TARİHİ VE KÜLTÜREL ESERLER

DOĞU BEYAZIT KALESİ:
Doğubeyazıt’ın 5km doğusunda, Eski Beyazıt’ın kuzeydoğusundaki Belle-burç denilen yerde bulunmaktadır. Bugün için harap bir vaziyet arz etmektedir. Yapanı ve yaptıranı bilinmeyen kalede, Urartu mezarları ve antik çağlara ait kalıntılar bulunmaktadır. Kale plan olarak üç bölümden meydana gelmiştir. Orta bölümde tapınak ve mağaralar mevcuttur. Kalenin etrafını çeviren surlar tamamen kaybolmuştur. Kalenin Urartular tarafından yapıldığı sanılmaktadır.
BEYAZIT ESKİ CAMİ:
Doğubeyazıt’ın doğusunda, Kalenin güney eteğinde bulunmaktadır. Cami, muhtemelen Yavuz Sultan Selim tarafından yaptırılmıştır. Caminin taç kapısı üzerindeki onarım kitabesinden H.1096 (M.1687) ‘da onarım gördüğü anlaşılmaktadır. Kare planlı, tek kubbeli cami plan tipindedir. Harim mekanı 11.50m çapında bir kubbe ile örtülüdür. Beş gözlü son cemaat yeri yıkılmıştır. Üzerinde herhangi bir süslemesi bulunmayan cami, değişik renklerdeki taşların karışık bir biçimde kullanılmasıyla yapılmıştır.
DİYADİN KALESİ:
Diyadin ilçe merkezinin güneyinde, Murat Irmağı’nın kıyısındaki kayalıklar üzerinde kurulmuştur. Yapanı ve yaptıranı belli değildir. Evliya Çelebi, Uzun Hasan oğlu Ziyaeddin tarafından yaptırıldığını belirtmektedir. Kale, yapılış tarzı ve kullanılan malzeme bakımından Urartu kalelerine benzemektedir. Birçok dönemde tamir ettirilen kale, bugün harap bir vaziyettedir.
AVNİK KALESİ:
Koçbaşı Kalesi olarakta bilinen yapı Diyadin ilçe merkezine 29 km mesafede, Yankaya (Ali Hido) mezrasında, Aladağ’ın yüksek bir yerindedir. Taşlarının sökülüp, ev yapımında kullanılmasından dolayı, bıgün ancak temelleri günümüze gelebilmiştir.
KUJE KALESİ:
Avnik Kalesi’ne yakın bir yerde bulunan küçük çapta bir kaledir. Günümüze ancak kalıntıları ulaşabilmiştir.

MEYA (GÜNBULDU) MAĞARALARI:
Diyadin ilçe merkezine 12 km uzaklıktaki Günbuldu köyündedir. Antik bir kent görünümündeki yerleşim yerinde mağaralar ve tarihi kalıntılar köyün 400 m uzağında bulunmaktadır. Kayalara oyularak yapılmış, barınma yerleri, tapınak, ibadethane, oda ve mağaralar oldukça ilgi çekicidir. Barınak ve ibadethanelerde değişik inançların izleri görülmektedir.Oldukça tahrip edilmiş kentten, günümüze mihrap, haçlı taşlar ve mezarlar kalmıştır.Buradan çıkarılan iki koç heykeli, şu anda il merkezinde bulunmaktadır.
İSHAKPAŞA SARAYI:
Dogubeyazıt’ın 8 km güneydoğusunda, Eski Doğubeyazıt'ın kayalıkları üzerindedir. Sarayın harem girişi üzerinde bulunan kitabesinde;
“Bin yüz ile doksan dokuz oldu buna tarih,
İshaka meram üzere kem kıl dü cihanı” yazılıdır.
Buradan yapının H.1199 (M.1784) tarihinde yaptırıldığı anlaşılmaktadır.
Kitabede adı geçen İshak ise, II.İshak Paşa’dır. Yapı yaklaşık yüz yıllık bir dönem içerisinde tamamlanmıştır. Dolayısıyla 1634-1680 yılları arasında Beyazıt Sancakbeyliği’ni yapan Çolak Abdi Paşa döneminde yapının imarına başlanılmış ve 1784 yılında II.İshak Paşa döneminde yapı tamamlanmıştır.
İki avlu ve bu avlularda yapılmış bölümlerden oluşan sarayda, binalar “U” şeklinde düzenlenmiştir. Birinci avluya girişi sağlayan taç kapı, dışa doğru çıkıntılıdır. Her iki yönden yuvarlak altışar sütunla takviye edilmiştir. Yüzey yuvarlak kemerli, mukarnas kavsaralı bir niş içine alınmıştır. Asıl giriş kapısı basık kemerli olarak düzenlenmiştir. Taç kapı; kabartma bitki motifleri, stilize ağaçlar, mukarnası andıran bezemeler ve kemerlerle süslenmiştir. Birinci avluda; nöbetçi odası, çeşme, muhafız koğuşları, zindan ile at koşum ve araba yerleri bulunur. Orta avlu, dört tarafı çeşitli binalar ile çevrilmiş olup, dikdörtgen planlıdır. Bu kısımda, hizmetli odaları, selamlık, cami ve türbe yer alır.
Dikdörtgen planlı caminin, harem kısmı kare planlı olup üzeri yüksek kasnaklı tromplu bir kubbe ile örtülüdür. Önünde üzeri teras şeklinde düzenlenmiş kapalı bir son cemaat yeri bulunur. Cami iç mekanında, ampir üslubu hatırlatan süslemelere sahiptir. Caminin güneyinde yer alan Çolak Abdi Paşa Türbesi, Selçuklu tarzına uygun olarak, iki kat halinde yapılmıştır. Orta avludan bir kapıyla, dikdörtgen planlı harem dairelerine geçilir.Bu bölümde ayrıca hamam, kiler, aşhane ve tuvalet gibi kısımlar bulunmaktadır. Sonuç olarak, İshak Paşa Sarayı farklı üslup ve bezeme şekilleriyle inşa edilmiş olup, ortaçağ şatolarını anımsatan gösterişli bir eser olarak karşımıza çıkmaktadır.
Anzavur Tepe:
Patnos ilçe merkezinin 2km kuzeybatısında yer almaktadır. Patnos Kalesi olarak da bilinir. Urartular’dan kalma antik bir kenttir. Saray, tapınak ve bina kalıntılarının olduğu tespit edilmiştir. Kale Kral Menua ve I.Argişti, tapınak ise İspuını zamanında yapılmıştır. Oldukça harap olan kentten günümüze. Ancak tapınak,kale ve bazı binaların kalıntıları ulaşmıştır.
Girik Tepe:
Patnos’un 1km güneydoğusundadır. Değirmentepe olarak da bilinir. Urartular’a ait bu antik kent, Kral Menua ve oğlu I.Argişti dönemlerinde kurulmuştur. 1960-1963 yılları arasında yapılan kazılar neticesinde, yanmış bir iç avlu, taht odası, salonlar, kiler ve mutfak ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca buradan çok sayıda yüzük, küpe, bilezik, kemer, mühür, altın ve tunçtan yapılmış süs eşyaları elde edilmiştir.
TOKLUCA KALESİ:
Diyadin ilçe merkezine 19 km uzaklıktaki Tokluca köyünde bulunmaktadır. Yapıda yer altına inen merdivenler mevcuttur. Ancak bu merdivenli yolun nereye ulaştığı bilinmemektedir.
ÜÇKİLİSE:
Taşlıçay’ın 18 km doğusunda yer alan bugünkü Taşteker köyüdür.Birçok kaynakta adına rastladığımız Üçkilisenin kutsallığı M.Ö.’ye dayanır. Arsaklı Türkleri burada Bagavan adında bir Güneş Tapınağı yapmışlardır. Sonradan Ermeniler tarafından bir manastır inşa edilmiştir. Ancak bahsedilen ve diğer tarihi değerler yok edilmiştir. Ermenilerin yaptırdığı manastır, 1950 yılında sökülmüş, taşları Ağrı Merkez Camii’nin yapımında kullanılmıştır. Nuh Peygamber’in mezarının burada olduğuna ilişkin bir inanışta vardır.
KIZIL ZİYARET KALESİ:
Balıklı Göl yakınlarındaki aynı adı taşıyan köyde bulunmaktadır. Hangi dönemde yaptırıldığı bilinmeyen yapının yapanı ve yaptıranı bilinmemektedir. 1918 yılında yöre terk edilip barınak ve kale surları tahrip edildiğinden dolayı, kale harap bir görünüm arz etmektedir.
KÜPKIRAN (HAREBEGÖL) KALESİ:
Merkez ilçenin 20 km uzağında yer alan Yukarı Küpkıran ile Güneysu köyü arasında bulunmaktadır. Kale Harabegöl Kalesi olarak ta bilinir. Kalenin kimin tarafından, hangi tarihte yaptırıldığı bilinmemektedir.
PAZI KALESİ:
Küpkıran köyü ile Kalender köyü arasındaki kaledir. Pazı Kalesi, Eyüp Paşa Kalesi adı ile de anılmaktadır. Ağrı Ovası’na hakim bir tepe üzerinde kurulan kale, küçük boyutlu olup basit bir yapıya sahiptir. Kale oldukça tahrip olmuş, tanınmayacak bir hale gelmiştir.
TOPRAKKALE:
Eleşkirt’e 14 km mesafedeki antik kenttir. Toprakkale’nin yapım tarihi bilinmemekle birlikte, Urartular döneminde yapıldığı sanılmaktadır. Urartuların burada bir kale yaptırdıkları ve küçük Arsaklılar’ın burayı yeniden imar ettikleri bilinmektedir.Tapınak ve yerleşim yerleri tamamen harap bir hale getirilmiş, kale burçları ve bazı duvar kalıntıları günümüze gelebilmiştir.
TOPRAKKALE CAMİİ:
Cami ile aynı adı taşıyan köyde, bulunmaktadır. Cami üzerinde yer alan kitabeden, 1684 yılında Mirza bin Abdi Paşa tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Cami, kare planlı, tek kubbeli bir plan arz etmektedir. 12,50x12,50m ölçülerindeki cami, 8.20m çapındaki tromp geçişli bir kubbe ile örtülmüştür. 14 ahşap direk üzerine oturtulan son cemaat yerinin bir kısmı sonradan yapılmıştır.Beden duvarlarında 6, kubbe kasnağında ise birer atlamalı olarak4 adet pencereye yer verilmiştir.Beden duvarlarının köşeleri, taç kapı ve pencere etrafları kesme taştan, diğer kısımlar ise moloz taşlarla yapılmıştır.
HAMUR KÜMBETİ:
Hamur kümbeti Hamur ilçe merkezinde yer almaktadır. Giriş kapısı üzerindeki kitabeden, sadece 1802 yılında yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Plan bakımından Kırşehir’deki Aşık Paşa Türbesi’ne benzemekte olup, Selçuklu ve Osmanlı Kümbetlerinden farklı bir planlama gösterir.Yapı dikdörtgen planlı olup,içten aynalı tonoz,dıştan balık sırtı şeklindedir.
Güney taraftaki orijinal olmayan tahta kapıdan giriş sağlanır. Doğu cephesinde 3, batıda ise 2 penceresi bulunmaktadır. Yapı, kesme taş malzeme ile yapılmış olup, cepheleri kuşatan dört sıra bazalt ile renkli bir görünüm kazanmıştır. Kümbet içerisinde İshak Paşa’nın torunlarından İbrahim Paşa’nın ve ailesinin mezarları bulunmaktadır. Mezar taşları , bitkisel motifler, sekiz kollu yıldız ve arapça yazılar ile süslenmesine karşın, bunlar tahrip edilmişlerdir.
KARAGÖZ KİLİSESİ:
Tutak’ın 26km batısındaki Dayapınarı (Noktulu) köyü yakınlarında bulunmaktadır. Kilise kayalara oyularak yer altına yapılmıştır. Kiliseye, merdivenlerle inilmektedir. Benzer bir kiliseye Hamur’un Beklemez köyünde de rastlanılmaktadır.
HAVARAN KALESİ:
Hamur ilçe merkezinden geçen derenin 100m yukarısında sarp bir kayalık üzerinde kurulmuştur. Kale Selçuklu Devleti’nin son zamanlarından kalmadır. Osmanlı-Rus savaşlarında ve daha sonraları kale tahrip edilmiştir.
ŞOŞİK KALESİ:
Hamur’un Karlıca (Şoşik) köyünde yapılmış kaledir. İlçe merkezine 34 km uzaklıktadır. Kalenin yapım tarihi bilinmemesine karşın, Akkoyunlular’dan kaldığı sanılmaktadır. Bugünkü haliyle kalede; iki oda ve hamam ayakta kalabilmiş diğer kısımlar tahrip edilmiştir. Kaleye ulaşan blok taşlardan yapılmış merdivenler bulunmaktadır. Kalenin alt tarafında, ayrı olarak yapılmış bir ibadethane vardır.
KARLICA KIZ KALESİ:
Karlıca köyünde, Şoşik Kalesi’nin 2 km doğusunda bulunmaktadır. Şoşik Kalesi beyinin, burayı kızı için yaptırdığı söylenmektedir.
KAN KALESİ:
Tutak’ın 15 km batısında yer alan Dönertaş (Kalekul) köyü yakınlarındadır. Kalenin yapım tarihi bilinmemektedir. Kale harap bir vaziyette olup, temel seviyesinde günümüze ulaşabilmiştir. Kalenin başka bir adı da Kale-i Hum’dur. ZENCİR KALE: Tutak yakınlarındaki Katavin Dağında bulunmaktadır. Yapım tarihi bilinmemektedir. Bugün yıkık durumda olan kale hakkında bir çok efsane ve söylenti vardır.

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1020
favori
like
share
0DeJaYéS0 Tarih: 29.12.2007 00:51
t$k'Ler PayLa$ım iÇiN...:203: