dolanmasın
sarmasın beni
Hadi anlat...
MARDINLI1986 Tarih: 23.08.2007 19:27
TOPRAĞIN HAKKI

Ölümle, ölümüne iddialaştım hep,

Doğduğum yerde, beni soğukluğunla ürkütemezsin diye,

Çünkü toprağım, bağrımda kükreyen alevdir.

Bugün attığım her adım mezhebimde adak,

Mizacım, taşı büken kaderimde, savrulan çilemdir...

Ben ben isem hakkı vardır toprağımın bende,

Memleketimle bedenimi gölgelendirmişsem çekinmeden,

Kaşımın ekseninde, gözümün renginde bir kıvrım...

Doğup büyüdüğüm yer, vuslatımda inançla doğrulan,

İnadım medeniyetten armağan, bileğim atamdan...

Göz alabildiğince kuşanmış zırhını, benim öte dünyam...

Güneşin rengi, gökkuşağımda kırılmış aynam,

Ay ışığı, ovamda başak, gönlümde sevdam...

Çiçeğinde bademin, haşmetiyle dipdiri,

Tarihim yatar, özünde emek ve alın teri...

Ya varım ya yok, yokluğum dipsiz kuyudan...

Ben ben isem hakkı vardır toprağımın bende...

Çocukluk, düşlerin masumiyet vedasında,

Gençlik, aşkım, olmazların rüyasıdır...

Memleket, bugün beni ben yapandır, gönlümde duran,

Taşlar arasında hayal, menzildir gökyüzünden haykıran,

Öptüğüm nakış, kıblemde püskül, ruhumdan armağan...

Yılları kartopu yaptım, umudumu kardan adam...

Mahlep acısı yüreğime merhem, kokusu derman,

Alıç kıvamında mevsim, dostluk dünden ferman...

Abbaralar, sığınak, sokaklar geçit vermez,

Kale umudun kalesi, hiç eğilip bükülmez...

Güvercin meleklerle dost, mekanı evin ulu takası,

Mardin’im, toprağım, sen mayalanmış ufkun kuşağı...

Sen bana kuvvet verdin, ölümle alay ettim,

Her zaman ihanete, senin varlığınla direndim...

Ben ben isem hakkın vardır elbet bende,

Bu hak bitmez, durdukça bu ruh bu bedende...
MARDINLI1986 Tarih: 23.08.2007 19:26
Mardin'de Bayram


Ölüler ziyareti bekler, huzurun sessiz yurdunda,

Sabahlar güneşe mahkum, kabirler hasret bayrama.

Tekbirler telaşa karışıp, yarınlar mahşeri beklerken,

Bayramlar çocukların gökkuşağında, umutlar bulutların sırtında...

Ne dinler ayrılır ne dinlerin daveti,

Bir yanda Noel sevgisi bir yanda Ramazan bereketi,

Kutlanan bayramlarda Mardin, Hakk’ın kutsi mabedi..

Ulu Cami uhrevi huzur, gönüller zikir makamında,

Yürek atışlarında medeniyetler çınlar, Artuklu dergahında.

Su, İlhamını Zemzem’den alır, kuyular serin,

Mardin, bayram günlerinde sanki kınalı bir gelin...

Kırklar Kilisesi sevincini Çanla haykırırken,

Mezopotamya Ezana kulak verir, bin yılların ötesinden...

Öpülen eller emeğe vefa, ziyaretler ululara şükrandır,

Salıncaklar rüzgarı içine çekip rüyaları yarına uçurandır..

Nakışlı evler, avlulara dost kıvamında türkü okurken,

Anılarda keder gizlenir, gözler eski bayramlara müpteladır...

Naftalin kokan oyalı yazmalara, sevdalar desen olurken,

Mardin, çocuksu düşlerde en güzel renkli masaldır...

Bilyeli tahta arabalar, sihirli diyarlara açılan yelkenliyken,

Şekerler, umudun cennet tatlısıdır..

Giyilmeyi bekleyen elbise, kralın tacına emsal,

Eyvanlar, yüzyıllarla ağırladığı misafirlerine sofra açar...

Anneler baharat kokar, zerdeler anne,

Babamın gözyaşları akar yitik genç kardeşine...

Merdivenler ağırlığınca ayakkabılara göz dikerken,

Sokaklara inat, toprak damlar misket için sırtını hazırlar...

Mardin’de geçmişe ağıt, eski bayramlarla başlar,

Gözyaşları, küçücük bedenlerin yaşanmamış dünlerine yağar...

Udun nağmesiyle başlayan eski Mardinli bayramlar,

Bu gün derin ahlarla ağarmış saçlarda parlar...