1. Tarihi:
Kale ilk çağlarda Çukurova’yı Suriye’ye bağlayan Amanos/Demirkapı geçidini kontrol altında tutmak amacıyla inşa edilmiştir. Ceyhan, Osmaniye, Dörtyol yol ayrımına ve güneydeki geçide hakim 75 m. yüksekliğindeki bir kayalığın ve buna eklenen yığma tepenin üzerindedir.
Girişinin batı yönündeki kayalığın üzerinde bulunması, kalenin önceleri bu kayalık alanla sınırlı olduğunu düşündürtmektedir. Doğu ve kuzey yönlerinin toprak dolgu olması ise, bu kısımların daha sonraki dönemlerde inşa edilmiş olduğunu ve kalenin adını bu yığma tepeden almış olabileceğini akla getirmektedir.
Kalenin ilk konumlandığı batı yakasındaki kayalıkta daha önceki dönemlere ait yerleşme izleri bulunmuyor ise, kaleyi M.Ö. 2000’li yıllara Hitit dönemine tarihlemek gerekmektedir. Bu durumda inşa gerekçesi güneyden gelecek Asur akınları olmalıdır.
Kalenin içinde bulunduğu Doğu Kilikya bölgesinin tarihçesi daha sonraki dönemlerde şöyle gelişmiştir:

M.Ö. VIII. yy. sonu -Asurlular
M.Ö. VII. yy. sonu -Medler
M.Ö. 333 -Makedonya Krallığı
M.Ö. 312 -Selevkaslar
M.Ö. 83 -Ermeni Krallığı
M.Ö. 64 -Roma İmparatorluğu
M.S. 750 -Abbasiler
M.S. 963 -Bizanslılar
M.S. 1095 -Selçuklular
M.S. 1097 -I. Haçlı Orduları
M.S. XII: yy. başı -Ermeni Beyliği
M.S. 1220 -Selçuklular
M.S. 1243 -Moğollar
M.S. 1275 -Memlükler
M.S. 1337 -Oğuz Türkleri Üçok Kolu
M.S. 1352 -Ramazanoğulları Beyliği
M.S. 1375 -Üçok Kolu Kınık Boyu
M.S. 1516 -Osmanlı İmparatorluğu

24 Oğuz boyundan biri ve Anadolu’dakilerin en önemlisi Kınık boyu, Selçuklu hanedanını çıkartmıştır. Anadolu’nun ve özellikle Çukurova’nın fethinde önemli rol oynamıştır. XV. yy. başlarında Çukurova’da batıda Ceyhan, doğuda Osmaniye, kuzeyde Ceyhan ırmağı, güneyde alçak bir dağ silsilesinin çevirdiği ovada yerleşmişlerdir. Bu yöre XIX. yy. sonuna kadar Kınık kazası olarak adlandırılmıştır.
Kaza merkezi ise, o dönemde Kınık kalesi adıyla anılan Toprakkale ve batı bitişiğinde bulunan Kınık kasabasıdır. Bu kasabanın yeri ve dolayısıyla kalenin gerçek adı Prof. Dr. Faruk SÜMER’İN 1960’ların başlarında Osmanlı tarihi defterlerinde yaptığı incelemeler ve bölgede yaptığı araştırmalar sonucu saptanmıştır. Prof. Dr. Faruk SÜMER bu saptamasının gerekçesini Evliya Çelebi seyahatnamesinin aşağıdaki bölümünde de bulmuştur.
“Evsaf kal’a-i Kınık : ..... sene tarihinde Ramazanlı, Ermen padişahları elinden kabza-yi teshire alup karibul ahd zulüm ve taddi sebebi ile halkı perişan olup kal’a hali ve muattal kalmıştır. Amma hala üstad mühendis destinde çıkmıştır ve bir bina-yı zibadır ve şekli müdevverdir. Lakin yukaru çıkub ne cirimde idüğü malümum değildir. Anı ubür idüb yine şarka bir saat gidüp, evsaf-ı kala-i Çanakçı-....... (Seyahatname-İstanbul 1935, Syf. 342)”.
Evliya Çelebi bu yöreden 1670’lerin sonlarında geçmiş, Kınık kalesinin “zulüm ve teaddi” nedeniyle boşaltıldığını belirtmiştir. Dolayısıyla bu yerleşmeye adını veren Kınık boyunun burada, XV. yy. başından XVII: yy. başındaki isyanlar dönemine kadar yaklaşık 200 yıl barındığı ortaya çıkmaktadır.
1519 yılında yapılan tahrire göre Kınık kasabası ve kazasında Ermeni azınlık bulunmamaktadır.
1522 yılında Kınık kasabasında Yunus Dede (15 evli, 2 bekar) ve Hamace oğlu Selman (139 evli, 3 bekar) adlı iki mahalle bulunmaktadır.
1547 yıllında Kınık kasabasında 5 mahalle vardır. Yunus Dede (21), Selman (77), Cami (108), Dursunlu (63), Bayram Fakih (15).
XVI. yy.da Kınık kazasına bağlı köy ve ekinlik sayısı 75’tir.
Kalede yapılan ön araştırmada şu özellikler saptanmıştır:
Kalenin etrafında savunma hendeği bulunmamaktadır. Güney ve güneydoğu yönünde ikinci bir surla tahkim edilmiştir. Surlar ve 14 adet burç, bazalt taşından örülmüştür. Batı yakasındaki düzlükteki yerleşme (Kınık kasabası) ile kale arasında inşa edilmiş merdivenli bir geçidin kalıntıları bulunmaktadır. Kale içerisindeki cephanelik ambar, sarnıç, tuvalet, hamam ve şapel kalıntıları mevcuttur.

2. Mimari Özellikleri:
Toprakkale, Adana, Antakya ve Osmaniye karayollarının kesiştiği üçgende, ovaya hakim bir tepe üstünde yer almaktadır. Toprakkale iç kale ve etrafında yer alan dış sur duvarlarından oluşmaktadır.

a. İç Kale:
İç kale kuzey-güney yönünde konumlanan iç avlu etrafındaki sur duvarları ve kapalı mekanlardan oluşmaktadır. İç kaleye doğu yönünden taş merdivenlerle ulaşılmaktadır. Giriş kapısı iç kalenin kuzeydoğu köşesinde yer almaktadır. Giriş kapısından üstü taş tonoz örtülü kapalı bir mekana girilmektedir. Bu mekanın sağındaki duvar, yuvarlak burç duvarına dönüşmektedir. Solundaki duvar ise girişle iç avluyu ayırmaktadır. Girişten, dikdörtgen planlı, çapraz tonoz örtülü ikinci bir mekana geçilmektedir. Bu mekandan kuzey cephesine açılan iki pencere ve iç avluya açılan iki kapı boşluğu bulunmaktadır. Avlu duvarı bu mekandan itibaren iki metre geri çekilerek sur duvarıyla tonoz örtüyle birleşip kuzey cephesi boyunca devam etmektedir. Bu hacim kuzeybatı köşesinden bir duvarla ayrılmaktadır. Avlu duvarının orta kısımlarında sarnıca benzeyen en üstü tonoz örtülü bir hacim vardır. Ayrıca bu duvarda avluya açılan iki kapı ve bir pencere boşluğu bulunmaktadır.
İç kalenin kuzeybatı köşesi, kuzeybatıya açılan büyük bir penceresi ve avluya açılan kapısı olan küçük bir hacim niteliğindedir. Batı cephesinde yer alan sur duvarları ve avlu duvarı taş tonoz örtüyle birleşerek cephe boyunca devam eden kapalı mekan oluşturmaktadır. Sur duvarları üzerinde herhangi bir açıklık olmayan bu mekanın avlu duvarında 10 adet kapı ve pencere boşluğu niteliğinde açıklık mevcuttur. Bu mekanın üzengi çizgisinde boylu boyunca ara kat izi ve batı duvarına yaslanmış taş merdiven basamakları vardır. Güney duvarında bulunan küçük bir kapı boşluğundan iç içe açılan karanlık dışa tamamen kapalı iki küçük mekana geçilmektedir.
İç kalenin güneybatısında yer alan üstü taş tonoz örtülü kapalı dikdörtgen mekanın güneybatıya bakan sur duvarı üstünde iki mazgal deliği boşluğu duvara bakan uzun duvarında ise iki pencere bir kapı boşluğu vardır. Ayrıca bu duvarın batı köşesinde üste çıkan taş merdiven basamakları mevcuttur. Bu mekanın doğu duvarında avluya açılan büyük bir kapı boşluğu, batı duvarında ise bir niş mevcuttur. Bu mekanın ortasında bulunan yaklaşık 1m²’lik dikdörtgen boşluk altta zindan olduğu söylenen mekana açılmaktadır. Ayrıca zindana mekan doğu duvarının üst kotunda bulunan açıklıktan girilebilmektedir. İç avlunun güneybatı ve batı cephesi 5 adet burç ve sur duvarlarıyla çevrilidir.
İç avlunun batı cephesinde yer alan sur duvarları iki katlıdır. Duvarlar üst katta batı cephesi boyunca devam etmektedir. Duvarların avluya bakan yönünde yer alan kemerli açıklıkların ortasında mazgal delikleri bulunmaktadır.
İç avlunun kuzey yönünde büyük bir sarnıç mevcuttur. Orta kısımlarda ise duvar izleri ve sütun kalıntıları vardır.
İç kalenin batı cephesinde yer alan ve zeminden yukarıya doğru eğimli yükselen taş kaplı platformun altında tüneller vardır. Tünel ağızları kapalı olduğu için girilememiştir.

b. Yapısal Durum:
Kale duvarları sıralı moloz taş örtü niteliğinde siyah bazalt taşla inşa edilmiştir.İç kalenin sur duvarları genelde ayakta olmakla birlikte üst kotları yıkıntı halindedir. Batı cephesinde yer alan iki büyük burç tamamen yıkılmıştır. Kapalı mekanları örten tonozlarda büyük ölçüde çatlak ve çöküntüler görülmektedir. Kalede yakın tarihlerde yapılmış herhangi bir onarım izine rastlanmamıştır. Sadece kaleye çıkış yolu ve merdivenleri yeni yapılmıştır.

c. Ön Müdahaleler:
Sağlıklı bir restitüsyon ve restorasyon projesi hazırlanabilmesi için şu ön çalışmaların yapılması gereklidir:
İç kale ve dış kale arasında kalan bölüm ile iç kale avlusu ve dış kale etrafında araştırma hafriyatı yapılması.
Tüm açık alanlarda bitki temizliği yapılması.
Tüm açık ve kapalı alanlarda yüzey temizliği yapılması.
Yapıya ait düşmüş taşların toplanması ve düzgün bir şekilde istiflenmesi.

3. Rölove Ölçüm ve Çizim Tekniği:
a. Plan:
İç kale, kutupsal dik koordinat yöntemi ile içten ve dıştan ölçülmüştür. Teodolit il okunabilen tüm plan noktalarının yatay açıları ile yatay mesafeleri ölçülmüştür. Toplam 91 poligon noktası ile 1478 pas noktası ölçülmüştür. Bu yöntemle ölçülemeyen bölümlerde, ölçümler geleneksel yöntemlerle tamamlanmıştır.

b. Kesit ve Cepheler :
Nivo ile çekilen -,+ 0.00 hattına göre okunabilen tüm poligon ve pas noktalarına nivelman yapılarak kotlar alınmıştır.
Tonoz ve kemer profilleri üçgenleme metodu ile ölçülmüştür.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 797
favori
like
share