KIRKLARELİ NÜFUS YAPISI :

2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı geçici sonuçlarına göre toplam il nüfusu 331.937dir. Nüfusun yüzde 57si şehirlerde, yüzde 43ü kırsal kesimde yaşamaktadır. İlimizde yıllık nüfus artış hızı binde 13.39dur.İlçe merkezi 79.145 olan Lüleburgaz başta yer almakta, bu ilçemizi 53.673 nüfus ile Merkez, 25.610 nüfus ile Babaeski izlemektedir. Kofçaz ve Pınarhisar ilçelerimizde nüfus azalma eğilimi göstermektedir.
Kırklarelinin nüfus yoğunluğu 51dir. 1965 yılına kadar Kırklareli yoğunluğu ülke ortalamasının üzerinde olmuştur. Bunun nedeni ilin mübadele ve muhaceret yoluyla Balkan ülkelerinden aldığı göçtür. 1940-1945 yılları arasında II.Dünya Savaşı nedeniyle Kırklarelinin nüfusu azalmış, 1950-1955 arasında ise yeniden yurtdışından gelen göçmen aileler ile nüfus artmaya başlamıştır. 1960a kadar yüksek olan nüfus yoğunluğu bu yıldan itibaren il dışına göçün başlamasıyla beraber 1965den sonra azalmaya başlamıştır. Kırklareli bir sınır ili olması nedeniyle her dönemde Balkan ülkelerinden gelen göçmenlerin ilk yerleştikleri illerden biri olmuştur. Bu nedenle nüfusu öteden beri göç hareketlerinden büyük ölçüde etkilenmiştir. Kırklareline topluca yerleştirilen ilk Türk göçmenleri 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Rumeli üzerinden gelmişlerdir. Balkan savaşı sonunda yapılan anlaşma gereğince, Trakyada yaşayan Bulgarlarla Bulgaristanda yaşayan Türk nufus ve daha sonra Yunanistandaki Türk nüfusu karşılıklı olarak değiştirilmiştir. Kırklareli son olarak 1989 yılında Bulgaristandan gelenlerle önemli bir göç hareketi ile karşı karşıya kalmıştır. Kırsal alandan göç özellikle 1965ten sonra artmıştır. 1965-1975 arasında ilden 13.440 kişi göç etmişken, 1980-1985 arasında bu sayı 23.551e, 1985-1990 arasında 27.259a yükselmiştir. Yoğun olarak etkisi altında kaldığı İstanbul metropolüne göç vermiştir. İstanbul veya diğer illere olan göçlerde erkek nüfus hakim durumdadır. Yani bu ilden olan göç tamamen ekonomik nedenlere bağlıdır. Bu ekonomik nedenlerin içinde Kırklarelinde iş bulma olanağından çok insanların tarım topraklarının özellikle miras yoluyla küçük parçalara bölünmesi ve gelir getirecek niteliklerini yitirmesidir.

Kırklareli 1960dan sonra yurt dışına da göç vermiştir. Bu göç daha çok kentsel kesimlerden kaynaklanmaktaydı ve nitelikli işçi göçü biçimini almıştır. Bu göçler ilde faal nüfusun iş kollarına dağılımını etkileyecek bir boyuta varmış ve 1955-1965 arasında imalat kesiminin payında bir daralma ortaya çıkmıştır. 1974e kadar ilden yurt dışına çalışmak amacıyla gönderilenlerin sayısı 5.368dir. Bu gün için il den yurt dışına göç oldukça azalmıştır. 1980-2000 yılları arasında Türkiyenin yurtdışına gönderdiği nitelikli veya niteliksiz çalışan kişi sayısı 4.000 kişi civarındadır.

GÖÇLER
Kırklareli bir sınır ili olması nedeniyle her dönemde Balkan ülkelerinden gelen göçmenlerin ilk yerleştikleri illerden biri olmuştur. Bu nedenle nüfusu öteden beri göç hareketlerinden büyük ölçüde etkilenmiştir.
Kırklareline topluca yerleştirilen ilk Türk göçmenleri 1877 Osm.-Rus savaşı sırasında Rumeli üzerinden gelmişlerdir
Balkan savaşı sonunda yapılan anlaşma gereğince, Trakyada yaşayan Bulgarlarla Bulgaristan da yaşayan Türk nüfus karşılıklı olarak değiştirilmiştir. Bu değişim sonucu Trakyadan ayrılan Bulgar sayısının 100 bin olduğu sanılmaktadır. Bulgarlarda daha çok Edirne ve Kırklarelinin Istıranca (Yıldız) dağ köylerinde yaşamaktaydılar.
Diğer taraftan Balkan Savaşı sırasında Trakyada yaşayan Rumlardan bir bölümü de Yunanistana göç etmiştir. L.Dünya savaşı sonunda bu Rumların çoğu eski yerlerine dönmüşse de Lozan Anlaşması gereğince Trakyadaki Rumlarla Yunanistandaki Türkler yer değiştirince, Rumlar yeniden Yunanistana göç etmek zorunda kalmıştır. Bunların sayıları da 400 bine ulaşıyordu. Böylece 1943-1924 arasında Trakyanın nüfus kaydı yarım milyona yaklaşmıştır. Bunların yerine, Balkanlardan göç eden Türkler yerleştirilmiştir. Bölgeye yerleştirilen Türklerin bir bölümü sonradan Anadolunun değişik yerlerinde göç etmişlerdir. Balkan ülkelerinden Trakyaya toplu göçler aralıklı olarak sürülmüştür. Bu toplu göçlerin en önemlileri 1936 ve 1950 yıllarında gerçekleşmiş, Bulgaristan, Yugoslavya ve Romanyadan gelen pek çok Türk göçmeni Türkiyeye yerleştirilmiştir.
Trakyaya tütüncülüğün girmesi, ay çiçeği üretiminin başlaması ve yeni tarım tekniklerinin kullanılmasında bu göçmenlerin önemli rolleri olmuştur. Gerçi 1924e değin gelen ilk göçmen grupları yeri yerlerine uyum sağlamakta güçlük çekmiştir. Çünkü ormancı köylülere ovalarda, tütüncü köylülere ise ormanlık bölgelerde yada tütün yetiştirmeye elverişli olmayan yerlerde toprak verildiği olmuştur. Kırklarelinde yerleşen göçmenlerin, çevrelerine uyum sağladıktan sonra ilin tarımına katkıları büyüktür. ll. Dünya savaşının başlaması ile il deki askeri birliklerin sayısı artırılmış ve Kırklareline önemli sayıda askeri personel gelmiştir. Buna karşılık, savaş tehlikesi nedeniyle sivillerin bölgeyi terk etmeleri istenmiş bu nedenle 1940-1945 arasında il nüfusunun bir bölümü başka illere göç etmiştir. İlin 5 yılda yitirdiği nüfus 78.150 kişi idi.
1955den sonra yurt dışından gelen göçler büyük ölçüde durmuş, buna bağlı olarak, 1950 de Kırklarelinde nüfusun %26,7 sini oluşturan, dış ülke doğumluların oranı 1960da 519,1e 1970te de %13,5e düşmüştür. Buna karşılık ildeki askeri birliklerin sayısında sık sık artırılmasına bağlı olarak ilde yaşayan başka il doğumluların oranı yükselmiştir. 1950de başka illerde doğmuş olanlar Kırklareli nüfusunun %5.2 sini oluşturuyordu.1980-1985 yıllarında ise bu oran %7,5 a çıkmıştır ki bunda en etkili rolü asker nüfusu oynamaktadır. Bunun yanında bu yıllar arasında özellikle Almanya gibi dış ülkelere çalışmaya giden diğer illerde doğmuş olan kişilerin sakin bir ortam aramaları nedeniyle Kırklareline yerleşmeleri Türkiyeye gelenler arasında çok az bir kısmı oluştursa da burayı yerleşim için seçmişlerdir.
İlde nüfusu geçindirecek iş olanaklarının sınırlılığı buna karşılık komşu illerin ekonomisinde son yıllarda hızla bir gelişme olması ve ilin İstanbul metropoliten alanına yalnızca birkaç saatlik uzaklıkta bulunması gibi nedenlerle 1960dan Kırklarelinden il dışına göç hareketi çok hızlanmıştır. İl dışına göçün asıl kaynağı kırsal kesim olmakla birlikte ilçe merkezlerinden göç edenlerin sayısı da azımsanmayacak miktardadır.
Kırsal alandan göç özellikle 1965ten sonra şiddetlenmiştir. 1965-1975 arasında ilden 13440 kişi göç etmişken, 1980-1985 arasında bu sayı 23551e yükselip yoğun olarak etkisi altında önemli ölçüde kaldığı Marmara Bölgesi İstanbul Metropolitenine göç vermiştir. Marmara Bölgesi içinde dağılan bu nüfus %59,7 lık değer taşırken İstanbulun toplam göç eden nüfustan aldığı pay ( Marmara Bölgesine ) %15 tir. Bunun başlıca nedeni de İstanbulun bir metropol olması, önemli ulaşım aksları üzerinde olduğu ve stratejik konumu nedeniyle gerek sanayi gerek hizmetler sektöründe oldukça yüksek iş imkanlarının olmasıdır. Yalnız burada dikkate değer bir konu vardır ki, İstanbul veya diğer illere olan göçlerde erkek nüfus hakim durumdadır. Yani bu ilden olan göç tamamen ekonomik nedenlere bağlıdır. Bu ekonomik nedenlerin içinde Kırklarelinde iş bulma olanağından çok insanların tarım topraklarının özellikle miras yoluyla küçük parçalara bölünmesi ve gelir getirecek niteliklerini yitirmesidir. Kırklareli 1960dan sonra yurt dışına da göç vermiştir. Bu göç daha çok kentsel kesimlerden kaynaklanmaktaydı ve nitelikli işçi göçü biçimini almıştır. Bu göçler ilde faal nüfusun iş kollarına dağılımını etkileyecek bir boyuta varmış ve 1955-1965 arasında imalat kesiminin payında bir daralma ortaya çıkmıştır. 1974e kadar ilden yurt dışına çalışmak amacıyla gönderilenlerin sayısı 5368di. Bu gün için il den yurt dışına göç oldukça azalmıştır. 1982-1985 yılları arasında Türkiyenin yurtdışına gönderdiği nitelikli veya niteliksiz çalışan kişi sayısı 4000 kişi civarındadır.
Kırklarelinden göç edenler il dışında uzun bir süre çalışsalar da ille bağlantılarını tümüyle koparmamaktadırlar. Bunlardan bir bölümü çalışma yaşamlarını tamamladıktan sonra Kırklareline dönmeyi yeğlemektedirler. 1965ten sonra ilde yaşayan yaşlı nüfusun ülke ortalamasının üzerine çıkmasında bu faktör de etkili olmuştur. Bu insanları geri dönmelerini başlıca şu nedenlere bağlayabiliriz. Şehrin gürültüsü, hava kirliliği, yaşlı ancak niteliksiz kişilerin ekonomik yönden tatmin edici işler bulamamaları, kiraların ve diğer harcamaların maliyetinin yüksek olması ve akrabalık ilişkileridir.
Kırklareli ilinin göç olmasında en önemli etken olarak asker nüfusu verirken bunun yanında görevleri nedeniyle geçici bir süre için ilde kalmak durumu ile gelen öğretmenler ve diğer kamu personeli de sayılabilir. Kırklareli son bir yıldır yine önemli bir göç hareketi ile karşı karşıyadır. Bu göç Bulgaristanın zorla Türkiyeye gönderdiği soydaşlarımızdır. 11 Ekim 1989 tarihi itibariyle Türkiyeye gelen yaklaşık 300 bin soydaşımızdan 45 bini Kırklareline yerleşmiş ancak bunun 5 bini geri dönmüştür. Kalan 40 bin kişinin 17 bini çadır kentlerde barındırılırken, geri kalan kısmı çeşitli kamu kuruluşlarının misafirhanelerinde ikamet etmektedirler. Bu nüfus içinden ancak 800 aile devlet yardımıyla normal konutlarda oturabilmektedirler. Bu tür konutlara yerleşen ailelerin en büyük sorunu olan ekonomik durumlarına devlet, bazı kamu kurumlarında iş bulmak, taksi işletmelerine izin vermek suretiyle yardımcı olmaya çalışmaktadır. Çadır kentlerde yaşayan 17 bin soydaşımızın büyük bir kısmı geçici bir süre için burada kalmakta olup, en kısa zamanda en iyi iş olanaklarına ulaşabilecekleri illere gideceklerdir. Bu iller arasında ağırlıklı olarak İstanbul, Bursa, Ankara, İzmir gibi büyük illerimiz gelmektedir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 10522
favori
like
share
kuvari Tarih: 14.12.2007 03:44
tsk